Erdoğan'dan yeni bir aldatılma itirafı

Ana Sayfa » Güncel » İşte İŞID'ın Musul Konsolosluğunu basma anları

İşte İŞID'ın Musul Konsolosluğunu basma anları

Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, Ankara’da başlatılan soruşturmada verdiği ifadesinde 101 günlük esareti anlattı.

 
21 Şubat 2015 Cumartesi 11:16 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte İŞID'ın Musul Konsolosluğunu basma anları

IŞİD’in konsolosluk binası ‘baskınında’ personeliyle birlikte alıkonan Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Yılmaz, Ankara’da başlatılan soruşturmada verdiği ifadesinde 101 günlük esareti anlattı

Bağdadi’nin başdanışmanının heyetle yanlarına geldiğini söyleyen Yılmaz, şunları anlattı: Personeli silahla tarayacak şekilde topladılar ve diz üstü çöktürdüler… İntikallerde gözlerimiz bağlandı ve prangaya vurulduk…

IŞİD’in Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na “baskını” sonrasında tüm konsolosluk ekibiyle birlikte alıkonulan Başkonsolos Öztürk Yılmaz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan soruşturmada ifade verdi. İfadesinde alıkonulma sırasında IŞİD militanlarınca götürüldükleri adresleri tek tek anlatan Yılmaz, baskın sırasında IŞİD militanlarının, bütün personeli silahla tarayacak şekilde bir alanda topladıklarını ve diz üstü çöktürdüklerini, kendi başına da silah dayandığını belirtirken “İntikallerde mutlaka araçların camları perdelendi ve bazen ilave olarak gözlerimiz bağlandı ve prangaya vurulduk” dedi.

Musul’da, 11 Haziran 2014’te yaşanan baskın ve 101 gün süren alıkonulma sonrasında MİT’in yürüttüğü operasyonla Türkiye’ye getirilen Başkonsolos Yılmaz, geçen günlerde savcılıkça açılan adli soruşturma kapsamında ifade verdi.

‘Efendim sarıldık, yetişin’

11 Haziran 2014’te, saat 11.30 sıralarında muavin konsolos Faruk Deniz’in “Efendim, sarıldık, yetişin” diye odasının kapısını vurmasından 30 saniye sonra koşarak 20 metre uzaklıktaki çalışma ofisine geçtiğini ve görevli polislere “Ne kadar kuvvet var etrafımızda ve çatışma durumumuz nedir?” diye sorduğunu belirten Öztürk, kendisine ilk olarak kameraların silahla patlatıldığı bilgisinin verildiğini söyledi.

Öztürk görevlilerin “Başkonsolosluğa girmeye çalışıyorlar, kapıyı tekmeliyorlar ve bir saat süre tanıyorlar” sözleri üzerine “Sakın kapıyı açmayın, zorlayan olursa vurun veAnkara’yla yapacağım görüşmeye kadar sakın içeriye kimseyi almayın” diye talimat verdiğini kaydetti. Bu sırada IŞİD içinde Türkçe konuşan bir Türkmenin 10 dakika süre tanıdığını ve terk etmezlerse binayı havaya uçuracaklarını söylediğini belirten Öztürk, bunun üzerine tekrar kesinlikle içeriye silahlı kimse alınmaması ve ateş açılırsa karşılık verilmesi talimatı verdiğini anlattı. Öztürk, özetle şöyle devam etti:

‘Binayı uçuracaklardı’

“Her geçen an IŞİD, süreyi kısaltarak 7 dakikalık süre tanıdıklarını bildirdi. Terk etmememiz halinde saldırıda bulunacaklarını tercüman vasıtasıyla ilettiler. Abdulsettar isimli emniyet görevlimiz aracılığıyla IŞİD’in tercümanına ‘Bize dokunmamaları kaydı ile araçlarımız ve silahlarımız ile birlikte binayı terk edeceğimizi’ söylemesini istedim. Tercüman önce ‘evet’ dedi ve akabinde IŞİD mensuplarının silahlarıyla birlikte başkonsolosluğumuza girip benimle görüşmek istediklerini aktardı. Bu arada benim Dışişleri Bakanlığı ile görüşmelerim sürüyordu.

Ofisimin dışına çıktığımda karşı binanın çatısında 5 veya 6 örgüt mensubunun bize silahlarını doğrulttuğunu gördüm. Bu arada etraftan sesler yükselmeye başladı ve IŞİD’in binayı uçuracağını dillendirmeye başladıklarına şahit oldum. O anda; daha önceden kıymetli evrakları yok ettiğimiz ve içi boş olan bütün ofis kapılarının kapanması talimatlarını verdim. Bakanlığımız herhangi bir çatışma yaşanmamasını, silahların teslim edilmesi talimatını verdi. Bu arada Abdülsettar aracılığı ile bütün personelin araç ve silahlarla binayı terk edeceğimizi iletmesini ve bütün sivil personeli araçlara binmesini istedim.

Personel alanda toplandı

Bu arada bir anda teröristler içeriye girdi ve bizi araçlardan indirip silahları aldılar. Bütün personeli silahla tarayacak şekilde bir alanda topladılar ve diz üstü çöktürdüler. ‘Başkonsolos kim?’ diye sordular. Beni gruptan ayırıp makam odamın önüne götürdüler. Üç kişi vardı. Birinci şahıs, IŞİD’in baskını yapan komutanıydı. Daha sonra kendisini müteakip defalar gördüm.”

‘Gururumuzu çiğnemek istediler’

Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, ifadesinde konsolosluk binasından çıkarıldıktan sonra yaşananları şöyle anlattı:

“Yolda önce camiye götürmek istediler, namaz kılmaya zorladılar. İradem dışında camiye girmeyi reddettim. Bunun üzerine şahsımdan iyice nefret ettiler. Camiye zorla sokma işini daha ilk dakikada, bize esaret duygusunu yaşatma ve gururumuzu çiğnemek amacıyla yaptıklarını düşünüyorum. Zira her noktada kendi istediklerini yaptırdıkları zaman bunu görüntüleyerek ülkemiz aleyhine dünyaya yayacakları izlenimini veriyorlardı.

Nitekim sonra başka bir yerde de ülkemizi aşağılayan bir metnin tarafımdan kameraya okunması baskısına maruz kaldım. Reddedince bu kez telefonla okumam istendi, bunu da reddedince bu defa bütün sorumluluğun ve hataların güya ülkemizden kaynaklandığını belirten bir mektuba imza atmaya zorlandım. Hiçbirini yapmadım. Benzer tehditler başka vesilelerle de doğrudan veya dolaylı olarak yapıldı.

Öztürk, tüm personele “Şahsımla ilgili her türlü muameleye razıyım, ancak ülkemizin aleyhine hiçbir konuya izin veremeyiz, bu benim kırmızı çizgimdir, eğer öleceksek onurlu bir şekilde ölmeliyiz, döneceksek de başımızı eğecek bir davranışın içine girmeyiz” dediğini belirtti.

‘Gözlerimiz bağlı prangaya vurulduk’

IŞİD’in üst düzey mensuplarıyla iki-üç görüşmesinin dışında tüm ihtiyaçlarının alt düzeydeki teröristlerin karşılandığını belirten Öztürk, bu militanların eşkâli konusunda fikir sahibi olduğunu ancak kimlik bilgileri konusunda birbirlerine takma isimle seslendikleri için bilgileri olmadığını söyledi. Öztürk, “Üst düzey kadrolarından 2-3 defa heyet geldi. Bunlar ile tercüman vasıtasıyla yaptığım görüşmelerde gerçek kimliklerini öğrenemedim. Ancak kim olduklarına ilişkin daha sonra verilen bilgilerden birinin sözde Musul Valisi, diğer iki kişiden birinin Musul bölge komutanı ile örgüt lideri terörist Bağdadi’nin koruması ve başdanışmanı olduğunu öğrendim” dedi. Öztürk şöyle devam etti:

“Başka bir görüşmede gelen iki kişiden birinin Musul askeri sorumlusu olduğunu öğrendim. 8 ayrı yerde tutulduk. Musul’daki görevim nedeniyle bu yerlerin; 17 Temmuz mahallesinde bir ev, Olimpiyat merkezinde bir bina, Sur kale içerisinde bir ilköğretim okulu, Olimpiyat merkezinde aynı bina, IŞİD mensuplarının ve ailelerinin kaldığı bölgedeki bir bina, Kültür merkezi, Hıristiyan mahallesinde iki ayrı bina şeklinde olduğunu net biliyorum. Esasen bu yerlerle ilgili bütün bilgileri devletimiz ilgili birimleri ile yanımda bulundurduğum ve sadece bir iki arkadaşımın bilgi sahibi olduğu ve desteği ile saklayabildiğim telefonumla paylaşmış bulunmaktayım.

Bu yerler arasında nakillerimiz IŞİD’in güvenlik tehdit algılamasına göre bazen otobüsle toplu halde, bazen ayrı ayrı dörder – beşerli araçlarla yapıldı. İntikallerde mutlaka araçların camları perdelendi ve bazen gözlerimiz bağlandı ve prangaya vurulduk ve her defasında sıkı aramalardan geçirildik. Gittiğimiz yerlerde odalarımız dışarıdan kapatıldı, ilave güvenlik demirleri monte edildi ve dış dünya ile iletişim sağlamamamız üzerine güvenlik düzenlemeleri yapıldı. Aç kaldığımız zamanlar oldu, daha ziyade tek tip gıda verildi. En basit ihtiyaçlarımızın karşılanmasına bile engel olundu. Aklımda kalan bazı isimler Şakir, Ebu Türkmanı, Khalit, Ebu Ömer, İmam diye anılan baskını yapan komutan Emir, Ebu Davut gibi takma isimleri hatırlayabiliyorum.

‘IŞİD’den şikâyetçiyim’

Irak’ın tüm kesimlerine eşit mesafede hizmet sunan ve bu hizmet Irak halkının büyük çoğunluğu tarafından takdirle karşılanan Başkonsolosluğumuza bu çirkin saldırıyı gerçekleştiren terör örgütü IŞİD ile bu baskın öncesinde ve sonrasında ev sahibi ülke olarak sorumluluklarını yerine getirmeyen Irak Merkezi hükümetinden şikâyetçiyim. Uğradığımız bu alçak muamelenin mutlaka yasal bir zeminde karşılığının ödetilmesini talep ediyorum.”

Videoya konuşmaktansa orada ölmeye razıydım

Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, binada açık alanda diz üstü çöktürüldükten sonra IŞİD komutanıyla araladında geçen konuşmayı ifadesinde şöyle anlattı:

“Komutan basit İngilizcesi ile makam odamı açmamı, orada Türkiye aleyhine konuşacağım bir video çekimi yapılmasını ve akabinde resimler çekeceklerini ve benim buna gönüllü bir şekilde razı olmamı istedi. Sözde komutana odamın basit bir kapısının olduğunu ve istemesi halinde tekmeyle kırabileceğini, ancak beni böyle bir şeye asla razı edemeyeceğini, ölmeye de razı olduğumu belirttim. Akabinde bunu gönüllü yapmamın bir anlamı olacağını, zira videoyu yayına verdiklerinde, benim bu demeci gönüllü verdiğim imajı yaratmaları gerektiğini söyledi. Kendisine bu ihaneti asla kabul etmeyeceğimi ve beni derhal öldürebileceklerini ilettim.

Bunun üzerine, silahın namlusunu alnıma vururcasına dayadı. Tekrar reddedince boş olan eline ikinci silahını aldı. Aramızda itişme yaşanırken sivil bir memurumuz yarım yamalak Arapçası ile bir şeyler söyledi. Bu defa silahı indirdi, ancak içeride patlayıcı madde olabileceği endişesiyle kapıyı açmakta tereddüt etti. Bu arada Abdülsettar ve güvenlik görevlilerinden birkaç kişi geldi ve hep birlikte bahçeye çıktık.

‘Onurumuz için haykırdım’

“Dört ve beş kişilik araçlarla personelimizin yarısı götürülmeye başlanınca, tercümana komutana söyleyeceklerimi kelime kelime çevirmesini söyledim. ‘Bayrağımıza, kadınlarımıza, çocuklarımıza ve onurumuza en ufak bir halel getiremeyeceklerini ve böyle bir şey olacaksa bizi öldürmelerini’ bağırarak haykırdım. IŞİD’in terörist komutanı bunun üzerine bir şey yapmayacaklarına beni ikna etmeye çalıştı. Kadınların ve çocukların başına bir şey gelebileceği endişesiyle en son seferi bekledim ve birlikte yola çıktık.”

 
21 Şubat 2015 Cumartesi 11:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık