ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Dünya » İsrail'in özründen önce Obama ne dedi?

İsrail'in özründen önce Obama ne dedi?

 
25 Mart 2013 Pazartesi 08:04 
Yorum YapYazdır
 
 
İsrail'in özründen önce Obama ne dedi?

İsrail'in Türkiye'den özür dilemesinin yankıları sürüyor.

Birçok kesim özrün zamanlamasına dikkat çekerken, bazı yorumcular da özrün ardından gelebilecek muhtemel isteklere dikkat çekiyor.

Özür olayında başrolü üstlenen ABD Başkanı Barack Obama, olaydan kısa bir süre önce İsrail’de bir kültür merkezinde konuşma yapmıştı.

Obama'nın konuşmasının satır arasında ilginç detaylar yer alıyor.

Obama, İsrailli öğrencilerden oluşan dinleyici topluluğuna İbranice seslenerek “Hatem lo levad” ( yalnız değilsiniz), Filistinli öğrencilere hitaben de “İsrail'in bir Yahudi Devleti olduğunu kabullenmeniz ve bunu tanımanız gerekir” dedi.

Obama aynı zamanda İsraillilere “Yerleşimler Barışın önündeki engeldir” demekten de çekinmedi. ABD Başkanı Barack Obama bu gezisindeki asıl niyetinin İsraillilerin gönüllerinde yerleşmek olduğunu saklamadı.

İşte Obama'nın Kudüs'teki konuşmasından bazı bölümler:

Kudüs'te (Yeruşalim) sizlerle birlikte olmak çok iyi. Son günlerde Netanyahu ve Peres ile konuştum, ancak bundan daha da önemlisi sizlerle karşılıklı ve direkt olarak konuşmaktır. İsrail halkı ve özellikle İsrailli gençlerle konuşmak. Şimdi gayet iyi biliyorum ki İsrail'de her söz ve her hareket kontrol edilir . Bilesiniz ki dostum Bibi ile aramdaki her drama (olaylar dizisi), İsrail TV'si komedi programı olan "ERETZ NEEDERET"e malzeme hazırlamak için yapılan entrikalar dizisi idi. (Espri) Metin yazarlarının elinde iyi malzeme olsun istedik..

İSRAİL'İ PARILDAYAN DEMOKRASİ HALİNE GETİRDİLER

Birkaç gün içinde Yahudiler bir arada Seder masasına oturup şarkılar şarap ve güzel yemekler ile Pesah (Hamursuz) bayramını kutlayacaksınız. Bu bayram sizin esaretten kölelikten özgürlüğe çıkışınızı simgeler. Çölde geçen zaman sonrasında bile Yahudi milleti geçen seneler sonra bile kimliğini korumuştur. Hayat ve tarih boyunca kendi ülkelerine kavuşma ve özgür bir ülkeye sahip olma umutlarını asla kaybetmediler. Ve böylece döndünüz, buraya Rusya ve Afrika'dan bile Yahudiler geldi. Kibbutzlar kurdular ve Negev çölünü bile yeşerttiler. Ve İsrail'i parıldayan bir demokrasi haline getirdiler.

TRUMAN DEMİŞTİ Kİ...

ABD İsrail Devletini ilk tanıyan ülke oldu. Truman demişti ki: Bu milletin büyük bir geleceği olduğuna inanıyorum. Herhangi bir başka bağımsız devlet olarak değil, medeniyetimizin ve değerlerin bütünleştiği büyük bir devleti olacağına inanıyorum.

Gençler ile konuşmayı çok seviyorum, engellerin büyüklüğünün bir anlamı yoktur, onların idealizmi, enerjileri, tutkuları bana adeta umut verir. Ve burada oturan gençlerde bu havayı görüyorum.

BU YÜZDEN DEMİR KUBBE PROJESİNE YATIRIM YAPTIK

Güvenlik konusunda konuşmak istiyorum. Barış ve özgürlük konusunda da...

Güvenlikten başlayalım. İsrail ile ABD arasındaki güvenlik ilişkisi hayatta bugünkünden daha iyi olmamıştı. İsrail'de güvenlik konusunun oldukça kişisel olduğunu biliyorum. İsrail'deki güvenlikten söz ederken Sderot'ta karşılaştığım Oşer Twito gibi çocukların güvenliğini düşünüyorum. Kızlarımın yaşındaki çocukların güvenliğini düşünüyor anlıyorum. Korku ile uyumaya gittiklerinde, yatak odalarına neyin düşeceğini ve düşebilecek bir füzenin sadece ne oldukları için ve sadece orada yaşadıkları için düşebileceğini bilerek uykuya yatmanın ne olduğunu çok iyi anlıyorum. İşte bu nedenledir ki “DEMİR KUBBE” projesine yatırım yaptık. Sonsuz hayat kurtarabilmek için. Bu çocukların daha iyi uyuyabilmeleri için. Çünkü İsrail'in bu şekilde yaşamaması gerektiğine inandığımız ve İsrail'in kendini savunmaya hakkı olduğuna inandığımız için bu projeye destek verdik. İsrail'in Hamas'tan beklentisi ise bu vahşeti durdurması ve İsrail'in varoluş hakkını tanımasıdır.

HAMAS TERÖR ÖRGÜTÜ

İsrail'in güvenliğini düşünürken Bulgaristan'da otobüs'e binen 5 İsrailliyi düşünüyorum, aile sahibi insanlar ve Hizbullah yüzünden hayatlarını kaybettiler.

Dünyadaki her milletin değerlendirmesi gerektiği gibi ve ismi ile hitap etmesi gerektiği gibi TERÖR ÖRGÜTÜ.

SURİYE'DE SORUMLULUK ALACAK HÜKÜMETLER KURULMALI

Müttefiki olan Suriye'nin elinde kimyasal silahların olduğu gerçeği ise bizim bu konuda hazırlıklı olmamızı ve kimyasal silahların kullanılmasına göz yumamayacağımızı ortaya koymamız gerekmektedir. Suriye halkının diktatörlerinden kurtulma hakları vardır. Suriyelilerin daha iyi bir gelecekleri olabilmeleri için gitmesi gerekmektedir. Suriye'de sorumluluk alacak bir hükümetin kurulması gerekmektedir.

İRAN DÜNYA İÇİN TEHLİKELİDİR

İsrail güvenliğini düşündüğümde Şoa'dan kurtulanları da düşünüyorum, İran hükümetinin nükleer silahlara sahip olabilme imkanı ile birlikte İsrail'i yok etmekten söz edebilmesini İsraillilerin bunu bir varoluş tehdidi olarak görmelerini anlamak gerekir. Ama İran sadece İsrail için bir tehdit değildir. İran bütün dünya için bir tehlikedir. ABD de dahildir bu tehdidin içinde. Nükleer bir İran, Nükleer Terör tehlikesini de geliştirecektir kuşkusuz. Bu durumda hassas olan bölgede aşırı silahlanmayı getirecektir. İran'a hayatta hiç bir zaman uygulanmamış bir baskı uyguluyoruz. Bu baskı ise gittikçe arttırılmaktadır. İran zayıflamaktadır. İnanıyorum ki meseleyi barışçı ve diplomatik yollar ile çözmek herkesin menfaatidir. Güçlü diplomasi ve istikrarlı ilişkiler İran Hükümetinin nükleer silahlanmaktan vazgeçmesini gerektirir.

Barış her zaman ve herkes için savaşa yeğdir. Savaşın belirsiz fiyatı ve beklenmedik gelişimleri ile acı sonuçları bizlere öğretmiştir ki diplomatik çözüme ulaşabilmek için elimizden gelenin tamamını yapmak gerekir.

BÜTÜN İHTİMALLERİN MASANIN ÜSTÜNDE OLDUĞUNU SÖYLEDİM

İran bilmelidir ki zaman sınırsız değildir ve ABD'nin konu hakkındaki kararını takdim ettim. İran'ın nükleer silahları olmayacaktır. Bu kabul edilemez bir tehlikedir. Ve Başkan olarak bütün ihtimallerin masanın üzerinde olduğunu söyledim ve ABD'nin İran'ın nükleer olmasını engellemek için her şeyi yapacağını söyledim.

ABD VAR OLDUKÇA YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Bunlar ise İsrail'in önünde haledilmesi gerekenler olarak durmaktadır. Durum şudur ki İsrail kendisini yok sayanlar ve kabul etmek istemeyenlerle çevrilmiş durumdadır. Bu nedenledir ki İsrail'in güvenliği bu denli önemlidir. İsrail'e sıradanmış gibi yaklaşmak mümkün değildir. Sakın ha yanılgıya düşmeyin, İsrail'in varoluş hakkını yok sayanlar ve ideolojilerine yapışmış olanlar vatanlarını ayaklarını altından ve gökleri de başlarının üzerinden yok sayabilirler. İsrail hiç bir yere gitmeyecektir.Ve özellikle aranızdaki gençlere seslenmek isterim ki Amerika Birleşik Devletleri var oldukça sizler yalnız değilsiniz.

İsrail'in geleceğinde ne var sorusunu sorduğum zaman ise bu beni barış konusuna getiriyor. Aslında sormak lazım İsrail nasıl bir gelecek istiyor? İsrail'in barış için birçok risk aldığını gayet iyi biliyorum. Begin, Rabin komşularının ikisi ile barışa gelebildiler. Lübnan ve Gazze'den geri çekildiniz ve karşılığında TERÖR aldınız. Bölgedeki ülkelere barış eli uzattınız ve çoğunlukla reddedildiniz. Ve bazı durumlarda da Antisemitizm'in çirkin yüzü ile karşılaştınız. Bu nedenle de inanıyorum ki İsraillilerin hedefi BARIŞTIR. Her ne kadar bazılarınız bu konuda kuşkulu olsanız da bilmeliyiz ki bir kavşaktayız.

Politik olarak bilmelisiniz ki İsrail ABD'nin duvardan duvara desteğine sahiptir. Benim açımdan en kolay şey aramızdaki sorunları bir kenara bırakarak İsrail'in bu konuda atacağı her adıma tarifi mümkün olmayan destek vermektir. Bilesinin ki ben sizlere dost ve geleceğiniz hakkında sorumluluğu ve endişesi olan biri olarak konuşuyorum.

Barış gereklidir. Barış güvenliğin rehinesidir. Demokratik Yahudi devletinin yolu iki devlettir. Barışı uzun sürekli korumanın yolu güvenlik duvarı değildir. Çünkü yeterince yüksek duvar ve zarar vermek isteyen her düşmanı durdurmaya yetecek Demir Kubbe mevcut değildir. Bölgedeki durumu biliyorum. Yönetimler değişmekte ve durum kaotik görünmektedir. Barış halklar arasında olmalıdır sadece hükümetler arasında değil. Hiçbir adım milyonların kalplerinde olanı bir gecede değiştiremeyecektir. Hiçbir adım veya propaganda yılların tarihini silemeyecektir. Ancak Filistinliler ile ilerlemek aşırılar karşısında başlangıç yapmak için iyi bir yoldur.

Çeviri: Rafael Sadi

Odatv.com

 
25 Mart 2013 Pazartesi 08:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık