İşte Almanya seçimlerinin sonucu

Ana Sayfa » Siyaset » İçişleri Bakanı'na Trabzon'da 2 kritik soru

İçişleri Bakanı'na Trabzon'da 2 kritik soru

Trabzon medyasıyla biraraya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya 2 kritik soru soruldu. İşte o sorular ve yanıtları.

 
7 Mayıs 2017 Pazar 14:13 
Yorum YapYazdır
 
 
İçişleri Bakanı'na Trabzon'da 2 kritik soru

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Trabzon'daki basın mensuplarına Panagia Otel'de bir yemek verdi.

Yemeğe, eşi Hamdiye Soylu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, AKP İl Başkanı Haydar Revi, AKP Trabzon Milletvekilleri  Adnan Günnar, Salih Cora ile Muhammet Balta, Kadın Kolları Başkanı Bahar Ayvaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı  Mazhar Yıldırımhan, TGC Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Turgut, TSYD Başkanı Murat Taşkın, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanvekili Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, medya kuruluşlarının yayın yönetmenleri, sahipleri ve gazeteciler katıldı.

 

ARAMA GERİLİMİ

Yemeğe girişte gazeteciler aranmak istendi. Buna itiraz edilince tartışma çıktı. Daha sonra devreye giren basın danışmanı Selahattin Aydınlı ile görevli güvenlik sorumlusu arasında tartışma yaşandı. Yapılan görüşmeler sonrası Aydınlı'nın referansı ile gazeteciler içeri alındı. 

SOYLU'YA 2 SORU

Konuşmasında daha çok yerel ölçekte açıklamalarda bulunan, anayasa değişikliği ile gelecek yeni düzeni öven bakana, sorular bölümünde sadece bir gazeteci soru yöneltti. Aynı zamanda viratrabzon haber sitesi yayın yönetmeni olan Mollamehmetoğlu'nun soruları ve bakan Soylu'nun ''yayınlanmasını istemediği'' bölüm hariç verdiği yanıtlar:

 

 

SORU 1.: Gerilimli bir halkoylaması sürecini geride bıraktık. Ortamın gerilmesine yolaçan en önemli şeylerden biri Hayır verecek vatandaşların terörle ya da teröristlerle eşdeğer tutulmasıydı. Partinizin sözcüleri ve sizin açıklamalarınızda da, Hayır vermenin teröre hizmet anlamına geldiğini öne süren söylem vardı.  Şimdi, Hayır oyu veren yüzde 49'un teröre hizmet ettiğini düşünüyor musunuz?

SORU 2. Sayın Kılıçdaroğlu, seçim gecesi YSK önüne partisnin milletvekili ve üyelerini çağırmadığı için ağır eleştirilere uğradı. Bunlara karşı, ''O akşam eli sopalı adamları hazırlamışlardı. Üyelerimizi sokağa çıkarıp kavgaya izin vermezdim'' biçiminde bir söz söyledi. İçişleri Bakanı olarak eli sopalı adamlar konusunda bir istihbarata sahip miydiniz?

 

YANITLAR:

KİMSENİN BURNU KANAMADI

 

Görevimizi yapıyoruz. Kimseden teşekkür beklemiyoruz.

Gerilim dediğiniz dönemde nevruz kutlandı.

Türkiye'de milyonlarca insan referandumda oy kullandı. Birkaç münferit olay dışında kimsenin burnu kanamadı. 

Devlet ya da siyasi partilerin herhangi bir baskısı olmadan herkes oyunu kullandı.

21 Mart (nevruz), 16 Nisan (halkoylaması), 1 Mayıs (İşçi bayramı) Kimseye bir şey olmadı.

1 Mayıs büyük bir şenlik içinde kutlandı. Kimsenin burnu kanamadı. 

Kutlu Doğum Haftası meydanlarda kutlandı.

Böyle bir gücü seçim kurulunun önüne getirmek, Türkiye'yi az tanımak ya da güvenmemek anlamına geliyor. 

Siyaset, fantazi ve hayallerle yürümemeli. 

Seçimin sonucu bellidir: 51.5 oyla  kabul edilmiştir. 2012'de başkanlşığa destek yüzde 24'tü. Oradan buralara gelindi. 

 

TERÖRLE İLİŞKİLENDİRMEDİK

Ne ben ne de arkadaşlarımızın hiçbiri hayır oylarının terörizmle ilişkisini söylememiştir. Ama siyaseten bazı şeyler de söyleniyor.

YÜZLERCE İSTİHBARAT

Elimizde yüzlerce istihbarat bilgisi var. Kandil hayır çıkması için talimat verdi. Kılıçdaroğlu bunların birini bilmez. Ben Kılıçdaroğlu'nun da güvenliğinden sorumluyum.

Kandil'deki terörist bazı hayır çıkması için elinizden ne geliyorsa yapın dediyse, buna karşı biz de elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. 

 

 

 İŞTE BAKANIN DİĞER AÇIKLAMALARI

 

"Basınımızın kıymetli temsiclisileriburada birlikte bulunduğum kıymetli vekiller kıymetli arkadaşlarımız bu akşam sizlerle birlikte olmaktan onur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Gerek sizlerin gerek bizlerin gerek Türkiye'de ardışık süregiden yoğunlukları bütün bunlarla birlikte yerel gündemin yoğunlukları birbirimizler olan münasebetleri mezhepsel düzeyde bırakıyor. Dönem dönem bir araya geliyoruz. Kısıtılı sınırlı ve çok az bir zaman dilimine kadar birlikteliği ortaya koyuyoruz. 1 Kasım'dan itibaren de 1,5 yıllık bir zaman dilimi geçti. O zaman dilimi içerisinde 15 Temmuz gibi yaşadığımız garabet referandum olsun. 3 ana olayla beraber kaldık. Bunlardan mmuradım şu sürekli birarada olan birbirlerini sürekli dinlemek durumunda olan Trabzon için de önemli malesef yoğunluk akış düzeninden dolayı bölye bir süreç oluşuyor" 

2019 HESABI

''Seçim döneminden sonra adrenalinin boşaldığı çok boyutlu değil daha ziyade klasik yorumlarının yapıldığı tartışma döneminin az bir noktaya düştüğü bölümdür. Biz de bu dönem içerisin böyle bir ortamda olmanın doğru olacağını düşünerek TGC'nin davetini telafi etmek adına bir fırsat olarak değerlendirdik. Her birinize teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Önemli bir referandumdan geçtik. Bu referandum tam da anlattıklarımızın referandumun hemen akabinde nasıl hayat bulduğunu gösteriyor. Türkiye'yi yarınlara taşıyacak en önemli unsur siyaset rekabetttir. Bugün görüyoruz ki artık herkes 2019 hesabını yapmaktadır. Bu demokrasi için siyaset hayatı için çok mühim bir değerlendirmedir. Demokrasi tam buna hizmet etmelidir. Millettten yetki alma gününe nasıl gideceğinin hesabını yapmalıdır. Bir şeyi daha görüyoruz. her bir oyun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük" 

MUHALEFET DE FONKSİYONEL OLUYOR

 "Herkesin kendi iradesi ile her bir oya talip olduğumuz bir döneme gidiyoruz. Proje, insan önem kazandı. Demokrasinin tam anlamı ile demokrasi haline geldiği bir noktaya adım atıyoruz. Bizim ülkemizin eski Türkiye'den ayrıldığı bir nokta var. bundan sonra zaafiyete tahammül edemediği bir nokta var sistemimizi kuvvetli bir hale getirmeliyiz. Türkiye'de iktidarlar fonksiyoneldir. Muhalefet değildir. Bir müjdeyi paylaşayım. artık muhaletfette o döneme gidiyor. Artık muhalefetinde içinde tartışma olduğu nasıl fonksiyonel olabiliriz diye tartışıldığı döneme giriyoruz.Türkiye kutuplaşma ülkesii değildir. Bloklasma olmuşdur. Her birimizin okuduğu okullar farklı hayata bakış açısı farklı, gelir seviyesi farklı bu farklılıklarında bloklar oluşturması makuldur. Bu da siyaset makul bir noktaya çekecektiir. Türkiye kendi hedeflerine daha iyi ilerleyecektir. Siyaset iktidarda olduğu gibi muhalefetinde yol güzegahı olacaktır. Birinci dönem olmaybilir 2. dönem olmaya bilir süreç bunu 3.4. dönemde zorlayacak düzeydedir. bunu arzı kaçınılmaz olacaktır."

AYAKLARI ÜZERİNDE DURAN MEDYA VAR

"Ticareti ekonomisi ile kurduğu ilişkilerle ortyante olabilmesi ile gerçekleşen bir yapısı vardır Trabzon'un. Uzun zamandır ayakları üzerinde duran bir medyası var. Bu saygın bir durumdur yıllardan beridir burada Trabzon'un kendine has özelliklerini muhafaza etmektedir. Eleştiril var takdir kültürü var. Bir baş şehirin hangi özellikleri varsa o var. Bunu bütün unsurları ille yaşayan anlayışın içinde olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye'de hakikaten yerel siyasetin hem de merkezi siyaseti birlikte yürütebilmenin kolay olmadığını anlatmak isterim. Bunu başarabilmek mümkün değildir. Onun için yerel siyasetçiler hemen hemen çabuk çabuk değişiverirler. Öyle de olur. 2 talebi yönetebilmenin imkansızlığı ortada durmaktadır. iyi dengelemek gerkir. Üzerimize düşeni elimizden geldiği kadar yerine getirmeye çalışıyoruz adımlar atıyor. Şehirle ilgili bir vizyon varsa onu takip edebilmek. Şehrin seçilmiş siyasetçiler ile ilgili varlık hissetmesidir. Bir nispetlendirilir. Arkadaşlarımız ile mümkün olduğu sürece yapmaya çalışıyor. Elimizden gelen gayreti ortaya koymaya çalışıyoruz. burası birden sanayi şehri olmayacağına göre akslar takmak lazım. turizm bunlardan bir tanesi Trabzon bunu yapıyor bizde ivmelendiriyoruz. Hizmet sektörünü tahkim etme takviye etmeye çalışıyoruz. Doğal tarımın verimli bir hale gelebilmesi için adımlar atılmalıdır. Etrafındaki bütün unsurlarla sınır içi sınır dışı ülkelerle ilişki kurup diğer bütün unsurlarla bağlantı sağlayıp hareketlilği sağlayıp altyapı oluşturmak gerekir"

YATIRIMLAR

"Her yıl onbinlerce asfalt ve beton dökülerek köylerdeki standart yükseltiliyor. Türkiye geçtiğimiz dönem içerisinde bir çok karşılıkla kalıyor. Trabzon'un şehir açısındanda bütün şehirler biribirine benzeyebilir. Daha yapacaklarımız var. şehir hastantesi bizi heyecanlandırıyor. Erzincan tren yolunun 100 yıl geleceğimize dair katkıları olacağını düşünüyoruz. Önemli ölçekte sağlayabilme fırsatını sağlayabiliyor. 2. Üniversitenin önümüzdeki günlerde faaliyete girecek olması bizi heyecanlandırıyor. Trabzon geleceğine hazır bir şehirdir. Hayal ederek hazırlandı. Biz hazırladık demiyoruz. kendi adına fikir oluşturmuş ve süzmüş değerlendirmiş ve hareket sağlamış bunu da şehir satın almış. Oy vererek destekleyerek sessiz kalarak 'evet bu yol doğrudur yürüyün' diyerek görüş ortaya koymuş . Geçmiş dönemlerde fedalkfarca göstgermiş bir anlayış içinde oldu. Bu standart yükseldikçe önemli bir anlayış daha oluyor. Samsun'dan Artvin'e kadar bütün şehirlerde yükseliyor. Or-gi var ama bizim havalimanınmızın kapasitesi yükselmektedir. Yarın Rize havalimanı oldukça bura daha güçlenecek. Şehir hastanesi devreye girdiği zaman turist de gelecektir. Aksını oluşturacaktır. Bütün bunlar bizden sonra gelecekleri de şekillendirecektir. Şehirlerin ortak dilleri ile oluşmuştur. Bunu bizler sizler yapmaya çalışıyorsunuz. Denetleme ve kontrol sistemlerini ortaya koyarak. Aynı anlayış devam edebilecektir. Şehirlerin önüne fırsatlar gelir ama bazen şehirlerin fırsatları harcadığını görüyoruz. Özellikle turizm konusunda önümüze iyi fırsat geldi. Bu dönem iyi başladı iyi devam etti. Özellikle Tuizmcilerin morali yerinde. Geçen sene Mardin'de bir kişi kalmıyordu. Şimdi Mardin, Güneydoğu ve Burada da oteller dolldu. Demekki güven var, standart var. bunu kalıcı bırakmak gerekir."

İNATLAŞMAMAK LAZIM

"Bazen karikatür bazen yazı bazen manşetle olur. Bu ayar veren yazılar manşetler kızdıracak değerlendirmeler biz insanımızın huyu suyu belli inatlaşmamak lazım. daha yumuşak uslüpla davranmak lazım. Bu daha çok işbirliği yapar mantığı ile bunu gerçekleştirmek lazım. Bunun sonuç alan bir unsur olmadığını gördüm. her şehrin yöntemleri farklı olabilir. bu konuda her birinizin desteğine ihtiyaç var. Ankara günleri var. Hususi hazırlıklar yapıyorlar. Çay ve Fındık bahçesi dikmekten tutunda bir çok unsurları orada gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Orada da bu anlayışı ortaya koyan bir sürecin gelişeceğini düşünüyoruz. İnşallah orada da hep beraber olabilme iradesini arkadaşlarımız ortaya koyabilirler. Farklı siyasal akıllar gerçekleştirebilir, şehrin kendi adına geliştirdiği kimlik apayrıdır. Şehrin kendini tanıtma açısından önemlidir. Bunu sürekli işlemeli ve işlevsel kılmalıdır"

 

 

 
7 Mayıs 2017 Pazar 14:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferi'ni elde etti.
1561 - Şehzade Bayezid idam edildi.
1911 - İtalya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1925 - İstanbul'da, tulumbacı teşkilâtının yerine, modern motorlu itfaiye teşkilâtı kuruldu.
1950 - Birleşmiş Milletler askerleri Kore'de Seul'u ele geçirdi. (Bkz. Kore Savaşı)
1956 - İstanbul'da geniş çaplı istimlâk çalışmaları başlatıldı.
1958 - Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.
1960 - Yassıada'da tutuklu bulunan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, kemeriyle intihar girişiminde bulundu. Bayar, nöbetçi teğmen tarafından kurtarıldı.
1974 - Bilim adamları, aerosol spreylerin ozon tabakasını tahrip ettiği konusunda uyarıda bulundu.
1979 - Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'un eşi Eva Peron'un yaşam öyküsünü anlatan Evita müzikalinin prömiyeri, Broadway'de yapıldı.
1982 - Türkiye'nin ilk kadın Büyükelçisi Filiz Dinçmen, Amsterdam'da görevine başladı.
1993 - Karun Hazinesi Türkiye'ye geldi.
2001 - Tekel'in Küba ile ortak kurduğu TEKA Puro Fabrikası İstanbul'da açıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:04
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:47
  • Akşam18:22
  • Yatsı19:51
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık