O flaş bellek savcılıkta

Ana Sayfa » Güncel » İşte Odatv davasında karar!

İşte Odatv davasında karar!

Soner Yalçın savunma yapıyor

 
16 Kasım 2012 Cuma 18:44 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte Odatv davasında karar!

 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Oda TV davasının 14. duruşmasında tutuklu sanıklar Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Hanifi Avcı'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.


MAHKEMENİN GEREKÇELİ KARARI

 

“13 Kasım 2012 tarihinde TÜBİTAK Ek bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, bilirkişi raporunun içeriği itibari ile de kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği, sanıklar hakkında isnat edilen suçların CMK’nın 100-a maddesinde yer alan suçlardan olması, diğer sanıklar hakkında isnat edilen suçların yasada ön görülen hürriyeti bağlayıcı cezaların niteliği değerlendirildiğinde 5 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı yasayla değişik hükümlerde dikkate alındığında diğer koruma tedbirlerinin uygulanmasının bu aşamada yeterli olmayacağı dikkate alınarak, tahliye taleplerinin teker teker reddine, tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.”

 

 BUGÜN NE OLDU

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 13 sanıklı davanın 14. Oturumuna, tutuklu sanıklar Soner Yalçın, Prof. Dr. Yalçın Küçük ve eski emniyet müdürü Hanefi Avcı ile tutuksuz yargılanan gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Müyesser Yıldız katıldı. Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin yurtdışında olması nedeniyle heyete, üye yargıç Hikmet Şen başkanlık yaptı. Dosyanın, Ergenekon davası ile birleştirmesi yönündeki isteme, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden yanıt gelmediği belirtildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü de mahkemeye, Odatv’de 14 Ocak 2011’de yapılan aramaya ilişkin görüntülerin orijinal kaydında da ses olmadığını bildirdi. Mahkemeye, Eylül ayında gönderilen arama görüntülerinin sessiz olduğu fark edilince, emniyete yeniden yazı yazılmıştı.

Suç duyurusu

Hanefi Avcı, TÜBİTAK’ın, iddianamedeki dosyaların hiçbirinin Odatv, Barış Pehlivan ve Müyesser Yıldız’ın bilgisayarında oluşturulmadığını ve düzeltilmediğini söylediğine dikkat çekti. Avcı, “Bilgisayarlarda zararlı yazılım çalıştırıldığını tespit etmiş. Burada çok ciddi bir planın saldırısı var. Bütün bu saldırılara karşın o bilgisayarlarda ne yapıldı? TÜBİTAK bu soruya yanıt vermiyor. Sonuçta bu dosyaların hukuken bir değeri yok. Bu tertibi yapan failler ciddi bir gayret gösterilirse bulunabilirler. Ben buradan suç duyurusunda bulunuyorum” diye konuştu. Avcı, “Hanefi.doc.” adlı belgenin, Yıldız’ın bilgisayarına gerçek geliş tarihinin 14 Şubat 2011 olduğunu, bu tarihin virüsle, birlikte 17 Ağustos 2010 yapıldığını belirterek, “Kitabım ise dosyanın gerçek gönderilme tarihinden 6 ay önce yayınlanmış. Üstelik Soner Yalçın o gün gözaltına alınmış” dedi. Mahkemenin, bu davayı Ergenekon’la birleştireceğini tahmin ettiğini belirten Avcı, “Kamuoyunda bu sahte belgeleri kimin düzenlediğine dair tepkiler olacak. Birleştirme kararı işinizi kolaylaştıracak” değerlendirmesi yaptı.

“TÜBİTAK’ı affetmeyeceğim”

Gazeteci Soner Yalçın ise artık bilirkişilerin, kriminal uzmanların hakimlik, savcılık yaptıklarını belirterek şöyle devam etti: “ 26 yıllık meslek hayatımda ne yaptığımın hiçbir önemi yok. Burada kendimi anlatmaktan utanıyorum. Bugün yandaş medyada 28 Şubat’ın insanları işsiz bıraktığı söyleniyor. Bunu söylemekten utanıyorum ama 28 Şubat beni de işsiz bıraktı. Mehmet Ali Brand’ın sağ koluydum. Doğan Yurdakul’da 32’inci gün programının Ankara’a temsilcisiydi.”

Soner Yalçın dikkatli bir okur için TÜBİTAK raporunun gerçeği ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Evimdeki 3 bilgisayar dahil toplam 59 bilgisayar incelendi. Bu virüslü dosyaların bir tekinin bilgisayarlarımızda yazıldığına dair bir kanıt var mı? Bir bilgisayarda zararlı yazılım varsa o bilgisayar mahkemede delil olarak sunulamaz” dedi. “Niye herkes bize düşman. Hiç lehimize bir şey yok mu?” diye soran Yalçın, “TÜBİTAK kafa karıştırmak istiyor, tribüne oynuyor. Gele gele şu kötü, sığ, bayağı varsayımda bulunuyorsunuz. Sayın başkanım TÜBİTAK sizi kandırmak istiyor. TÜBİTAK’ı affetmeyeceğim. ODTÜ, Boğaziçi, Yıldız Teknik üniversiteleri, TÜBİTAK’ın kötü kaba varsayımlarına rağmen delillerin zararlı yazılımlardan oluştuğunu belirtmiştir” dedi. Odatv davasının Ergenekon davası ile birleştirilmesi talebini eleştiren Yalçın, “ Odatv dosyası bu torbaya atılarak nasıl bir hukuki yarar gözetilmiş olur? Üstelik Ergenekon davasına bakan mahkemeyi etkilediğimiz iddia ediliyor” diye konuştu.

“Tutsağım”

Prof. Yalçın Küçük, “Ben kendimi tutuklu olarak görmüyorum. Ben tutsağım” dedi. Davanın Ergenekon’la birleştirilmesini eleştiren Küçük, “Bizi neden depoya gönderiyorsunuz” diye yüksek sesle konuşmaya devam edince, başkan tarafından uyarıldı. Küçük, “İradem dışında, ama dikkat edeceğim. İçimdeki güç bana kitap da attırıyor” karşılığını verdi. PKK’yı, Odatv’yi, Ergenekon’u yönetmekle suçlandığını söyleyerek devam etti:

“Benim Kürtleri savunmak için PKK’ya ihtiyacım yok. Kürtleri kimseye vermeyeceğim, bu coğrafyadan ayırmayacağım. Öcalan’ın beni dinlediğinde beyninde şimşeklerin çaktığı iddia ediliyor. Öcalan’la konuşurken yanımda Haluk Yurtsever de vardı. Tanıklık yaptı. Şimşek felan görmemiş. Şemdin Sakık diyor ki Öcalan ölünce örgütün başına ben geçecekmişim. Cezaevinde öyle bir havam oldu ki… Ben başa geçsem barışı da yaparım böyle devam etmem… ”

Siyasi davalarda iddianın çürümediğini, turşu gibi kaldığını belirten Küçük, “Ben gündüz doktor akşam canavar mıyım? İrfan Dündar aradı ama görüşmedim. Beni bu devlet hep takip eder. Bu devlet beni ne zaman vuracak diye beklerim. Sonra ajan çıktı. 2006’da yakalanmış, ajan olmazsan 15 yıl demişler…” diye konuştu.

Davayı, aralarında CHP miletvekili İlhan Cihaner, Uğur Dündar, Meriç Velidedoğlu, Ayşe Arman, Orhan Bursalı, Şükran Soner, Bedri Baykam, Ayşenur Arslan, Uluslarası PEN Yazarlar Birliği üyeleri ve çok sayıda gazeteci-yazar izledi.

 
16 Kasım 2012 Cuma 18:44 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık