Trabzon'da AKP'li yöneticiden korkunç mesajlar

Ana Sayfa » Siyaset » İmralı'ya 30 kişilik masa kurulacak

İmralı'ya 30 kişilik masa kurulacak

Demirtaş çözüm sürecinde izlenecek müzakere yöntemini Cumhuriyet’e anlattı.

 
20 Kasım 2014 Perşembe 07:56 
Yorum YapYazdır
 
 
İmralı'ya 30 kişilik masa kurulacak

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm sürecinde müzakere aşamasının İmralı’da Abdullah Öcalan, devlet heyeti, HDP İmralı heyeti ve “tanıklık heyeti” olarak da nitelendirilebilecek “izleme kurulu”nun katılımıyla 20-30 kişilik geniş ve kapsamlı heyetin aynı anda oturacağı bir masada yürütüleceğini ve ilk aşamada Kandil’in masada olmayacağını açıkladı. İzleme kurulundaki kişilerin, ünlü yazar Yaşar Kemal, kişiliğinde, herkesin “tanıklığına, vicdanına güvenebileceği” bir isim olması gerektiğine işaret eden Demirtaş, “Akiller mazbata mı almış... Heyette akilleri eleştirmiş, süreci eleştirmiş, ancak vicdanına güvendiğimiz insanlar niye olmasın” dedi. Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu da Dersim üzerinden “ucuz siyaset” yapmakla suçlayarak eski Almanya Başbakanı Willy Brandt’ın Yahudi anıtı önünde özür dilemesine gönderme yaptı. Demirtaş,“Başbakan Dersim’e gidecekmiş, orada Seyit Rıza anıtı var. Bizden duymuş olmasın ama Willy Brandt böyle yapmıştı; dua
etsin, diz çöksün, özür dilesin” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Ankara Temsilcimiz Erdem Gül, Ankara Haber Müdürümüz Ayşe Sayın’a çözüm sürecinde müzakere aşamasının hangi yöntemle yürütüleceği, izleme heyetinin üye yapısıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Demirtaş’ın sorularımıza verdiği yanıtlar ana başlıklarıyla şöyle:

 

Akiller içimize sinmemişti:

Hatip (Dicle) Bey, Ceylan (Bağrıyanık) Hanım bizim HDP İmralı heyetine önerdiğimiz isimler. Ama başka isimler de olur, bizim için kriz meselesi değil. “Gözlemci güç, izleme kurulu, “tanık heyeti” artık ne dersek diyelim. O heyet çok önemlidir. Heyette isimlerin temsil ettiği zihniyet sürecin selameti açısından önemlidir. Akil insanlar içimize sinmemesine karşın, çalışmaya saygı duyduk. İlk defa yapılıyordu; kimseyi yıpratmak istemedik. Yoksa içlerinde akillikle uzaktan yakından alakası olmayan insanlar var. Barış, demokrasi, özgürlükle sicilleri barışık olmayan birçok insan vardı. Gözlemci heyette böyle olmaması lazım. Hem AKP hem HDP hem de başka bir partiye doğrudan angaje olduğu bilinen, parti sözcüsü gibi davranan isimlerden oluşmaması lazım.

 

Gözüyle izleyip, kulağıyla dinleyecek:

İzleme heyeti özgürlük, barış ve demokrasiden yana olacak. Gördüğü hatayı, eksiği söylemek noktasında asla ikircikli olmayacak. Taraflar masada konuşurken tanıklık edecek. İzleyecek, kulağıyla duyacak, gözüyle görecek. İzleme heyeti “kim haklı, kim haksız, kim neyi kabul etmiyor, kim vicdansız yaklaşıyor” çıkacak bunu kamuoyuna açıklayacak. İmralı’daki, Ankara’daki Kandil’e gitmişse oradaki gözlemini tarafsız bir şekilde açıklayacak. “Hükümet ve Öcalan şunu diyor” ama burada haksızlık varsa “Öcalan haksız” ya da “Hükümet tıkadı bu işi” diyecek. Dışarıda gözlem yapacak aynı zamanda. Diyecek ki; “Ateşkesi, güvenliği şu bozdu.” Böyle bir heyet siyasi kimliğe sahip kişilerden oluşursa taraflar da halk da güvenmez. İsim önerileri yapılırken genel kamu vicdanını temsil eden isimlerden oluşsun istiyoruz. İzleme heyeti akillerle sınırlı tutulmamalı: Örnek olarak Yaşar Kemal iyi bir isim bu konuda. Akillerden daha akil, vicdanlı.

 

İzleme heyetinin akillerle sınırlı tutulmaması lazım.

İzleme heyetinin illa akiller heyetinde yer alan isimlerden mi oluşması gerekiyor? Akiller mazbata mı almışlar? Akillerin dışında o dönem akilleri eleştirmiş, süreci eleştirmiş ancak vicdanına güvendiğimiz insanlar niye olmasın? Biz bu anlamda kapalı değiliz. Hükümetin de kapalı olmaması lazım. İmralı’daki görüşme süreçleri topluma mal olacaksa; gerçekten oraya giden heyetin toplumun ekseriyetinin belki de yüzde 90’ının karşılığını ifade etmesi lazım. Her insan oraya baktığında en azından kendi vicdanını temsil ettiğini düşündüğü bir aydının, yazarın, gazetecinin orada olması lazım.

 

Öcalan ikili görüşmeleri artık istemiyor:

Son görüşmede Abdullah Öcalan heyetimize şunu dedi: Ben bu tür ikili diyalogların fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Siz de gidip geliyorsunuz, bunlar
faydasız değil. Ama bir sonraki görüşmeye üçünüz (Pervin Buldan, İdris Baluken ve Sırrı Süreyya Önder) çıkıp gelirseniz bunun hiçbir faydası yok. Bu şekilde gelmeseniz de olur. Genişletilmiş heyet olarak gelinmesinde ısrarcıdır. Bu önümüzdeki hafta bunu başarabilecek miyiz?

 

İmralı’da 20-30 kişilik masa müzakereleri yapacak:

İmralı’ya bizim heyetimiz, izleme heyeti ve devlet heyeti hep beraber gidecekler. Hakan Fidan ile Abdullah arasında konuşulan mutabakata varılan konu şu: Devlet heyeti gelecek -onlar da genişletilmiş heyetlerini oluşturacaklar; artık kim katılırsa, yasa gereği müsteşarlıklar vesaire- bizim heyetimiz olacak masada, Abdullah Öcalan olacak, bir de izleme kurulu; hepsi aynı masada, aynı anda oturacaklar. Taraflar birbirine yol haritalarını sunacaklar. Müzakere süreci başlamış olacak. İmralı’da sosyal sorunlarla ilgili çözüm önerilerimiz budur diyecek devlet, biz diyeceğiz ki; bizim önerimiz budur. Ekonomik sorunlar, güvenlik, kadın, çevre sorunlarıyla ilgili öneriler gibi 8-9 başlık var. Taraflar bunu madde madde tartışacaklar. İzleme kurulu da bütün bunları izleyecek. Gerektiğinde katkı sunacak, gerektiğinde eleştiri yapacak. Bunlar kamuoyunun bilgisi dahilinde neresinden bakarsanız belki 20-30 kişilik geniş ve kapsamlı bir heyet bunu tartışıyor olacak.

 

Masadan çıkan sonuç Ankara ve Kandil’e gidecek:

Öcalan diyor ki: “Bu heyetlere gerekirse İmralı’da kalacak, yer tahsis edilsin, gidiş-gelişle zaman da kaybedilmesin. 3 gün-10 gün kesintisiz tartışalım, zaman kaybetmeyelim. Ortaya bir mutabakat metni çıkarırsak ortak bir prtokol olarak masadaki herkes imzalasın. Bu protokolü alın Ankara’da hükümete götürün, Kandil’de KCK’ye götürün. Deyin ki İmralı’daki müzakerelerden şu sonuç çıktı; ne diyorsunuz? İki taraf da evet biz bu protokole bağlıyız derse hemen karşılıklı adımlar atılsın. Martnisana kadar da bitirelim, çözelim bunu.”

 

HDP heyeti müzakere masasına oturacak:

HDP İmralı heyeti (Buldan, Baluken, Önder, Dicle ve Bağrıyanık) masada artık HDP olarak görüş önerilerimizi sunacağız. Kandil zaten “Öcalan bizi temsil ediyor” dediği için sorun yok. Hükümetin bir projesi, yol haritası var mı anlaşılmış olacak. Mesela anadilinde eğitimle ilgili ne düşünüyor, kadın konusunda, silahsızlanma derken ne anlıyor bütün bunlar netleşmiş olacak.

 

Kandil müzakere masasına sonradan dahil olabilir:

İmralı’da kurulacak müzakere masası olarak tanımlanabilecek heyetlerin içinde Kandil’den doğru bir temsilci yer almıyor. Ama olsun isteniyordu. Tutukluların değişimi de bu anlama gelmiyor. Tutuklu olanlar KCK yöneticisi sıfatı taşımıyor. Doğrudan KCK’nin resmi yöneticisi sıfatıyla birinin, belki ileriki aşamalarda, müzakere süreci ilerlerse katılması olabilir.

 

Genel af konuşulmadı: Müzakere daha başlamadı.

Öcalan “Bunların hepsini konuşmaya hazırım diyorum, siz de konuşmaya hazırsanız oturalım başlayalım” diyor. İsim olarak genel af hiçbir yerde kullanılmadı. sonuçlanacaksa insanlar elinde silah dağda beklemeyecek. Cezaevinde, Avrupa’da siyasi tutsaklarla ilgili toplumsal katılım yasası gibi bir şey gerekecek. Bu bir genel af mı olur, başka bir şey mi müzakerelerden sonra ortaya çıkabilir.

 

Bir seçim daha kaldırmaz:

Öcalan seçim öncesi bu işin bitirilmesini istiyor. Başbakan’la benim yüz yüze yaptığımız görüşmede bize söylediği: “Seçimden önce bitirelim bu işi noktasındayız.” Çünkü Kürt sorunu, bir seçim daha kaldıracak durumda değil. Ortadoğu genelindeki gidişata bakılırsa bunun olması lazım.

 
20 Kasım 2014 Perşembe 07:56 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:28
  • Güneş06:10
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:07
  • Akşam18:45
  • Yatsı20:16
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık