Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » İşte İstanbul eski Emniyet Müdürü'nün ifadesi i

İşte İstanbul eski Emniyet Müdürü'nün ifadesi i

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne götürüldü. Çapkın'ın verdiği ifadelerinin detayları da ortaya çıktı.

 
4 Eylül 2016 Pazar 08:38 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte İstanbul eski Emniyet Müdürü'nün ifadesi
i

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen FETÖ/PDY'nin mülkiye yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, gözaltına alınan ve sevk edildiği hakimlikçe tutuklanan Hüseyin Çapkın'ın hakim huzurunda verdiği savunmasında, emniyette hangi kademelerde görev yaptığını anlatarak en son görevinin İstanbul olduğunu ve buradaki görev süresinin de bizzat o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından uzatıldığını söyledi.

Çapkın, 19 Aralık 2013 tarihinde ise merkez valisi olarak tayininin çıktığını anlatarak, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Devletin hiyerarşik yapısında hiçbir kurumu, kuruluş veya şahsiyetle ilişki içerisinde bulunmadığını iddia eden Çapkın, “Okuduğum yıllarda böyle bir örgüt olmadığından, bu örgütün yapısı ve işleyişi ile ilgili bir kültürüm ve bilgim olmadığından bu 'abiler ve imamlar' adı altında bahsedilen şahıslardan kimseyi tanımıyorum. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı Gülen ile yüzyüze iletişim kurmadım. Sohbetlerde bulunmadım. Herhangi bir şekilde temasım olmamıştır. 17 Aralık 2013 darbe girişimine kadar, 'Gülen cemaati' olarak adlandırılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu şahıs ya da şahıslar, himmet, kurban, burs ya da başka bir yardım kisvesi adı altında herhangi bir nedenle para talebinde bulunmadı” dedi.

DARBE GİRİŞİMİNİ TV'DEN DUYDUM

Darbe girişimi gecesi evinde olduğunu, darbe girişimini TV'lerden duyduğunu belirten Çapkın, “O gece havalimanına giderek Cumhurbaşkanımızın yanında olmak istedim. Ancak uçaklar üstümüzden geçip 'sonik' patlamalar yapıyordu ve yollar kapalı olduğu için gidemedik” dedi.

Darbe soruşturmalarında tutuklanan şahıslardan hiçbirini tanımadığını öne süren Çapkın, ifadesinde şunları kaydetti:

MÜDAHALEM OLMADI

“Ben böyle bir örgüt üyesi olmadım. Meslek hayatımda örgütten bir yardım almadım. Çocuklarımı bu örgüte ait herhangi bir okula göndermedim. İstihbarat, KOM, TEM daire başkanlıkları merkezi planlama yaparak, il emniyet müdürlerine fazla takdir yetkisi bırakmadan merkezden atama yaptıklarından dolayı bu saydığımız şubelere direkt olarak müdahaleniz söz konusu olmamaktadır. Bu nedenle, İstanbul İl emniyet müdürü olarak atandığımda Türkiye gündeminde 2007 yılı itibariyle geniş yer bulan Ergenekon-Balyoz gibi davaların soruşturmalarını yürüten İstihbarat, KOM ve TEM birimlerinin mevcut kadrolarına müdahalem olmadı.

HABERİM OLMADI

Emniyet müdürlüklerinde operasyon palanlandığında, operasyon safhasına geçilmeden makama bilgi verilir. Teammüller bunu gerektirir. Ancak şube müdürleri kumpas kurmak isterse bilgi ve belge saklayabiliyor. 7 Şubat MİT Müşteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağırılmasından hiç bir bilgim yoktu. Haberim olsa bu hususu Başbakana bildirirdim. 7 Şubat MİT krizinden sonra 8 Şubat'ta istihbarat ve terör müdürü müdüriyet emrine alındı. Daha sonra merkezin takdiri ile Ankara'ya tayinleri çıktı. 17 Aralık 2013 olayı akabinde Selam Tevhid dosyasından, medyaya sızmasından sonra öğrendim ve soruşturmanın bir kumpas olduğunu gördüm. Tahşiye grubuna yapılan operasyon ile ilgili bilgi verilmedi.”

VALİ MUTLU ARAYINCA ÖĞRENDİM

Çapkın savunmasında, 17-25 Aralık soruşturmasını ise o sabah dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun aramasıyla öğrendiğini ifade ederek, "Sırasıyla müdürleri aradım. Nazmi Ardıç'ı aradığımda konu bizim dedi. 'Nasıl olur bilgi vermezsiniz' diye kızdığımda, 'arz edeceğim efendim' dedi. Neredesiniz diye sordum. 'Aşağıdayız efendim' dedi. Ben de çabuk yukarı gel dedim. Kendilerini polisevinin bir odasına aldırdım. Yakup Saygılı ve Nazmi Ardıç özellikle belirtmek isterim ki ellerinde olaylar ile ilgili daha önceden hazırlamış oldukları 20-25 sayfalık bilgi notları ile karşıma geldiler.

'BİZ HER ŞEYİ GÖZE ALDIK' DEDİLER

Bana nasıl haber vermeden böyle bir iş yaparsınız dediğimde savcının böyle istediğini ve bu yönde talimat verdiğini, yaptıklarının yasal olduğunu söylediler. Ben kendileri bu iddiaların Türkiye'yi derinden sarsacağını ve herkesin bunun altında kalacağını söylediğimde, her ikisi de 'biz herşeyi göze aldık” dediler. Her iki şube müdürünü de yanımdan kovdum. 18 Aralık'ta konu ile ilgili olan şube müdürlerini görevden alarak yerlerine yeni müdür atadım. Daha sonra da 19 Aralık tarihinde benim tayinim çıktı" diye konuştu.

KİŞİSEL İLİŞKİLERİMİ TAKİP ETTİLER

“25 Aralık dosyasından ise hiç haberim yoktu. Benim yanıma sabah geldiklerinde de hiç bu husustan bahsetmediler. Bu da kendilerinin ne kadar art niyetli olduklarının açıkça göstergesidir” diyen Çapkın, şunları savundu:

"Bu dosyada şüpheli konuma sokmuş oldukları birçok iş adamı benim yıllardır tanıdığım kişilerdir. Muhtemelen benimle ilgili olan kısımları ayıklamışlardır. Bu vesile ile beni de dinlemiş olduklarını ve kişisel ilişkilerimi takip ettiklerini düşünüyorum. Bu dosyadan basına gözaltı listesinin yayınlanması ile haberim oldu. Operasyonun başlangıcı olan kararların nasıl alındığından bana bilgi verilmedi. Basında, FETÖ/PDY soruşturmalarından tutuklu yargılanan Ali Fuat Yılmazer'in el notları ile Sancaklara yapılacak operasyondan 'il emniyet müdürünün haberi olmasın' diye farklı notlar olduğu şeklinde haberler çıkmıştı.”
Şike operasyonundan da haberinin olmadığını ifade eden Hüseyin Çapkın, 3 Temmuz süreci ile ilgili şunları söyledi:

ŞİKE OPERASYONU

"Şike operasyonunun başlangıcı ve sefahatları ile ilgili bilgim olmadı. Ancak operasyon aşamasından önce savcıdan kararlar alındıktan sonra tarafıma sorumlu il müdür yardımcısı Mutlu Ekizoğlu bir bilgi notu getirdi. Aziz Yıldırım ismini görünce 'bu konudan emin miyiz?' diye sorduğumda, Mutlu Ekizoğlu bana 'evet efendim, eminiz, tespitler var' dedi. Ben de 'Türkiye gündeminde uzun süre kalır, ülke gündemini boşa meşgul etmeyelim' dedim. Sadece operasyonun hukuka uygun yönde yapılması talimatını verdim. Hatta Aziz Yıldırım'ın operasyon aşamasındaki fotoğrafları basına yansıması üzerine ilgili polis memuru hakkında idari işlem başlattım."
Çapkın, 2009 yılında İstanbul emniyet müdürü olarak atandığı sırada, FETÖ/PDY yapılanmasının olduğuna dair bir bilginin bulunmadığını öne sürerek, “Yumuşak görünüşlü adı cemaat olan siyaseten herkesin yan yana durdukları bir yapı vardı. 17 ve 25 Aralık olaylarından benim haberimin olmadığı nettir. Kumpasın başında olan kişiler bile ifadelerinde 'benim haberimin olmadığını' söylemişlerdir. 1,5 yıl öncesine varan teknik takipler ile bu kumpasların yapıldığı anlaşılmıştır. Hatta bu kumpaslardan Başsavcımızın bile haberi yoktu. 15 Temmuz darbe girişiminde gördük, Genelkurmay Başkanının bile bu ihtilal girişiminden haberi yoktur. Kripto casusun yanı başında olduğu ortaya çıkmıştır. Haberinin olmaması da normaldir. Çünkü bunlar kripto şeklinde çalışıyorlar” dedi.

'BİZİ ALACAKLAR' DİYORLARDI

“Cemaat siyaset ile yürüyen bir yapı diye biliyordum” diyen Çapkın, böyle bir kumpasa doğru gidebileceklerini düşünmediğini, söz konusu örgüte yönelik operasyonlarda adı geçen Nazmi Ardıç veya bazı şube müdürlerinin de zaman zaman "bizi alacaklar” şeklinde söylemlerde bulunduklarını bunlara da o zaman bir anlam veremediğini anlattı.

 
4 Eylül 2016 Pazar 08:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık