Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Güncel » İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan çok önemli uyarılar

İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan çok önemli uyarılar

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu: Esad’lı geçiş gerek.

 
26 Kasım 2013 Salı 08:40 
Yorum YapYazdır
 
 
İslam İşbirliği Teşkilatı'ndan çok önemli uyarılar

Mısır’da Muhammed Mursi’nin devrilmesinin ardından Ankara’nın “Görevini yapmadığı” suçlamalarıyla ve istifa çağrılarıyla karşılaşan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, General Abdulfettah el Sisi yönetimi için “Takvimin şimdiye kadar yürütüldüğünü görüyoruz” diyerek AKP hükümetiyle bir kez daha ters düştü. İhsanoğlu, Suriye’de de “Esad’lı geçiş” önerdi.
Ekmeleddin İhsanoğlu, Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı.

Siz Türk büyükelçinin ‘istenmeyen adam’ ilan edileceğini tahmin ediyor muydunuz?

Temennim bu ilişkilerin tekrar normal  mecrasına dönüp iki ülkenin mevcut hassasiyetlerinin aşılarak tekrar tesis edilmesi. Bu sırf iki ülkenin menfaatı değil, bölgedeki istikrarı ve huzuru da etkileyecek bir husustur.

Mısır’da normalleşme adımlarını nasıl görüyorsunuz?

Temennimiz Mısır’da demokratikleşme sürecinin bir an evvel tamamlanması, anayasanın halkın oylamasına sunulması, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması ve demokratik düzene biran evvel geri dönülmesi.

Sizce takvime uygun gidiyor mu? Kapsayıcılık anlamında aksaklıklar var mı?

Takvimin şimdiye kadar yürütüldüğünü görüyoruz ve tartışmaların en önemli noktası bu sürecin herkesi kucaklaması ve normal demokratik sürece, yani seçimle gelen ve seçimle giden bir iktidarın kurulması noktasındadır ve herkesi kapsaması gerek yani toplumun aktif aktörlerinden hiçbirini sürecin dıışında bırakmamalı.

Haklı olduğumu gördüler

Erdoğan sizi eleştirdi, Bekir Bozdağ size ‘onursuz’ dedi? Ben polemiğe girmem. Polemik adamı değilim. Nokta.

Ağustosta size yönelik eleştirilerden sonra hiç hükümetle görüştünüz mü?

Gayet tabii. Başbakan’la da görüştüm. Evvelsi gün Cumhurbaşkanı ile beraberdik. Bakan Davutoğlu ile her zaman beraberiz. Bizimle beraber Myanmar’a geldi. Bu aslında büyütülmüş bir şeydir. Onun için polemiğe girmiyorum

Kim büyüttü?

Türkiye’de herkes polemik seviyor, ben sevmiyorum.

Mısır yönetimine karşı İİT neden tavır alamazdı?

Bunu herkese, hükümete de söyledim. Hükümet de zaten aldığı kararla benim haklı olduğumu ifade etti.

Yani Msır’ın üyeliğinin düşürülmesi için başvurmayarak mı?

Gayet tabii. Nitekim Türkiye o ana kadar talepte bulunmamıştı, daha sonra Malezya talepte bulundu fakat yine o toplantı olmadı. Çünkü şartlar müsait değildi. Sistemi çalıştırmak için belli sayıda ülkelerin kabul etmesi, ilgili ülkenin kabul etmesi; uzun boyutlu bir iş... O şartlarda bu karar çıkmayacaktı ve o günden bugüne de bir şey olmadı. Olan biten her şey anlaşılmıştır. O polemikleri ben bir taraf bıraktım.

İslam dünyası bölünüyor mu? Afrika Birliği(AB) Mısır konusunda farklı bir tavır izledi?

Bizim teşkilatın tavrıyla AB’nin tavrı farklıdır. Çünkü AB’de önceden alınmış bir zirve kararı var. Bir ülkede askeri darbe olduğu takdirde o ülkenin teşkilata üyeliği askıya alınır. Otomatik, yeni bir karara ihtiyaç olmadan. Bizde böyle bir şey yok ki...

Mısır’daki darbe miydi?

Artık o geçti..

Ama nasıl tanımlıyorsunuz olumlu darbe örneği de var?

Yeter, Mısır yeter artık.

Aşırıcılık artacak

‘2. Cenevre’ toplanır mı?

“2. Cenevre”nin olması lazım. Aslında “2. Cenevre”nin görevi, “Cenevre 1”de varılan anlaşmayı imzalamak. Şimdi kimyasal silahlarla ilgili
Güvenlik Konseyi kararına “Cenevre 1” metni bağlandı. Bu bir adımdır. “Cenevre 2”nin yapılması ve anlaşmaya varılması çok gereklidir. Ama engeller var. “2. Cenevre”de, “1. Cenevre”de varılan mutabakatın gerisine düşmemek lazım. Bir geçiş dönemi lazım.

Geçiş döneminde Esad kalabilir mi?

Bu “Cenevre 1”de zaten var. Yani mevcut rejimle anlaşarak geçiş lazım. “Cenevre 1”de varılan esaslar üzerine anlaşarak bunu aşmak lazım.

Siz Suriye’de mezhep çatışması çıkmaz demiştiniz?

Savaşın ilk doğuşu mezhep farklılıklarıyla olmamıştır. Hâlâ bugün çatışanlar arasında farklı mezhepten insanlar var. Rejimle beraber hareket eden Sünniler de çok. Menşei noktası mezhep çatışması değil. Ama maalesef çatışma olduktan sonra mezhep grupları yaratmak, bir tarafın desteğini kazanmak için mezhebi farklılığa itibar edilmeye başlandı ve siyasileşti. Savaşın, savaşçıların mezheplerle olan ilişkisi siyasileşti.

Süreç daha mı zorlaştı?

Gayet tabii

Önümüzde Saddamlaşan bir Esad mı var?

Yoksa Esad ile demokratik geçiş mümkün mü?

Esad ile Saddam arasında büyük farklar var. İki ülke arasında farklar var. Baas Partisi olarak değişik kanatların
liderliğini yapıyorlardı. Baba Esad ile Saddam arasındaki Baas liderliği konusundaki rekabet ve farklılıklarını
göz önünde bulundurmak lazım. Hiçbir ülke başka bir ülkeye tıpatıp benzemez. Suriye’nin Irak’tan farklı yapısı
var. Ve bugün büyük güçlerde rejimi ortadan kaldırma gibi bir irade yok.

Şiddet artacak

İslam dünyası Sünni-Şii çatışmasından nasıl etkilendi?

Menfi etkilendi. Bölgede biz zaman içerisinde radikalleşme ve aşırıcılık konusunda artış göreceğiz.

Suriye’den başlayarak mı?

Sırf Suriye değil, tüm bölgede. Afrika’da, Ortadoğu’da bu artış olacak ve şiddet artacak. Onun için bizim yeni politikalar üretmemiz lazım.

Sizce Suudi Arabistan ile İran’ı ortak zeminde buluşturmak mümkün mü?

Hiçbir şey gayri mümkün değil. Bunu içeriden yapmak lazım. Bence iyi niyetlilerin bir araya gelmesi lazım. Ama bu bir günde yapılacak bir şey değil. Bu süreci aşmak lazım. Avrupa’nın Helsinki’de başlattığı, AGİT ile devam ettirdiği süreci bizim başlatmamız lazım. İhtilafları aşmak, çatışmaları önlemek lazım.

Reşit insan karar verir

Gezi protestolarını izlediniz mi? Bu protestoları İslam dünyasında nereye koyuyorsunuz?

Bu mesele çevre hassasiyetiyle doğdu. Ve doğduğu nokta haklıdır. İnsanların çevre konusunda, şehrin düzenlenmesi konusunda bir fikir beyan etme hakkı vardır. Şahsen ağaçların kesilmesine karşıyım ama tarihi binaların yeniden inşa edilmesine taraftarım. Biz zaten İstanbul’da çok şeyi yıktık. O bakımdan Gezi olaylarının başlangıç noktasını anlayışla karşılıyorum fakat sonra aldığı şekil beni rahatsız etti. Orada gelip arabaları yakmak, dükkânları yağmalamak ateşe vermek; bunlar kabul edilecek şey değil.

Yemekhanelere paravan yapılıyor, evde beraber kalmaları tartışılıyor. İslam dünyasında kadın-erkek ilişkilerinin İslama göre sınırları nelerdir?

İyi ki sordunuz bunu. İslam tarihinde, peygamberimizin zamanından itibaren kadının toplumda üstün, mümtaz bir yeri vardır. Kadının sosyal hayatta çok aktif bir rolü vardır. Maalesef bazı yerlerde İslam öncesi adetler, mesela kadın deve güdüyordu, ata biniyordu bugün araba kullanamıyor, yasaklanıyor. Bunun dinle alakası yok. İslamiyeti, 21. yüzyılı nasıl yorumlayacağız düşünmek lazım. Kadınlar hayatın aktif-eşit bir parçasıdır. Doğduğu günden itibaren hayat boyunca eğitim safhasında, çalışma hayatında, siyasi bakımdan... Başka toplumlardaki kadın nereye gelebiliyorsa, bizim toplumumuzda da gelmesi lazım. Tam eşitlik olması lazım. Okulların bile kızlı erkekli ayrıştırılması tartışılıyor. Kız-erkek mektepleri her zaman vardır. Bu ailenin tercihi. Tercihlere saygılı olmak lazım.

Reşit kadın-erkek öğrenciler aynı evde kalabilir mi?

Reşit insanların ne yapacağı kendilerine has bir karardır. Bazı aileler var ki; kız çocuklarının erkek çocuklarının olduğu aynı binada kalmasını istemez. Bazı aileler var fark etmez. Bu imkânları sunmak lazım, zorlamamak lazım. Tercihi esas görmek lazım.

 
26 Kasım 2013 Salı 08:40 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1299 - Marco Polo Venedik'e döndü.
1402 - Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilerek esir düştü; Osmanlı devletinde Fetret Devri başladı.
1499 - Davut Paşa komutasındaki Osmanllı donanması komutanlarından Burak Reis, Sapienza adası yakınlarında karşılaşılan Venedik donanması ile çıkan çarpışmada öldü.
1794 - Fransız devrimci lider Maximilien Robespierre, giyotinle başı kesilerek idam edildi.
1808 - Osmanlı Padişahı III. Selim, İstanbul'da IV. Mustafa'nın emriyle boğularak öldürüldü.
1821 - Arjantinli general Jose de San Martin, Lima'ya girerek Peru'nun İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1914 - I. Dünya Savaşı başladı.
1920 - Meksikalı isyancı Panço Villa teslim oldu.
1921 - Kütahya'da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara'ya yürüme kararı aldı.
1929 - Savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu, 48 ülke tarafından imzalandı.
1939 - Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz hava kuvvetlerinin Hamburg'u bombalaması sonucu çıkan yangınlarda 42.000 Alman sivil öldü.
1945 - Bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı New York'ta Empire State Binasının 78. katına çarptı ve 24 kişi öldü.
1946 - İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1962 - Yönetmen Elia Kazan, America America filminin çekimlerine İstanbul'da başladı.
1965 - Vietnam Savaşı: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Güney Vietnam'daki Amerikan güçlerinin sayısının 75.000 den 125.000 e çıkarılmasını istedi.
1976 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Tangşan bölgesinde meydana gelen 8,2 şiddetindeki depremde 242.769 kişi öldü, 164.851 kişi yaralandı.
1992 - Barcelona'da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.
1996 - Emperyal gazinolarının sahibi Ömer Lütfi Topal, aracıyla evine giderken açılan çapraz ateş sonucunda öldürüldü.
1997 - Metin Göktepe davası sanığı 6 polis teslim oldu.
2000 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kapatılan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, hakkındaki hapis cezasının durdurulması için yaptığı başvuruyu reddetti.
2002 - TÜPRAŞ yakınındaki Akçagaz Dolum Tesisleri'nde yangın çıktı. 2,5 saatte kontrol altına alınabilen yangın, 3 trilyon lira zarara yol açtı.
2008 - Türkiye'de iktidar partisi AKP'ye kapatma istemi ile açılan dava görüşülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:00
  • Güneş05:06
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:38
 
Süper Loto
27.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020307081927
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık