Benzin ve mazota dolar zammı; benzin 5 TL'nin üzerinde

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » İsmet Zeki Eyüboğlu mezarının başında anılacak

İsmet Zeki Eyüboğlu mezarının başında anılacak

Trabzon'un ve Türkiye'nin büyük değeri şair, araştırmacı, halkbilimci, felsefeci İsmet Zeki Eyüboğlu, ölümünün 13. yılında, yarın (12 Kasım 2015 Perşembe) saat 14:00'te Maçka'da Merkez Mezarlığı'nda mezarı başında anılacak.

 
11 Kasım 2015 Çarşamba 17:56 
Yorum YapYazdır
 
 
İsmet Zeki Eyüboğlu mezarının başında anılacak

Ünlü romancı Öner Yağcı'nın kaleminden İSMET ZEKİ EYUBOĞLU

 

 


Bilgelik Deyince...


12 Kasım 2003 günü aramızdan ayrılan İsmet Zeki Eyuboğlu 78 yaşındaydı.
Sabahattin Eyuboğlu, Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Mualla Eyuboğlu ile amca çocukları olan İsmet Zeki Eyuboğlu, 1938’de Maçka Merkez İlkokulu’nu, 1944’te Yenikapı Ortaokulu’nu, 1948’de Vefa Erkek Lisesi’ni bitirir. 1953’te İstanbul Üniversitesi Felsefe, Tarih ve Klasik Filoloji bölümlerini bitirerek öğrenimini tamamlar. Lucretius’ta Bilgi Kavramı adlı teziyle yüksek lisansını tamamlar. 1956–1958 yıllarında Özel Gazetecilik Okulunda felsefe ve edebiyat dersleri verir. Eyuboğlu, 1970’li yıllardan itibaren sürekli olarak Dünya ve Cumhuriyet gazeteleriyle Varlık, Yansıma, Soyut, Yeni Ufuklar, İnsan, Yelken dergilerinde; edebiyat, felsefe, kültür, dil, halkbilimi, arkeoloji, mitoloji konularında yazılar yazar. 1995 Hacıbektaş Barış Ödülü ve 1996 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü sahibi Eyuboğlu, çalışkanlığı ve omuzladığı yüklerle tek başına bir üniversite gibiydi. Onun yaşadığı zaman içindeki yaratıları ülkemizin aydınlanmasına büyük katkılardır.
Aydınlığımızın usanmaz ve yorulmaz taşıyıcısı İsmet Zeki Eyuboğlu için zaman, bilgeleşme anlamını taşır. 1925 Trabzon-Maçka doğumlu İsmet Zeki Eyuboğlu’nun zaman içindeki yolculuğuna baktığımızda gördüğümüz, bilgeleşmedir.

 


Destanlar İçinde Fatih adlı derleme, Eyuboğlu’nun 1953’te yayımladığı ilk kitabıdır. Sonra yirmi yıl boşluk vardır ve bu boşluk, aynı zamanda İsmet Zeki Eyuboğlu’nun dağarcığının dolduğu yıllardır. 1970’lerle birlikte Eyuboğlu’nun bilgeliklerinin yaşamımızı aydınlatmaya başladığı görülür.
Anadolu Deyince...
Anadolu deyince, Anadolu uygarlığı, Anadolu aydınlığı, Anadolu mitolojisi deyince akla gelen ilk adlardan biridir o. Anadolu sevdasının ve Anadolu’nun dününe, bugününe bilgece yaklaşımının yapıtlarıyla vardır o.
Tanrı Yaratan Toprak Anadolu, Eyuboğlu’nun gözlerini Anadolu’nun gerçeğine ve birikimine yönelttiği ilk çalışmasıdır. Anadolu’nun tarihsel ve kültürel zenginliklerini araştıran bu çalışma ile üzerinde yaşadığımız toprakların görkemli birikimine uzanırız.
Bu çalışmayı tamamlayan Anadolu Uygarlığı ile dilinden sanatına, yetiştirdiği ürünlerden icat ettikleri aletlere, işlemeciliğinden türkülerine, masallarından oyunlarına Anadolu’nun dününü öğrenirken; “Anadolu Gerçeği”nde mitolojik dönemlerden başlayarak Anadolu’nun kültürel tarihinde bir geziye çıkıyoruz. Kavimler Kapısı, Uygarlıklar Kavşağı, Uygarlıklar Şelalesi, Tanrı Yaratan Toprak, Ana Tanrıçalar Diyarı, Söylenceler Diyarı gibi adlar takılan Anadolu’nun dünkü tarihinin derinliklerinde sürdürülen bu gezi ile kültür birikimimizin tadına doyum olmaz zenginliğiyle yeniden buluşuyoruz.
Gülen Anadolu, gülmeyle, gülmeceyle, gülme ve güldürmece öğeleriyle ilgili bilmeceden şiire, yergiye, alaylı sözcüklere, oyunlara uzanıp Gülen Anadolu denilen Anadolu’nun tarihinden bir geçit yaparken, aynı zamanda toprağımızın gülmece tarihinin güzelliklerini de getirir bugüne.
Anadolu İnançları Anadolu Mitolojisi, Anadolu İlaçları, Anadolu Büyüleri, Sevgi Büyüleri, Cinci Büyüleri: Yıldızname Eyuboğlu’nun halk geleneklerini dünden bugüne taşıyan kitaplarıdır. Onun, Anadolu insanını kavramasının temellerini sağladığı bu geleneklere yaklaşımı, inanç ile din sömürüsü ve mistisizm arasındaki ayrımları aktaran bir yöntemledir.
Eyuboğlu, Karadeniz Türküleri: Maçka Yaylalarından Sesler, Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar adlı çalışmalarıyla da, içinden geldiği toplumun halk kültürünün edebiyat damarına ışık tutmuştur.
Halk kültürünün, halk bilgisinin, halk değerlerinin, bağnazlığa karşı hoşgörünün kararlı savunucusudur o. Bu nedenle de toprağımızın aydınlık bir yaşama biçimi arayışı olan Alevilik ve Bektaşilik üzerine yüzlerce sayfayı bulan incelemeler ve araştırmalar yapmıştır.
Laiklik Deyince...
Alevilik-Sünnilik-İslam Düşüncesi, Bütün Yönleriyle Bektaşilik-Alevilik, Günümüzde Alevilik, Sömürülen Alevilik, Alevi-Bektaşi Edebiyatı, Gelin Canlar Söyleşelim gibi çalışmaları, onun halk dağarcığının kaynaklarından özümseyip bize aktardığı güzelliklerin ve zenginliklerin bir kısmıdır yalnızca. Anadolu insanına, bir güzellik ve zenginlik okyanusunda kulaç atma fırsatı sunan İsmet Zeki Eyuboğlu, çağdaş yaşamın ve Cumhuriyetimizin temeli olan laikliğin yılmaz savunucusudur ve bağnazlığın karşısındaki yerini büyük bir cesaretle alır.
Bilimle duyarlılığın, gerçekle aklın bir araya gelip süzülmüştür onda. Derinliği olan çalışmalarıyla yaşamımızın önemli bir gerçeğine ışık tutan bir bilim adamıdır o. Alevilik üzerinde oyunların oynandığı, Aleviliğin kültür ve inanç boyutundan çıkarılarak aydınlığa karşı, gerici örgütlenmenin bir parçasına dönüştürme politikalarının izlendiği günümüzde, Alevi-Bektaşi aydınlarının kendilerini tanımlamaları için önemli kaynaklardır bu yapıtlar.
Siyasal İslam’ın ülkemizi karanlıklara taşımak istemesine karşı duyarlı bir tavrıyla dinin gerçeklerine ve ülkemizdeki köktendinci akımlara yönelik çalışmalarıyla bilgiden gerçeğe ulaşma yolunda kültür dünyamıza ışıklar sunan bir aydınlıkçıdır Eyuboğlu.
Günün Işığında Tasavvuf Tarikatlar ve Mezhepler Tarihi, İslam’ın Çöküşü, Şeytan Ayetleri Söylencesi, İrticanın Ayak Sesleri, İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nakşibendîlik, Karanlığın Ayak Sesleri: Kadirilik, İslam’da Bölünmeler Çelişmeler/ Refah’ın Tırmanışı, Toplum Sarsıntıları gibi yapıtlar, onun din ve din sömürüsüyle ilgili uyarılarıdır.
Onun bu uyarıları, Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri çalışmalarını sürdüren ve özellikle 1940’lı yılların ortalarından itibaren siyasal iktidarların destekleri ve izledikleri politikalarla güçlendirilip aydınlığın karşısına bela kesilen irticai akımların öğrenilmesinde önemli birer hazinedir.
Çocukluğundan beri çok yakından ve çok derinlemesine bildiği tarikatların siyasetle ve ticaretle ilişkilerini, yaşamı egemenliklerine almak için yaptıkları çalışmaları, tarihsellikleriyle gözler önüne serer. Bu çalışmalarıyla dünü; günümüzdeki ilişkileri ve gerçekler ışığında siyasal İslam’a yönelerek bugünümüzü de aydınlatan bir laiklik savunucusudur; bilgiyi bilince çıkarmanın ustası olan bir çağdaşlık ve laiklik savunucusu.
Atatürk Deyince...
Onun, toprağımızın aydınlanma ve çağdaşlaşma savaşımının büyük öncülerinden Mustafa Kemal Atatürk’e karşı sevgisi ve saygısı yapmacık değildir. Çağdaşlaşma kavgasının diliyle, felsefesiyle, kültürüyle, sanatıyla, edebiyatıyla, halk bilimiyle bir bütün olduğunu kavrayan ve yaşamında bunu gerçekleştiren Mustafa Kemal’i, düşünceleriyle ve ilkeleriyle geleceğe taşıma sorumluluğunun bilincindedir. Atatürk Anadolu’dur, Düşünceleriyle Yaşayan Atatürk, Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri, Atatürk’ten Özdeyişler gibi kitaplarıyla Anadolu aydınlanmasının büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü selamlar, onun düşüncelerini anlatır. 
Dil Deyince...
Alanında ilk ve tek çalışma olan Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü adlı yapıtıyla bir dil ustası olduğunu da kanıtlar Eyuboğlu. Dilin ne olup olmadığını; dinin toplum yaşamındaki yerini ve din sömürüsünü, dille düşünce arasındaki ilişkiyi, sesin söze dönüşmesi olan dil gerçeğini o araştırır. Kurumların yapması gereken işi büyük bir sabırla ve incelikle gerçekleştirip sunan İsmet Zeki Eyuboğlu, bu sözlüğüyle, düşüncenin anası olan dilin bir toplum üzerindeki etkisini bir kez daha anımsatır.
Dilin Kemiği ve Dilin Kapısı ile dilimizin dünden gelen ve bugün de süren sorunlarını irdeler. Dile ve Türkçeye saygıya çağırır herkesi. Devletin ve edebiyatçıların dil konusundaki yanlışlarını ve duyarsızlıklarını eleştirir. Türkçe Kökler Sözlüğü ile bir dil uzmanı olarak dilimizin derinliklerine yönelen, zenginliğine zenginlik katmaya çalışan yine Eyuboğlu’dur.
Aydınlık Ustaları Deyince...
Aydınlık ustalarının biyografilerini o sunar toplumumuza. Aydınlanma ve Hümanizma savaşımımıza kattığı kitapların sayısını kendisi bile bilmez neredeyse. Halk kültürü damarımızdaki yaşamöyküsel çalışmalarıyla katkılar sunar tarihimize.
Şeyh Bedrettin ve Varidat, Hacı Bektaş Veli, Mevlana Celalettin, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Abdal Musa, Hatayi/ Şah İsmail, Kaygusuz Abdal, Âşık Sadık/ Kara Hüseyin adlı yaşamöyküsü çalışmalarıyla bakış açımızı genişletirken halk değerlerimize selamlar yollar.
Felsefe Deyince...
Bilgelik ve felsefe deyince, o gelir akla.
Felsefe Yazıları, Felsefe Açısından 12 Eylül: Boşluğun Egemenliği, İnsanın Boyutları, Uygarlığın Işıldakları, Ortaçağ Felsefesi, Bilgelerin Dilinden gibi çalışmalarıyla felsefenin yaşamdaki önemini aktararak genç kuşakların birikimlerini çoğaltmayı amaçlayan bir ustalığın habercisi olmuştur. Bu çalışmalarında, felsefenin yaşamdaki yerine ve önemine vurgular yaparak, ülkemizdeki felsefesizliğin yarattığı kargaşayı irdeler. Felsefeyi yaşamın somutluğu içinde tartışarak özgürlüğün ve çağdaşlığın felsefeyle yakalanabileceği gerçeğini aktarır.
Aydınlık Arayışı ve Deneme Deyince...
Onsuz bir çağdaşlık tarihini çıkaramayız ülkemizin. Onun aydınlanma denemelerinde yaşam biçimimizin çağdaşlaşması arayışları vardır.
Atatürk Devrimleri Işığında Laiklik, Geçmişin Yaşama Gücü, Uygarlığın Çıkmazları, Tarihin İlkeleri, Çağımızın Çevrintileri, Yoksul Özdeyişleri/ Eğlence Sözlüğü gibi çalışmaları, ülkemizin yakın tarihinde yaşananlara yönelmiş bir bilge bakışının izleridir. Bu izlerde aydın duyarlılığının, aydın sorumluluğunun somut örnekleri görülür.
Edebiyat Deyince...
İsmet Zeki Eyuboğlu, edebiyatsız bir toplumun olamayacağı düşüncesindedir ve halk edebiyatı çalışmalarının yanına Divan Şiirinde Sapık Sevgi, Divan Şiiri gibi çalışmalarını da katar.
Şiirlerinin yer aldığı Taşoluğun Başında ve Kara Zıpkalı Uşaklar Destanı’yla görürüz ki, o, şiirin yaşamdaki önemini bilen bir bilgedir.
Çevirinin Aydınlığı Deyince...
Kültürümüze bugüne kadar 70 kitap armağan eder. Aralarında Goethe’nin Faust’u, Konfüçyus’un Konuşmalar’ı, Hazreti Ali’nin Şiirleri, Zerdüşt’ün Şiirleri, Kant’ın Pratik Usun Eleştirisi, Nietzsche’nin Tragedyanın Doğuşu, Tarih Üstüne ve Gezgin ile Gölgesi, Pascal’ın Düşünceler, Lucretius’un Varlığın Yapısı, Ovidius’un Sevişme Yolu ve Dönüşümler, Mevlana’nın Dörtlükler gibi 25 yapıtı çeşitli dillerden çevirerek dilimize aktarır.
Ölümünden önce kendisinden aldığım listeye göre, basılmayı bekleyen ve aralarında Anadolu Aydınlığı, Türk Toplumunda Tarikat Etkinlikleri, Osmanlıdan Cumhuriyete Türk Kadını, Türk Dili Üstüne Araştırmalar gibi çalışmaların olduğu 20’yi geçen kitabını eklediğimizde 100’den fazla yapıta imzasını atan Eyuboğlu’nun, aynı zamanda çalışkanlığıyla da kültürümüzün temel taşlarından biri olduğunu kanıtlamaktadır.
Anılarla Yaşamın Toplumsallaşması Deyince...
İsmet Zeki Eyuboğlu’nun, anılarından oluşan, Anılar ve Öğrenciler adlı kitapları; halk bilgeliğiyle, zenginliğiyle yaşayan bir usta felsefecinin, aydınlanan ve aydınlatan bir öğretmenin, çok yönlü ve bilge bir yazarın, gücünü toprağından, toprağının insanlarından, toplumsal birikiminden alan bir aydının kendi yaşamından süzdüğü güzellikleri ve yaşam dersini bize aktaran kitaplardır.
Anılar adlı kitabının Giriş’inde, “Anı kişinin kimliğidir, yaşadığı ortamı belirleyen temel çizgilerdir. İnsanı anlamak isteyen onun anılarını öğrense yeter. Oysa çokları, anıları gelişigüzel olaylar, olmasa da olurdu türünden olgular sanır. Doğru değil bu. Anılar kişinin yaşamına anlam-anlamsızlık kazandırır.” diyen Eyuboğlu; anı çeşitleri üzerine düşüncelerini aktardıktan sonra Eyuboğlu sülalesinin geçmişiyle ilgili öğrendiklerini aktararak başlıyor anılarını yazmaya.
Maçka’daki çocukluğuyla ilgili aklında kalanlarla başlayarak 1933’te ilkokula kaydoluşunu, İstanbul’da Kabataş, Vefa, Fatih semtlerindeki ortaokul günlerini, Nakşibendî tarikatına girişini, tekkenin polisçe basılmasını anlatıyor çocuk gözlemleriyle. Anlamsız bir sağcıdır ve dönemin “Türkçü” gençleri arasındadır o. Lise yıllarında ise “açığa vuran bir değişiklik görülmeye” başlar Eyuboğlu’nda. Yol ayrımındadır; 1945 sonuna kadar tekkede altı yılını bitirmiş, gerici-Turancı dergilerde yazı ve şiir yayınlamış, Tan gazetesini basanların arasında yer almış ama okuduğu felsefe kitapları onu doğudan ve geleneklerden koparıp batıya çağdaşlığa bağlamaya başlayınca, bu yolun “yanlış bir yol olduğunu” anlamıştır artık. Yanlış yoldan kurtulan Eyuboğlu, yaşamıyla özdeşleşen bir kişisel tarih sunuyor anılarının bundan sonrasında.
Onun, 1945’lerden 1990’ların sonuna kadar yaşadıkları, aydın olma, aydınlatma, öğrenme, öğretme çabası ve bu çabanın sonuncunda ortaya çıkan yapıtları bir bilge yaşamın güzelliğiyle ve derinliğiyle kucaklaştırıyor okuyanı.
Anılarının ikinci cildi olan Öğrenciler’de ise, Eyuboğlu öğrencilik, askerlik, öğretmenlik dönemlerinden kesitler aktarırken özellikle Adnan Menderes döneminde yaşananlara tanıklık yapıyor. Eyuboğlu’nun, ülkemizin daha sonraki yıllarını belirleyen bu yıllarla ilgili tanıklığı, toplumsal, siyasal bir tarih sunuyor okuyucuya.
Kitaba girişinde, Demokrat Parti’nin kuruluşuyla birlikte ülkemizde “önüne geçilmez bir ABD yandaşlığının başladığı”nı, “Kurtuluşu Savaşı’yla kazanılanların çoğunun elden gittiği”ni, ülkemizin “anlamsız, gereksiz, tutarsız bir komünizm korkusuyla nerdeyse bağımsızlığını yitirir biçimde ABD denetimi altına sokulduğunu” söyler Eyuboğlu. ABD’nin koruyuculuğu ve gizli yardımlarıyla Komünizmle Mücadele Derneklerinin kurulduğunu, DP yönetimine karşı çıkan tüm aydınların komünistlikle suçlandığını, besleme basın yaratıldığını, “Vatan Cephesi”nin kurularak halkın bölündüğünü anlatır. Köy Enstitülerinin ve Halkevlerinin kapatıldığını, ülkenin “şeyhler, müritler, dervişler ülkesi”ne dönüştürüldüğünü, ırkçılığın beslendiğini, Osmanlı padişahlarının övüldüğünü aktarır. Üniversitelere, Türk Dil Kurumu’na, Türk Tarih Kurumu’na baskıların başladığını ve bugünlerin temellerinin o zamanlardan nasıl atıldığını söyler.
DP’nin yetiştirdiği tipik gençliğin bir örneği olan ve “Paranın açamayacağı kapı yoktur.” düşüncesiyle yaşayanların ülkemizi bugünlere nasıl getirdiğini Eyuboğlu’nun yaşamından ve gözlemlerinden süzülenlerle okuyoruz.
Tüm Bu Güzelliklere Karşın Medyanın Tavrı Deyince...
Türkiye Felsefe Kurumu, Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Eyuboğlu Kültür ve Sanat Vakfı, Vefa Lisesini Bitirenler Derneği gibi kuruluşların üyesi olan İsmet Zeki Eyuboğlu’nun aydınlığına saygıyla...
*
İSMET ZEKİ EYUBOĞLU KAYNAKÇASI
Araştırmaları-incelemeleri-seçkileri-derlemeleri (Kitap adı abecesel olarak): Abdal Musa: Bir Ermişin Işıldağıyla Aranan Gerçek (1991), Alevi-Bektaşi Edebiyatı (1991), Alevilik Sünnilik İslam Düşüncesi (1973), Anadolu Büyüleri (1978), Anadolu Gerçeği (2000), Anadolu Halk İlaçları (Anadolu İlaçları, 1977), Anadolu İnançları (1974), Anadolu Kuvvet Macunları (1976), Anadolu Mitolojisi (1987), Anadolu Uygarlığı (1981), Anılar (1999), Âşık Sadık/ Kara Hüseyin (Sakıp Özbek’le, 1997), Aşk Duaları/Cinler/Cinciler (1977), Atatürk Devrimleri Işığında Laiklik (1994), Atatürk’ten Özdeyişler (1981), Baki (1972), Bektaşilik: Bütün Yönleriyle Bektaşilik-Alevilik (1980), Bilgelerin Dilinden (2000), Bu Son Fasıldır Ey Ömrüm Nasıl Geçersen Geç (2006), Bütün Yönleriyle -Günün Işığında- Tasavvuf Tarikatlar Mezhepler Tarihi (1990), Bütün Yönleriyle Kaygusuz Abdal (1992), Bütün Yönleriyle Mevlana Celaleddin (1988), Cinci Büyüleri/ Yıldızname (1976), Çağımızın Çevrintileri (2000), Destanlar İçinde Fatih (1953), Dilin Kapısı (2000), Dilin Kemiği (2000), Divan Şiiri I, II, (1994), Divan Şiirinde Sapık Sevgi (1958), Düşünceleriyle Yaşayan Atatürk (1998), Felsefe Açısından 12 Eylül (1997), Felsefe Yazıları (2000), Geçmişin Yaşama Gücü (1982), Gelin Canlar Söyleşelim (2000), Gülen Anadolu (1977), Günümüzde Alevilik: Sorunları İlkeleri Gelişimi (1995), Bütün Yönleriyle Hacı Bektaş Veli (1989), Hatayi: Şah İsmail (1991), İnsanın Boyutları (1979), İrticanın Ayak Sesleri (1998), İslamda Bölünmeler, Çelişmeler (1996), İslam Dininden Ayrılan Cereyanlar: Nakşibendilik (1998), İslamın Çöküşü (1994), Karanlığın Ayak Sesleri: Kadirilik (1998), Kara Zıpkalı Uşaklar Destanı (1999), Karadeniz Aşk Türküleri (1976), Karadeniz Türküleri: Maçka Yaylalarından Sesler (1995), Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri (1981), Nietzsche (1972, Eylem Ödevi), Ortaçağ Felsefesi (2000), Öğrenciler (2000), Pir Sultan Abdal (1991), Sevgi Büyüleri/Cinsel Büyüler (1975), Sömürülen Alevilik (1991), Şeyh Bedreddin ve Varidat (1980), Şeytan Ayetleri Söylencesi, Tanrı Yaratan Toprak Anadolu (1973), Tarihin İlkeleri (1991), Taşoluğun Başında (1998), Toplum Sarsıntıları (2000), Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü (1988), Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar (1968), Türkçe Konuşturan Sözlük (1970), Türkçe Kökler Sözlüğü (1989), Uygarlığın Çıkmazları (1990), Uygarlığın Işıldakları (2000), Yoksul Özdeyişleri (2000), Yunus Emre (1991).
Çevirileri (yazar adı abecesel olarak): Atatürk-Nutuk, Goethe-Faust, Halife Ali-Hazreti Ali’nin Şiirleri, Hölderlin- Empedoklus, İmreülkays-Yedi Askı/ Arap Şiirinin İlk Parlak Dönemi, J. C. Cooper-Erdemin Işığı Taoculuk, K. Jaspers-Felsefe Nedir?, Kant-Pratik Usun Eleştirisi, Konfüçyus-Konuşmalar, H. G. Konsallik-Kazak Kızı Nyuşa (Don’da Aşk), Lucretius-Varlığın Yapısı, Mevlana-Dörtlükler, Nietzsche-Tragedyanın Doğuşu, Gezgin ile Gölgesi, Tarih Üstüne, Seçmeler, Ovidius-Sevişme Yolu (Aşk Sanatı), Dönüşümler, Pascal-Düşünceler, Vergilius-Aeneaas, Sığırtmaç Türküleri, Wolfram Eberhard-Çin Denemeleri, Zerdüşt’ün Şiirleri (1980).

 
11 Kasım 2015 Çarşamba 17:56 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:26
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1808 - Napolyon Bonaparte komutasındaki Fransız ordusu Madrid'e girdi.
1863 - Santiago (Şili)'de bulunan Iglesia de la Compañía kilisesi çıkan bir yangın sonucu tamamen yandı: 2000'den fazla kişi öldü. Yangın sonrasında buraya bir anıt dikildi.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları Londra'da kullanılmaya başlandı.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.
1886 - ABD'de Samuel Gompers başkanlığında Amerikan Emek Federasyonu kuruldu.
1936 - Nikaragua'da Anastasio Somoza cumhurbaşkanı seçildi.
1941 - Pearl Harbor Saldırısından bir gün sonra ABD Kongresi Japonya'ya savaş ilan etti ve II. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - Türkiye futbolda İspanya'yı eledi; Dünya Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı. Türkiye'nin de katıldığı anlaşmaya göre, kendi ülkesinde tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımı, bu imkânlara sahip ülkelerde yapılacak.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurtdışında çalışan Türkiyeli işçilerin tasarruflarını "değerlendirmek" olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda İsmail Akçay dördüncü oldu.
1972 - Doğan Koloğlu 7,5 yıl hapse mahkum oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1980 - John Lennon vurularak öldürüldü.
1985 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1987 - İsrail işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, intifada haraketini başlattı.
1987 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve SSCB lideri Mihail Gorbaçov, orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imhası için antlaşma imzaladı.
1991 - Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya cumhuriyetlerinin devlet başkanları Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluşunu ilan ettiler.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1993 - Sabancı Center açıldı.
1995 - Eralp Akkoyunlu 1987 yılında çıktığı dünya seyahatini tamamlayarak bunu gerçekleştiren 5. Türk oldu. 6 yıl 7 ay süren bu yolculukta Akkoyunlu, 302 gün seyir yaparak dünyayı dolaştı.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.
2004 - Ohio eyaletindeki Damageplan konserinde Dimebag Darrell (Darrell Lance Abbott), Nathan Gale adlı bir çılgın tarafından sahnede vuruldu.
2007 - Küresel Isınmaya Hayır Mitingi
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık