Suriye ve Irak tezkeresi mecliste

Ana Sayfa » Güncel » İsmailağa cemaatine büyük kavga

İsmailağa cemaatine büyük kavga

İsmailağa cemaati içerisinde uzun süredir kazan kaynıyor. Açıklamalar ve yalanlamalar peş peşe geliyor. Cemaat içinde iki grubun çekişmesi var. Her iki grup da kendini cemaatin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'na yakın gösteriyor.İki grubu birbirinden ayıran en temel sebep ise hükümet karşıtlığı ve yandaşlığı oldu.

 
24 Eylül 2014 Çarşamba 18:16 
Yorum YapYazdır
 
 
İsmailağa cemaatine büyük kavga

KAVGA NASIL BAŞLADI

İsmailağa Cemaati'ne bağlı Marifet Derneği'nin yayınladığı Marifet Dergisi'nin Eylül sayısında hükümeti yerden yere vuran bir kapak yazısı yayınlandı.

Özellikle "peygambere kibir atfeden" İçişleri Bakanı Efkan Ala ve"Bakara makara" ile gündeme gelen eski AB Bakan Egemen Bağış'a ağır eleştirilerde bulunan başyazıyı, aynı zamanda Mahmut Ustaosmanoğlu'nun yeğeni olan Marifet Dernekler Federasyonu Başkanı Muhammed Keskin kaleme almıştı.

Yazı medyada "İsmailağa cemaati hükümete savaş açtı" yorumlarına neden oldu.

İSMAİLAĞA CEMAATİ: BACANAK BİZİ BAĞLAMAZ

Yazının kamuoyunda yankı bulmasının ardından "İsmailağa Vakıf Heyeti"nden bir açıklama geldi.

Cemaatin sitesi olan ismailaga.org'da yayınlanan açıklamada, söz konusu yazının cemaati bağlamadığı belirtildi.

"Malum olduğu üzere, İsmailağa cemaati adına beyanda bulunmak, görüş bildirmek "vakıf heyeti"ne aittir. Bu husus cemaat mensuplarımızın malumudur." denilen açıklamada, siyasi tartışmalara girmenin de geleneklerinde olmadığı belirtildi.

DİLSİZ ŞEYTAN OLMAMAK İÇİN YAZDIK

Cemaat'in sitesinden yapılan bu açıklamaya Marifet Derneği'nden yanıt gecikmedi.

Cemaat sitesinden "bizi bağlamıyor" açıklamasına Marifet Derneği sitesinden yanıt verdi. Cemaat'in "ağır abi"lerinin ve cemaatin önde gelen yaşlı isimlerinin bulunduğu Marifet Derneği, Cübbeli Ahmet Hoca'ya yakınlığıyla da biliniyor.

Dernek yaptığı açıklamada, "Şunu da belirtelim ki bizler, hizmetinde bulunduğumuz Şeyhimize sormadan herhangi bir adım atmamaktayız." diyerek, hükümeti eleştiren söz konusu yazının, cemaatin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'ndan habersiz yazılmadığı imasında bulundu.

Yazının muhtevasına itiraz etmeye mecal bulamayanların konuyu başka yerlere çekmeye çalıştığının belirtildiği yazıda, "Başta Muhammed Keskin Hocamız olmakla birlikte bizler sadece Mahmud Efendi Hazretleri’nin ihvanı ve hizmetkarlarıyız. Zira bizler mürşide nisbeti şeref kabul ediyor, herhangi bir mekana nisbeti uygun bulmuyoruz." denildi.

Açıklamada, Muhammed Keskin'in Marifet Dergisi’nde çıkan yazısının "dinî ve millî birliğimizi tehdit eden tehlikelere" dikkat çekmek ve "dilsiz şeytan durumuna düşmemek için" kaleme alındığı belirtildi.

YALANCI OLDUĞU TESCİL EDİLEN YENİ ŞAFAK...

Yeni Şafak gazetesine de ağır bir dille yüklenilen açıklamada şöyle devam edildi:

"Mahmud Efendi Hazretleri’nin her yaptığı işi proveke etmeye çalışan ve onun mübarek lisanıyla fitneci ve yalancı olduğu tescil edilen Yeni Şafak Gazetesi hakkında da Müslüman kardeşlerimizi ikaz etmek istiyoruz.

"HAYREDDİN KARAMAN'A YAZI YAZDIRILMASIN"

Mahmud Efendi Hazretleri altı sene önce malum gazetenin sahibi olan Ahmed Albayrak’ı telefonla aramış ve Hayreddin Karaman hakkında uyararak ona yazı yazdırılmamasını rica etmiştir. Ahmed Albayrak ise bu ikazı dikkate almamış bilakis gazetesi vasıtasıyla her fırsatta düşmanca davranmaya, yalan ve iftiraya devam etmiştir.

Şunu da belirtelim ki bizler, hizmetinde bulunduğumuz Şeyhimize sormadan herhangi bir adım atmamaktayız. Allah-u Teâlâ cümlemizi doğru anlayışa muvaffak kılsın. İftiracı ve fitnecilerin şerrinden muhafaza eylesin. Amin."

FURKAN DERGİSİ'NDEN SERT CEVAP

Cemaatin "Ağabey"lerin bu çıkışına bir cevap da Cemaat'in İBDA'cılara ve hükümete yakınlığıyla bilinen "Furkan" grubundan geldi.

Mahmut Ustaosmanoğlu'nun yeğeni olan Saadettin Ustaosmanoğlu'nun başında bulunduğu Furkan Dergisi, Marifet Dergisi'ndeki başyazıya sert çıktı.

Grubun haber sitesi olan Furkan Haber'de yer alan yorumda, "İsmailağa’daki Kamikaze!" başlığı kullanıldı.

DOSYALARI VAR

Yazıda Marifet Derneği grubu için isim vermeden şu ifadeler kullanıldı:

"Mevzubahis klik de bu soydan bir klik olması hasebiyle çoğu zaman baltayı taşa vurup rezil olmasına rağmen, mevcut imkânları istismar ederek yoluna devam ediyor, daha doğrusu devam ettiğini zannediyor… Haklarında hazırlanmış dosyalar mevcut. Bu sebeble uyarılar alıyorlar ki, şahısları üzerinden cemaat ve Efendi Hazretleri zarar görmesin; ama tınmıyorlar… Adamları biraz iteliyorsunuz, biraz uyanır gibi oluyorlar, fakat nasıl olsa suyunbaşındayız bize bir şey olmaz tesellisi ile yollarına devam ediyorlar. Bu arsızların içinde züppesi var, mafyası var vs…"

Yazının öne çıkan kısımları şöyle:

"Kamikaze teşebbüsü dedik. Şunun için: Bir şahsı vesîle edip bir iş yaptırıyorlar, fakat o şahıs istenilenin çok ötesine geçildiği için zor duruma düşüp şu serzenişte bulunuyor, “Bakan Bey’e rezil oldum, ne dediler ne yaptılar…”

Bir şehirde mukim hocayı arayıp, “Efendi Hazretleri’ni özlemediniz mi, niçin ziyarete gelmiyorsunuz?” diyorlar. Hoca şaşırıyor tabiî. Diyor ki, “Hâneye gittiğimde beni içeri bile almayanlar şimdi gel ziyaret et diyorlar…” Tabiî hoca ziyarete geliyor ve kendisine istekler sunuluyor. Deniliyor ki, “Hasan Efendi bizim gelirlerimize mâni oluyor, paramız kalmadı, sen bizi şehrinizdeki zenginlerle tanıştır da para toplayalım.”

Ve daha neler neler…"

AK PARTİDEN NEMALANSALAR AKILLARINA GELMEZ

"(...)Bütün bunlar yapılırken kendilerine istismar mevzuu kabilinden kalkan olarak da Ehl-i Sünnet itikadını seçiyorlar. Yâni bunlar tertemiz pırıl pırıl insanlar da Ak Parti kadrolarına karşı Ehl-i Sünneti savunuyorlar. Efendi Hazretleri’nin, “Bize paracı olmayan hocalar lâzım” sözü hiç akıllarına gelmez, işlerine de. Ak Parti’den nemalansalar Ehl-i Sünnet asla akıllarına gelmez. Hemen kitabına uydurup bir fetva buluverirler. Meselâ Paralelcileri kendilerine yandaş sayarlar ve onların bir gün gelip kendilerini kurtaracakları vehmine kapılırlar."

BU KADAR DANGALAKLIĞA RAĞMEN...

Marifet Derneği'ni Gülen Cemaati ile işbirliği yapmakla suçlayan yazıda şöyle denildi:

"Paralelci dinlerarası diyalog demek değil miydi? Sen İslâm’dan mâda din olduğu zannında mısın ki, onlarla aşna fişne durumlarındasın. Ve senin derginde yazdığın yazıyı nasıl da ZAMAN’elerin de hemen yayınlayıveriyorlar fırsat bu fırsat diye. Dinlerarası diyalog Ehl-i Sünnet karşıtlığı yanında zirve hâinliktir ve sen bunu bal gibi bilirsin ama bilmemezlikten gelirsin. Ehl-i Sünnet’in arkasına saklanıp, Efendi Hazretleri’ni istismardan vazgeçmezseniz

züppeniz, mafyanız, bacanağınız ve avâneleri ilginç sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Mesele sizi düşünmek meselesini çoktan aştı, mesele sizin İsmailağa Cemaati’ne vereceğiniz zarar meselesine geldi dayandı. Acele etmeyenler bu sebebten acele etmiyorlar bunu bilin! Bu kadar cahillik, bu kadar hâinlik, bu kadar dangalaklığa rağmen orada iseniz bunun sebebi siz değil, istismar ettiğiniz o büyük Zat’tır; herhâlde anlıyorsunuzdur. Zamana ne kadar oynarsanız altınız o kadar oyuluyor; haberiniz olsun."

ZÜBBELİNİZ...

Cübbeli Ahmet Hoca'ya da karşı olan Furkan grubu, Cübbeli'ye göndermede bulunarak "Akıl babalarınızın aklına güvenmeyin onların aklı kendilerine yetseydi bu durumlara düşmezlerdi. Zübbelinizin aklına hiç güvenmeyin onun kendine faydası yok. Saftirik bacanaklarla bu iş zaten hiç yürümez. Dolayısıyla, körler sağırlar birbirini ağırlar hesabı ağır aksak yürüyüşünüz bilin ki akamete uğramak üzere. Aklınızı başınıza toplayıp metrisi terkedin." ifadeleri kullanıldı.

KÖPEKÇE DÜŞMANLIK İÇİNDELER

Bu güruh Efendi Hazretleri’nin akrabalarına karşı da içten pazarlıklıdır ve haset duyguları içindedirler. Göstermelik itibarlarla meseleyi idare etmekte ustadırlar. Mesela derler ki, biz Efendi Hazretleri’mizin köpeğine bile itibar ederiz. Fakat, buna rağmen akrabaya köpekçe düşmanlık içindedirler. Diğer yandan da bir gün bunun hesabı (maddî-manevî) bizden sorulur mu korkusunu da yaşarlar."

Odatv.com

 
24 Eylül 2014 Çarşamba 18:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık