Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » İlahiyat hocasından dindarlık üzerine flaş yorumlar

İlahiyat hocasından dindarlık üzerine flaş yorumlar

İlahiyat profesörü Hayri Kırbaşoğlu son 13 yılda ülkenin dindarlaştığı tezine karşı çıkarak, “Bu bir şehir efsanesi” diyor ve ekliyor: “İslami kesim dejenerasyon yaşadı, yaşıyor. İslamcıların şartı beşten, üçe düştü: Masa, kasa ve nisa… Yani; iktidar, para ve kadın…” İşte Sözcü'den Özlem Gürses'in o röportaj:

 
19 Ekim 2015 Pazartesi 06:51 
Yorum YapYazdır
 
 
İlahiyat hocasından dindarlık üzerine flaş yorumlar

Geçen pazar günümün tamamını Ankara İlahiyat Fakültesi bahçesinde geçirdim. Daha önce kitaplarından, konuşmalarından tanıdığım Profesör Hayri Kırbaşoğlu ile saatlerce sohbet ettim. Soruları boşverin, asıl çarpıcı olan yanıtlar! O nedenle bu röportaj sadece yanıtlardan, hocanın herkesin dikkatle okuması gereken tespitlerinden oluşuyor.

 

 

BİLİM YOK, SIKINTI DA BU…

Türkiye bilimin, araştırmanın, sorgulamanın, eleştirel düşüncenin egemen olduğu bir ülke değil. Bütün sıkıntılarımız bundan kaynaklanıyor.
Bizim Müslümanlığımız aslında katı bir Müslümanlık değil. Türkiye’de pek çok konuda olduğu gibi İslam konusunda da bilgi, sözlü kültürdür.

Ya camide hocadan duymuştur ya da TV’de “Medya vaizleri”nden! İnsanlar, tarikatlarda, camilerde, siyasi partilerde, hiziplerde tek yönlü olarak bilgilendirilir. Bugün Türkiye’de İslam konusunun nerdeyse bir kriz haline gelmesinin nedeni de bu.
İslam Ortadoğu’da bir umut kaynağı olmaktan çıkmış, bir problem kaynağı haline gelmiş durumda. Bunun nedeni, sorgulamadan iman.

Bu eğitim sisteminden bu toplumlar çıkar, düşünmeyi teşvik etmeyen bir sistem. Kafa yormamız gereken “tam katılımlı demokrasiye geçiş” olmalı.

28 ŞUBAT’TAN DAHA VAHİM BASKI VAR

Ben şu anda bir ilahiyatçı olarak kendimi daha fazla baskı altında hissediyorum, gerisini siz düşünün.
İktidarı destekleyenlerin anladığı, yorumladığı dinde daha fazla özgürlük var, ama iktidarın anladığının dışındaki her dini yaklaşıma 28 Şubat’tan daha vahim bir baskı var!

Sorun şu: iktidarı destekliyorsanız her şey mübah! En sapık anlayışlar bile revaç bulabiliyor. Cumhurbaşkanı’na Allah’ın sıfatlarını atfetti adamlar, sükut. Ona dokunmak ibadettir denildi, sükut. Kur’an’la alay etti bir bakan, sükut. “Bağış rüşvet değildir” diye fetvalar uçuştu, sükut.

TÜRKİYE GANİMET DÖNEMİ YAŞIYOR

İslami hareketlerin tümünde üç aşama var; nübuvet, asabiyet, ganimet. Nübuvet, başlangıç idealleri. Peygamber dönemi bizde. Her hareketin en saf dönemi. Asabiyet, yani dayanışma dönemi. Her hareketin sahip olduğu gücü kontrol etmek üzere oluşan gruplar, yapılar. Ve ganimet, yani rant ve çıkar paylaşımı dönemi.
Şu anda İslami hareket Türkiye’de ganimet dönemini yaşıyor. Histerik bir ganimet dönemi hem de!

SADECE TEBAA KÜLTÜRÜ VAR

İslam Dünyası, yeni bir kültür inşa etmedikçe bu durumun düzelmesi imkansız. “Siyasi muhalefet” kültürü sıfır! Tebaa kültürü var sadece.

Mitinglerde Kur’an’ı Kerimler, “Bismillahlı” kampanyalar, bunlar hep çaresizlikten. Dünya küçük bir köye döndü, “iktidara geldim, her istediğimi yaparım”. Bu mümkün değil artık.
İslam’ın beş hedefi var aslında, canı korumak, malı korumak, aklı korumak, nesli korumak ve inancı korumak. Allah’a şirk düşmekten sonra en büyük günahtır insan öldürmek. Şimdi bakın İslam dünyasına, kan gölü.

DİNİ KÜLTÜR KOKUŞMUŞ VAZİYETTE

En zalim, en ahlaksız yöneticilere dahi itaat etmek caizdir diyen hocalar var, Mısır’da, Türkiye’de. Böyle bir kokuşmuş din algısı var.

Sorun derinde; kültürümüz çökmüş vaziyette. Siyasi kültürümüz, dini kültürümüz, sanat kültürümüz, kokuşmuş vaziyette, yerlerde sürünüyor.
Türkiye’nin bu iktidar döneminde dindarlaştığı şehir efsanesidir. İslami kesim dejenerasyon yaşadı, yaşıyor. Nübuvet, asabiyet, ganimet dedik ya. Bu iktidar döneminde de yaşanan bu; görüntüde dindarlık var, içi boş, kof.

Bu aynı zamanda BOP’un da istediği şey; içi boşaltılmış bir İslam. Şu anda bu gerçekleşti Türkiye’de. Bütün derdi “masa, kasa, nisa” olan bir anlayış. Şu anda İslamcıların şartı beşten, üçe düştü: Masa; iktidar. Kasa; para. Nisa; cinsellik, kadın. Cinsellik bohçası daha açılmadı ama var. Ya da şöyle; şöhret, rüşvet, şehvet…
Bakın Türkiye’de bir efsane daha var, tamamen yanlış olan: Türkiye’de toplumun yüzde 99’unun Müslüman olduğu cümlesi külliyen yanlıştır, bir şehir efsanesidir bu!

MÜSLÜMANLAR ATEİSTİ DE SEVECEK

Şunu diyebilirsin; en dinsizimizin bile davranış kodlarında İslami renkler vardır, kültür olarak vardır.
Müslüman olarak ben “İslam hak dindir” diyebilirim, ama herkes benim gibi düşünmek durumunda değil. Benim gibi düşünmeyenlere karşı ne yapacağım? İslami hareketler maalesef bu soruya anlamlı bir yanıt vermedi. Hatta düşmanlık teorisi geliştirdiler.
Müslüman Ateist’i de, sosyalisti de sevecek. Bunu öğrenecek. Müslüman’ın Ateist’i sevmesi günah değil!

Yeryüzü Müslümanlardan ibaret olmadığına göre Müslümanlar farklı toplumlarla yaşamayı öğrenmeli.
İslami devletler hep “İslam Birliği” sloganıyla yola çıktı, bunun da olmadığı artık görüldü. Peki bu, Mısır’daki 10 milyon Kıpti için ne anlama geliyor? Demek bu da şehir efsanesi…

Diyanet, iktidarın reklam ve propaganda aracı oldu

‘Medya vaizi’ dediğiniz nedir?
Medya vaizleri halkın kendisi etrafında toplanması için rating amaçlı bir dil kullanan, bilimsel araştırmalara sırtını dönen, çoğu hizipçi, tarikatçı, cemaatçi, mezhepçi, ayrımcı, dogmatik bir zihniyeti pompalayan insanlar.

ONLARIN ANLATTIĞI DİN DEĞİL

Bugünün medyasının bir buluşu mu medya vaizleri?
İiktidar ve iktidarla dayanışma içinde olan medya, özellikle dindar medya, sorgulayıcı, çağdaş yorumlar geliştirmek isteyen İslam düşüncesine savaş açmış durumdadır. Bu medya vaizlerinin anlattığı din, din değil. O din, iktidarı meşrulaştırmak, payandalamak için uydurulan dindir! Dinin iktidarların elinden kurtarılması, özgürleştirilmesi lazım. Bakın, bu röportajı ben de baştan sona kaydettim, Yeni Şafak’a diyeceğim ki “hadi siz de SÖZCܒnün aynı metnini yayınlayın, dediklerimi yazın.” Yapamaz, ya-pa-maz!

Medya vaizlerini dinleyen, etkilenen çok insan var.
Din böyledir. Doğru kullanıldığı zaman toplumlar için bir umut kaynağı, barış projesi ama doğru kullanılmadığı zaman tam bir felakete yol açar! Resmi ideolojiler de bir “devlet dini” oluşturur, bizimki: “Türk, Müslüman, Sünni, Hanefi.” O yüzden Diyanet’te Şafi’lere hiç yer yoktur, Alevilere zaten yoktur.

TOPLUM OLARAK DİBE VURDUK

Diyanet’in tamamen kaldırılması sorunu çözmez mi?
Zaman zaman benim de bunu önerdiğim oldu. Diyelim biz Diyanet’i kaldırdık, bu defa gruplar ve cemaatler birbirini yiyecek.
Zaten Diyanet, iktidarın reklam propaganda aygıtına dönüştü. Bu sorunların çözümü için her kesimin kendini gözden geçirmeye ihtiyacı var. Şu anda toplum olarak dibe vurduk!

Bob Marley hayranıyım

Hocam bu anlattıklarınızdan Pink Floyd filan dinlediğinizi düşünmeye başladım…
Çok güzel söylediniz. Pink Floyd’dan ziyade iyi bir Bob Marley hayranıyım. Muhteşem bir insan daha var hayran olduğum; Aliya İzzetbegoviç. Aliya der ki; “Sanat dinin ikiz kardeşidir, sanatçı bilinmeyen dünyadan haber verir aynı peygamberler gibi…” İslami kesimin gündeminde sanat diye bir şey yok, halbuki İslam’ın yayılması sanat sayesinde olmuştur. Teolojik tartışmalarla değil, sanat yoluyla…

AYŞE VALİDEMİZE HAYRANIM

Peki hayran olduğunuz ünlü bir kadın var mı?
Hazreti Ayşe validemiz. Çakmak çakmak zeka fışkıran, eleştirellikte sınır tanımayan, Hz. Peygamber’e dahi gerektiğinde sözünü söyleyen bir kadın.
Müzikte de Loreena Mc Kennitt hayranıyımdır. Erkekler unutmasın ki kadınlar ve erkekler iki eşit cinstir, öyle yaratılmışlardır.

‘SOSYAL POLİTİKALAR SIFIR, İKTİDARIN EN TEHLİKELİ YANI BU’
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof, Dr.  Hayri Kırbaşoğlu, Özlem Gürses’in sorularını yanıtladı. Antikapitalist kimliğiyle tanınan Kırbaşoğlu, şöyle dedi: “Kapitalizm, komünizmden daha tehlikeli, çünkü insanı içinden fethediyor! İktidarın en tehlikeli bulduğum yanı bu; sosyal politikalar sıfır! Ahlak, değerler nereye gidiyor… Para para para. Hep bu.”

 
19 Ekim 2015 Pazartesi 06:51 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık