Riskli bölgeler ve kuşkulu adreslere 24 saat gözaltı

Ana Sayfa » Güncel » İlahiyatçılardan Arınç'a tepki

İlahiyatçılardan Arınç'a tepki

İlahiyatçılar Türkiye Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın sözlerinin hadislerde yeri olmadığını belirterek, “Hakikiyiki bilmeyen, merasimi din zanneder” hadisini hatırlatıyor.

 
31 Temmuz 2014 Perşembe 07:22 
Yorum YapYazdır
 
 
İlahiyatçılardan Arınç'a tepki

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye’de ahlakın geriye gittiğinden yakınırken “İffet çok önemli. İffet sadece bir isim değil, kadın için de bir süstür, erkek için de bir süstür. Kadın; mahrem, namahrem bilecek. Herkesin içinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak” demişti. Deutsche Welle’nin sorularını yanıtlayan ilahiyatçı ve sosyologlar, Arınç’ın sözlerini “Kadını ev içi yaşama hapseden” anlayışının dışa vurumu olarak niteliyor ve “Bu sözlerin İslam’da da, Kuran’da da yeri yok” diyor.

“Peygamberimiz de kahkaha atardı”
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Nusret Çam, Bülent Arınç’ın sözlerini hadise dayandırdığını hatırlatırken, “Yanılgı burdan başlıyor” çıkışında bulunuyor. Hadislerin, Hazreti Muhammed Peygamberin sözleri ve davranışları olduğunu hatırlatan Çam, “Peygamberimiz, kadınların yanında da kahkaha atmıştır hem de azı dişleri görünene kadar atmıştır. Kahkaha, mutluluktur” diyor. Kadınların nerede, nasıl kahkaha atacağını kendilerinin bileceğini söyleyen Çam’a göre, Bülent Arınç’ın sözleriyle aslında toplum ‘ahlaksızlığa’ itiliyor. Çam, bu durumu şöyle anlatıyor:

“Siz, ne kadar toplumu bastırmaya çalışırsanız, dindar toplum yapacağım diye uğraşırsanız toplum patlar. Toplumda, her türlü ahlaksızlık baş göstermeye başlar. Baskıcı toplumlara bakın, cinsel hastalıklar artmıştır örneğin. Kadını; şekle, şemale sokmak isteyenler çok büyük yanlış içindedirler. Kadın, nasıl kahkaha atacağını, atmayacağını kimseye sormak zorunda değildir. Allah insana duygu, enerji, güç vermişse, bunları kullanması için vermiştir. Kadın da, erkek de gülecek, yiyecek, ağlayacak, sevişecektir. Bütün bu duygular yerine, zamanına, mekanına, ölçüsüne ve niyetine göre şekillenir. İlkeler bunlardır.”

İslam dininde “Hakayiki bilmeyen, merasimi din zanneder” diye bir hadis olduğunu hatırlatan Nusret Çam, “Yani; İslam'ın kurallarını bilmeyenler, gerçekten uzak olanlar şekle, şemale sığınırlar. Şekil 1-A’da, Bülent Arınç’ın yaptığında olduğu gibi” diyor. “Hem neden kontrol mekanizmasını kadına veriyorsunuz” diye soran Nusret Çam, “Ahlakı kadın üzerinden sunmak, her şeyi ondan beklemek ilkellik ve kolaycılıktır. Tamam, erkekten de beklediğinizi söyleyebilirsiniz ama bunu da direktif vererek yapamazsınız” çıkışında bulunuyor.

“Kadını aşağılama zihniyeti”
Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Kolları başkanlığında yaptığı çalışmalarla bilinen yazar Ayşe Sucu, “Bülent Arınç’ı çok garipsedim” diyor. İslam’da helaller ile haramların kadın ve erkek için aynı olduğunu hatırlatan Sucu, “Kadın gülmeyecek ki, erkeğin kalbine fitne girmesin. Bu nasıl bir yanılgı ve çarpıtmadır. Kadına ait haram geliştirmenin arkasında erkeği bir adım öne çıkarma zihniyetinden çok, kadını aşağılama zihniyeti vardır” yorumu yapıyor.

“Kahkaha doğaldır, içten gelir. Onu yasaklayan, ona çerçeve çizen hiçbir hadis, ayet yoktur. İnsanın doğasına aykırıdır kahkahaya çerçeve çizmek” diyen Ayşe Sucu, Türkiye’de ahlak anlayışı sorgulanırken konunun sürekli kadın ve erkek kıyaslamasına getirildiği, hatta kadınlar üzerinden değerlendirme yapıldığını hatırlatıyor. Sucu, “İşte bu çok yanlış. Toplumdaki kadın bu sözlerden ne kadar rencide oldu. Acaba kimin umurunda. Erkeğini de, kadınını da düşünmeyen politikacı acaba neyin peşinde” diye soruyor. Sucu, “Bülent Arınç gibi ciddi olduğu düşünülen bir politikacının böyle konuşması doğru değil” derken, “Ahlak; ne kadının kıyafetinde, ne oturuşunda, ne gülüşündedir. Ahlak, bütündür. Ve bunu en iyi de Kuran anlatır” uyarısında bulunuyor.

“İslami kesimdeki kadınlar neden ses çıkarmıyor?”
Peki Arınç’ın sözleri Türk toplumunda neler olduğuna dair nasıl ipuçları içeriyor? Okan Üniversitesi’nden Sosyolog Tayfun Atay, Arınç’ın daha önce de “TV dizilerinde kızlar kısa etekler giyiyorlar, gömleklerinin düğmelerini açıyorlar. Erkekler, dağınık kravat takıyorlar. Böyle olmaz” eleştirisini getirdiğini hatırlatırken, bu söylemin durup durup kendini tekrar edişine özellikle kadınlardan tepki yağdığını ancak “İslami kesim” deki kadınların pek sesinin çıkmadığını söylüyor:

“İslami kesimdeki kadınlar da çok eleştiriyorlar ancak seslerini çıkartmıyorlar. Düşündürücü olan, hüzün veren, insanı kıran budur. Nizam ve edep arayışı içindeki bir otoriteye istemeye istemeye boyun eğen bir toplum kesimi var Türkiye’de artık” diyen Tayfun Atay, Türkiye’de modernliğin nasıl bir karmaşa içinde olduğunun da Arınç’ın sözleriyle anlaşıldığını dile getiriyor. Türkiye’de bugün sokaklarda kahkahalarını hiç sakınmadan atan, son derece bakımlı tesettürlü kadınlar olduğunu anlatan Atay, Arınç’ın sözlerinin kendi partisi içinde de benimsenmediğini herkesin bildiğini söylüyor. Atay, “Toplumun beklentisi artık Arınç’a en büyük tepkiyi İslami kesimdeki kadınların vermesidir. Bu da çok yakındır. Öyle umuyoruz” diyor.


Arınç’ın, Türk toplumunu ‘kadının erkeğin yüzüne bakamadığı, utandığı’ günlere döndürmek niyetinde olduğunu ve bunu açıkça dillendirmekten çekinmediğini vurgulayan Atay, herkesin bir yandan kahkaha atarken, bir yandan da ciddi ciddi düşünmesi gerektiğini söylüyor.

Arınç'tan açıklama
Tepkiler üzerine sözlerine açıklık getirmek için bir açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Faydalı bir konuşma yaptım. Sadece kadınlar kahkaha atmasın demişsem, çok akıl dışı bir iş yapmışımdır. Ama orada görgü ve ahlak kurallarıyla ilgili bir konuşma yaptım" diye konuştu. Arınç'ın bu sözleri de 'anlaşılmaz' bulundu....
© DW
 
31 Temmuz 2014 Perşembe 07:22 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık