İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Ekonomi » İş Bankası Genel Müdürü'nden enflasyon uyarısı

İş Bankası Genel Müdürü'nden enflasyon uyarısı

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Özince, vatandaşın ne FED’in kararına ne de faize baktığını savundu.

 
5 Mayıs 2015 Salı 07:54 
Yorum YapYazdır
 
 
İş Bankası Genel Müdürü'nden enflasyon uyarısı

Mehtap Ö. ERTÜRK

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Özince, vatandaşın ne FED’in kararına ne de faize baktığını savunarak, “Faiz lobisi deniyor ama, esas enflasyon lobisinden bahsedilebilir” dedi

Dövizdeki yükseliş vatandaşı korkutuyor. Artık sadece finansçıların değil taksi şoföründen esnafına, ev hanımından emeklisine, öğrencisinden simitçisine kadar herkesin gözü dolarda. Piyasalarda en fazla merak edilen konuların başında ise ABD Merkez Bankası’nın (FED) ne zaman faiz artıracağı sorusu yer alıyor.
Ancak Türkiye’nin önde gelen bankacısı, vatandaşın ne FED’e ne faize bakmadığını enflasyona odaklandığını ifade etti. Bu konuya dikkat çeken isim Türkiye’nin en büyük bankalarından İş Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince idi.
Bizi İş Kuleleri’ndeki ofisinde ağırlayan Özince, “Beni en fazla enflasyon kaygılandırıyor. Türkiye’de ‘faiz lobisi’ deniyor ama bir ‘enflasyon lobisi’nden bahsedilebilir” diye konuştu.

FAİZ DOMATES KADAR ARTMAZ

- Yükselen döviz kuru vatandaşı korkutuyor, finansçıların en fazla yorumda bulunduğu konu ise FED’in faiz artırım sürecine ne zaman başlayacağı. Sizin öngörüleriniz nelerdir?
- FED’in ne zaman faiz artıracağı hiç umurumda değil! Millet ağzına bir FED dolamış. İş Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve yıllarca hazine yönetimi ile uğraşmış biri olarak yatıp kalkıp FED ile uğraşmadığımı söyleyebilirim. Ağzına FED’i dolayıp iki tane yabancı terimle finansal yorum olmaz. Efendim bizim sorunlarımız o kadar önemli ve farklı bir yerdeki FED’den bana ne… FED kararları tabiiki de önemli ama yarın İstanbul’da hava durumunun ne olacağına aldıran var mı ki.. Bizim ülkemizde hâlâ yağmur yağıyor, sel oluyor insan boğuluyor sokakta, FED’den bana ne… Zaten bilmeyen kalmadı geçmiş 10 yılın bolluğu olmayacak. Türkiye adam gibi davranırsa bu endişenin konusu olan dış kaynağı her zaman bulur ama üçe bulur ama beşe bulur. Domatesin fiyatının artışı kadar faiz artmayacak hiç kimse korkmasın. Herkes domates niye beş lira oldu diye korksun.

BAHARAT BİZDE NEDEN PAHALI?

- Batıda enflasyon tarihe karıştı, Türkiye’de ise enflasyon hedefleri şaşıyor. Beklentiniz nedir?
-(Gazi Erçel’i kast ederek) Bir zamanlar Merkez Bankası başkanlarından bir tanesi enflasyon ile sivribiber ilişkisi kurmuştu. Gülmüştük, alay edenler bile oldu. Çok doğru söylemiş aslında, bizi meyve sebze fiyatları, elektrik su zamları ilgilendirmiyor mu? Türkiye’de o kadar reel sorunlarımız var ki. Enflasyon beklentilerimiz çok kötü. Ücretli çalışan olarak, gelişmiş ülkede yaşayan bir muadilim hangi hayat standartlarından yararlanıyorsa ben neden yararlanmayayım diye düşünüyorum. Benim ülkemde neden domates Almanya’dan, baharat neden Amerika’dan pahalı satılsın… Gıda enflasyonunun yıllık yüzde 14’lere vardığı söyleniyor. ‘Faiz lobisi’ deniyor ama ‘enflasyon lobisi’nden bahsedilebilir belki…Halkımızın en çok bakacağı şey FED faizi değil enflasyon, pazar filesi enflasyonu olmalı. Halkımız et yiyemezdi şimdi etin yanı sıra patates yiyemez olduk. Lahananın fiyatı yüzde 100 arttı.
Yılın ilk 4 ayındaki gelişmeler halkı geçim açısından çok ciddi tehdit altında tutuyor. Enflasyonu ‘10 sene önce şu kadardı da buraya indirdik’ demek de artık genç nesle hiçbir şey ifade etmiyor. Bir ülkede istikrara inancın ve ekonomi yönetimi performansının en önemli göstergesi fiyat istikrarıdır. Fiyatlar öngörülemeyen bir gelişme gösteriyorsa istikrarsızlık ve kaygı artar.

Şoföre müdahale etmemek gerekiyor

- Merkez Bankası’nın hamlelerini yeterli görüyor musunuz?
- Merkez Bankası faiz silahını gerekirse kullanır diye düşünüyorum. ‘Faiz silahını kullanamıyor’ algısı da güvensizlik yaratıyor. Ümit ederim bu ortadan kalkar. Şoföre müdahale etmemek gerekir. Ben ülkemizde bilhassa yargının, eğitimin, ordunun ve Merkez Bankası’nın saygınlığına çok özen gösteren bir kişi oldum. Çok farklı düşüncelerim olsa dahi… Bu istikrarın en önemli unsurlarında birisidir.

Hedefimiz yılı yara almadan geçirmek

- 2015 yılı bankanızın belirlediği hedeflere ulaşması anlamında nasıl geçiyor?
- Yönetim kurulu katına geçtikten sonra hedefler ve gerçekleşmelerle ilgili izleyen taraftayım. İş Bankası’nın 2015 yılı hedeflerinin özellikle bilanço ve özkaynak açısında gerçekleşmesi bizim için çok önemli. Bizim en önemli hedefimiz bu yılı yara almadan geçirmek. Ve ilk yarıda bunun başarılacağına inanıyorum. İş Bankası ilk 2 aylık durum dikkate alındığında finansal riskleri iyi idare etmiş görünüyor. Döviz kurunun artışı bankamızı veyahut en azından müşterilerini incitmeye başlamış olsa gerek. Bankamızda hem kredi kalitesi açısından bir bozulma yok hem de tedbirli bir büyüme açısında sıkıntı yok. Ama bu yıl geçen yılın sonundan itibaren gelen sıkıntıların artarak sürdüğü bir üç ayla başladı. Ve seçimlere doğru başta TL’nin değeri olmak üzere faizle ilgili çok ciddi belirsizlikler var. Böyle bir ortamda hedeften ziyade kaliteye önem vermek zorundayız.

Müşterinin yükü ve bankaların riski artıyor

- Bankacılık ve reel sektör döviz kurundaki dalgalanmadan nasıl etkileniyor?
- Zaman zaman özellikle döviz kuru riskinin, bir kısım reel sektör firmalarını etkilediğine dair iş çevrelerinden sıkıntılı ifadeler alıyoruz. Türk Lirası’nda elimizdeki tek alet olan vadeli mevduatın da vadesi ortalama 2 ayı geçmiyor. Bankacılık sektörü de iki ayı geçmeyen vadeli mevduatla doğru düzgün kredilendirme yapamadığı için yurtdışı kaynaklara çokça başvuruyor. Reel sektör firmaları dolara endeksli borçları daha fazla buluyor. Sadece TL’nin kaybından değil dolar/Euro parite oynamasından da darbe almaya başladık. Dolayısıyla döviz borcu olanların bilançoları etkileniyor. Yükü artan müşterileri nedeniyle bankaların riski artıyor.

Dengelemek zaman alır

- Son dönemde sıkça istikrar ve ülkeye olan güven konusuna özellikle vurgu yapılıyor. Neler söylersiniz?
- Büyüyen, gelişen bir toplumda bir ulusal banka olarak işimizi doğru düzgün yapmak için en büyük ihtiyacımız kamuoyunun ve iş çevrelerinin özgüveni. Bu konuda biraz sıkıntılar var. İstikrar güvenle ilintili bir şey ve işin kötüsü yurtdışında da bu konuda kaygıların arttığını görüyoruz. Bu kaygıların ortadan kalkması, ‘yarın seçim olacak mevcut hükümetimiz şöyle yaparsa hallolur’ demek de o kadar kolay değil. Bir dengeyi bozmak çok kolay tekrar dengelemek biraz daha zaman alıcı ve ikna faaliyeti gerektirir.

Yerli sermaye yurtdışına gidiyor

- Yabancıların Türkiye’ye olan güveni azaldı mı?
- Borsada gördüğümüz düşüşler hem TL’nin değer kaybetmesi hem de istikrarla ilgili beklentilerin karşılanamıyor olmasından kaynaklı. ‘Bizi neden beğenmiyorlar, bizi yanlış anlıyorlar’ şeklinde yakınmalar oluyor. Bizi beğenmiyor değiller, bu yarışta bizden daha önde olanların olduğunu düşünüyorlar. Yerli yatırımcılarının önemli ölçüde yurtdışına yatırım yaptıkları görülüyor. Bu dönemde gelişmekte olan ülkelere yağmur gibi yağan finansal imkanlar geçici bir bolluk getirdi. Biz de bundan çok iyi pay aldık.

Mehtap Ö. ERTÜRK/Sözcü

 
5 Mayıs 2015 Salı 07:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık