Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Güncel » İlker Başbuğ'dan çarpıcı açıklama

İlker Başbuğ'dan çarpıcı açıklama

"6 Ocak'ta Türkiye'de bir ayıp yaşandı"

 
6 Ocak 2013 Pazar 16:33 
Yorum YapYazdır
 
 
İlker Başbuğ'dan çarpıcı açıklama


Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ'un tutukluğunun 1. yılını doldurmasıyla ilgili bir değerlendirme yazısı yayınlandı.

  E. Org. M. İlker Başbuğ imzasıyla Başbuğ'un web sitesinde de yayınlanan yazılı açıklamada, "Silivri'de bugüne kadar yaşananlara bakılınca, burada adil yargılamaların yapıldığını ve bu yargılamalardan da adil sonuçlar çıkabileceğini söylemek mümkün değildir" denildi.

Açıklamada şu görüşler savunuldu:

"6 OCAK 2012' DE TÜRKİYE'DE BİR AYIP YAŞANDI"
"Dünyanın hiçbir ülkesinde hem ülkenin Silahlı Kuvvetlerinin Komutanı hem de bir silahlı terör örgütünün yöneticisi olan Genelkurmay Başkanı görülmemiştir. Ancak, bu utanç verici ayıp 6 Ocak 2012 günü Türkiye'de yaşanmıştır. Türkiye'nin 26. Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır. Türkiye'de yaşanan bu durumu demokrasinin bir zaferi olarak değerlendiren cahiller, aslında bu suçlamanın siyaseten devletimize de yöneltilen son derece ağır ve haksız bir itham olduğunu bile anlayamamışlardır.

KENDİ DÖNEMİNDE YAPILANLARI ANLATTI
İlker Başbuğ ve arkadaşları ne yapmışlar da bu suçlama ile karşı karşıya kalmışlardır? İşte size bazı deliller!

- Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminde, terörle mücadelenin daha etkin olarak yürütülebilmesi için hayati ve kalıcı adımlar atılmıştır.

- Komando tugaylarının profesyonel hale getirilmesine başlanılmış ve bu proje 2010 yılında tamamlanmıştır

- Terör bölgesinde görev alacak bütün personelin Eğirdir'de dünya standartlarında eğitim alması sağlanmıştır.

- HERON İnsansız Hava Araçları, ilk defa 2006 yılı sonbaharında kullanılmış ve örgüt üzerinde şok etkisi yaratılmıştır.

-Yeni yapılanma, yeni teçhizat ve malzemenin kullanılmasıyla, gömülü patlayıcı maddelerin bulunma oranı %70'lere yükseltilmiştir.

-Ağır kış şartları altında, bütün yabancı orduların gıpta ile takip ettiği, çok başarılı bir sınır ötesi harekât icra edilmiştir.

Genelkurmay Başkanlığı görevine başlar başlamaz terörle mücadele alanında yapılması gereken çalışmalara hız verilmiştir.

Bu kapsamda;

-Başbakanlıkta düzenlenen ve günlerce süren toplantılara katılınmıştır.

-Anayasa'ya göre milli güvenliğin sağlanmasından sorumlu Bakanlar Kurulu'na terör brifingi verilmiştir.

-Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından birisi olan sivil toplum örgüt yöneticileri ile, 4 Ekim 2008 günü Diyarbakır'da bir araya gelinmiştir.

"TERÖRLE MÜCADELENİN ANA PRENSİPLERİ"

-Terörle mücadelenin ana prensipleri, Türkiye'de belki de ilk defa, ilgili makamlarla ve kamuoyuyla paylaşılmıştır:

Terörün ortadan kaldırılması sadece güvenlik alanındaki mücadele ile olmaz. Devlet; güvenlik, ekonomi, sosyo-kültürel, psikolojik harekât ve uluslararası alanlarda koordineli ve paralel hareket etmelidir. Bu amaçla, müsteşarlık seviyesinde yeni bir yapılanma kurulmalıdır.

Örgüte katımların engellenmesi için, katımları organize eden şehir örgütleri ortaya çıkarılmalı ve etkisiz hale getirilmelidir.

Dağ kadrosunun örgütten çözülmesini sağlayacak şekilde yasal düzenlemelerde bazı değişiklikler yapılmalıdır.

Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığının etkisiz hale getirilmesi için, Irak Merkezi Yönetimi ve özellikle Kürt Bölgesel Yönetimi zorlanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti kültürel alanda özgürlüklerin önünü açmalıdır.

"2009 BAHARINDA ÖRGÜT CİDDİ SIKINTILAR İÇİNE GİRDİ"

Bu süreçte, alınan etkin tedbirler ve yürütülen mücadele neticesinde, 2009 yılı baharında örgüt ciddi sıkıntılar içine girmiştir. Örgüt, bu süreçte bir anket yaparak, örgüt elemanlarına silahlı mücadeleye devam edilip edilmemesini sormak zorunda bile kalmıştır.

"GENELKURMAY BAŞKANI SANIK, ÖRGÜTÜN BİR LİDERİNİ İSE TANIK"
Gerçekler böyle iken, Türkiye'de neler olmuştur? Maalesef Mahkeme Genelkurmay Başkanı'nı sanık, terör örgütünün bir liderini ise, tanık sandalyesine oturtma başarısını da göstermiştir.

Türk Ordusuna komuta etmiş birisinin, arkadaşlarıyla birlikte, “terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlanmasının utanç verici ağırlığını, Türk Milleti adına yargılama yetkisine sahip yargı erki daha ne kadar taşımaya devam edecektir? Yargı erkinin yetkili ve sorumlu makamları bu ciddi durumu sorgulamayacaklar mıdır?

26. Genelkurmay Başkanı, aynı zamanda cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmekle de suçlanmaktadır.

Bu suçlama bir anlamda, 8 yıldır birlikte çalışılan siyasi iktidarı ve kendisini Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve Genelkurmay Başkanlığı'na getiren Hükümeti ortadan kaldırmaya yöneliktir. Peki, bu suçlamanın delilleri nelerdir? İşte bazı deliller! Her konuşmasında demokrasiden ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin demokrasiye bağlılığından söz etmiştir:

-17 Aralık 2009, Trabzon:
“Türk Silahlı Kuvvetleri demokrasi ve hukuk devletinin yanındadır. Türk Silahlı Kuvvetleri hiçbir zaman hataları örtme ve suçluları koruma durumunda olmamıştır."

-25 Ocak 2010, Ankara:
“Darbe, darbe iddiaları; hicap duyuyorum. Türkiye'de bazı olaylar yaşandı. Bugün, artık bu olaylar geride kaldı. Demokrasilerde en önemli husus, iktidarların seçimlerle, demokratik yöntemlerle el değiştirmesidir."

-Hiçbir cebir ve şiddet içeren eyleminin olmaması yanında Hükümeti hedef alan konuşma ve açıklaması da bulunmamaktadır.

-Anayasa'ya göre sorumlu olduğu, Başbakan ile haftalık görüşmelerin yapılmasını, bizzat teklif etmiştir.

-Darbe ortamını oluşturmak amacıyla psikolojik harekat faaliyetlerinde bulunulması iddialarına karşılık, Genelkurmay Başkanlığı görevine başlar başlamaz, psikolojik harekat faaliyetlerinde kullanacağı, Bilgi Destek Dairesinin lağvedilmesi direktifini vermiştir.

 İNTERNET ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA YAPILDIĞINI SÖYLEMEK UTANMAZLIKTIR

-Bir terör örgütünün istekleri ve yönlendirmesi doğrultusunda internet yoluyla kara propaganda yapıldığı iddiası ortadadır. Ancak, ortada kara propagandanın yapılacağı internet siteleri yoktur. Çünkü, görev döneminden önce açılmış ve işletilmiş olan siteler kapatılmış; İnternet Andıcı ile açılması planlanan siteler ise aktif hale getirilmemiş, yani açılmamıştır.

Gerçek böyle iken, bu gerçeği bile bile, Ağustos 2008-Ağustos 2010 döneminde, internet üzerinden kara propaganda yapıldığını söylemek, en hafif deyimi ile utanmazlıktır.

"2008-2010 AĞUSTOS ARASINDAKİ DÖNEMDE SUÇ UNSURU TEŞKİL EDECEK BİR HUSUSA DA ULAŞILAMAMIŞTIR
"İddia edilen İrtica ile Mücadele Eylem Planının basında yer alması üzerine, hiç tereddüt etmeden hemen Askeri Savcılığa adli soruşturma açılması emrini vermiştir.

Askeri Savcılık soruşturma kapsamında o gün ilgili bilgisayarlara el koymuş, imajlarını almıştır.

Bundan sonra iki ilginç durum yaşanmıştır. Birincisi, ilgili Özel Yetkili Mahkeme iki yıl süren bir incelemede Askeri Savcılığın el koyduğu bu bilgisayar imajlarını kullanmıştır. İkincisi ise, inceleme sonunda Ön Rapora da yansıdığı şekilde 2008-2010 Ağustos arasındaki dönemde suç unsuru teşkil edecek bir hususa da ulaşılamamıştır.

"TSK PERSONELİNİN İTİBARSIZLAŞTIRILMASINA SESSİZ KALMAMIŞTIR"

-Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin masumiyet karinesi hiçe sayılarak medyada haksız ithamlarla yıpratılmasına ve itibarsızlaştırılmasına sessiz kalmamıştır.

Gerçekler işte böyledir…………………. Tarafımızdan söylenenlere kulaklarını tıkayanlara, son bir sözümüz olacaktır:

Sayın Başbakan, 5 Ağustos 2012 günü yaptığı bir konuşmada şunları söylemiştir: “Başbuğ paşamızın döneminde de biz çalışmalarımızı gayet başarılı şekilde yürüttük."

Sayın Başbakanın bu sözlerine karşılık, iddia makamının Hükümetin görevini yapmasına engellemeye teşebbüs edildiğini ileri sürmesi ve bu iddianın da kabul görmesi ne büyük bir çelişkidir?

İddia makamı ve Mahkeme halen bulunduğu noktada durmaya ısrar edecek midir?

Sayın Başbakan, tanıklığı talep edilen bir kişi olmasının dışında, iddialara göre mağdur durumda bulunan Hükümetin de başıdır. Dolayısıyla, Mahkeme “bu sözler bizleri bağlamaz" deme lüksüne sahip değildir.

"SİLİVRİ'DE ADİL YARGILAMA YAPILDIĞINI VE ADİL SONUÇLAR ÇIKABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"
Silivri'de bugüne kadar yaşananlara bakılınca, burada adil yargılamaların yapıldığını ve bu yargılamalardan da adil sonuçlar çıkabileceğini söylemek mümkün değildir.

Adil yargılamanın gerçekleştirilmesinden sorumlu olanlar daha neyi beklemektedirler? İnsanların daha fazla eziyet görmelerini mi?

Bu durum, Türkiye'ye yakışmamaktadır.

"EMİLE ZOLA'LARIN SAYICA GİDEREK ARTMASI EN BÜYÜK DİLEĞİMİZDİR"
Ayrıca bugün, sivil-asker ayrımı yapmadan ve bütün askerleri potansiyel birer suçlu olarak görmeden, gerçekleri açıkça savunabilecek Emile Zola'ların sayıca giderek artması da en büyük dileğimizdir.

Aslında, 26. Genelkurmay Başkanı'nın “bir büyük suçu" vardır. İki Barış'lar yazdıkları kitapta, bu “suçu" şöyle tanımlamışlardır:

-İlker Başbuğ hayalleri olan, ancak yanlış zamanda dünyaya geldiği aşikâr olan bir Genelkurmay Başkanı'dır."


Gazeteport

 
6 Ocak 2013 Pazar 16:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:30
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:20
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:11
 
Tarihte Bugün
1072 - Divan-ı Lügat-it Türk, Türk kültürün ilk Türkçe dilinde yazılan Sözlük eseri, Kaşgârlı Mahmut tarafından yazılmaya başlandı (10 Şubat 1074'te bitirildi).
1327 - III. Edward İngiltere kralı oldu.
1348 - Venedik'te yüzlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem meydana geldi.
1363 - Sırp Sındığı Savaşı'nı Osmanlı Devleti kazandı.
1554 - São Paulo (Brezilya) şehrinin kuruluşu.
1579 - Utrecht antlaşması imzalandı ve günümüz Hollanda'sının temelleri atılmış oldu.
1755 - Moskova Üniversitesi kuruldu.
1792 - İngiltere'de, fakir sınıfların ilk siyasi örgütü sayılan « London Corresponding Society » örgütü kuruldu.
1831 - I. Nicolas ve Romanov'ların düşmesiyle Polonya'nın bağımsızlığı ilan edildi. (SSCB) oluşunu ilan etti.
1858 - Felix Mendelssohn'un Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı eserinin Düğün Marşı bölümü Kraliçe Victoria'nın kızının düğününde çalındıktan sonra bütün dünyadaki düğünlerin popüler müziği haline geldi.
1881 - Thomas Edison ve Alexander Graham Bell Oryantal Telefon Şirketini kurdular.
1890 - Arjantin ve Brezilya arasında Montevideo antlaşması imzalandı.
1918 - Rusya, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) oluşunu ilan etti.
1919 - Milletler Cemiyeti kuruldu.
1924 - İlk Kış Olimpiyat Oyunları Chamonix'de başladı.
1926 - Şeker, petrol ve benzin inhisarı (tekeli) hakkında kanunlar kabul edildi.
1931 - Mahatma Gandi İngilizler'ce serbest bırakıldı.
1932 - Sovyetler Birliği ve Polonya saldırmazlık paktı imzaladı.
1936 - İstanbul'da vapurculuk şirketi ile bütün kabotajın Denizyolları İdaresine geçmesini sağlayan sözleşme imzalandı.
1937 - Cincinnati'de seller petrol rezervlerinin patlamasına yol açtı,şehir alevler içinde kaldı.
1938 - İzmir Telefon İşletmesinin hükümetçe satın alınmasına dair sözleşme Ankara'da imzalandı.
1939 - Celâl Bayar hükümeti istifa etti. Yeni hükümet Refik Saydam başkanlığında kuruldu.
1939 - Şili'de Richter ölçeğiyle 8.3 derecesinde oluşan deprem tahminlere göre 25.000 kişinin ölümüne yol açtı.
1942 - Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'ye savaş ilan etti.
1949 - İsrail'de ilk seçimler yapıldı. David Ben-Gurion başbakan oldu.
1949 - Şair Behçet Kemal Çağlar, CHP'den istifa etti.
1950 - Amerika'da eski bürokrat Alger Hiss, hiç bir kanıt bulunmaksızın, komünist casus olduğu gerekçesiyle, 5 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edildi.
1950 - Şiddetli kış nedeniyle İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da yollar kapandı, Çubuk Barajı dondu.
1951 - Kumyangjang-ni Muharebesi
1952 - Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımladı;1952-1953 öğrenim yılından itibaren lise eğitimi 4 yıla çıkarılacak.
1952 - Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcalı kibrit tekelinin kalktığını açıkladı; özel sektör kibrit üretebilecek.
1954 - Ankara'da sıcaklık -30 dereceye düştü; okullar tatil edildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık