Erdoğan'dan çok önemli Irak ve Suriye açıklaması

Ana Sayfa » Güncel » İşte Erdoğan'ın akili (Lütfen çocuklar okumasın)

İşte Erdoğan'ın akili (Lütfen çocuklar okumasın)

Başbakan Erdoğan'ın akil insan olarak atadığı Yeni Akit gazetesi Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya'nın bir yazısını sunacağız. Bu yazıdan dolayı özür diliyoruz. Türbanlı kızlara küfrettiğini belirttiği bir kişinin düzeysizliğini, yazdığı yazı ile güya eleştirmiş. En yüz kızartıcı, en sadistçe-korkunç cinsel işkenceleri içeren yazı, sizi sarsabilir, uyarıyoruz.

 
4 Nisan 2013 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte Erdoğan'ın akili (Lütfen çocuklar okumasın)

Hükümetin dün açıkladığı ‘akil insanlar’ listesine yönelik tepkiler dinmek bilmiyor.DİSK ve TBB kontenjanından seçilen Erol Ekici ve Vedat Ahsen Coşar’ın istifa etmesi üzerine, hükümet Yeni Akit Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya’yı ‘akil insan’ atadı.

Karakaya ve gazetesi Yeni Akit, başta Atatürkçüler olmak üzere toplumun pek çok kesimini hedef gösteren yayınları nedeniyle sıkça eleştiriliyordu.

Yeni Akit’in ‘barış’ sürecine nasıl bir katkı sunacağı merak ediliyor.

 

İşte Eredoğan'ın akil adamı Karakaya’nın 2003 yılında yazdığı, ağır küfür ve hakaretler içeren yazı:

 

Bugün yazmak gelmiyor içimden…

Sövmek istiyorum Öncelikle; böyle bir yazıyı kaleme almış olmaktan dolayı hepinizden, özellikle de hanımlardan özür diliyorum. Bugün; “seviye” beklemeyin benden… Çünkü “çukur”ların seviyesine inmek ve kulaklarına bağırmak istiyorum.

Ahlak, edep, medeniyet, hoşgörü de beklemeyin. Zira; kendimde değilim bugün. Son derece öfkeli, kızgın ve kendimi kaybetmiş durumdayım. Vücut kimyam bozuk. Ağzıma geleni, kağıda döküyorum. Kusura bakmayın… Özür diliyorum hepinizden…Bugüne kadar; Bu köşeyi hanımlar da okuyor diye, mümkün olduğu kadar argo “kullanmamaya, mümkün olduğu kadar “sövmemeye” özen gösterdim. Ne var ki; okuma hakları ellerinden alınan “Başörtülü” öğrenciler için “fahişe” diyebilecek kadar adileşen, pespayeleşen bir “orospu çocuğu”na, hakettiği dilden cevap vereceğim.

Dikkat edin; “Orospu’nun çocuğu” değil, “orospu çocuğu” diyorum. Çünkü; “ana”sının kabahati yok. Bilseydi, büyüyünce böyle bir “Mahlukat” olacağını hiç doğurur muydu onu?..

Evet; O, kafası orospulaşmış bir fahişe!.. O, bir orospu çocuğu!.. O, mümkün değil ki, anasının rahminde büyümüş bir “Cenin” olamaz!.. Olsa olsa; ’9 ay 10 gün çektiği kabızlık”tan sonra makatından defettiği bir “bok”tur!..

Düşünüyorum da; bir “insan”dan, mümkün değil, böyle bir “yaratık” çıkamaz!.. Bir kadın, böyle bir “enik” doğuramaz! Aklım, havsalam almıyor. Hiçbir ana-baba, böylesine bir “pislik”, böylesine bir “mikrop” üretemez!.. Hele hele; 9 ay boyunca taşıyamaz bünyesinde!..O halde, nereden çıktı bu mahluk?..

“İnsan” desen, insana benzemiyor!..“Hayvan”desen, tüm mahlukata hakaret olur!.. Kendi dışkısını yiyen “Domuz” bile temiz kalır bu “necaset”in yanında!.. İyi de; kim bu alçak?.. Nereden çıktı bu şerefsiz?..

Öyle bir “necaset parçası” ki, hiçbir “ana”nın rahminden çıkması mümkün değil!.. Onun gözünde; okumak için üniversite kapısında bekleyen “başörtülü” öğrenciler birer “fahişe!..” Hem de; “Bellenmesi gereken bir fahişe!..” Depremde çektikleri “acı”ların üzerine, bir de “okula girememe” baskısıyla karşılaşan bir “depremzede öğrenci”nin zulmü protesto için açtığı “7.4 yetmedi mi?” pankartına takmış kafayı.Diyor ki; “Size neyin yetip yetmediğini ben biliyorum da, size değmez!.. Onu yapmaya bile değmezsiniz!.. Sizi gidi alçak fahişeler sizi!..”

Ben de diyorum ki; hayır; böyle bir “şey”e “insanca” cevap vermek mümkün değil… Ona neyin yetip-yetmeyeceğini ben de çok çok iyi biliyorum ama, değmez!.. Çünkü; yazdığı kalem bile “küçük” gelir ona!.. O ki; oturduğu “Cola Şişesi”nden bile zevk alan bir “homoseksüel”dir!.. Dolayısıyla; “kalem”ler, “şişe”ler değil, “budaklı odun” lazım, bu alçak homoseksüele!.. Ya da, çok iyi bildiği “çarpışan mızrak”lardan ikisi!..

Bu “necaset” var ya; program yaptığı “kanalizasyon”dan aradım kendisini: “O şimdi burada yok, denize doğru akıyor o bok!”dediler!..

Ağzından “kusmuk” kaleminden “irin” dökülen bu it, asla “yazar” olamaz. Büyük bir ihtimalle ya “boynuzlu” bir pezevenk, ya da en yakınlarını pazarlayan bir “deyyus”tur!..Sırf “başörtülü” oldukları için okuma hakkı gaspedilen kız öğrenciler için “200 milyonu bastır soyunsunlar, 300 milyonu ver başka şey yapsınlar” diyebilecek kadar bayağılaştığına göre, merak ediyorum; böyle bir hayvana tahammül edebilmesi için, karısına ne kadar “vizite parası” ödediler?..

Ya da; karısı kaç milyona soyunuyor?.. “Yatak ücreti” kaç paradır?..

Yoksa; “Lüks yaşantısı”nı, debdebeli hayatını, karısının “vizite ücretleri”nden kazandığı paralara mı borçlu bu pezevenk?..

Rıdvan Dilmen’in sözünü ettiği “yazar”lar arasında bu “boynuzlu”da var mı acaba? “Daha fazla maaş” için, o da “patron”larına “gönderiyor”mu karısını?..

Öyle ya; “Kimin kaça soyunacağı” konusunda bu kadar “uzman” olduğuna göre!..

Ne demiş eskiler; “Kişi, başkalarını da kendisi gibi bilirmiş!..”Zaman zaman; bazı hanım okurlarımın “hassasiyet”lerine duyarlı davranır ve bu “pespaye tetikçi”lere daha ağır ifadeler kullanmamak için kendimi zor tutardım.

Hayır; bugün çıkaracağım ağzımdaki baklayı. İster kızın, ister darılın, isterse telefonlara sarılın; ama n’olur, bu kafasındaki “irin”leri satarak para kazanan “orospu çocuğu”na, bugün olsun anladığı dilden cevap vereyim.

Böyle “it oğlu it”lere az bile yazıyorum. Bunlar “balans ayarı”ndan hoşlanır… Elleri kızarıncaya kadar alkış tutarlar bütün “dayatma”lara!..

Bunlara var ya; balans ayarı değil, aslında iyi bir “alyans ayarı” yapacaksın!..

Bol taşlı, büyük başlı “yüzük”leri geçireceksin “büzük”lerine, döndüre döndüre ayar yapacaksın!..

Hayır; bunlara karşı “anladığı dilden” konuşmak da çare değil. Bundan böyle; anladıkları “stil”den konuşmalı bunlarla!..

Nasıl “bellenmek” istiyorlarsa, Öyle bellemeli!.. Hem de “gazete” diye çıkardıkları “paçavra”ların üzerinde!.. Görsünler bakalım; “Allah’ın emri” olan başörtüsünü taktığı için namus timsali olan o mağdur öğrencilere “fahişe” demek neymiş!..

Görsünler; budaklı odun, “cola şisesi”nin üzerine oturmaya benziyor muymuş!.. Görecek!..

Bir gün gelecek, cümle alem görecek bu “homo”ların rezilliğini!.. Bakalım “o gün” geldiğinde nereye açacaklar?..

Ama; dünyanın öteki ucuna da kaçsalar, en ücra köşeye de sinseler, girdikleri delikten çıkarıp, teşhir edeceğim bunları!..

Tıpkı; “Yahudi”lerin, “Naziler”i arayıp, bulduğu ve yargılattırdığı gibi!..

Bu “kazurat takımı”nın yaptıkları asla yanlarına kar kalmayacak. “Adalet” önünde verecekler hesabını. Verdirtmezsem, şerefsizim!..

..Gercekgundem.com

 
4 Nisan 2013 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık