Adil Öksüz'le ilgili çarpıcı iddia

Ana Sayfa » Güncel » İstanbul Barosu’ndan sert Lozan açıklaması

İstanbul Barosu’ndan sert Lozan açıklaması

İstanbul Barosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Lozan anlaşmasına' yönelik sözlerine çok sert tepki gösterdi. Barodan yapılan yazılı açıklamada "Lozan'a saldırmak Sevr Cephesinde yer almaktır" denildi.

 
30 Eylül 2016 Cuma 12:11 
Yorum YapYazdır
 
 
İstanbul Barosu’ndan sert Lozan açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı'nda muhtarlara hitap ederken Lozan Barış Antlaşması'nı gündeme getirdi ve “Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Birileri Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Zafer bu mu” diye sordu. Cumhurbaşkanı’nın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere cumhuriyetin kurucu kadrolarını hedef alan bu sözlerine CHP başta olmak üzere çeşitli çevrelerden tepki geldi.  Ak Saray’daki Lozan’ı hedef alan bu sözlere en sert tepki ise İstanbul Barosu’ndan geldi.

İstanbul Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada “Lozan’a saldırmak Sevr Cephesinde yer almaktır” denildi. İşte önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıklayan Ümit Kocasakal’ın başında bulunduğu Baro’dan yapılan o açıklama;

“Lozan Antlaşmasıyla var olan Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişinin, tarihi gerçeklerden yoksun, hangi ruh köklerinden beslendiğini tahminde zorlanmadığımız bir tutumla Lozan'ı küçümsemesi, Milli Mücadele Kahramanları olan delegasyon ve başkanına yönelik ağır ithamları üzerine konuya ilişkin düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı duyulmuştur. Emperyalizmin dilinde Şark Sorunu ( Doğu Meselesi ), Osmanlı imparatorluğunun paylaşımı ve tasfiyesi projesi idi. Bu paylaşım sulh yoluyla, masa başında halledilemeyince savaş kaçınılmazlaştı. Birinci Dünya Savaşı'nın çıkış nedeni Osmanlı mirasının yağmalanmasıdır.
Birinci Paylaşım Savaşının mağlubu Osmanlı İmparatorluğuna imzalatılan Mondros Ateşkesi sonradan dayatılacak intihar belgesinin, yani Sevr'in önsözü olarak tasarlanmıştı.
Türk milleti ya yok oluş ve zilleti kabul edip tarih sahnesinden temelli silinecek ya da “Ya İstiklal, ya ölüm” parolasıyla son savaşını yapacaktı. Ara çözüm olarak mandayı, yani emperyalizmin vesayeti altına girmeyi önerenlere karşı da cevap benzer şekildeydi: “Mandadan evvel İstiklal”

Bağımsızlık Savaşının lideri Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadelenin meşruiyet kaynağı TBMM'nin Başkanı olarak sivil, TBMM Ordularının Başkomutanı olarak askeri önderliği olmak üzere iki ağır görevi birlikte yürütmüştür.
Payitahtta Saltanat ve Hilafet Makamının fuzuli şagili (işgalcisi) Vahdettin ile Mütareke işbirlikçilerinin 10 Ağustos 1920'de gözü kapalı imzaladıkları Sevr paçavrası, Türk Milletinin azim ve kararlığı sonucu ulaşılan zaferle tarihin çöplüğüne atılmıştır.
Sıra cephede kazanılan askeri zaferin diplomatik sahada tescillenmesi, Yeni Türk Devletinin uluslar arası meşruiyetinin sağlanmasına gelmiştir. Uluslar arası diplomatik savaş Lozan'da verilecektir. Garp Cephesinin Muzaffer Komutanı İsmet Paşa, Mustafa Kemal Paşa tarafından Lozan'a gidecek Türk heyetinin başkanı olarak görevlendirilmiştir. Emperyalistler Osmanlı zamanında elde ettikleri ekonomik ve siyasal ayrıcalıkları bırakmak istememektedirler. Türkiye'yi ve Türk milletini askeri zaferi anlamsız kılacak bir sömürge olarak denetimlerinde tutma hesapları içindedirler.
Uzun ve çetin müzakereler neticesinde emperyalizmin diplomasi kurtlarına karşı haklı ve mazlumların temsilcileri galip gelecektir. Heyetimiz Lozan'da yalnızca Türklerin değil mazlum Şark milletlerinin direncinin ve taleplerinin de temsilcisi olarak görülmüştür.  Atatürk Lozan Antlaşması için: “ Bu antlaşma Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın ortadan kalkmasını ifade eder bir belgedir” demektedir.
Lozan, siyasi ve hukuki meşruiyeti tescillenmiş bir devletin yurttaşları sıfatıyla hepimizin paydaş olduğu müşterek tapu olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin hasmı olsun, dostu olsun yabancı kişi, kurum ve devletlerin Lozan'la ilgili değerlendirmeleri Türkiye'nin tapu senedi olduğu yolundadır.

Durum böyle iken politik dünyamızın, siyasi iktidarın zirvelerinde bululan kimilerinin Lozan'la ilgili olumsuz değerlendirmelerinin, bir türlü içlerine sindirememelerinin nedenleri üzerinde düşünülmelidir. Milli Mücadele yıllarında Ankara'ya karşı teslimiyetçi Mütareke hükümetlerinin, işbirlikçilerin, Sevr imzacılarının safında bulunanların günümüzdeki manevi mirasçılarının Lozan'la ilgili takıntıları bahsettiğimiz geçmişte aranmalıdır.
Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Birinci Cumhurbaşkanı ile son Cumhurbaşkanı'nın Lozan'la ilgili değerlendirme ve yaklaşımlarının birbirine tamamen ters olması ülkenin sürüklendiği yerin ibretlik örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesiyle, uluslararası meşruiyetini sağlayan hukuk belgesiyle sorunlu bir Cumhurbaşkanının, ayaküstü, tarihsellikten ve bilimsellikten yoksun bir kıraathane söylemi tutturması, Türkiye'nin dışarıdaki saygınlığını da ciddi ölçüde zedelemektedir.  Cumhurbaşkanı 29.09.2016 tarihli muhtarlara yönelik konuşmasında, TBMM tarafından onaylanmış ve hukuki manada kesinleşmiş Lozan'la ilgili küçümseyici, alaycı beyanları, dilinden düşürmediği milli irade ve Yasama organının üstünlüğü söylemini inkâr anlamına da gelmektedir.

Cumhurbaşkanının Lozan Antlaşmasının 93. Yıldönümü münasebetiyle yayınladığı ve halen Cumhurbaşkanlığı resmi sitesinden silinmemiş olan mesajından alıntılanan aşağıdaki ifadeleri kendilerine hatırlatmak istiyoruz:
“Bugün, Cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının 93. yıldönümüdür.
Aziz milletimizin inanç, cesaret ve fedakârlıkla elde ettiği zafer, Lozan Antlaşması ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanına taşınarak tescil edilmiştir.
Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir.

Lozan Antlaşması'nın içeriği, bu anlamda başta milli irade ve demokrasi olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin sahip olduğu temel ilkelerin değeri, bugünlerde çok daha iyi anlaşılmaktadır.”
Bu hatırlatmadan sonra da Cumhurbaşkanına sormak istiyoruz: Lozan'la ilgili hangi tarihli beyanınız gerçek düşüncenizdir Hangisi muhtemel bir aldatılma sonucu söylenmiştir
Cumhurbaşkanından beklentilerimiz, Lozan'ın kazanımlarının göz ardı edilmesi anlamına gelen gerçek dışı, anlamsız polemiklere bir an önce son verilmesidir. Uluslar arası diplomatik zaferle elde edilen ve tescillenen siyasi sınırlarımızın, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin, Hatay'ın, İskenderun'un güvenliğinin ve huzurunun sağlanmasıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin siyasi varlığının sürdürülebilmesi konusundaki tutarlılık ve kararlılığın sürdürülmesidir. Mevcut iktidar döneminde Lozan'a ve uluslar arası hukuka aykırı olarak Yunanistan tarafından el konulmuş olan adalarımızın işgalden kurtarılmasıdır. Son beklentimiz ise bu tür istisnai makamlarda bulunanların o makamların ağırlığının ve saygınlığının hakkını vermeleridir.
Emperyalizme karşı destansı bir mücadele ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin doğum belgesi ve tapusu olan Lozan Barış Antlaşmasını, başta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere kurtuluş kahramanlarını Türk Milletinin gönlünden ve vicdanından silmeye ve itibarsızlaştırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir” 

 
30 Eylül 2016 Cuma 12:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:25
  • Güneş06:07
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:08
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:19
 
Tarihte Bugün
1636 - Hollanda'da Utrecht Üniversitesi kuruldu.
1812 - Venezuela'nın Karakas şehri, şiddetli bir depremle tahrip oldu.
1821 - Seyyid Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Benderli Ali Paşa atandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Birinci Gazze Muharebesi
1917 - I. Dünya Savaşı: Çanakkale Boğazı'nın Anadolu yakasında görev yapmak üzere Osmanlı 15. Kolordusu'nun teşkili.
1931 - Ölçüler Kanunu'nun kabul edilmesiyle; okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine gram, metre, litre gibi yeni ölçülerin kullanılması öngörüldü.
1934 - Birleşik Krallık'ta ilk kez motorlu taşıt kullanacaklara şoförlük sınavından geçme zorunluluğu getirildi.
1939 - Türkiye'de milletvekili seçimleri yapıldı.
1941 - Yugoslavya'da General Simoviç, kansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi. Yeni hükümet, Mihver Devletleri'nden ayrılma kararı aldı.
1942 - Naziler, Yahudileri Polonya'daki Auschwitz Kampı'na götürmeye başladı.
1971 - Doğu Pakistan, Bengaldeş'in oluşumuna yönelik olarak Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1971 - İstanbul'da iki kıta birleşti. Boğaz Köprüsü'nün 57'nci ünitesinin de yerine konulmasıyla kentin Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı.
1971 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart Muhtırası'yla istifa eden Süleyman Demirel'in yerine atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı.
1979 - Enver Sedat, Menahem Begin, ve Jimmy Carter, Vaşington, DC'de İsrail-Mısır Barış Antlaşmasını imzaladılar.
1989 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
1995 - Şengen Antlaşması yürürlüğe girdi.
1996 - Uluslararası Para Fonu, Rusya'ya 10.2 milyar USD kredi verilmesini onayladı.
1998 - Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.
1999 - Michigan'da bir mahkeme jürisi, Dr. Jack Kevorkian'ı ölümcül bir hastayı iğne yaparak öldürmekten (ötenazi) suçlu buldu.
1999 - Melissa virüsü tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.
2000 - Rusya'da yapılan seçimler sonucunda Vladimir Putin başkan oldu.
2002 - TBMM Genel Kurulu'nda, AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve sekiz yasada değişiklik yapan dokuz maddelik yasa tasarısı kabul edildi.
2002 - İsrail'de Uluslararası Geçici Mevcudiyet'e ait araca düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç öldü, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık