FETÖ'nün AKP ayağına operasyon mu geliyor?

Ana Sayfa » Güncel » İslam adına ‘saatlik nikah’ ile tecavüz

İslam adına ‘saatlik nikah’ ile tecavüz

El Kaide mensupları Til Ebyad’da saatlik nikah kıyıyorlar. Bir kadını alıp götürmüşler. Sabaha kadar 8 kişi o kadınla ilişkiye girmiş. Her saat nikah kıyıyorlar. bbcturkce’den Rengin Arslan’ın röportajı:

 
10 Eylül 2013 Salı 17:00 
Yorum YapYazdır
 
 
İslam adına ‘saatlik nikah’ ile tecavüz

 

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki kapalı pazar alanında ortada ne pazar var ne de pazarcı.
Semt pazarına ait binada Fehime ve çocukları kalıyor. Dışarıdan ‘eve’ bakıyorum. Bazı camlarda kırıklar var. Çatışmalardan seken kurşunlar buraya da isabet etmiş.
İçeride sadece birkaç kilim, yastık ve minder var. Camın önüne diziliyoruz.
Çocuklar da aynı odada. En büyükleri 15 yaşında. Dördünün de yüzleri pırıl pırıl, gülümser.
Fehime bundan 10 ay önce, Suriye’de Kürtçe adıyla Rojava (Batı) olarak bilinen bölgeden Ceylanpınar’a gelmiş. Kasım ayının başında rejimin ağır bombardımanından kaçmış. Önce 4 çocuğunu bir aileyle buraya göndermiş. 4-5 gün sonra o da eşiyle birlikte Ceylanpınar’a sığınmış. Şimdi 2 yaşında olan en küçük çocuğu Pervin’i göstererek, “Daha sütteydi.” diyor.
Sohbetimize Ceylanpınar Belediye Meclis üyesi Ahmet Dağtekin aracılık ediyor.

 

‘Rejim gidince işin rengi değişti’
“Önce uçaklardan yapılan bombardıman kaçtık, sonra da çeteler geldi” diyerek anlatmaya başlıyor. Sorum üzerine ‘çetelerden’ kastının Özgür Suriye Ordusu’na bağlı muhalifler ve El Nusra Cephesi olduğunu söylüyor.
Onların sınırı geçtiği dönemde savaştan kaçan 10 bin kişi gelmiş Türkiye’ye.
Her fırsatta evine dönmek istediğini söylüyor. Ama Suriye tarafındaki Til Halef’teki çatışmalar nedeniyle evine dönemediğini söylüyor.
“Suriye olayları başladığında bu örgütler ‘Demokratik bir devrim yapmayı planlıyoruz’ dediler. Ne zaman ki Rojava’da rejim güçleri tasfiye edildi, bu sefer bu örgütler yüzlerini Rojava’ya çevirdiler. İşin mecrası değişti. Biz Özgür Suriye Ordusu’na bağlı grupların ne istediğini anlamıyoruz.”

Suriyeli Kürt göçmen kadın Fehime
Rojava’da rejim güçlerinin tasfiye edilmesinden sonra “işin renginin nasıl değiştiğini” anlatıyor: “Suriye olayları başladığında bu örgütler ‘Demokratik bir devrim yapmayı planlıyoruz’ dediler. Ne zaman ki Rojava’da rejim güçleri tasfiye edildi, bu sefer bu örgütler yüzlerini Rojava’ya çevirdiler. İşin mecrası değişti. Biz Özgür Suriye Ordusu’na bağlı grupların ne istediğini anlamıyoruz.”
Özgür Suriye Ordusu’nun Rojava’da saldırılarını halka yönelttiğini ve Kürtler ile Arapların arasını açmaya çalıştığını söylüyor. “Rejim de bunu denedi, ama halklar arasında bir husumet yoktur. Kız alıp verirler.” diyor.
Rojava’da bir kız, bir de erkek kardeşi kalmış. Şam’dan gelip yerleşmişler oraya. Her sabah telefonla konuştuğunu söylüyor ve ekliyor: “Oradalar fakat tehdit altında bir yaşam sürdürüyorlar. El Nusra orada bir tehdit. Birkaç gün jeneratörlerle idare ettik ama sonra Til Halef’teki örgütler bombaladı. Rezil bir yaşam sürdürüyorlar.”
Hem saldırıların hem de bölgeye uygulanan ambargonun yaşamı zorlaştırdığını anlatıyor.

‘Saatlik nikah’ ile tecavüz
Rojava’da kadınların durumunu soruyorum Fehime’ye: “Rejimin hakim olduğu zaman nasıldı, şimdi nasıl?”
Rejim döneminin farklı nedenlerle de olsa daha iyi olduğunu söylüyor. Uzun uzun anlatıyor, bugün neler olduğunu da…
“Rejimin hakim olduğu dönemde, mesela Halep’e gitmek istediğimde her toplu aracında mutlaka El-Muhaberat’tan veya rejimin farklı birimlerinden 3-4 kişi bulunuyordu. O da halkı korumak için değil, halkın üzerinde bir baskı yaratmak içindi. O sayede aklından bu tür kötülükler geçirenler bile buna cesaret edemiyordu.”
Peki şimdi? Bakışları öfkeli bir hal alıyor. Sesi aynı tonda anlatmaya devam ediyor. Anlayamadığım sözcükleri hızlanıyor sadece:
“Rejimin tasviyesi ile birlikte her şey gerçekten mübah oldu. El Kaide mensupları Til Ebyad’da saatlik nikah kıyıyorlar. Bir kadını alıp götürmüşler. Sabaha kadar 8 kişi o kadınla ilişkiye girmiş. Her saat nikah kıyıyorlar. Bunu da İslam adı altında yapıyorlar. Bu saatlik nikahlarda da birbirlerini tebrik ediyorlar. Hocalar da fetva veriyor. ‘Savaşta bunlar helaldir’ diye. Bu kadın bu olaydan sonra intihar etti.”
Bir süre sessizlikten sonra devam ediyor. Rakka’daki durumu anlatıyor. Özgür Suriye Ordusu’nun kadınların üst başlarının kapalı olması konusunda uyarı yaptığını söylüyor.

Neden dönmek istiyor?
Suriye’deki muhalif güçlerin “düzen yaratmak gibi bir dertleri olmadığını”, bu yüzden savaşın nasıl biteceğini bilmediğini söylüyor sorum üzerine.
“Daha çok talan yapıyorlar” diyor ve ekliyor: “Köyleri yağmalıyorlar, evini terk edenlerin evlerini talan ediyorlar. Buraya kaçanların, orada kalan komşuları haber veriyor bazen.”
50 binden 5 bine düşen nüfusuna rağmen, niye memleketine dönmek istiyor? Yanıtını en çok merak ettiğim sorum bu.
“Çocuklarımın burada okuma şansların yok. Ben onların cahil kalmasını istemiyorum.” diyor.
Şöyle devam ediyor: “Biz burada Ceylanpınar halkından daha ucuza çalışıyoruz. Onlar işsiz kalıyor. Onların da mağduriyetine sebep oluyoruz. Biz de geçinemiyoruz. Yardım yapılmıyor devletten. Şimdi belediyenin verdiği bu yerdeyiz. Ama belki onlar da üç ay sonra çıkın diyecek.”
Bu sırada kapı çalıyor. Yaşlı, beyaz saçlı biri içeri giriyor. Elinde büyük bir halı var. Yere sermeleri için getirmiş. Bizi selamlayıp bir yere oturuyor. Çocuklarla oynuyor.
Halıyı kapının arkasına dayayan Fehime kaldığı yerden sözünü tamamlıyor: “Öleceksek de kendi ülkemizde, aç perişan olsak da evimizde ölelim.”

Rojava’dan Ceylanpınar’a Rojin

Fehime’nin evinden onunla birlikte çıkıyoruz. Beni Rojin ile tanıştırmak istiyor.
Ceylanpınar’daki yüzlerce yoksul ve üzerinde “Bu ev satılıktır” yazan evlerden birinden içeri giriyoruz. Rojin, annesi ve iki de çocuk bizi karşılıyor.
Çocuklar Rojin’in abisinin çocukları. Şam’daki saldırılarda ölmüş abisi, anneleri ise kaçmış. Çocuklar onların yanında kalmış.
Rojin böbrek hastası. 45 kilo şimdi. Diyalize girmesi gerekiyor düzenli olarak. Ama Ceylanpınar’daki hastane yetersiz. Urfa’ya gidip gelmek onun için zorlu.
Pek konuşmak istemiyor. İstanbul’a gitmeyi umuyor yakında.
Böbrek nakli ihtimali olup olmadığını soruyorum. Aileden bir tek ölen abisininki tutuyormuş. Annesinin ve yeğenin tahlilleri yapılmış, tutmamış. Küçük olan erkek yeğen için tahlil yaptırmamışlar bile. “Çok küçük, kıymayız” diyor net bir şekilde.
Peki İstanbul’da ne yapacak? Dermanı olmayan haliyle dudaklarını büküyor: “Orada doktorlar daha iyi en azından; en azından doktor var.”
Tırbesipi’de yaşıyorlarmış. 6 ay önce gelmişler. Annesi, “Orada ne ilaç ne diyaliz var” diyor.
Kızı İstanbul’a gidince o da evine dönmek istiyor.
Yanlarından ayrılmadan önce, hastalıktan önceki halinin fotoğrafını gösteriyor. İlk kez gülümsüyor. Karşımdaki kadına, bir de fotoğraftakine bakıyorum. İkisinin aynı kişi olduğuna inanmak güç…
Göç hikayelerinin, savaşın bedelini düşünerek ayrılıyorum yanından.
İki kadının hikayesi demiştim ya, aslında hikayesini anlatamadığımız bir üçüncüsüyle yürüyorum. Fehime, Rojin ve “saatlik nikahlardan” sonra intihar eden kadınla.
Avlu kapısından çıkıyoruz. Önümüzden iki çocuk geçiyor. İki ellerinde iki oyuncak silahla havaya ateş ediyorlar. “Oyun sanıyorlar herhalde” diye mırıldanarak, neşeli yüzlerinden uzaklaşıyorum.

 
10 Eylül 2013 Salı 17:00 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:17
  • Güneş05:13
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:07
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık