Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Güncel » İşte kontrgerilla belgesi

İşte kontrgerilla belgesi

Can Dündar yazdı: Savcı Doğan Öz’ün katilini idamdan kurtaran “Milli Savunma’da kaydı var” belgesi yıllar sonra ortaya çıktı

 
31 Mart 2013 Pazar 11:48 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte kontrgerilla belgesi

Dünkü Milliyet’te görmüşsünüzdür: 1978’de katledilen savcı Doğan Öz’ün ailesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, cinayet dosyasının yeniden açılmasını talep etti.
Şüpheli olarak da 4 kişiyi gösterdi:
1) Dönemin Genelkurmay Özel Harp Dairesi Başkanı...
2) Dönemin 1. Ordu Komutanı Bedrettin Demirel...
3) Dönemin Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Adalet İşleri Başkanı Fahrettin Kibritçioğlu...
4) Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Özel Kalem Müdürü, Büyükelçi Üstün Dinçmen...

Neden bu isimler?
10 Temmuz 2012 günü Silivri’deki Ergenekon duruşmasında tanık olarak ifade verirken Doğan Öz’ün cinayetinden söz ettim.
Doğan Öz, Ankara Cumhuriyet Savcı yardımcısıydı.
Devlet içinde, Genelkurmay Özel Harp Dairesi’ne bağlı “kontrgerilla” diye bir yapılanma olduğunu ve üst makamlara kadar tırmandığını ilk o fark etmiş, Başbakan Ecevit’e bildirmişti.
Bu keşfin bedelini, 2 ay sonra katledilerek ödemişti.
Bu cinayet, o dönem Sıkıyönetim ilanının gerekçesi yapılmıştı.

 

İdamdan döndü
Katil zanlısı olarak yakalanan ülkücü İbrahim Çiftçi ilk ifadesinde suçunu itiraf etmiş, saldırıyı ayrıntısıyla anlatmış, öldürme emrini Ülkü Ocakları’ndan aldığını söylemişti.
Yargılama sonucu 4 kez idama mahkum olmuş, idam kararı Askeri Yargıtay’da da onaylanmıştı.
Ancak Çiftçi aleyhine kanıtlar ve tanıklar olduğu halde, mahkumiyeti 7’ye karşı 8 oyla Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’ndan dönmüş, zanlı, açıkça beraat ettirilmişti.
Çiftçi salıverildikten sonra ticarete atılıp devletten ihaleler almış, sonraları da MHP genel başkanlığına soyunmuştu.

 

 

“Devlet bizi kullandı”
Silivri’de mahkeme “derin devlet”i sorunca bu örneği verdim.
Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın söz aldı.
“Hakikaten çarpıcı bir olay bu” dedi:
“Normal şartlar altında böyle bir şey söz konusu olmaz. Yani devlet adına cinayet işlenmez. Bunun dayanağı nedir?”
“Sayın Savcı’ya katılıyorum” diye cevap verdim:
”Normal ülkelerde böyle şeyler olmaz, ama Türkiye’de oluyor.”
Sonra da iki “dayanak” gösterdim:
İlki İbrahim Çiftçi’nin 13 Kasım 1996’da Milliyet’te yayınlanan demeciydi.
Çiftçi, “Devlet, 12 Eylül öncesi, ‘örtülü harp’ dediğimiz dönemde bizi kullanıp silahlı eylemlere itti” diyordu.
İkinci “dayanak” ise sanık avukatlarının bir iddiasıydı.
İddiaya göre Çiftçi’nin Milli Savunma Bakanlığı’nda kaydı vardı. İdam kararı kesinleşince avukatlar, dönemin Cumhurbaşkanı Evren’e başvurarak bu kaydı hatırlatmışlar ve Çiftçi’nin beraatini sağlamışlardı.

O dilekçe bulundu
10 Temmuz’da mahkemede Öz’ün kontrgerilla raporundan ve avukatların Çankaya başvurusundan bahsettim.
26 Temmuz’da mahkeme Doğan Öz cinayetini inceleme kararı aldı; Başbakanlık’a, Emniyet’e ve Genelkurmay’a yazı yazıp “Elinizde konuya dair ne belge varsa yollayın” dedi.
Bunun üzerine Genelkurmay, konuya ilişkin belgeleri yolladı.
Belgeler içinden çıkan bir dilekçe, Çiftçi hakkındaki kuşkuları doğrular nitelikteydi.
O dilekçede avukatlar, katledilen savcı Öz ve katil zanlısı Çiftçi hakkında Milli Savunma ve Adalet Bakanlıklarında bir kısım belgeler olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı’nın devreye girmesini istiyordu.

 

Kontrgerillayı ilk fark eden Savcı Öz 1978’de suikaste kurban gimişti.

 

 

Doğan Öz cinayetinin katil zanlısı ülkücü İbrahim Çiftçi suçunu itiraf etmesine rağmen beraat ettirilmişti.

 

ASKERİ MAHKEME KARARI
‘Öldürdüğü sabit ama...’
Çiftçi’nin avukatlarının Evren’e başvurusu 4 Ağustos 1983 tarihini taşıyor.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun idam kararını bozma kararı bundan hemen 5 ay sonra verilmiş.
27.12.1983’te çıkan bu karar üzerine yargılamayı yürüten askeri mahkeme, tarihe geçecek bir gerekçeli karar kaleme aldı.
Şöyle dedi:
“Çiftçi’nin Öz’ü öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararına direnilemeyeceğinden, sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle beraatine karar verilmiştir.”

 

DOĞAN ÖZ’ÜN POLİSTEKİ DOSYASI
‘Solcularla temastaydı’
Peki Milli Savunma Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nda bulunan Öz ve Çiftçi ile ilgili belgeler neydi?
Bunlardan Doğan Öz’le ilgili olanı, geçenlerde ortaya çıktı.
Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderilen belgelerden öğrendik ki, Emniyet, Öz’ü yakın takibe almış.
Hatta vurulduğunda bile polis takibindeymiş.
Emniyet’in Bakanlığa ilettiği Öz’le ilgili takip raporunda şu ifadeler var:
“Sol ideolojiye hizmet etme gayesiyle, aşırı solcularla devamlı temasta bulunduğu,  yakalanan solculara devamlı olarak takipsizlik kararı verdiği, ideolojik düşüncesinin tesiri altında anarşistlere cesaret verdiği...”
Avukatların Evren’e başvururken atıf yaptığı “evrak”, bu olsa gerek...

İşin “Öz”ü
Şimdi sıra Milli Savunma Bakanlığı’ndaki “Çiftçi evrakı”nda...
O dosyada ne yazdığını ortaya çıkarılırsa, devletin kimleri, nasıl ve ne amaçla kullandığı da anlaşılır.
Doğan Öz dosyası, Ergenekon denilen mevzuun “Öz”üdür.
Devletin kirli yüzünün ilk ve en somut kanıtı orada saklıdır.
Savcı üzerine giderse 35 sene sonra da olsa “derin devlet”e ulaşır. Gerçek Ergenekon açığa çıkarılmak isteniyorsa, Doğan Öz dosyası bir samimiyet sınavıdır.

 

 

ÇİFTÇİ’NİN AVUKATLARINDAN CUMHURBAŞKANI EVREN’E
‘Çiftçi’nin Milli Savunma’da belgesi var’
“Türkiye Cumhurbaşkanı’na gerek görüldüğünde iletilmek üzere...
BÜYÜKELÇİ ÜSTÜN DİNÇMEN’e...

Sayın Büyükelçi Dinçmen,
Ankara SYNT. K.lığı (Sıkıyönetim Komutanlığı) 1 No.lu Askeri Mahkemesi’nce 4. kez idama mahkum edilen İbrahim Çiftçi müdafileriyiz.
Bir vatandaşımızın hayatının söz konusu olduğu şu günlerde, Türk devlet adamlarının son derece önemli konularla meşgul olduklarının bilincindeyiz.  Suçsuz olduğuna inandığımız bir insanımızın hayatının kurtulması için dürüst ve ciddi bir savunmaya azami özeni gösterdik. Ancak müdafaaya mütedair taleplerimizin tümü Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun ilamı hilafına müdahale doğrultusunda gerekçesiz olarak duruşma tutanaklarından da görüleceği gibi ısrarla reddedildi.
Tesis edilen ölüm cezasına rağmen, gerek sanık İbrahim Çiftçi ve gerekse maktul Doğan Öz haklarında, Milli Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nda bir kısım belgelerin  mevcut olup, dosyaya ibraz  edilmediğini tespit ettik.   Aslında bu tespitimiz yargılamanın başladığı anda olmuştur.
Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarında bulunan evrakların ortaya çıkarılması için Başbakanlığa müracaata karar verip, infazın Türkiye Cumhurbaşkanının imzası ile mümkün olacağından, Türkiye Cumhurbaşkanının hassasiyetini bildiğimizden ve ZATI DEVLETLERİNİN insancıl duygularını bildiğimizden, yakarmamızı emin ellere, noter emanetine tevdi etmek istedik; noterliğe başvurduk, emanet alamayız diye cevaplandık. Buna ait kağıtları ilişikte veriyoruz.
Sayın Büyükelçi Dinçmen, emanetimizi muhafaza etmenizi arz ve rica ederiz.
Saygılarımızla
İbrahim Çiftçi müdafileri...
Av. Ş. Can Özbay, Av. Beni Han.
4 Ağustos 1983.”

 
31 Mart 2013 Pazar 11:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık