İkinci el otomobil satışında flaş karar

Ana Sayfa » Medya Kritik » İşte TGC kongresinde kalem kırdıran o konuşma!

İşte TGC kongresinde kalem kırdıran o konuşma!

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti olağan genel kurulu, TGC eski Başkanı ve gazetemizin yayın yönetmeni Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu'nun basın sektörü ve gazetecilik mesleğinin içinde bulunduğu duruma ilişkin yaptığı konuşmaya tanık oldu. Gazetecilik mesleğinin içinde bulunduğu çok yönlü saldırılara dikkat çeken Mollamehmetoğlu, konuşmasının sonunda eline aldığı kurşun kalemi göstererek, ''Bu kalemi gerçek amacı dışında kullanmak zorunda kaldığımızda, yapmamız gereken onu kırmaktır'' dedi ve kalemi kırdı.

 
18 Nisan 2013 Perşembe 11:11 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte TGC kongresinde kalem kırdıran o konuşma!

 

BASIN SEKTÖRÜNDEN GELEN YOĞUN İSTEK ÜZERİNE O KONUŞMANIN NOTLARINI YAYINLIYORUZ.

 

İŞTE O KONUŞMANIN NOTLARI:

 

 

Bu kongre, gazetecilik ve gazetecxinin sorunlarının konuşulması gereken bir ortam olmalıdır. Öncelikle bazı ilkeleri, yeniden anımsamalıyız.

 

. DOĞRULUK VE GERÇEKLİK! Gazeteci sadece doğruya ve gerçeğe bağımlı olmalıdır.

 

. Haber alma ve verme özgürlüğü, tüm özgürlüklerin güvencesi..

 

. Gazet3ci, özgürlük ve  bağımsızlığını büyük bir özenle korumalıdır, ama ahlak-etik ve sorumluluktan da ayrılmamalıdır.

 

. Gazeteci özgür bir kişiliğe sahip olmak zorundadır.. Dogmalara göre hareket edemez..

 

. Gazeteci aydın olmak zorundadır.  Karanlık içinde kalan kişi başkalarını aydınlatamaz..  Özellikle yazan insanların bir aydın sorumluluğu, toplumsal sorumluluğu olmalıdır. Kişilerin ve güç odaklarının değil, gerçeğin, doğrunun, hakkın, adaletin, vicdanın avukatı olmak zorundadır.

 

. Elbet de yayın organlarının bir yayın politikası olacaktır. Ama Gazeteci ne patronun, ne de güç odaklarının maymununa dönmemelidir.  Maymun yerine koyulmayı asla kabul etmemelidir.

 

. Habercilik yapan medya organlarının, yorumlar yaptığımız o köşelerin gerçek sahibi okuyucu, izleyicidir. Kendimizi patron kadar topluma ve toplumun gerçekleri öğrenme hakkına karşı da sorumlu hissetmeliyiz.

 

. Sorgulama olmadan gazetecilik olmaz. Sorgulamayan, soru sormayan, haber kaynaklarının açıklamalarına bağımlı bir gazetecilik olamaz. Bunun adı bültenciliktir, basın danışmanlığıdır.

. Gazeteci elbet de muhalif duruşu olan kişidir. Herkese ve herşeye karşı doğru, gerçek ve toplum adına sorgulayıcıdır. Muhalifliği sorgulayıcılığından gelir, yoksa siyasal muhalefet olmasından değil.

 

. Gazetecilikte en büyük ayıp, toplumu aldatmak, yanıltmak, gerçeğe dayanmayan, manipülatif habercilik yapmaktır.

 

. Medya organlarının ekonomik olarak yaşaması elbet de çok zordur. Ama yaşamak için gerçek işlevini, sorumluluğunu kaybetmesi asla kabul edilemez.  Bir yayın organının varlığını devam ettirmek için toplumu kandırmak, eksik bilgi vermek, gerçekten ve doğrudan uzaklaşmak, güç odaklarının sözcüsüne, avukatına dönüşmek, bu mesleğin ençok kaçınması gereken utanç verici durumdur.

 

. ELEŞTİRİ.. Eğer sorgulama  ve eleştiri yoksa, orada ne demokrasiden, ne çok seslilikten, ne de sağlıklı bir yayıncılıktan sözedilebilir.

 

***

 

. Bugün Türkiye’de ve Trabzon’da bu gazeteciliğin neresindeyiz?

 

.Türkiye’de gazetecilik, basın özgürlüğü ağır saldırı altındadır.

 

. Demokrasi , özgür ve bağımsız gazeteciliğin en önemli ölçüsü olan eleştirme ve itiraz hakkı, bu ülkede neredeyse teröristlikle eşdeğer tutulmaktadır.

 

. Temel işlevi toplum adına sorgulamak olan basın yayın organları ve gazeteciler, iktidarın hışmına uğramaktadır.

 

. Bugün Türkiye’de gerçek anlamında gazetecilik yapmak kahraman ve korkusuz  bir kişiliğe sahip olmayı gerektiriyor.

 

. Son birkaç yılda gazetecilere yönelik binlerce kovuşturma soruşturma ve dava var.

 

. Birçok gazeteci (bazı özel suçlar dışında) gazetecilik mesleğini yerine getirmekten dolayı yargılanıyor.

 

. Sorduğunuz bir soru, tuttuğunuz bir not, yaptığınız bir telefon konuşması yarın karşınıza bir terör davası olarak çıkabilir.

 

. Başbakan’ın bile dinlendiği, onbinlerce insanın anayasaya aykırı olarak izlendiği bir ortamda, ne yazık ki herkes kendini büyük güce göre şekillendiriyor.

 

. Bırakın muhalif basını, merkez medya bile, iktidarı eleştirdi diye mali denetimlere, rekor cezalara uğrayabiliyor.

 

. Bu ülkede Başbakan halkı, kendisini eleştiren gazeteleri okumamaya, televizyonları seyretmemeye çağırabiliyor. Patronlara, kendisini eleştiren gazeteci ve yazarları işten atın diyebiliyor. Son birkaç yılda yüzlerce gazeteci, onlarca yazar ve programcı, sırf eleştirel muhalif görüşlerinden dolayı işlerinden oldu.

 

. Eğer bu söylediklerim bazılarımız abartı geliyorsa, size uluslararası saygın kuruluşların raporlarından örnek vereyim.

 

1.Kısa adı CPJ olan Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi 2012 Ekim Özel Bülteni. Adı, ‘’Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Kizi ve Gazetecilerin Hapsedildiği, Muhalefetin Suç sayıldığı Karanlık Günler’’ başlığını taşıyor.  ‘Türkiye’de basın özgürlüğü kriz seviyesinde’’ olduğu belirtiliyor.

 

2. Daha 20 gün önce 26 Mart 2013 tarihli, İngilizlerin dünyaca ünlü The Times gazetesinin baş makalesinin başlığı: ‘’Ankara Dünyanın En Büyük Cezaevi’’.. 49 gazetecinin cezaevinde olduğu söyleniyor. Dünyada birinci.

 

3. Dünyanın en önemli basın kuruluşlarından biri olan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü 2013 Basın Özgürlüğü Raporu. Çeşitli kriterler arasından basın özgürlüğü sıralaması yapılmış ve Türkiye 179 ülke içinde 154. Sırada. Bir yıl önce 148. Sıradaydı, yani gerileme sözkonusu.

 

4. Uluslararası Af Örgütü  2013  Türkiye raporu: Şöyle diyor:

‘’Türkiye’de ifade özgürlüğü saldırı altında’’ diyor ve şunu vurguluyor: ‘’Bir dizi yasa, muhalif görüşleri kovuşturma yönünde kullanılıyor’’

 

. Bu gerçekler ortadayken, lütfen kimse bu ülkede basın ve ifade özgürlüğünün geliştiğini, ülkenin ileriye gittiğini söylemesin.

 

***

 

. Hangi görüşten olursak olalım, çok sesliliği yaşatmalı, her görüşün barışçıl biçim de kendini ifadesine destek vermeli ve bu özgürlüğe saldırılara karşı çifte standartsız tavır koyabilmeliyiz.

 

***

 

. Gazetecilerin çalışma koşulları ne yazık ki çok kötü. Hükümet, elimizde  kalan tek doğru dürüst hak olan yıpranma payını aldı, ama büyük tepki ve mücadelelerden sonra yeniden geldi.

 

. Bu yanlıştan vazgeçilmiş olması yetmez.

 

. Gazetecilerin önemli bir kısmı açlık, birkaç istisna dışında gerisi de yoksulluk sınırında yaşamaya devam ediyor.

 

. Hiçbir güvence yok. Herşey patronların iki dudağı arasında.

 

. Gazeteciler kendilerini geliştirme olanaklarından yoksun. Zaten nitelik piyasadan dışlanıyor. Bunda çalışan gazetecilerin de büyük hatası var. Okumuyor ve kendilerini geliştirmiyorlar. Oysa bu meslek 70’in de bile öğrenmeye aç olmak demek.

 

. Bu güzencesizlik ve niteliksizlik ortamın da gazeteciliği gereği gibi yapmak tabi ki çok zor.

 

. Mesleğin yasal güvencelere kavuşturulması gerekir.

 

. Gazetecilerin sendikal-hak örgütlenmesi olmadan durumlarının iyileşeceğini beklemek hayalcilik. Mutlaka yasal zorunluluk getirilmelidir.

 

. Cemiyetlerin elbet de bu konularda yaptırım güçleri yok. Ancak mesleki haklar konusunda daha kararlı ve tutarlı bir mücadele şart.

 

***

 

. Bu kalem kutsaldır.

 

. Bu kalem bize bahşedilmiştir. Onu, onurumuz, namusumuz, en değerli varlığımız gibi korumalıyız.

 

. Bu kalemi asla ve asla kişisel çıkarlarımız, bazı kişi ya da güç odaklarının çıkarları için kullanamayız.

 

. Bu kalem, kültürün, sanatın, bilimin, entelektüel birikimin simgesi olduğu kadar, özgürlüğün, bağımsızlığın en önemli unsurudur; hakkın, adaletin, vicdanın, doğruluğun ve gerçeğin peşinde koşmanın bir silahıdır.

 

. Bu kalemi gerçek amacı dışında kullanmak zorunda kaldığımızda yapmamız gereken ONU KIRMAKTIR.

 
18 Nisan 2013 Perşembe 11:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık