AKP İstanbul seçimine itiraz edecek mi?

Ana Sayfa » Siyaset » İmamoğlu:Daha önce adliyeye gidenlerle bu kafalar aynı

İmamoğlu:Daha önce adliyeye gidenlerle bu kafalar aynı

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, Şişli'de halka seslendi. İmamoğlu, AKP'li görevlilerin YSK'ye yaptığı başvuruya ilişkin, "Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. "dedi.

 
16 Nisan 2019 Salı 21:48 
Yorum YapYazdır
 
 
İmamoğlu:Daha önce adliyeye gidenlerle bu kafalar aynı

Resmi olmayan rakamlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı  seçilen Ekrem İmamoğlu, mazbatasını alıp görevine başlayan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’i makamında ziyaret etti ve kutladı.

İkili, Şişli Belediye Başkanlığı binasında sohbet ederken, ellerinde Türk bayrakları olan on bini aşkın vatandaş da başkanları halaylar çekip, horona durarak bekledi. İzmir Marşı’yla coşan kalabalık, ”Mazbatayı ver, İmamoğlu’na mazbatayı ver” şeklinde tezahürat yaptı. Mitinge çok sayıda CHP milletvekili de katıldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in arkadaşlarıyla birlikte seçim otobüsü üzerinden ”selfie” yapması ilginç anların yaşanmasına neden oldu. Buluşmada ilk konuşmayı Keskin yaptı.

Keskin, ”Kapılarımız, siz komşularımıza hep açık olacak. Biz, mazbatamızı aldık. Buruk mazbata aldık. Kutlama yapmadık. İmamoğlu da mazbatasını aldığında, büyük bir kutlama yapacağız. Onun başarısı bizim, bizim başarımız onun olacak” dedi.

Keskin’in ardından mikrofonu İmamoğlu aldı. İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şunlar oldu:

“Hepinizi kucaklıyorum. Çok güzelsiniz. Sizlerle buluşmaktan çok büyük keyif alıyorum. Bugün Şişli’ye hayırlı olsuna geldik. Ben, başkanıma çok inanıyorum. Muammer Keskin başkanımın vicdanına, adaletine, belediyeciliğine yürekten inanıyorum. Şişli’de, bugüne kadar yapılanların çok daha iyisini yapacağını biliyorum. Hele hele büyükşehirle beraber senkronize bir çalışmayla uyumlu bir yol arkadaşlığıyla Şişli’nin ihmal edilmiş birçok konusunu el ele çözeceğiz. Elbette İstanbul’un çok daha sorunlu yerleri de var. Onları da çözeceğiz ama müsaadenizle biraz güncel konuları konuşalım.

”HANİ SAYA SAYA BİTİREMEDİLER”
Hani saya saya bitiremediler ya… İşin güzel tarafı ne biliyor musunuz? Birinci gün saydılar kaybettiler, ikinci gün saydılar, yine kaybettiler. Artık sayamıyorum, 3, 4, 5, 6… Bugün 16. gün. Doyamıyorlar. Dün, rakibimizi ve bazı siyasileri televizyonda konuşurken 6-7 defa saygımız gereği ”Sayın” deyince, birisi yazmış “Başkanım, siz ‘sayın’ deyince, onlar saymayı anlıyorlar”. Garip ama gerçek. Bu ülkenin ne yazık ki iradesine zarar veriyorlar. Milli iradesine zarar veriyorlar. Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna olan bu toplumun inancına zarar veriyorlar. Hepimizi üzüyorlar. Çok yanlış. Hani Hakimiyet-i Milliye dediğimiz bu kavramın yaşama tutunduğu demokrasiye zarar veriyorlar.

”SEÇİMİ KAZANDIK ARKADAŞLAR”
Ben açık söyleyeyim, bu arkadaşlarımızı ne kadar uyarsak da yetmiyor. Bakın, Büyükçekmece’dekiler olmadı, Maltepe’dekiler olmadı. Şu anda 40 sandığa kadar indi iş. Bir gün kaldı, kalmadı. Seçimi kazandık arkadaşlar. Daha güzelini söyleyeyim mi? Daha güzeli, orada bu işle ilgilenen, illa ”Kazandık” arzusunda olan birkaç yüz kişinin dışında kim kazandı biliyor musunuz? 16 milyon İstanbullu kazandı. Kadını, erkeği, genci, çocuğu hepsi kazandı. Benim güzel kızlarım, oğullarım, kardeşlerim, arkadaşlarım kazandı.


”O ÇANTALARI TAŞIYAN KİŞİLER AYNI KAFA…”
Ben, bugün ekranda çantaları görünce zannettim ki, makam sahibi olan insanlar pılını pırtısını topladı bir yere gidiyorlar. Meğerse o çantalarıyla itirazları götürüyorlarmış. Bu çantalarla beraber daha önce adliyeye gidenleri hatırlıyorsunuz. Vatanseverlerimizin canına mal olan o kumpası hatırlıyorsunuz değil mi? İşte aynı kafa. O çantayı taşıyan kişiler aynı kafa. Ama bu millet bu kumpasa gelmedi, gelmeyecek. Ben ne dedim ilk akşam. Ben, kimsenin hakkını yemedim ama 16 milyon insanın da hakkını yedirmeyeceğim. O çantalarla, ”Delil taşıdım” diyen insanlara diyorum ki, ”Akıl tutulması var herhalde sizde”. Vazgeçin. Bu millete bu insanlara yazık etmeyin. Bu insanların canını sıkmayın.

”TUTANAĞI TUTACAKSINIZ, MAZBATAMIZI VERECEKSİNİZ”
Bu yerel seçim Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinin belki de en değerli, en önemli süreçlerinden bir tanesi. Süreç, YSK’nın önündedir. Bu akşam sayım bitiyor. Kanun gereği, seçim kurulunun İstanbul İl Seçim Kurulu’nun tutanağımızı netleştirip ondan sonra 16 milyon insanın mazbatasını bizse teslim etmesi şarttır. Buradan duyuruyorum. Bunu tüm samimiyetimizle, tüm ciddiyetimizle söylüyorum. Halkın iradesi sandığa yansımıştır. Tutanağı tutacaksınız, mazbatamızı vereceksiniz. Tekrar tekrar İl Seçim Kurulu’na duyuruyorum. Yetmez. Bir de YSK’ya sesleniyorum. YSK önünde itirazlar olabilir. Sürecin ilk gününden bugüne. On binlerce insan, İstanbul’da 16 milyon oya sahip çıkmıştır. Ne zaman ki süreçte arızaları çıkartmaya başladılar. Türkiye’nin her yerinden gelen milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız olağanüstü çalışmayla, titizlikle tek bir günü sıkıntılı hale getirmeden çözüm üretmişlerdir. Topyekun bunun adı demokrasi mücadelesi.

“BİR AN ÖNCE OLAĞANÜSTÜ İTİRAZI NETLEŞTİRİN”
YSK’ya sesleniyorum. İğne deliği kadar bir boşluğu yoktur bu sürecin. Takibi, ahlaklı bir şekilde bizim tarafımızdan yapılmıştır. Seçimden önce, ”Dünyanın en güvenilir seçim sistemi bizde” diyenler, ”Seçmen listesinden kimsenin şüphesi olmasın” diyenler, bugün şaibe naraları atıyor, kumpaslar uydurmaya çalışıyor. Bugün yüzyılın medya iletişim rezilliğini yaratan AA ve onun gibilerini kullanarak kendilerine delil üretmeye çalışıyorlar. Bütün bu süreçlerden sonra, YSK üyeleri, tarihi vazifenizi yerine getirin. Lütfen size olan güvenimizin karşılığı olarak gereğini yapın. Bir an önce bu olağanüstü itirazı netleştirin işimize bakalım. 16 milyon insan hizmet bekliyor.

“HEPİNİZLE SARAÇHANE’DE BULUŞMAK İSTİYORUM”
Hepinizle Saraçhane’de buluşmak istiyorum. Kimsenin sizin canınızı sıkmaya hakkı yok. Bu millet mutlu, huzurlu olacak. Neymiş efendim, biz çalışamazmışız, meclis fazlaymış, belediye başkanı merkezi hükümetle anlaşamazmış. Ya arkadaş ne demek anlaşamaz. Ben bu şehre hizmet etmeye geldim mi? Bu ülke Ankara’daki hükümeti seçti mi? Seçti. Kimse kendi malını devretmiyor. 16 milyon İstanbullunun varlığı olan Büyükşehir Belediyesi’ni bu kardeşinize devredecek. Bu kadar net. Onun için o şaibe naralarını bizim kulaklarımız duymuyor. Kendi başarısızlıklarını şu anda başka şeylerle örtmeye çalışıyorlar. Benim Ankara’daki aklıselim devlet adamlarına önerimdir, kendi partilerini aldatan, hala başka başka işlerle arayış içinde olan o kişilerle kendi grupları içerisinde dersini versinler, cezasını kessinler. Kendileri bilir.

“NE MUTLU BİZE Kİ BU CUMHURİYET’İN EVLATLARIYIZ”
Dünyanın en güzel şehrinde hayatımızı sürdürüyoruz. İstanbul, bana göre dünyanın en güzel şehri. Bu şehre asla ihanet etmedik, etmeyeceğiz. Bu şehrin insanını, insanca, eşit bir şekilde yaşaması için adil bir yönetim olacağız. Bu şehirde yaşayan herkesin kardeşliği için mücadele edeceğiz. Herkesin inanç özgürlüğü için mücadele vereceğiz. Bayrağımıza olan sevgimiz, kültürümüz, geleneklerimiz, eğlencelerimiz, üzüntülerimiz hepsini biz bu memleketin tüm değerlerini seviyoruz. Hep beraber büyük mücadeleler vermedik mi? Verdik. Kim ayrıştırıyorsa karşısında dikileceğiz. Ne mutlu bize ki bu Cumhuriyet’in evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanı bunu unutmasın. Hemen şu aşağıda, Kasımpaşa’da o zamanın kenar mahallesinde doğdu büyüdü, şu an bu ülke ona Cumhurbaşkanlığı makamını verdi. Ben kime minnet duyuyorum. En başta Mustafa Kemal Atatürk’e.

”TÖKEZLER DÜŞERSEK, SİZ KALDIRACAKSINIZ”
Bütün İstanbullular benim yoldaşım, yol arkadaşım olsun istiyorum. Eğitimde ve birçok yolda seferberlikler başlatacağız. Birbirimizin yanlışını büyüten değil, birbirimizin yanlışını düzeltenler olacağız. Biz görevimizi yapacağız sizler denetleyeceksiniz. Bu şekilde çalışacağız. Gün olur tökezleriz yere düşeriz, kolumuzdan tutup ayağa kaldıran benim yoldaşlarım sizler olacaksınız. Bu ülke ancak ve ancak böyle gelişir.”

 
16 Nisan 2019 Salı 21:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.
1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.
1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
1987 - Dil Derneği kuruldu.
1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
29
18
8
3
62
2
Galatasaray
29
17
8
4
59
3
Beşiktaş
28
15
8
5
53
4
Trabzonspor
29
15
7
7
52
5
Alanyaspor
29
12
5
12
41
6
Antalyaspor
29
12
5
12
41
7
Çaykur Rizespor
29
9
11
9
38
8
Malatyaspor
29
10
8
11
38
9
Kasımpaşa
29
11
5
13
38
10
Konyaspor
29
8
13
8
37
11
Ankaragücü
29
10
6
13
36
12
Kayserispor
29
9
9
11
36
13
Sivasspor
28
9
8
11
35
14
Fenerbahçe
29
7
12
10
33
15
Bursaspor
29
5
14
10
29
16
Erzurum BB
29
6
10
13
28
17
Göztepe
29
8
3
18
27
18
Akhisar Bld.Spor
29
6
6
17
24
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu111833363752
 
On Numara
15.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01020608111214232627293436414251545867697779
 
Sayısal Loto
20.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu072630364349
 
Şans Topu
17.04.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101822283103
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:25
  • Öğlen12:31
  • İkindi16:18
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:54
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık