İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Güncel » İdrarlı yatakta 6 gün 6 gece

İdrarlı yatakta 6 gün 6 gece

Aslı Erdoğan cezaevinden Cumhuriyet’e anlattı: Astım ve KOAH olmama rağmen hiç havalandırmaya çıkarılmadım. 5 gündür ilaçlarım verilmiyor.

 
25 Ağustos 2016 Perşembe 10:37 
Yorum YapYazdır
 
 
İdrarlı yatakta 6 gün 6 gece

Bir haftadan bu yana Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutuklu olan ve tek kişilik hücrede kalan, Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazar Aslı Erdoğan cezaevinden gazetemizin sorularını yanıtladı. Ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kaldığını vurgulayan Erdoğan, “Yaklaşık 10 yıldır bağırsaklarımla ilgili sorunum var. Pankreas ve sindirim sistemim çalışmıyor, buna karşın 5 gündür ilaçlarım verilmiyor. Şeker hastasıyım ve diyabet aşamasına geçmek üzere. Özel bir beslenme gerekiyor ancak sadece yoğurt yiyebiliyorum. Uyumak zorunda olduğum yatağa idrar yapılmış. Astım ve KOAH hastası olmama rağmen hiç havalandırmaya çıkarılmadım. Vücudumda kalıcı hasarlar oluşturacak şekilde muamele yapıyorlar. İnatla direnmesem bu koşullara dayanamazdım” sözleriyle cezaevindeki koşulları dile getirdi.

Bakırköy Kadın Cezaevi’nde olan Aslı Erdoğan, önceki akşam ziyaretine giden Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Nesrullah Oğuz aracılığıyla sorularımıza yanıt verdi. Sorularımız ve Erdoğan’ın kendi el yazısıyla gazetemize ulaştırdığı yanıtlar şöyle...

- Cezaevinde ‘özgürlük’ ve ‘demokrasiyi’ nasıl tarif edersiniz?

Tolstoy, “Mutlak özgürlük olmadığı gibi, mutlak esaret de yoktur” der, cezaevinde bir mahkûmun ağzından. Özgürlüğün içsel bir şey olduğunu insan en iyi cezaevinde anlıyor ve en korkunç koşulları bile kendini özgürleştirme deneyimi olarak yaşayabiliyor. Demokrasiye gelince, şaka gibi...

- Hâkim karşısına çıktığınızda size yönelik suçlamalarla tutuklanacağınızı düşündünüz mü?

Savcı ile görüşmeden önce avukatlar, “Basın Kanunu’nun 11. maddesine göre yayımlanan yazılardan siz sorumlu değilsiniz, serbest bırakılacaksınız” dediler. Polislerin tavrı, ifadedeki rahatlık, bana gösterilen yazılar hakkında soruşturma başlatılmamış olması, suçlandığım yazılardan birinin, “Kara Karga” adlı dergide yayımlanmış olması, Sezgin Tanrıkulu’nun rahatlığı, yazılarımı gazete haberlerinden alıntılar ile kurmam ve yorumumun olmaması... Hepsini beraber düşününce serbest kalacağımdan emindim. Ayrıca Özgür Gündem çalışanları tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Savcı tutuklanma talebiyle beni sevk ettiğinde avukatlar dahil, hepimiz şoka girdik. Şekerim düştü, baygınlık geçirdim. Mahkemeye girdiğim ilk 15-20 dakikada kendimi hukuk çerçevesinde savundum. Gergindim. Bir anda hukuk ile hiçbir ilgisi olmayan bir dava olduğunu, tepeden gelen bir emir ile tutuklanacağımı anladım. O an tüm korkum geçti. Hiçbir suçum olmadığını çok net anladım.

Su verilmiyor

- Sizin için “Özgürlük Nöbeti” başlatıldı. Birçok sivil toplum kuruluşu, siyasetçi, akademisyen, hukukçu, yazar nöbete destek verdi. Sizin için “Özgürlük Nöbeti’nin” başlatılması nasıl bir duygu?

Bütün Özgürlük Nöbetçisi arkadaşlarıma selamlar, sevgiler, teşekkürler... Sanki ta içerideki hücreden bile rüzgârınızı hissediyorum. İçeri girmeyen bilemez, dışarıdan gelen her koku, her ses, her sözcük burada hayatın ta kendisi demek. Ben de Silivri Cezaevi’nde Özgürlük Nöbeti’ndeydim. Birkaç ay önce sanki içime doğmuş gibi içerisi dışarıdan çok farketmiyor, hepimiz büyük bir cezaevindeyiz demiştim. Sizler dışarıdan, bizler içeriden bu devasa cezaevini özgürlük çığlığına dönüştürebiliriz. Bunu ancak hep beraber başarabiliriz.

- Sürekli kötü muamele ile anılan Bakırköy cezaevinde geçirdiğiniz bir haftada kötü muameleye uğradınız mı? Tanıklıklarınız oldu mu?

Fiziksel darpa maruz kalmadım ama en temel ihtiyacım olan su verilmiyor. Sağlık sorunları yaşıyorum. Yaklaşık 10 yıldır bağırsaklarımla ilgili sorunum var. Pankreas ve sindirim sistemim çalışmıyor buna karşın 5 gündür ilaçlarım verilmiyor. Şeker hastasıyım ve diyabet aşamasına geçmek üzere. Özel bir beslenme gerekiyor ancak sadece yoğurt yiyebiliyorum. Yatağıma idrar yapılmış. Hiç havalandırmaya çıkarılmadım. Vücudumda kalıcı hasarlar oluşturacak şekilde muamele yapıyorlar. İnatla direnmesem bu koşullara dayanamazdım.

Basın üzerinde terör

- Siyasi tutukluların bulunduğu koğuşa alınmak istemişsiniz. Neden?

Ben tek başıma yaşamaya alışkınım çünkü bir yazarın yalnızlığa ve sessizliğe ihtiyacı var. Şu an bana yaşatılan koşullara dayanmak zor. Bu nedenle koğuşa geçmek istedim.

- Gaziantep’i duydunuz mu? Saldırı bir düğünü hedef aldı. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Antep saldırısını hücredeki mahkûmlardan duydum çünkü henüz gazete okuyamadım. Ocak ayında Türkiye’ye döndüm. Daha sekiz ay dolmadan, yaşadığımız yedinci korkunç olay. Ne yazık ki son olmadığını hepimiz seziyoruz. Türkiye hızla kimsenin can güvenliğinin olmadığı bir ülkeye dönüşmekte. Çok üzgünüm.

- Cezaevinde hiç mektup aldınız mı? Kimlerden aldınız? Okuyunca neler hissettiniz?

Pek çok kişi bana mektup yolladı. Benimle ilgili deftere de çok güzel şeyler yazılmış ancak elimde değil. Avukatım okudu. Gençliğimden beri bu denli duygulanmamıştım. Hepsine cevap vereceğim.

- Press filmini izlediniz mi? O günlerden günümüze basın özgürlüğü açısından değişen bir şeyler var mı?

1990’lı yıllar, 2011-2012 senelerinde yüz kadar gazeteci cezaevindeydi. Bugün baskı daha da yoğunlaştı, baskının biçimi değişti.Yargısız infaz yöntemleri yerine toplu tutuklamalarla basın üzerinde terör estiriliyor. Yalnızca sosyalist ya da Kürt basını değil, ana akım medya da topun ağzında bu koşullarda. Türkiye’de gazetecilik yapabilmek deli cesareti gerektiriyor. Kürt basını ise her zaman sistematik olarak hedef gösteriliyor. Bu 90’lardan beri değişmedi. Basın olarak bile kabul edilmiyor.

Çıkınca Auschwitz dövmesi yaptıracağım

- Cezaevinde kafanızdan hangi şarkılar, yazarlar ve şairler geçiyor?

Henüz bu soruya cevap vermek için çok erken. Dışarıya ait güzel bir şeyi (şarkı, dize) hatırlamaya izin vermiyorum kendime. Ancak nezarethanedeyken benim ricam üzerine 22 yaşında bir Kürt kızı hepimiz için şarkı söylüyordu. Biz de ağlıyorduk. Şu an herhangi bir şarkı duysam sanırım yine ağlarım.

- Dünyadan birine ulaşacak olsanız kime niçin ulaşmak isterdiniz?

Bugün iyi ki genç değilim. Bir çocuğum yok diyorum ama böyle bir durumda Kafka’ya ulaşmak istemiyorsun. En yakınındaki kişilere; eşine, çocuğuna, annene ulaşmak istiyorsun. Eşim ve çocuğum olmadığı için annemi ve ölü kedimi özlüyorum. Yıllardır babamı görmüyorum onu da düşünüyorum.

- Dışarı çıkınca ilk yapacağınız şey?

Sol koluma bir dövme yaptıracağım. Auschwitz’de kadın mahkûmlara zorla yapılan dövmenin aynısı: Bir numara.

Benimki 16.8.16 olacak, evimin özel harekâtçılar tarafından basıldığı tarih. Çok acıyacağı için 2016’nın tamamını yazdıramam. (Avukat Nesrullah Oğuz aldığı nota, Aslı Erdoğan’ın tebessüm ettiğini yazmış)

- Sizi seven dostlarınıza söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Benimle gösterilen dayanışmanın farkındayım. Çok büyük emekler harcandığının, yazılan mesajlardaki içtenliğin ve duyguların hepsinin farkındayım.

Sizler olmasanız kaderime sahip çıkamazdım

Kulağa çok kuru gelebilir ama çok teşekkür ederim. Sizler olmasanız kaderime sahip çıkamazdım.

 

Seyhan Avşar/Cumhuriyet

 
25 Ağustos 2016 Perşembe 10:37 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:04
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:47
  • Akşam18:22
  • Yatsı19:51
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık