Rus savaş gemisi ile kargo gemisi çarpıştı ve battı

Ana Sayfa » Güncel » İlker Başbuğ'dan Başbakan Erdoğan'a tarihi çağrı

İlker Başbuğ'dan Başbakan Erdoğan'a tarihi çağrı

Ergenekon savcısının hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istediği Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, avukatları aracılığıyla ikinci mektubunu kamuoyuyla paylaştı. İşte o mektup:

 
20 Mart 2013 Çarşamba 17:53 
Yorum YapYazdır
 
 
İlker Başbuğ'dan Başbakan Erdoğan'a  tarihi çağrı

Cumhuriyetin savcılarının hazırladığı mütalaaya göre; 26. Genelkurmay Başkanı, Ergenekon Terör Örgütü yöneticisidir. Aslında, bir hukuk devletinde olması gereken, örgüt yöneticiliğine ilişkin ortada hiçbir somut delilin olmaması neticesinde, savcıların örgüt yöneticiliği suçlamasından beraat istemesidir.

Savcılara göre örgüt yöneticiliği iddiasının dayanakları arasında; 3 Mart 2004 tarihinde Ankara’da yapılan “Hilafetin İlgası ve Tevhidi Tedrisat Paneli” ne katılmak; Sn. Mustafa Balbay ile 2004 yılında Genelkurmay Karargahında görüşmek, 2009 yılında Hırvatistan’da resmi bir gezide bulunurken, Genelkurmay 2. Başkanı tarafından aranarak bir konu hakkında bilgi verilip görüşünün sorulması ve iki kişi arasında geçen bir telefon konuşmasında, diğer birçok ismin yanında isminin de geçmesidir. Savcılara göre, en güçlü somut delil ise, İnternet Andıcı davası nedeniyle halen yargılanması devam eden sanıkların, Genelkurmay Başkanı’nın liderliğinde; Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hukuk dışı bir yapılanma içinde örgütlenmesidir.

AKIL TUTULMASI
İşte bu somut delillere (!) dayanılarak, örgüt yöneticiliğine ilişkin suçlamada ısrar edilmiştir.

Örgüt yöneticiliği suçlamasından vazgeçilmesi, diğer bir ifade ile bu suçtan dolayı beraat istenmesi durumunda, kamuoyunda “İnternet Andıcı Davası” olarak bilinen ve bu davaya benzer durumda olan diğer dava dosyalarının da; Ergenekon Davası olarak bilinen dosyadan ayrılması gibi bir durum ortaya çıkar. Böyle bir sonuçta ise; iddia edilen suçların vasıf ve mahiyeti de değişikliğe uğrayabilir. Böyle bir durum istenmemektedir.

Terör örgütü yöneticisi olarak suçlanılması, salt hukuk açısından ne kadar doğrudur?

Türk Ceza Kanununun hazırlanmasında görev alan Sn. Prof. İzzet Özgenç bu konuyu şu şekilde değerlendirmektedir:

“Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ve bu görevden yaş haddinden emekli olarak ayrılmış olan bir kişinin görevi başında iken terör örgütünün yöneticisi olarak faaliyet icra ettiğini iddia etmek, bir akıl tutulmasının yansımasıdır.”

DÜŞÜNCELERİNDE BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Sayın Başbakan da bu konu üzerinde değerlendirmelerde bulunmuş ve şunları söylemiştir:

“Generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun yani hiç birisine bir defa kalkıp da, yani alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok ciddi yanlıştır, affedilemez. Yani şu anda kendileri bulundukları makam itibarıyla, yani kendilerini sağlamda görseler bile, tarih onları affetmez.”

Sayın Başbakan ve değerli hukukçu Sn. Prof. Özgenç ne söylerse söylesin; “bulundukları makam itibarıyla, kendilerini sağlamda görenler” in düşüncelerinde bir değişiklik görülmemektedir. Eğer bu yaklaşım tarihin bile affedemeyeceği boyutta ciddi ise, ortada bir görev vardır. Görev de, öncelikle sözlerinin arkasında durması gereken, yetkili siyasi makamlara düşmektedir.

İNTERNET ANDICI SUÇ DEĞİL
Cumhuriyet Savcılarının hazırladıkları mütalaada ileri sürdükleri asıl suçlamayı; “darbe ortamı oluşturmak amacıyla belirtilen internet siteleri ve bu siteleri meşrulaştırmak amacıyla düzenlenen andıç vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra ve organize edilmesi” iddiası oluşturmaktadır.

Bu iddia temelden yoksundur. Defalarca anlatılmasına rağmen de maalesef anlaşılmak istenilmemektedir.

İlk önce, “İnternet Andıcı” internet sitelerini konu alan, metin kısmı iki sayfadan ibaret yasal, ancak tamamlanmamış bir karargah çalışmasıdır.

İnternet Andıcında, kesinlikle suç teşkil edecek bir husus yoktur. Mütalaada; söz konusu Andıç’da suç unsuru teşkil eden hangi hususların olduğunu ortaya konulmamıştır. Andıç’da suç teşkil eden hangi somut fiiller vardır?

İnternet Ancının, daha önce açılmış olan sitelerle bir ilişkisi yoktur. Ağustos 2008’den önce açılmış olan siteler Şubat 2009 kapatılmıştır. İnternet andıcı ile açılması planlanan sitelere yönelik çalışma ise; siteler hiçbir zaman aktif hale getirilmeden, yayına geçirilmeden, görülen lüzum üzerine 19 Haziran 2009’da sona erdirilmiştir. Dolayısıyla; Şubat 2009’dan Ağustos 2010’a kadar olan süreçte Genelkurmay Başkanlığının bu amaçla kullanabileceği internet sitesi yoktur.

Bu durumda, mütalaayı hazırlayan savcılar, internet siteleri vasıtasıyla nasıl kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra edildiğini ileri sürebilirler? Ortada öyle bir iddia varsa, somut olarak Ağustos 2008 – Ağustos 2010 arasında kara propagandayı içeren hangi haberlerin internet sitelerine konulduğunu ortaya koymaları gerekmez mi? Aslında internet sitelerinin olmadığı bir dönemde, böyle bir iddianın ortaya konulması dayanaktan yoksundur.

Türk milletine savunmamız devam edecektir.

Cumhuriyetin savcılarının hazırladığı mütalaaya göre; 26. Genelkurmay Başkanı, Ergenekon Terör Örgütü yöneticisidir. Aslında, bir hukuk devletinde olması gereken, örgüt yöneticiliğine ilişkin ortada hiçbir somut delilin olmaması neticesinde, savcıların örgüt yöneticiliği suçlamasından beraat istemesidir.

Savcılara göre örgüt yöneticiliği iddiasının dayanakları arasında; 3 Mart 2004 tarihinde Ankara’da yapılan “Hilafetin İlgası ve Tevhidi Tedrisat Paneli” ne katılmak; Sn. Mustafa Balbay ile 2004 yılında Genelkurmay Karargahında görüşmek, 2009 yılında Hırvatistan’da resmi bir gezide bulunurken, Genelkurmay 2. Başkanı tarafından aranarak bir konu hakkında bilgi verilip görüşünün sorulması ve iki kişi arasında geçen bir telefon konuşmasında, diğer birçok ismin yanında isminin de geçmesidir. Savcılara göre, en güçlü somut delil ise, İnternet Andıcı davası nedeniyle halen yargılanması devam eden sanıkların, Genelkurmay Başkanı’nın liderliğinde; Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hukuk dışı bir yapılanma içinde örgütlenmesidir.

AKIL TUTULMASI
İşte bu somut delillere (!) dayanılarak, örgüt yöneticiliğine ilişkin suçlamada ısrar edilmiştir.

Örgüt yöneticiliği suçlamasından vazgeçilmesi, diğer bir ifade ile bu suçtan dolayı beraat istenmesi durumunda, kamuoyunda “İnternet Andıcı Davası” olarak bilinen ve bu davaya benzer durumda olan diğer dava dosyalarının da; Ergenekon Davası olarak bilinen dosyadan ayrılması gibi bir durum ortaya çıkar. Böyle bir sonuçta ise; iddia edilen suçların vasıf ve mahiyeti de değişikliğe uğrayabilir. Böyle bir durum istenmemektedir.

Terör örgütü yöneticisi olarak suçlanılması, salt hukuk açısından ne kadar doğrudur?

Türk Ceza Kanununun hazırlanmasında görev alan Sn. Prof. İzzet Özgenç bu konuyu şu şekilde değerlendirmektedir:

“Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı görevini yapmış ve bu görevden yaş haddinden emekli olarak ayrılmış olan bir kişinin görevi başında iken terör örgütünün yöneticisi olarak faaliyet icra ettiğini iddia etmek, bir akıl tutulmasının yansımasıdır.”

DÜŞÜNCELERİNDE BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Sayın Başbakan da bu konu üzerinde değerlendirmelerde bulunmuş ve şunları söylemiştir:

“Generallerimiz emekli olsun, muvazzaf olsun yani hiç birisine bir defa kalkıp da, yani alışılmış anlamda bir terör örgütü mensubu demek çok ciddi yanlıştır, affedilemez. Yani şu anda kendileri bulundukları makam itibarıyla, yani kendilerini sağlamda görseler bile, tarih onları affetmez.”

Sayın Başbakan ve değerli hukukçu Sn. Prof. Özgenç ne söylerse söylesin; “bulundukları makam itibarıyla, kendilerini sağlamda görenler” in düşüncelerinde bir değişiklik görülmemektedir. Eğer bu yaklaşım tarihin bile affedemeyeceği boyutta ciddi ise, ortada bir görev vardır. Görevde, öncelikle sözlerinin arkasında durması gereken, yetkili siyasi makamlara düşmektedir.

İNTERNET ANDICI SUÇ DEĞİL
Cumhuriyet Savcılarının hazırladıkları mütalaada ileri sürdükleri asıl suçlamayı; “darbe ortamı oluşturmak amacıyla belirtilen internet siteleri ve bu siteleri meşrulaştırmak amacıyla düzenlenen andıç vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra ve organize edilmesi” iddiası oluşturmaktadır.

Bu iddia temelden yoksundur. Defalarca anlatılmasına rağmen de maalesef anlaşılmak istenilmemektedir.

İlk önce, “İnternet Andıcı” internet sitelerini konu alan, metin kısmı iki sayfadan ibaret yasal, ancak tamamlanmamış bir karargah çalışmasıdır.

İnternet Andıcında, kesinlikle suç teşkil edecek bir husus yoktur. Mütalaada; söz konusu Andıç’da suç unsuru teşkil eden hangi hususların olduğunu ortaya konulmamıştır. Andıç’da suç teşkil eden hangi somut fiiller vardır?

İnternet Ancının, daha önce açılmış olan sitelerle bir ilişkisi yoktur. Ağustos 2008’den önce açılmış olan siteler Şubat 2009 kapatılmıştır. İnternet andıcı ile açılması planlanan sitelere yönelik çalışma ise; siteler hiçbir zaman aktif hale getirilmeden, yayına geçirilmeden, görülen lüzum üzerine 19 Haziran 2009’da sona erdirilmiştir. Dolayısıyla; Şubat 2009’dan Ağustos 2010’a kadar olan süreçte Genelkurmay Başkanlığının bu amaçla kullanabileceği internet sitesi yoktur.

Bu durumda, mütalaayı hazırlayan savcılar, internet siteleri vasıtasıyla nasıl kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinin icra edildiğini ileri sürebilirler? Ortada öyle bir iddia varsa, somut olarak Ağustos 2008 – Ağustos 2010 arasında kara propagandayı içeren hangi haberlerin internet sitelerine konulduğunu ortaya koymaları gerekmez mi? Aslında internet sitelerinin olmadığı bir dönemde, böyle bir iddianın ortaya konulması dayanaktan yoksundur.

Türk milletine savunmamız devam edecektir.

 
20 Mart 2013 Çarşamba 17:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:21
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık