Bugün seçim olsa kim kazanır?

Ana Sayfa » Güncel » İşte 'FETÖ' sözlüğü

İşte 'FETÖ' sözlüğü

Gülen, ANAP döneminde kendisine açılan alanı cemaatini büyütmek ve yeni eğitim kurumları oluşturmak için kullandı. Giderek büyüyen cemaatin verdiği güçle 1990’lı yıllarda Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit ile görüştü. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Morton Abromowitz ile de 1983 ve 1990 yılları arasında görüşen Gülen ilerleyen yıllarda Papa II. John Paul ile görüşmeler yaparak etkisini uluslararası alana taşımayı başardı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nı kuran cemaat, bu vakfın büyük katkısıyla, 90’lı yılların başından itibaren “sivil toplum” alanında ve büyük sermaye ile önemli ilişkiler kurdu.

 
9 Ağustos 2016 Salı 14:46 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte 'FETÖ' sözlüğü

[Haber görseli]

Kemal Göktaş/Cumhuriyet

 

Ziyaretçi kuyruğu

Bu dönemde iki büyük medya patronu Aydın Doğan, Dinç Bilgin, Gülen’i gazetelerinde ağırlıyor, ünlü gazeteciler ve yazarlar akın akın Gülen’i ziyaret ediyordu. Spor ve sanat dünyasının ünlülerinin ziyaretleri o kadar artmıştı ki, Gülen, haftanın birkaç gününü bu ziyaretlere ayırmak zorunda kalıyordu. (Latif Erdoğan, Şeytanın Gülen Yüzü. s. 137)

28 Şubat döneminde askeri müdahaleye destek veren Gülen, bu manevrasıyla bu dönemi de kayıpsız atlatmayı başardı.

Askere destek

Gazetelere Refahyol hükümetinin başarısız olduğu ve artık çekilmesi gerektiği yönünde demeçler veren Gülen, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’e gönderdiği mektupta da yapılan müdahalenin çok doğru bir karar olduğunu, örgüte ait tüm okulları hemen devredilebileceğini söyledi. Ankara Başsavcılığı’nın iddianamesinde de Gülen’in Mart 1998’de şunları söylediği belirtildi:

“Kızlarımız eğitimle türban arasında tercih yapmaları gerekirse eğitimi tercih etsinler... ‘Sıkıştığınız zaman Allah’ı bile inkâr edebilirsiniz’.... Vesveseye esas teşkil edecek hususların doğmaması için beyin yıkanmasının lüzumuna inanıyorum ve bu konuda insanlar şartlandırılmalıdır.”

Gülen, hakkında Ankara DGM Başsavcılığı’nın açtığı soruşturma sürerken 22 Mart 1999’da sağlık problemlerini bahane ederek ABD’ye gitti ve o tarihten bu yana dönmedi. ABD’ye gitmesinde ve 28 Şubat dönemini güçlenerek atlatmasında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in büyük desteğini gördü.

28 Şubat’la güçlendi

Cemaatin, gücünü olağanüstü artırdığı dönem de 28 Şubat 1997 postmodern darbesinden sonra oldu. Gülen yurtdışındaydı ve cemaatin söylemi demokrasi ve evrensel değerler ekseninde oluturulmaya başladı. Gülen’in, milliyetçi, devletçi söylemlerinin yerini, “dinler arası diyalog” ve insan hakları kavramı aldı. Bunda ABD’deki çeşitli lobiler ve çevrelerin hassasiyetini dikkate alan bir “İslam” arayışının etkisi büyüktü. Cemaat bu dönemde kamu kurumlarında “kitlesel kadrolaşmasını” tamamlamıştı.

[Haber görseli]

1999’da ABD’ye gitmesinde dönemin başbakanı Ec evit’ten gelen “Sağlığınız çok önemli. Lütfen tedavinizi aksatmayın” telefonun etkili olduğu ileri sürülüyor

Apo’ya karşı Gülen mi?

Ecevit’in Gülen’le ilişkisine dair en önemli bilgilerden biri Faruk Mercan’ın Gülen’in hayatını anlattığı kitabında yer aldı:

“Gülen’in bypass ameliyatı olması için Mayo Clinic ile temas kurulup 22 Şubat 1999 tarihine randevu alındı. ABD’den arayan Prof. Sait Tarhan havaların çok soğuk olduğunu söyleyerek randevunun biraz ertelenmesini istedi. Yeni randevu tarihi 22 Mart 1999 olarak belirlendi. Mart ayına gelindiğinde ilginç bir şey oldu.

[Haber görseli]Ecevit sevgisi

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’in Gülen hakkında soruşturma açtığına dair haberler İstanbul’a ulaşmaya başladı. Gülen, bu şartlarda ABD’ye gitmeyi doğru bulmuyordu.

O günlerde Gülen’in yakın bir arkadaşı, havaalanında karşılaştığı Başbakan Bülent Ecevit’e bu durumu iletti. Gülen’e telefon açan Ecevit, ‘Sağlığınız çok önemli. Sizinle ilgili böyle bir soruşturma olsa haberimiz olurdu. Lütfen tedavinizi aksatmayın ve ABD’ye gidin’ dedi.

Gülen’in ABD’ye gitmesinde Ecevit’ten gelen bu telefon en etkili sebeplerden biri oldu. 22 Mart 1999 günü İstanbul’dan Chicago kentine giden THY uçağının yolcularından biri Gülen’di.”

Latif Erdoğan, Ecevit’in, Gülen’in Türkiye’de kalması konusunda askeri ikna edemediğini ileri sürdüğü kitabında şu iddiayı dile getiriyor: “Söylenti doğruysa önce askeri temsilen üç kişi Gülen’e gelmiş, ABD’ye gitmesi gerektiğini tebliğ etmiş... Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye veren güç, Gülen’i Amerika’da istiyordu. Bu bir bakıma Gülen üzerinden yapılan bir ipotek anlaşmasıydı. Ecevit, çaresizliğini Gülen’e bildirirken, sağlığınız çok önemli, mutlaka Amerika’ya gidin, demişti. Bu şifreli sözün deşifresi, sizin için bir şey yapamıyorum, Amerika’ya gitmek zorundasınız, demekti.”

Her ne saikle olursa olsun Ecevit’in Gülen’i koruma isteği açıktı ve Gülen 2007 yılında Ecevit’i şöyle anıyordu: “Ecevit hayatı boyunca oruç tutmadı, namaz kılmadı ama inancı sağlamdı. Okullara çok sahip çıktı. İşin büyüklüğünü sezmişti. Önüne bir dosya getirildiğinde elinin tersiyle itti. Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkânı verirse, bunu ilk önce Ecevit için kullanırım.”

Adaletten kaçırma oyunları

Dönemin DGM savcısı Nuh Mete Yüksel, 2000 yılında Gülen hakkında “laik devlet yapısını değiştirerek, dini kurallara dayalı bir devlet düzeni kurmak amacıyla örgüt kurmak suçundan” dava açtı. Dava Ankara 2 No’lu DGM’de görüldü. Gülen, avukatları aracılığıyla verdiği savunmada bir kez daha Nurcu olduğunu kabul etmedi: “Müslüman olmak dışında Nurculuk, vb. hiçbir akıma mensup değilim. Şimdiye kadar ‘ci, cu’ gibi değerlendirmelerin ayrımcılık manasına geldiğini, bu bakımdan Müslüman olmak dışında hiçbir akıma mensup bulunmadığımı ve dolayısıyla Nurcu olmadığımı defalarca belirttim.”

 Mahkeme Mart 2013 tarihli kararında, Gülen’i suçlu buldu ancak Rahşan affı olarak bilinen 4616 sayılı kanun kapsamında kaldığı için “davanın ertelenmesine” karar verdi. Af kanunu 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen suçlarda erteleme öngörüyordu. Mahkeme de kararında Gülen’in “sağlık nedenleri” ile ülkeden ayrılış tarihi olan 22 Mart 1999’u suç tarihi olarak kabul ederek olası bir mahkûmiyeti engellemişti.

[Haber görseli]Delil bulunamadı!

Kararda “Gülen’in ciddi sağlık sorunlarının çözümü ile meşgul olduğu, bu tarihten sonra suç örgütü kurmak suçuyla ilgili bir faaliyet içerisinde bulunduğuna dair delil elde edilemediği” ileri sürüldü. Gülen’in mahkûm olduğu bir dava ve hakkında açılan ikinci dava Başbakan Bülent Ecevit’in çıkardığı iki af kanunu ile ortadan kaldırılmış oldur.

İki aftan da yararlandı

Aynı başbakanın hükümetinde iki af kanunu çıkarılmış ve her ikisinden de Gülen yararlanmıştı. Ecevit’in başkanlığındaki koalisyon hükümetinin çıkardığı 4616 sayılı Kanun 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçların kesin hükme bağlanmasının ertelenmesini düzenlenliyordu. O tarihlerde özellikle Gülen hakkındaki davada korunmak için Fethullahçıların girişimi ile bu tarihin seçildiği dile getirilmişti.

Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılan değişiklikten sonra Gülen beraat talebiyle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme bu talebi kabul etti ve Gülen’in beraatına karar verdi. Karar savcılıkça temyiz edildiyse de Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararı 2008’de onadı. Dairenin kararına Yargıtay Başsavcılığı itiraz edince dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gitti. Başsavcılığın itirazı kabul edilseydi Gülen hakkındaki davada beraat değil, zamanaşımından düşme kararı verilecekti. Ancak düşme kararının verilmesi halinde Gülen hakkında aynı suçlama ile yeni davaların açılması mümkün olacaktı. Genel Kurul, Gülen hakkındaki beraat kararını onayarak aynı suçlama ile dava açılmasını, en azından o tarihler için, engellemiş oldu. Bu Gülen için de aynı zamanda Türkiye’ye dönüş vizesi anlamına geliyordu. Ancak Gülen, “şartların tam uygun olmadığı” gerekçesiyle dönmedi.

Gülen, ABD’de olduğu sürede de devletin koruması altında oldu. Gülen’e ABD’de bile usullere aykırı olarak resmi koruma tahsis edilmişti. ABD’de eğitim için bulundurulduğu iddia edilen bazı emniyet personelinin gerçek amacı onu korumaktı.

 

FETÖ SÖZLÜĞÜ

Cemaat, Camia, Hizmet Hareketi: Fethullahçılar kendilerini anlatmak için çeşitli isimler kullanmayı tercih etmektedir. Döneme göre farklılıklar gösterecek biçimde cemaat, camia, hizmet hareketi bu amaçlarla seçilmiş isimler…

Mahrem Yerler: Harp Okulları, GATA , TSK, polis kolejleri, yargı kurumları, Emniyet, MİT , Tİ B, ÖSYM, Tüb itak gibi kurumlar.

Mahrem Hizmet: Mahrem sayılan devlet kurumlarında örgütün yürüttüğü faaliyetler.

İmam: Örgütün sorumlu yöneticisi olan erkek kişi. Din bilgisine sahip olması aranmaz. Kainat, kıta, ülke, bölge, şehir, semt ve mahalle imamı vardır. Coğrafi örgütlenme dışında her kurumun da ülke imamına bağlı olan bir imamı vardır.

Tedbir: Fethullahçıların yakalanmamak, soruşturmaya uğramamak için geliştirdikleri önlemler. Dini kurallara bağlı olmadan kendini farklı göstermek (içki içmek vs.) bunlardan biridir.

Işık Evi: Fethullahçıların örgüte kadro kazandırmak, yardım toplamak ve eğitim faaliyeti yürütmek üzere açtıkları evler. İlki İzmir Tepecik’te 1966 yılında açıldı.

Hususi evler: Büyükşehirlerde askeri ve polis okullarının bulunduğu ve bu hizmetlere yönelik hizmetlerin takip ve organize edildiği evler.

Himmet: Örgütün finansmanı için kestiği vergi. Bekâr kamu görevlileri maaşının yüzde 15-20’sini, evliler ise yüzde 10’unu himmet olarak öder. Toplanan paranın yüzde 15’i ‘kutsal pay’ olarak Gülen’e gönderilir.

İstişare: Bir iş yapılmadan önce örgütün abisinin veya ablasının emrinde toplanıp karar verme.

Şefkat tokadı: Abinin talimatına uymakta ihmal gösteren kişinin bir kötülükle ikaz edilmesi. Bu kötülüğün Allah’tan geldiğine inanılır.

Tazir: Örgütten bir kimsenin ayrılacağı veya kopacağı sezilirse veya itaat dışına çıkanlara tazir uygulanır.

Zecr tokadı: Örgütten ayrılan kimsenin aklını başına alması için örgütün vurduğu etkili ve tesirli bir darbe.

Tart: İtaat etmeyen ve tekrar kazanılması mümkün olmayan cemaat üyesinin kovulması.

Abi: Bir ışık evi ya da en küçük örgüt biriminin sorumlusu. Abilik gibi ablalık da vardır ama kadınlar üst düzey yönetici olamazlar.

Fetih: Kamu idarelerinde kadrolaşma.

Fetih okutma: Kamuya giriş sınavlarının sorularının elde edilerek sınavı kazandırma.

Atın nesil: Cemaatin öğretisini benimseyen ve Gülen’e itaat eden kişilerin genel adı.

Kıtmanilik: Gülen’in sezilmemek için geliştirdiği ve çarçabuk işleri yapmayı emreden öğretisi.

Maklube: Salata, yoğurt ile pilav arası patates kızartması ve et karışımı bir yemek. Kazanılacak kişiye özellikle maklube ikram edilir.

İktidar ortağı olarak cemaat

Pensilvanya’da 10 dönüm arazi üzerinde kurulu sekiz villa ve bir ikametgâhtan oluşan kampusta olağanüstü güvenlik tedbirleri altında yaşayan Gülen, AKP’nin iktidara gelmesinin ardından iktidarın gizli ortağı haline geldi. Bürokratik kadrolaşmada sıkıntı yaşayan AKP, bu boşluğu Gülenci kadrolarla doldurdu. Emniyet ve askerdeki örgütlenmenin hız kazanmasının yanı sıra hemen her kurumda önemli bir güç haline geldi. Cemaat kadrolarının siyasi iktidarla birlikte giriştiği Ergenekon, Balyoz, KCK gibi soruşturmalar muhaliflerin tasfiyesine dönüşürken Gülen de ekonomik ve siyasi açıdan devasa bir güç haline geldi. AKP’li siyasetçilerin, gazetecilerin, bürokratların sık sık ziyaretine gittiği Gülen, öyle bir güce ulaştı ki Times dergisi 2013 yılında onu dünyanın en etkili 100 ismi arasında saydı. Gülen, 2008’de de Foreign Policy ve Prospect dergileri tarafından oluşturulan dünyanın ilk 100 entelektüeli listesinde birinciliğe seçilmişti.

 
9 Ağustos 2016 Salı 14:46 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:09
  • Akşam17:26
  • Yatsı19:00
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık