3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Güncel » İsrail, Türkiye üzerinden nasıl Suriye'yi vurdu

İsrail, Türkiye üzerinden nasıl Suriye'yi vurdu

Rusya'yla yaşanan uçak krizi gündemdeki yerini koruyor. Rus uçağı Türk hava sahasına girince vurulmalı mıydı vurulmamalı mıydı? Bu soruya taraflar farklı yanıt veriyorlar. Türkiye'yi yönetenler Türkiye'nin egemenlik meselesini anlatıyorlar. Oysa unutulan bir şey var. Çok değil 9 yıl önce İsrail uçakları Türk hava sahasını kullanarak Suriye'yi vurmuştu. O dönem kimse "egemenlik ihlali"nden bahsetmemişti.

 
25 Ocak 2016 Pazartesi 09:54 
Yorum YapYazdır
 
 
İsrail, Türkiye üzerinden nasıl Suriye'yi vurdu

2007 yılında gerçekleşen olay bugünlerde İsrail basınında Suriye krizinin de etkisiyle yeniden haber oldu. Operasyonun ayrıntıları, dudak uçuklatan detaylar, ardından yaşanan suikast İsrail basınında birer "başarı öyküsü" olarak yer alıyor. İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırını kullanarak Suriye'de bulunan nükleer reaktörü vurduğu Operation Orchard – Meyve Bahçesi Operasyonu- adı verilen saldırının ayrıntılarını Odatv okuru için toparladık.

2007 yılında Suriye topraklarına gizli bir görev için giren İsrail özel birlikleri, Deyre-Zor'da  nükleer reaktör bulunduğundan şüphelendikleri alana mümkün olduğunca sokularak su ve toprak örnekleri toplarlar. Ele geçirilen örnekler Tel Aviv'de bulunan laboratuvarda analiz edilir. Toplanan örneklerde nükleer atık izleri tespit edilse de reaktörün henüz tam kapasitede çalışmadığı yapılan testler ile elde edilen sonuçlarda gözlenmektedir. 

GÖREV 69. FİLOYA VERİLMİŞTİ

Yetkililer acilen gizli bir toplantı düzenleyerek reaktörün bulunduğu bölgeye dair toplanan uydu görüntülerini inceleme altına alırlar.İhtimaller değerlendirildikten sonra reaktörün bulunduğu alan ve binalar tespit edilir. Suriye reaktör hakkında Uluslar Arası Atom Enerjisi Kurumu'na herhangi bir bilgi vermemiş, çalışmaları gizlice sürdürmektedir.

Bazı kaynaklara göre Esad'ın Kuzey Kore ile yakın ilişkiler geliştirmeye başlaması, her iki ülkeyi batılı güçlerin gözünde makul hedefler haline getirdi. Kuzey Kore'yi koruyan Çin ve Rusya gibi güçlü unsurlar bulunsa da, Suriye'nin daha kolay bir hedef olacağı düşünülür.

İsrail bu görevi özel bir hava birliği olan 69. Filo'ya verir. 69 "Hammers" Squadron, F-15l Thunder uçaklarını kullanan İsrail'in en iyi eğitilmiş birliği olarak bilinmektedir. Aynı birlik 25 yıl önce 7 Haziran 1981'de benzer bir görev gerçekleştirerek Saddam Hüseyin'in Irak'ta bulunan nükler tesislerini vurmuştu.

SURİYE HAVA SAVUNMA SİSTEMİ NEDEN GÜÇLÜ

Çeyrek asır sonra gerçekleştirecekleri operasyon ise daha zorlu geçecektir. Suriye'nin hava savunma sistemi bölgedeki hemen hiç bir ülkede eşi benzeri bulunmayan nitelikte donanıma sahiptir. Normal şartlar altında ABD'den satın alınan bir sistem ABD tarafından engellenebilse de, Suriye akıllı davranarak hava savunma sistemleri Rusya'dan temin ederek bu riski ortadan kaldırmayı başarmıştı. İsrail uçaklarının bu sistemi aldatması gerekmektedir. Bugün Suriye'nin düşmanlarının etkili bir hava saldırısı gerçekleştirememe sebepleri aynı savunma sistemidir.

İsrail de bu konuda boş değildir. ABD'den sağladıkları uçakları çok sayıda hava savunma sistemini aldatacak şekilde tasarlanmıştır. Sahip oldukları sistemlere güvenen hava kuvvetleri Suriye içlerine kadar kendilerini belli etmeden ilerleyebileceklerini düşünmektedir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar sonucunda Suriye'nin batısında bulunan Tartus limanına yanaşan bir gemiden reaktör için gereken önemli ekipmanın ülkeye sokulduğu tespit edilmiştir. İstihbaratı değerlendiren dönemin İsrail başbakanı Ehud Olmert operasyonun acilen başlaması için düğmeye basar.

UÇAKLAR TÜRKİYE ÜZERİNDEN VURDU

Operasyon o denli gizlidir ki, havalanan 10 savaş uçağının pilotu ne görev hakkında bilgiye sahiptirler ne de nereye gideceklerini bilmemektedirler. Gereken bilgiler havalandıktan sonra kendilerine verilir. Uçaklar Akdeniz üzerinden Türkiye yönünde ilerleyerek, Türk hava sahasına girerler. İskenderun üzerinden ilerleyen uçaklar Türkiye-Suriye sınırı boyunca hareket ederek Karkamış-Konak arası bir noktadan Suriye'ye girerler. O günlerde henüz 'One minute' ve Mavi Marmara vakaları yaşanmamış, Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkiler rayında ilerlemektedir.

RAPOR SURİYE'DEYKEN GÖNDERİLDİ

Suriye hava sahasına giren uçaklar görünmez niteliklerini korumaktadırlar. Radarın başındaki operatör rapor edeceği tek bir veri ile karşılaşmaz. Pilotlara bombalayacakları binaların koordinatları işte tam bu noktada gönderilir.

Operasyon hakkında konuşan eski bir İsrail pilotu, uçakların görünmez olma niteliğine rağmen bu tip bir görevde, hele ki Suriye'nin hava savunma sistemlerinin gücü düşünüldüğünde gergin olmamalarının imkansızlığından söz ediyor. Bilhassa hedefleri vurma anında pilotların bütünüyle vuracakları noktaya odaklanmak zorunda kalışlarının kendilerini savunmak konusunda bir açık yarattığını anlatıyor.

10 UÇAKTAN BİRİ VURULDU

Hedeflerine ulaşan uçaklar nükleer reaktörü ve çevresindeki binaları vurmaya başladıklarında, Suriye hava savunma sistemleri acilen devreye girer ve 10 uçaktan sadece bir tanesi vurularak düşürülür. Görev başarı ile tamamlandı kabul edilir, en tehlikeli kısmı sona ermiştir. Uçaklar geri dönüş yoluna koyulduklarında başbakan Olmert, ABD başkanı Bush'u arayarak operasyonun başarıya ulaştığınıbildirir. İkili birbirlerini tebrik ederler.

SURİYE NASIL GİZLEDİ

Akıllardaki soru, Suriye bu noktaya gelene kadar nükleer reaktörü ne şekilde gizli tutmayı başarmıştır? Konu hakkında fikirlerini paylaşan yetkililer, Suriye'nin akıllıca davranarak elektronik iletişim kullanmadığını, reaktör ile ilgili tüm çalışmaları ve görüşmeleri kağıt üzerinde gerçekleştirdikleri yazışmalar ile hayata geçirdiklerini, bu sayede uzun süre gizliliğin korunmasının başarıldığını söylüyorlar.

Nükleer silah üretme çalışmaların başında bulunan kişinin Suriye'nin ikinci en güçlü insanı ve Esad'ın gölgesi olarak bilinen, General Muhammed Süleyman olduğu bilgisi ele geçirilir. Esad'ın sağ kolu olan Süleyman da bu operasyondan sonra olağan hedef haline geliyor.İsrail için bu iş henüz sona ermemiştir, zira reaktör vurulsa da beş yıl içerisinde yenisi kurularak işler hale getirilmesi mümkündür.

MUHAMMED SÜLEYMAN SUİKASTİ

Muhammed Süleyman'ın çok iyi korunuyor olması ve genelde Suriye'nin en güvenli yeri sayılan Şam'da ikamet etmesi kendisini zorlu bir hedef haline getirmektedir. Fakat en zor hedefin dahi savunmasının kırıldığı bir nokta bulunmaktadır. 2008 yazında Süleyman'ın bir süre için Tartus/Avila'da bulunan ikinci evinde kalacağı istihbaratı alınır.

Generalin tatil yaptığı esnada öldürülmesi görevi Mossad bünyesinde görevli 'Kid' adlı özel bir birliğe verilir. En iyi şekilde yetiştirilmişekip, çok iyi korunan Süleyman'ın villasına ne şekilde girebileceklerini araştırırken, gerektiği takdirde generali öldürmek için tüm kasabayıyok etmeyi göze alırlar. Bu esnada Süleyman'ın en savunmasız anının denizi izlemek üzere villasının balkonuna çıktığı an olduğu tespit edilir. Özel kuvvetler, bir bot ile denizden yaklaşarak balkona çıkan Süleyman'ı keskin nişancılar ile vurmayı planlasalar da bu oldukça riskli bir girişim olacaktır.

2 Ağustos 2008, Muhammed Süleyman hafta sonunu geçirmek için sakin taşra kasabasına doğru yola çıkar. Aynı zamanda Tartus limanından demir alan ufak ancak lüks bir yat da bölgeye doğru ilerlemektedir. Kid adı verilen özel birlik keskin nişancı dalgıçlarını da yatla birlikte bölgeye gönderir. Süleyman villasında dostları için bir davet vermektedir. Çok sayıda misafiri ile vakit geçirmek üzere genişbalkona çıktığında dalgıçlar su yüzeyinde hedeflerinin ortaya çıkmasını beklemektedirler.

İki keskin nişancı tam Süleyman'ı vuracakları anda general bir sandalyeye oturur. Önünde bulunan insanlar hedefi örtmektedirler. İki dalgıç yerlerini değiştirmek zorunda kalırlar. İki keskin nişancı aynı anda ateş ederler. Verdiği akşam yemeği daveti esnasında kurşunlardan birisi boynuna, diğeri kafasına isabet eden Süleyman için güneş bir daha asla doğmayacaktır.

Esad ve Olmert aynı sene bir araya gelerek bir toplantı yapacaklardır. İsrail o günlerde henüz gerçekleştirdiği operasyon hakkında dışarıya bilgi sızdırmamıştır. Daha sonra benzer toplantılar Türkiye hükümeti ile de gerçekleşecektir. Bu görüşmeler başarısızlık ile sonuçlanınca Suriye vurulması elzem olan bir hedef olarak görülmeye başlanmıştır.

Şıvan Okçuoğlu

Odatv.com

 

 
25 Ocak 2016 Pazartesi 09:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık