Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne FETÖ operasyonu

Ana Sayfa » Güncel » İslami kesimin önemli isminden aşırı ezan sesine tepki

İslami kesimin önemli isminden aşırı ezan sesine tepki

Ezan sesinin fazla açılması tartışması yeniden başladı. Sesin daha fazla olmasıyla daha çok müslüman olunacağını ya da insanların müslüman yapılacağını sanan cahil zihniyetten dolayı son dönemlerde cihazların sesi daha da açıldı. Uzmanlara göre yüksek ses hem ezanın uhreviyetini bozuyor, hem de büyük bir ses kirliliğine neden oluyor. Yüksek sesin en yaygın olduğu yerlerden biri, kişi başına ençok caminin bulunduğu Trabzon. Trabzon'da ses rekoru ise Hacıkasım Muhittin Cami'ne ait. İşte konuyu bu kez İslami kesimin önemli Mehmet Şevket Eygi ele almış.

 
29 Mart 2013 Cuma 13:05 
Yorum YapYazdır
 
 
İslami kesimin önemli isminden aşırı ezan sesine tepki

Milli Görüş hareketinin öncü isimlerinden, Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi “asabının bozulduğu” konuları kaleme aldı. Yazar Eygi’nin listesi oldukça kabarık: HES’lerden ekmek israfına, bazı İslamcılardan tesettürlü kadınlara kadar. Mehmet Şevket Eygi ayrıca yüksek desibelle ezan okunmasını da protesto ettiğini yazdı. Eygi şöyle dedi:

 

“Evime yakın büyük caminin altı minaresinde hoparlörlerin günde beş kez avaz avaz, bangır bangır, kulak zarlarını patlatırcasına, pencere camlarını zangırdatarak, 125 (belki daha yüksek) desibel şiddetinde ezan okumasını protesto ediyorum. Benim bu protestomu “Bu adam ezan düşmanı” şeklinde yorumlayan insafsızlara hakkımı helal etmiyorum.”

 

 

İşte Milli Gazete yazarı Eygi’nin “Asap Bozukluklarım” başlıklı o yazısı:

“Sevmediğim, hoşlanmadığım, razı olmadığım şeylerden biri de HES’lerdir. Ormanlar, çalılar, tabii hayat tahrip ediliyor…

Samsun’dan Hopa’ya kadar Karadeniz Sahil Yolu’nu da sevmiyorum. Bu yolun zararı faydasından çok olacaktır.

Yol, baraj, köprü, yapılaşma, siteleşme için ağaç kesilmesini vicdanım kabul etmiyor. Elbette bunlar için bir miktar ağacın kesilmesi zaruridir ama zaruret sınırının aşılmasını, rantçılar için ağaç kesilmesini hoş göremem.

Çamlıca’da, Boğaz’da, diğer sit alanlarında rant için bina yapılması beni isyan ettiriyor.

İstanbul’un çok aşırı şekilde büyümüş olmasından çok rahatsızım. Zerre kadar vicdanım ve sağduyum varsa böyle bir büyümeyi, azmanlaşmayı kabullenemem.

Günde altı milyon ekmeğin çöpe atılmasını protesto ediyorum. Böyle korkunç bir israfın ülkemize, devletimize, halkımıza uğursuzluk ve felaket getireceğine inanıyorum.

Sokak kedi ve köpeklerinin, bütün canlıların yaşamaya hakları olduğuna inanıyorum. Kesim için beslenen hayvanların, tavukların, yemek için tutulan balıkların dışında ehli veya vahşi hayvan katliamına karşıyım.

İstanbul’da ağaçların rasgele, gelişi güzel budandığını görünce öfkeleniyor ve beddua ediyorum.

Caddelerde büyük saksılar içinde ağaçların sulanmayıp kurutulması beni üzüyor.

Müstehcen neşriyattan hiç memnun değilim. Yapanlar kadar izin verenleri de kınıyorum.

Devletin birtakım kadınlara yasal vesikalar vererek seks köleliği yaptırmasını, bundan vergi almasını rezalet ve skandal olarak görüyorum.

Halkın ve gençliğin 1928’den önce basılmış kitapları ve evrakı okuyamamasını utanç verici, yüz kızartıcı korkunç bir zır cahillik olarak görüyorum, bizi böyle bir cahillik uçurumuna atanları lanetliyorum.

Hepsi için söylemem ama bir kısım imamların namaz kıldırma memuru statüsüne düşürülmüş olması beni çok üzüyor.

Evime yakın büyük caminin altı minaresinde hoparlörlerin günde beş kez avaz avaz, bangır bangır, kulak zarlarını patlatırcasına, pencere camlarını zangırdatarak, 125 (belki daha yüksek) desibel şiddetinde ezan okumasını protesto ediyorum. Benim bu protestomu “Bu adam ezan düşmanı” şeklinde yorumlayan insafsızlara hakkımı helal etmiyorum.

Toplu taşıma vasıtalarında, on sekiz yaşında delikanlının oturduğunu, yetmiş beş-seksen yaşındaki ihtiyarın ayakta seyahat ettiğini görünce asabım bozuluyor, bir yere acilen yetişmem gerekmiyorsa ilk durakta iniyorum.

Yağcı, yalaka, dalkavuk birtakım İslamcıların yazıları ve beyanları midemi bulandırıyor.

Bin kere tarikat, cemaat, hizip, fırka, parça deyip de bir kere ümmet ve birlik demeyen adamların yanında sıkılıyorum ve bir daha onlarla görüşmüyorum.

Bir eve çağırılıyorum, sahibi zengin mi zengin, ev iki yüz elli metre kare. Hacı bey duvara bir tek hüsnühat asmamış, yere bir tek el dokuması kök boyalı halı sermemiş. Nezdimdeki itibarı paramparça oluyor.

Eminönü Meydanı’nda Mısır Çarşısı civarında geziniyorum. Birkaç sene önce döşenen kaldırım malzemesi yer yer kırılmış, eciş bücüş, yağan yağmur iğreti taşların üzerine bastıkça geçenlerin üzerine fışkırıyor. Belediyeye de, müteahhitlere de sövüp sayıyorum.

Cuma namazında Sultanahmet civarında Mimar Sinan’ın yaptığı içi çinilerle süslü kubbeli harika bir camiye gidiyorum, imam efendi hutbe okurken hoparlör bozuluyor, korkunç sesler çıkıyor, cemaatin huzuru tarumar oluyor. Bundan son derece rahatsız oluyorum. Bereket versin hatip efendi hutbenin sonunda “Allah katında din İslamdır” ayetini yüksek sesle okuyor da biraz kendime geliyorum.

Akşam saat beşte otomobille bir yere gitmek akılsızlığını yapıyorum, ana caddede otomobiller mıh çıkını gibi. Tam bir buçuk saat o sıkışıklıkta çile dolduruyoruz ve gideceğimiz yere ulaşamıyoruz. Şehri bu hale getirenlere verip veriştiriyorum.

Cuma ezanı okunuyor, nice Müslümanın dükkanı, lokantası, pastanesi, işyeri, bürosu, atölyesi açık… Kendilerini namaza gidiyor ama işyerlerini kapatmıyorlar. Bundan rahatsız oluyorum.

Sokakta sözde örtülü bir hanım görüyorum. Pantolon üzerine tünik giymiş. Elbiseleri daracık. Ayakkabıları uzun topuklu. Önce makyaj yapmış, sonra silmiş ama boyaların bir kısmı görünüyor. Başında alaca bulaca bir eşarp… Böyle tesettür kıyafetleri beni rahatsız ediyor.

Sabah namazına bir camiye gidiyorum. Bendeniz ve yanımdakiler dahil on dört kişiyiz. İmam mihraba geçiyor, önünde sabit mikrofonlar var, onların yetişmiyormuş gibi yakasına kablolu bir seyyar mikrofon takıyor mandalla. İçimden gülüyorum ve öfkeleniyorum.”

 
29 Mart 2013 Cuma 13:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:36
  • Güneş04:48
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:49
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık