Ankara'yı karıştıran büyük skandal!

Ana Sayfa » Güncel » İlk kadın konfederasyon lideri emek hareketini anlattı

İlk kadın konfederasyon lideri emek hareketini anlattı

Türkiye'de bir işçi konfederasyonun ilk kadın lideri, kısa adı DİSK olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, emek hareketini ve Türkiye'nin yaşadığı sorunları kendi penceresinden anlattı. Çerkezoğlu OHAL ile baskının arttığını belirterek, “Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz. Tek adam rejimine işçilerin onay vermesi mümkün değil” dedi.

 
7 Haziran 2018 Perşembe 06:56 
Yorum YapYazdır
 
 
İlk kadın konfederasyon lideri emek hareketini anlattı

Türkiye'nin 12 Eylül karanlığından çıkış döneminde tıp öğrencisi olan Arzu Çerkezoğlu, aktif olarak yer aldığı gençlik hareketinden gelen deneyimlerini genç bir hekim olarak sendikal mücadeleye taşıdı. Çerkezoğlu,  bugün ilk kadın başkan olarak DİSK'in tarihine geçti.

Her 100 işçiden sadece 10'unun sendikalı olduğu,  grev hakkı başta olmak üzere tüm sendikal hakların gasp edildiği ve kadınların erkeklere oranla daha düşük ücretle güvencesiz çalışmaya mahkum edildiği bir mücadelenin içerisinde Türkiye'nin en önemli sendikal hareketinin yönetimi ona emanet…

Sözcü yazarı Mehtap ÖZCAN ERTÜRK, Türkiye'nin ilk konfedersyon kadın başkanı işçi lideri, aynı zamanda patoloji uzmanı bir doktor olan Arzu Çerkezoğlu ile DİSK Genel Merkezi'nde bir araya geldi :

– DİSK'in kurulduğu 1967'den bu yana seçilen ilk kadın başkan olarak erkek egemen bir yapıya sahip olan örgütlenmenin başına geçtiniz. Düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Arzu Çerkezoğlu, ile ilgili görsel sonucu

 

– Hem dünyada hem Türkiye'de siyasi iktidarın kadınlara bakış açısının da etkisiyle, kadınların toplumsal yaşamın tümünden dışlandığı ve ikinci sınıf görüldüğü yaklaşımlar hakim. Bu yaklaşımların sonucunda Türkiye'de kadın hareketi son yıllarda siyasi iktidara geri adım attıran örgütlenmenin başında geliyor. Dolayısıyla DİSK Başkanlığı'nı bir kadın olarak üstlenmem de bizler için bir kazanım. Genel başkanlık. DİSK'in her kademesindeki görevler gibi onurlu. Kemal Türkler'in, Abdullah Baştürk'ün emanetini taşımak çok onurlu bir görev.

– Türkiye, 24 Haziran'da seçimler için sandık başına gidiyor. İşçi sınıfı seçim beyannamelerinde ortaya konan vaatleri inandırıcı buluyor mu? İşçilerin seçimlere ilişkin tutumu ne olacak?

– İşçi sınıfı siyasi partilerin vaatlerine bugüne kadar yaşadığımız tablonun içinden ve gerçekliğinden bakıyor. 16 yıl sonunda bu karanlık tablonun sorumlularına artık dur denilmesi gerektiğini söylüyoruz. 20 Temmuz 2016'dan bu yana yaşanan OHAL ile birlikte daha da ağırlaşan bir baskı dönemini yaşıyoruz. Bir yere imza atmaktan tutun bir basın açıklaması yapmaya, meydanlara çıkmaya kadar her türlü hak aramanın zorlaştırıldığı bir siyasal iklim var. Ve biz DİSK olarak hep şunu söylüyoruz: Demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz. Bir tek adam rejimine işçilerin onay vermesi mümkün değil. Bu nedenle 24 Haziran seçimlerinde emekten, demokrasiden, barıştan, kardeşlikten yana olan siyasi partilere ve adaylara oy verilmesi gerektiğini söylüyoruz.

 

Arzu Çerkezoğlu, ile ilgili görsel sonucu

 

PATRONUN İSTEDİĞİ OLUYOR

– Çalışanlar AKP döneminde neler kaybetti? Nasıl mücadele etti?

– 16 yıldır bu ülkeyi Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetiyor. Tüm öncelikler çalışanların değil, patronların istekleri üzerinden şekilleniyor. Bunu TOBB Başkanı Rifat Bey (Hisarcıklıoğlu) çok açık söyledi. “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı çok maliyetliydi, hükümetten bazı düzenlemeler istedik, yaptılar. İş davalarının yüzde 99'unu işçiler kazanıyordu, bu bize çok büyük bir yük getiriyordu, hükümetten istedik, aracılık sistemini getirdi” dedi. Aslında sermaye temsilcilerinin söyledikleri, durumu açık bir biçimde ifade ediyor.

 

Arzu Çerkezoğlu, ile ilgili görsel sonucu

İŞÇİ SINIFININ EN ZAYIF DÖNEMİ
– Sanayi devriminin yarattığı işçi sınıfı, bugün fabrikalarda robotların işçilere tercih edilmeye başlandığı Sanayi 4.0 süreciyle karşı karşıya. Bu gelişme bir tehdit midir?

-20'nci yüzyılın son çeyreğinden itibaren fabrikadaki çalışan mavi yakalı işçiler, vasıflı emek diye tarif ettiğimiz beyaz yakalı işçiler de dahil olmak üzere işçi sınıfı en geniş dönemini yaşıyor. Ama aynı zamanda işçi sınıfının hem siyasal hem sendikal örgütleri de en zayıf dönemini yaşıyor. Böyle bir paradoks var. Bir taraftan teknolojinin yol açtığı bir dizi olumlu gelişme varken 18'inci yüzyıl koşullarını aratmayan çalıştırma biçimleri de çok yaygın. Merdiven altı atölyelerde, inşaatlarda, madenlerde bu kadar çok ölümün olmasının nedeni de budur. Bunu da görmek zorundayız.

HER YIL 7 SOMA KATLİAMI OLUYOR
– Türkiye'de işçilerin örgütlenmesi ve sendikalaşma ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

– Bugün Türkiye'de her 100 işçiden sadece 10'u sendikalı, sadece 7 tanesi toplu sözleşme kapsamında. Grev başta olmak üzere en temel sendikal haklar kullanılamaz hale geldi. Asgari ücret  neredeyse ortalama ücret haline geldi ve milli gelir artışı karşısında yüzde 30 değer kaybetti. Soma'da yerin yedi kat dibinde 301 maden işçisini taşeron düzenine kurban verdiğimizde toplum olarak irkildik. Ama bugün Türkiye'de her yıl 6-7 tane Soma katliamı oluyor.  Çalışma yaşamında kadın işçiler erkeklerden daha düşük ücretle daha güvencesiz biçimde evden yarı veya kısmi zamanlı çalışmaya mahkum edildi.

Arzu Çerkezoğlu, ile ilgili görsel sonucu
 
DİSK'in çiçeği burnunda Başkanı Çerkezoğlu (solda), arkadaşımız Mehtap Özcan Ertürk'e değerlendirmelerde bulundu.

DOKTORLUKTAN BAŞKANLIĞA
1969 Artvin doğumlu olan Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun.1994 yılında pratisyen hekim olarak göreve başlayan Çerkezoğlu 2004 yılında patoloji uzmanı olarak hekimliğe başladı. Üniversite yıllarında öğrenci gençlik mücadelesi içinde yer alan Çerkezoğlu, İstanbul Öğrenci Dernekleri Federasyonu (İÖDF) Genel Sekreterliği de yaptı. Tüm Sağlık Sen ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nda üç dönem şube başkanlığı görevlerini yürüttü. 2001'den bu yana Devrimci Sağlık-İş'te mücadele veren Çerkezoğlu, Kani Beko'nun CHP'den milletvekilliğine aday olması ile boşalan DİSK Genel Başkanlığı görevine getirildi. ÇerkTürkiye'nin 12 Eylül karanlığından çıkış döneminde tıp öğrencisi olan Arzu Çerkezoğlu, aktif olarak yer aldığı gençlik hareketinden gelen deneyimlerini genç bir hekim olarak sendikal mücadeleye taşıdı. Çerkezoğlu,  bugün ilk kadın başkan olarak DİSK'in tarihine geçti.

Her 100 işçiden sadece 10'unun sendikalı olduğu,  grev hakkı başta olmak üzere tüm sendikal hakların gasp edildiği ve kadınların erkeklere oranla daha düşük ücretle güvencesiz çalışmaya mahkum edildiği bir mücadelenin içerisinde Türkiye'nin en önemli sendikal hareketinin yönetimi ona emanet…

Sözcü yazarı Mehtap ÖZCAN ERTÜRK, Türkiye'nin ilk konfedersyon kadın başkanı işçi lideri, aynı zamanda patoloji uzmanı bir doktor olan Arzu Çerkezoğlu ile DİSK Genel Merkezi'nde bir araya geldi :

Arzu Çerkezoğlu, ile ilgili görsel sonucu

 

– DİSK'in kurulduğu 1967'den bu yana seçilen ilk kadın başkan olarak erkek egemen bir yapıya sahip olan örgütlenmenin başına geçtiniz. Düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

– Hem dünyada hem Türkiye'de siyasi iktidarın kadınlara bakış açısının da etkisiyle, kadınların toplumsal yaşamın tümünden dışlandığı ve ikinci sınıf görüldüğü yaklaşımlar hakim. Bu yaklaşımların sonucunda Türkiye'de kadın hareketi son yıllarda siyasi iktidara geri adım attıran örgütlenmenin başında geliyor. Dolayısıyla DİSK Başkanlığı'nı bir kadın olarak üstlenmem de bizler için bir kazanım. Genel başkanlık. DİSK'in her kademesindeki görevler gibi onurlu. Kemal Türkler'in, Abdullah Baştürk'ün emanetini taşımak çok onurlu bir görev.

– Türkiye, 24 Haziran'da seçimler için sandık başına gidiyor. İşçi sınıfı seçim beyannamelerinde ortaya konan vaatleri inandırıcı buluyor mu? İşçilerin seçimlere ilişkin tutumu ne olacak?

– İşçi sınıfı siyasi partilerin vaatlerine bugüne kadar yaşadığımız tablonun içinden ve gerçekliğinden bakıyor. 16 yıl sonunda bu karanlık tablonun sorumlularına artık dur denilmesi gerektiğini söylüyoruz. 20 Temmuz 2016'dan bu yana yaşanan OHAL ile birlikte daha da ağırlaşan bir baskı dönemini yaşıyoruz. Bir yere imza atmaktan tutun bir basın açıklaması yapmaya, meydanlara çıkmaya kadar her türlü hak aramanın zorlaştırıldığı bir siyasal iklim var. Ve biz DİSK olarak hep şunu söylüyoruz: Demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz. Bir tek adam rejimine işçilerin onay vermesi mümkün değil. Bu nedenle 24 Haziran seçimlerinde emekten, demokrasiden, barıştan, kardeşlikten yana olan siyasi partilere ve adaylara oy verilmesi gerektiğini söylüyoruz.

PATRONUN İSTEDİĞİ OLUYOR

– Çalışanlar AKP döneminde neler kaybetti? Nasıl mücadele etti?

– 16 yıldır bu ülkeyi Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetiyor. Tüm öncelikler çalışanların değil, patronların istekleri üzerinden şekilleniyor. Bunu TOBB Başkanı Rifat Bey (Hisarcıklıoğlu) çok açık söyledi. “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı çok maliyetliydi, hükümetten bazı düzenlemeler istedik, yaptılar. İş davalarının yüzde 99'unu işçiler kazanıyordu, bu bize çok büyük bir yük getiriyordu, hükümetten istedik, aracılık sistemini getirdi” dedi. Aslında sermaye temsilcilerinin söyledikleri, durumu açık bir biçimde ifade ediyor.

İŞÇİ SINIFININ EN ZAYIF DÖNEMİ
– Sanayi devriminin yarattığı işçi sınıfı, bugün fabrikalarda robotların işçilere tercih edilmeye başlandığı Sanayi 4.0 süreciyle karşı karşıya. Bu gelişme bir tehdit midir?

-20'nci yüzyılın son çeyreğinden itibaren fabrikadaki çalışan mavi yakalı işçiler, vasıflı emek diye tarif ettiğimiz beyaz yakalı işçiler de dahil olmak üzere işçi sınıfı en geniş dönemini yaşıyor. Ama aynı zamanda işçi sınıfının hem siyasal hem sendikal örgütleri de en zayıf dönemini yaşıyor. Böyle bir paradoks var. Bir taraftan teknolojinin yol açtığı bir dizi olumlu gelişme varken 18'inci yüzyıl koşullarını aratmayan çalıştırma biçimleri de çok yaygın. Merdiven altı atölyelerde, inşaatlarda, madenlerde bu kadar çok ölümün olmasının nedeni de budur. Bunu da görmek zorundayız.

HER YIL 7 SOMA KATLİAMI OLUYOR
– Türkiye'de işçilerin örgütlenmesi ve sendikalaşma ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

– Bugün Türkiye'de her 100 işçiden sadece 10'u sendikalı, sadece 7 tanesi toplu sözleşme kapsamında. Grev başta olmak üzere en temel sendikal haklar kullanılamaz hale geldi. Asgari ücret  neredeyse ortalama ücret haline geldi ve milli gelir artışı karşısında yüzde 30 değer kaybetti. Soma'da yerin yedi kat dibinde 301 maden işçisini taşeron düzenine kurban verdiğimizde toplum olarak irkildik. Ama bugün Türkiye'de her yıl 6-7 tane Soma katliamı oluyor.  Çalışma yaşamında kadın işçiler erkeklerden daha düşük ücretle daha güvencesiz biçimde evden yarı veya kısmi zamanlı çalışmaya mahkum edildi.


 DİSK'in çiçeği burnunda Başkanı Çerkezoğlu (solda), arkadaşımız Mehtap Özcan Ertürk'e değerlendirmelerde bulundu.

DİSK'in çiçeği burnunda Başkanı Çerkezoğlu (solda), arkadaşımız Mehtap Özcan Ertürk'e değerlendirmelerde bulundu.

DOKTORLUKTAN BAŞKANLIĞA
1969 Artvin doğumlu olan Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun.1994 yılında pratisyen hekim olarak göreve başlayan Çerkezoğlu 2004 yılında patoloji uzmanı olarak hekimliğe başladı. Üniversite yıllarında öğrenci gençlik mücadelesi içinde yer alan Çerkezoğlu, İstanbul Öğrenci Dernekleri Federasyonu (İÖDF) Genel Sekreterliği de yaptı. Tüm Sağlık Sen ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nda üç dönem şube başkanlığı görevlerini yürüttü. 2001'den bu yana Devrimci Sağlık-İş'te mücadele veren Çerkezoğlu, Kani Beko'nun CHP'den milletvekilliğine aday olması ile boşalan DİSK Genel Başkanlığı görevine getirildi. Çerkezoğlu evli ve bir çocuk annesi.ezoğlu evli ve bir çocuk annesi.

 

DİSK'in çiçeği burnunda Başkanı Çerkezoğlu (solda), arkadaşımız Mehtap Özcan Ertürk'e değerlendirmelerde bulundu.

DOKTORLUKTAN BAŞKANLIĞA

1969 Artvin doğumlu olan Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun.1994 yılında pratisyen hekim olarak göreve başlayan Çerkezoğlu 2004 yılında patoloji uzmanı olarak hekimliğe başladı. Üniversite yıllarında öğrenci gençlik mücadelesi içinde yer alan Çerkezoğlu, İstanbul Öğrenci Dernekleri Federasyonu (İÖDF) Genel Sekreterliği de yaptı. Tüm Sağlık Sen ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nda üç dönem şube başkanlığı görevlerini yürüttü. 2001'den bu yana Devrimci Sağlık-İş'te mücadele veren Çerkezoğlu, Kani Beko'nun CHP'den milletvekilliğine aday olması ile boşalan DİSK Genel Başkanlığı görevine getirildi. Çerkezoğlu evli ve bir çocuk annesi.

 
7 Haziran 2018 Perşembe 06:56 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kazım DEMİR
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
3
2
30
2
Kasımpaşa
14
8
2
4
26
3
Antalyaspor
15
8
2
5
26
4
Beşiktaş
15
7
4
4
25
5
Malatyaspor
15
7
4
4
25
6
Trabzonspor
15
7
4
4
25
7
Galatasaray
15
7
4
4
25
8
Konyaspor
15
5
6
4
21
9
Sivasspor
15
5
6
4
21
10
Ankaragücü
14
6
2
6
20
11
Bursaspor
15
4
7
4
19
12
Göztepe
15
6
0
9
18
13
Akhisar Bld.Spor
15
4
4
7
16
14
Alanyaspor
15
5
1
9
16
15
Erzurum BB
15
3
5
7
14
16
Fenerbahçe
15
3
5
7
14
17
Kayserispor
14
3
3
8
12
18
Çaykur Rizespor
15
1
8
6
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
06.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061728344753
 
On Numara
03.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02071118202122232730343839474851526163667778
 
Sayısal Loto
08.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010507144647
 
Şans Topu
05.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020713192909
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık