Trabzon'da terör saldırısı

Ana Sayfa » Güncel » İşte Erdoğan'ı mahkum eden kararın gerekçesi

İşte Erdoğan'ı mahkum eden kararın gerekçesi

Mahkeme , Erdoğan'ın tazminat ödemeye mahkum olduğu Ucube Davası'nda gerekçeli kararını açıkladı.

 
17 Nisan 2015 Cuma 07:45 
Yorum YapYazdır
 
 
İşte Erdoğan'ı mahkum eden kararın gerekçesi

Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un Kars’ta yıktırılan ‘İnsanlık Anıtı’ heykeli için “Ucube” diyerek hakaret ettiği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 bin TL tazminat ödemesinin kararlaştırıldığı davada mahkeme kararının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, kararında ‘ucube’ sözcüğünün olumsuz anlamına vurgu yapan Erdoğan’ın açıklamalarına kişisel görüş çerçevesinde bakılamayacağını vurguladı.

5 sayfalık gerekçeli kararda,  “Anayasa’nın 64. maddesinde “Devletin sanat faaliyetlerini koruyacağı, sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alacağı” ifade edilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Yalnız acı ve elemi manevi zarar olarak nitelemek, buna dayalı tazminat isteme hakkını sınırlama sonucunu doğurabilir. Bu nedenle duyulan acı ve çekilen ızdırap zarar değil, ortaya çıkabilecek görüntüsü olarak düşünülmelidir. Kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasına ilişkindir. Bedensel ve ruhsal tamlık, kişinin adı, onuru gibi unsurlar kişisel varlıklardır” denildi.

DAVALI VE DAVACININ İFADELERİNE YER VERİLDİ

Gerekçeli kararda şu ifadelere yer verildi: “Somut olayda uyuşmazlık, davalının miting alanında ve akabinde yapılan röportajda söylediği sözler nedeniyle davacının, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, davaya konu konuşma içeriği sözlerin ve özellikle ‘ucube’ sözcüğünün onurunu kırdığını, tarifsiz üzüntüye yol açtığını iddia etmektedir. Davalı taraf ise, ‘ucube’ sözcüğünün acayip, garip anlamında kullanıldığını, davalının bir eseri beğenip beğenmeme hususunda kanaat yürütebileceğini, sözcüğün tamamen heykelin bulunduğu yerdeki genel dokuya uyuşmazlığını ifade için kullanıldığını belirtmektedir.”

“HERKES GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAMA VE ANLATIM ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİPTİR”

“Bilindiği gibi, Anayasa’nın 25. maddesi uyarınca “Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz”. Anayasa’nın 90. maddesine göre ise usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bu kapsamda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) kanun hükmünde sayılmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde “Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir” hükmü bulunmaktadır.”

“ELEŞTİRİNİN KABUL EDİLEBİLİR SINIRLARI DEĞİŞEBİLİR”

“İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil, ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanları için de geçerli olduğunu, bunların demokratik toplumun onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların herhalde dar yorumlanması ve herhangi bir sınırlama gereksinimin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi muhtelif kararlarında ifade ve tekrar etmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde, yasanın takdir yetkisi tanıdığı durumlarda hakimin somut olaydaki olguları gözeterek, hak ve adalete göre karar vereceği belirtilmektedir. Somut olayın özelliğine göre, bir ifadenin, bir eleştirinin kabul edilebilir sınırları değişebilir. Kamuyu ilgilendiren, genel nitelikli sorunlara ilişkin alanlarda ifade özgürlüğüne sınırlama getirilemeyeceği AİHS, buna bağlı olarak gelişen AİHM kararları ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarıyla sabittir.”

“KİŞİSEL GÖRÜŞ ÇERÇEVESİNDE BAKMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

“Davalının, dava konusu konuşmanın yapıldığı ve demecin verildiği tarih itibariyle “Başbakan” olarak görev yaptığı, konuşmanın yapıldığı miting alanı ve demecin ulaştığı kitle ile konuşmanın bütünü nazara alındığında, “ucube” sözcüğünün herkesçe kabul edilen olumsuz anlamına vurgu yapan ve davacının eseri heykelin konu edildiği açıklamalarına kişisel görüş çerçevesinde bakmak mümkün değildir. Sayısı sınırlı bir katılımcı grubuyla paylaşılan sohbetin ya da okunan bir mesajın ve yahut kamuya kapalı bir alanda kişisel görüşlerin paylaşılması ile davaya konu açıklamaların yapıldığı koşulların bir tutulması düşünülemez. İfade özgürlüğü herkes için önemli olmakla birlikte, halkın seçilmiş bir temsilcisinin yaptığı açıklamalar doğrudan ya da dolaylı hitap ettiği, ulaştığı kişi sayısı gözetildiğine özel bir önem taşır. Demokratik toplumlarda hoşgörüsüzlüğe dayalı her tür ifade şeklinin hukuken himaye edilemeyeceği, eleştiri hakkının da kanunla koruma altına alınan kişisel değerleri aşmasının olanaklı olmadığı yine AİHM kararlarında yer almaktadır.”

“KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NİTELİĞİNDE OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR”

“Demokratik bir sistemde, seçimle veya atama yoluyla görevlendirilenlerin yetkilerini hukuki sınırlar içinde kullanmaları, kamuoyu nezdinde idari ve yargısal denetim kadar etkili rol oynar, önem taşır. Davaya konu konuşma içeriğinde kullanılan “ucube” sözünün olumsuz anlamı, konuşmanın yapıldığı yer ve demecin verildiği yayın itibariyle ulaştığı kişi sayısı, davalının davaya konu konuşma ve demecin yapıldığı tarih itibariyle konumu ve toplumsal açıdan önemli rolü nedeniyle sarfedilen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, oluşan kanaat sonucu davanın kısmen kabulüne dair hüküm (10 bin TL manevi tazminat) kurulmuş; tazminat tutarının belirlenmesinde takdir edilecek meblağın malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması amacı bulunmadığı gibi, bir ceza da olmadığı ve zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde tutulması gerektiği kıstasları dikkate alınmıştır.”

ERDOĞAN “UCUBE” DEMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğu 8 Ocak 2011 tarihinde Kars’ta yaptığı mitingte, ‘İnsanlık Anıtı’ için’Ucube’ iadesini kullanmıştı. Anıt daha sonraki süreçte ise yıkılmıştı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy da avukatları aracılığıyla tazminat davası açmıştı.

 
17 Nisan 2015 Cuma 07:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1530 - İlk Protestan Meclisi kuruldu.
1541 - Peru'daki İnka topraklarını ele geçiren İspanyol Francisco Pizarro, Lima kentinde öldürüldü.
1807 - Lüksemburg'da bir depoya düşen yıldırım 230 kişinin ölümüne yol açtı.
1819 - Bisikletin patenti alındı.
1861 - Atıf Bey Bebek'te uçuş denemesi gerçekleştirdi.
1867 - Mısır valilerine Hıdiv unvanı verildi.
1876 - Anayasası'nın mimarı Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz'i öldürttüğü iddiasıyla yargılanmış ve Taif'e sürülmüştü. 1884 yılında burada öldürülen Mithat Paşa, Taif'te gömüldü.
1920 - Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı.
1924 - Verem aşısı Valmette tarafından keşfedildi.
1928 - Yeni Türk alfabesini hazırlamak amacıyla kurulan Dil Encümeni, ilk toplantısını Ankara'da yaptı.
1936 - Nazi Almanyası'nda, ilk kullanılabilir helikopter olan Focke-Wulf Fw 61 'un ilk uçuşu başarıyla gerçekleşti.
1939 - Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika Cephesi'nde Mersa Matruh Savaşı
1944 - Zirai Donatım Kurumu Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1945 - Birleşmiş Milletler kuruldu.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzaladı.
1951 - Mithat Paşa'nın 24 Haziran'da Aksu vapuruyla Taif'ten getirilen cenazesi, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın da katıldığı törenle, İstanbul'da Hürriyeti Ebediye Tepesi'ne defnedildi.
1960 - Madagascar, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1963 - John F. Kennedy, Batı Berlin'i ziyareti sırasında, meşhur "Ich bin ein Berliner" (Ben bir Berlinliyim) ifadesini kullandı.
1964 - The Beatles topluluğu A Hard Day's Night adlı albümlerini piyasaya çıkardı.
1970 - Çekoslovakya'da Aleksander Dubçek, Komünist Parti'den ihraç edildi.
1974 - Sabah 08.01'de, ABD'nin Ohio eyaletinde bulunan Troy şehrindeki Marsh Süpermarket'in kasasında işlenen bir paket sakız, dünyada barkodla satılan ilk ürün oldu.
1975 - Indira Gandhi Hindistan'da otoriter bir yönetim kurdu.
1977 - Elvis Presley son konserini verdi.
1992 - Susa Katliamı Silvan'ın Susa köyünde camide ibadet eden Müslümanlar bir grup eşkiya tarafından cami dışına çıkarılıp hunharca katledildi.Olayda on kişi şehit edildi.
1994 - Türkiye, Liberal Demokrat Parti kuruldu.
2000 - Amerika'da Genetik harita çalışmalarına başlandı.
2006 - Türkiye'nin ilk yargıç-savcı derneği YARSAV kuruldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık