IŞİD Filipinlerde bir kenti işgal etti

Ana Sayfa » Güncel » İlker Başbuğ'dan flaş açıklamalar

İlker Başbuğ'dan flaş açıklamalar

Erzincan’daki 3. Ordu Komutanlığı’nda 8 Şubat 2010’da özel yetkili savcıların arama yapmasına izin vermeyen dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ, o gün yaşananları ilk kez Hürriyet’e anlattı:“Hedef 3. Ordu Komutanı’ydı. Buna müsaade edemezdim. Personel telaşla geldi. ‘Osman Şanal tutanak tutmak istiyor, karargâha sokulmama emrini kimin verdiğini soruyor’ dedi. Öfkelendim, benim ismimin yazılmasını istedim.”

 
19 Kasım 2015 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
 
 
İlker Başbuğ'dan flaş açıklamalar

Tarih : 8 Şubat 2010..
Yer Erzincan 3. Ordu Komutanlığı..
Dönemin Özel Yetkili 3 savcısı Erzincan’daki 3.Ordu Komutanlığı’nın nizamiyesindeydi. Ellerinde mahkeme tarafından verilmiş, arama ve el koyma kararı vardı. Özel Yetkili savcılar, ilk kez bir Ordu Komutanlığı karargahında arama yapmayı istiyorlardı. O gün, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, savcıların asıl amacının 3.Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk olduğunu değerlendirdi. Derhal emir verdi: “Savcıları içeri sokmayın” Yaşananlar, İlker Başbuğ’u çok öfkelendirmişti. 8 Şubat 2010’da neler yaşandı, neler oldu? 3. Ordu Komutanlığı’na giriş izni vermezken, neden Kozmik Oda'nın aranmasına izin verdi? Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ yaşananları Hürriyet’e anlattı.

 

ANLATMAK İÇİN 5 YIL BEKLEDİ

Anlatmak için neden 5 yıl beklediniz?
2010 yılının Şubat ayında yaşadığımız bir olayı kamuoyu ile paylaşmak için tam 5 yıl geçti. Olay, kamuoyuna Erzincan olayı veya İlhan Cihaner olayı diye yansıyan dava ile ilgili. Geçen hafta bu davaya bakan Yargıtay’ın 11. Ceza Dairesi bütün sanıklar için beraat kararı verirken bu soruşturmanın kovuşturma ve soruşturma safhasında yer alan diğer yargı mensupları için de suç duyurusunda bulundu. Burası önemli. Bu kararı, beklemek zorundaydık elbette. Yaşanan bu olayı kamuoyu ile paylaşma zamanı geldiğini düşünüyorum.

8 Şubat 2010’a gelene kadar neler yaşandı?
Şubat 2009’da İlhan Cihaner’in yürüttüğü soruşturma cemaate dokunmuştu. 12 Haziran 2009’da, iddia edilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı basında yer aldı. İrtica ile Mücadele Eylem Planının uygulama alanı olarak Erzincan’ı seçmişlerdi. Komplocuların planı buydu. Kanaatimce, İstanbul’daki Zekeriya Öz ile Erzurum’daki Osman Şanal arasında ciddi bir ilişki ve işbirliği vardı. Bir plan var ve bu planın ilk uygulama alanı olarak da Erzincan seçilmiştir.

EMRİ BEN VERDİM

8 Şubat 2010’da Genelkurmay Karargâhı ve Erzincan’da neler yaşandı ?
Genelkurmay Karargahı’nda makamımdayım. Birden bu konu ile ilgili personel, telaşla bana geldiler. Dediler ki, ‘Erzurum, Özel Yetkili Savcısı ve Osman Şanal 3.Ordu Karargahına gelmiş. Karargaha girip, mahkeme işte karar vermiş, şüpheli bir kişi var astsubay, ordu karargahında arama yapacak hatta bir de el koyma da var. Yani evraka vs. el koyacaklar. Emriniz?’ Ben de kendilerine, savcıların ordu karargahına kesinlikle sokulmamasını emrini verdim. Bir kaç saat geçti. Tekrar ilgili personel geldi, yine telaşla, ‘Osman Şanal, yani Erzurum Özel Yetkili Savcısı, olay hakkında bir tutanak tutmak istiyor. Ordu Karargahı'na sokulmama emrinin kimin tarafından verilmiş olduğunu soruyor’ Bu konu, bana soruluyor. Bize kadar geliyor yani. Burda 2 konu var. Osman Şanal konu hakkında tutanak tutuyor. Ordu Karargahı'na, girilmemesi emrinin kimin tarafından verildiği emrini soruyor, onu yazacakmış, bana ast birliklerden soru da şu, ‘Efendim buraya kimin ismi yazılacak’ Bunları duyunca hem üzüldüm hem de çok öfkelendim. Benim ismimin yazılmasını istedim. Çünkü emri ben verdim.

‘KOZMİK ODA’YA NEDEN İZİN VERDİM?

25 Aralık 2009’da Genelkurmay’da ‘kozmik oda’nın aranmasına izin vermiştiniz..
2 olayın amaçları farklı. Bunu iyi anlamak lazım. Kozmik Oda'daki, olayın amacı farklı 3.Ordu Karargahı'ndaki olayın amacı çok farklı. Kozmik Oda'da yaratılan olayın amacı neydi? Ortada bir suikast iddiası var. İddia..Ciddi bir iddia. Burda ciddi kelimesini kullanmam yanlış anlaşılmasın. Doğruluğu anlamında kullanmıyorum bu kelimeyi, kapsamı anlamında kullanıyorum. Ortada suikast iddiası var. Ciddi demeyelim, çirkin bir iddia var ortada. İddia çirkin. Çirkin bir iddia ve bu suikast iddiasının açığa çıkartılması lazım. Yani ortada kalmaması lazım. Yoksa üzerinizde leke olarak kalır. Artı, bu Kozmik Oda'daki arama faaliyeti sadece suikast iddiası ile de sınırlı değildi. Bu iddia ile bütün faili meçhul cinayetlerin de TSK’ya fatura edilmesi hedeflenmişti. Önemli olan bu kadar çirkin bir iddia ve açıklığa kavuşturulmaz ise TSK üzerine bir töhmet yaratacaktı. Bu çirkin iddianın aydınlatılması mecburiydi. Bu olaylarla TSK’nın ilişkili olmadığının iddiaların tamamen iftira ve yalan olduğunun ortaya çıkartılması zaruriyeti vardı. Olayın değerlendirmesini biz öyle yaptık. Doğru yaptık. Her zaman da aynı şeyi söylüyorum. Buna karşılık özellikle 8 Şubat’ta 3.Ordu Karargahı'nda yaşadığımız olay farklı... Oradaki amaç, görev başında bulunan Ordu Komutanı’nı tutuklayıp cezaevine göndermek. Görevi başında bulunan muvazzaf bir ordu komutanını terör örgütü ile ilişkilendirerek, tutup cezaevine göndermek. Buna müsade edemezdik. Arama kararı Astsubay ile ilgili ama olayın orada kalacağı kanaatinde değildim.

Buradaki hedef Ordu Komutanı'ydı. Orgeneral rütbesindeki, muvazzaf, görevi başında bulunan bir kişiyi terör örgütü ile ilişkilendirerek cezaevine koymak.
Bu 2 olay şunu gösteriyor, farklı olaylarda farklı fakat doğru kararlar verilebilir. Bütün bu yaşananlara rağmen yine de farklı değerlendirmelerde bulunanlar olabilir. Ancak onlara da şunu söylemek isterim. İnsanların neyi yapabileceği, neyi yapamayacağı ancak o kimselere yetki ve sorumluk verildiği anda bütün çıplaklığı ile ortaya çıkabilir. Yetkisiz ve sorumluluğa sahip olmayanlar ise herşeyi kolaylıkla söyleyebilirler. Çünkü, onların yetkisi olmadığı gibi, daha da önemlisi hiç kimseye karşı sorumlulukları da yoktur.

O gün, 3.Ordu Karargahında, daha önce Donanma Komutanlığı’nın zemin karolarının altında bulunduğu gibi bir takım dijital veriler de savcılar tarafından bulunabilir miydi? Bir kumpas hazırlığı yapılmış olabilir mi?
Herşey mümkün. Bunların yanıtını bilemeyiz tabi. Ancak herşey mümkün. Ben nihai hedefin Ordu Komutanı olduğunu düşündüm.

SALDIRAY BERK’İ VERSEYDİK, TSK’YI KOMUTA EDEMEZDİK

Şubat 2010’da yapılan arama ve el koyma sonunda süreç 3.Ordu Komutanı Saldıray Berk’in gözaltına alınması ve tutuklanması ile sonuçlansaydı, ne olurdu?
Kabul edemezdik. Öyle bir durumda TSK’yı komuta edemezdik. Mümkün değildi. Bir Ordu Komutanına böyle birşey yapılmasını kabul etmemiz asla mümkün değildi.

8 ŞUBAT'TA ERZİNCAN'DA NE OLDU
Erzincan´da 3. Ordu Karargahı´nda görevli istihbarat astsubay A.S., Yaylabaşı Jandarma Karakol Komutanı astsubay M.Y. ile avcılık malzemeleri satan Y.B., 8 Şubat’ta Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Astsubaylardan birinin 3´üncü Ordu Karargahı´ndaki ofisini aramak isteyen Savcı Osman Şanal, Genelkurmay Başkanlığı’nın izni olmadığı gerekçesiyle içeriye alınmayınca nizamiyeden dönmek zorunda kaldı. İddialara göre ifade vermesi için savcılığa çağrılan 3. Ordu komutanı Saldıray Berk, Berk ifade vermeyi reddetmişti. Ancak daha sonraki günlerde Erzurum Savcılığı Berk´in ifade vermeye çağrılmadığını açıkladı.
TAKİPSİZLİK ÇIKTI

Özel Harp Dairesi olarak bilinen Seferberlik Tetkik Kurulu’nun sırlarını deşifre eden Kozmik Oda soruşturması, 2009’da Bülent Arınç’a suikast girişimi iddiasıyla başladı. Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görevli Albay E.Y.B. ve Binbaşı İ.G, bir ihbar üzerine polis tarafından 19 Aralık 2009’da Arınç’ın evinin yakınlarında durduruldu. İddiaya göre, subaylardan biri üzerinde Arınç’ın evinin krokisinin yer aldığı bir kağıdı yutmaya çalışıyordu. Dönemin özel yetkili savcısı Mustafa Bilgili’ye ifade veren Albay E.Y.B. bilgi sızdırdığından şüphelenilen bir albayı izlediklerini iddia etti. E.Y.B, Arınç’ın adresinin olduğu kâğıt için ise, “Kağıdı polis cebime koydu” iddiasında bulundu. Mahkemeye sevk edilen askerler serbest bırakıldı. Savcılık, Seferberlik Tetkik Kurulu’nda arama yaptı. Türkiye’nin en gizemli yeri Kozmik Oda’daki aramayı ise dönemin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Hakim Kadir Kayan yaptı. Arama 26 gün sürdü. Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, dosyayı devralan Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcısı, yaklaşık 5 yıl 3 aydır yürütülen soruşturmada, geçen mart ayında 30 sanık hakkında takipsizlik kararı verildi.

TUTANAKTAN SATIR BAŞLARI

Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal 3.Ordu Komutanlığı’nda, arama ve el koyma kararını uygulayamayınca yanındaki diğer savcılar Rasim Karakullukçu ve Mehmet Yazıcı ile birlikte bir tutanağa imza attı. İşte o tutanaktan bazı satır başları:

- Cumhuriyet Savcılarınca ‘aramaya hangi komutan izin vermiyor?’ şeklindeki ısrarlı sorular üzerine gerek Merkez Komutanı gerekse oradaki Askeri Savcı Aydın Seviş’in cevap vermekten imtina ettikleri sadece ‘komutanlık’ diyerek geçiştirdikleri görülmüştür. Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal’ın ‘Burada tutanak tutulmuyorsa, kararın infazı için 3.Ordu Komutanlığı nizamiyesine gidelim, bakalım kim engel çıkarıyor ortaya çıkar, tutanağı da orada tutalım’ dediği, bu amaçla 3.Ordu Komutanlığı Nizamiyesine gidilmek üzere harekete geçilmiştir.

- Şüpheli Ahmet Saraçlar’ın evinde saat 15.30 sıralarında aramaya başlamadan hemen önce Merkez Komutanı Murat Yılmaz Albay heyecanlı bir şekilde aşağıda olan Cumhuriyet Savcılarını (Rasim Karakullukçu ve Mehmet Yazıcı’yı yukarıya çağırdığı ve ‘Arama ve el koyma işlemine izin vermeyen kişi Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’dur’ demiştir. Bunun üzerine tarafımızca bu durumun tutanak haline getirilmesi talimatı verilmiş ve fakat bilahare Merkez Komutanlığınca tutulan tutanakta ‘Genelkurmay Başkanlığı’ şeklinde muğlak bir ifade yazıldığı görülmüştür.

 
19 Kasım 2015 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık