Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Siyaset » Hz. Muhammet; Erdoğan, KılıçdaroĞlu ve Bahçeli'yi buluşturdu

Hz. Muhammet; Erdoğan, KılıçdaroĞlu ve Bahçeli'yi buluşturdu

Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla Ankara'da düzenlenen etkinliğe Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli katıldı. Erdoğan, her gün namazda okunan Kevser Suresi'nin ırkçılığın kesin reddi olduğuna dikkat çekti.. Kılıçdaroğlu'nun Hz. Muhammed'in kişiliğini anlattığı konferansı güne damgasını vurdu.

 
14 Nisan 2013 Pazar 13:03 
Yorum YapYazdır
 
 
Hz. Muhammet; Erdoğan, KılıçdaroĞlu ve Bahçeli'yi buluşturdu

 

ERDOĞAN'IN KONUŞMASI

Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde, konuşmasına "Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla" diyerek başladı.
Başbakan Erdoğan, "Veladetinin miladi seneyi devriyesinde güzeller güzeline, Allah'ın sevgilisine, 'sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım' hitabına mazhar olan, alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberi zişan efendimize salat ve selam gönderiyorum. Onu görmenin, onu duymanın ve onun mübarek kokusunu teneffüs etmenin tarifsiz hazzını yaşayan ehlibeyte ve kutlu ashabına da Allah'ın selamı üzerlerine olsun diyorum. Bir kere daha kutlu doğuma, Habibullah'ın doğumunun seneyi devriyesine bizleri ulaştırdığı için Rabbime hamd ediyorum. Allah habibinin Hazreti Muhammed Mustafa sallahu aleyhi ve sellem efendimizin şefaatine bizleri nail eylesin. Rabbim iki cihanda da bizlerden rahmetini, nimetini esirgemesin, Hazreti peygamberin şanlı sancağı altında haşr olmayı nasip etsin" diye konuştu.
Kutlu doğumun anlamını her yıl Türkiye ve Dünyaya tekrar takrar hatırlatan ve gönül dünyalarını zenginleştiren Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve tüm ekibini tebrik eden Erdoğan, Hazreti Muhammed'in emin kişiliğiyle sade yaşantısıyla örnek davranışlarıyla edep ve hayasıyla yepyeni bir dünyanın yepyeni bir hayatın kapılarını açtığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Resulü Ekrem efendimiz risaletiyle varlığa anlam kattı. Zamana ruh verdi. İnsanlara insanlıklarını hatırlattı. Kendinden sonra gelecek nesillere aydınlık oldu. O, zulmete yani karanlığa bir güneş gibi parladı. Kabuğu zift bağlamış, katran kesmiş yürekleri eritti. Bir taş kadar sertleşmiş kalpleri yumuşattı. Çöle dönmüş gönüllere adeta bir çağlayan gibi aktı. Onu öldürmek için gelenler onda dirilerek geri döndüler. Tıpkı Hazreti Ömer gibi. Ona ve İslam'a düşmanlık besleyenler onda hayat buldular. İnsana ait ne kadar kötü haslet varsa, husumet, kin, nefret, zulüm bütün o çirkin hasletler Hazreti Peygamber efendimizin ummanlar kadar engin yüreği karşısında kardeşliğe, dayanışmaya, merhamete, edebe ve hayaya buyurdu.
Hazreti Peygamber mahsundu, bütün mahsunların peygamberiydi. Hazreti Peygamber mazlumdu, bütün mazlumların peygamberiydi. Hazreti Peygamber edep timsaliydi, edebin peygamberiydi. Hazreti Nebi kahramandı, cesaretin peygamberiydi. Kararlıydı, kutlu direnişin peygamberiydi. Resulü ekrem insana ait değerli her ne varsa onu kalbinde ve hayatında, kendi benliğinde ve kendi ruhunda müşahhas hale getirmiş eşrefi mahlukatın en şereflisi, alemlere rahmet bir peygamberdi."
Hazreti Muhammed'in bir yetim ve öksüz olarak en çok da yetim ve öksüzlerin, çocukların peygamberi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Sadece arşın iki yanına asılmış küpeler olarak tarif ettiği Hasan ile Hüseyin'in değil, bütün çocukların sevgilisiydi. Çocukların başını okşamanın sadaka olduğunu ifade edecek kadar çocuklara inanmış bir peygamberdi" dedi.
-"Her türlü asabiyeti, ırkçılığı ayaklarının altına aldı"-
Hazreti Muhammed'in, zenginin üstün, güçlünün haklı, zencinin ikinci sınıf olduğu, yoksul, mağdur, mazlum, yolda kalmış, kadın ve kölenin dışlandığı, ötelendiği, insanın aşağıların en aşağısına düştüğü bir çağda gönderildiğini belirten Erdoğan, "Bizlere 'inananlar kardeştir' ilahi mesajını ilettiği kadar Müslümanların kardeşliğini hayatının her zerresine nakşetmiş, evet kardeşliğin peygamberiydi. Müslümanlar arasında kan bağı, soy bağı, akrabalık bağı kurmadı. Kuranlara müsaade etmedi. Her türlü asabiyeti, ırkçılığı ayaklarının altına aldı. İnsanları gönül bağıyla birbirine bağladı. Kuran-ı Kerim sevgisiyle, Allah aşkıyla kaynaştırdı" diye konuştu.
Hucurat Suresi 13. ayetini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:
"(Ey insanlar şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en onurlunuz takvada en üstün olanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilen hakkıyla haberdar olandır) evet işte bu emirler doğrultusunda Hazreti Peygamber muhaciri ensara kardeş kıldı, Arabı Aceme kardeş eyledi. Hazreti Bilali Habeşi'yi kölelikten kurtarıp bize, bütün ümmetine hürmetle yad ettiğimiz, ismini her andığımızda Allah'ın selamını ilettiğimz bir efendi yaptı. Hazreti Peygamber Kuran-ı Kerim'de defalarca zikredilen bir annenin çocukları anlamına da gelen ümmet kavramıyla Müslümanlar arasında kardeşlik hukukunu tesis etti. Ashabını ve ümmetini aynı sofranın, aynı lokmanın, aynı mücadelenin, aynı sevincin ortağı yaptı. Zengini fakirin hamisi, zenciyi beyazın kader ortağı yaptı. Komşuyu komşuya neredeyse birbirlerinin mirasçısı olacak kadar yakınlaştırırken mümin ile mümini bir elin kenetlenmiş parmakları gibi, bir duvarın birbirine geçmiş tuğlaları gibi bir ve beraber gördü."
-"Rabbimizin verdiği kesin ihtardır"-
Hazreti Muhammed'in oğullarının hiçbirinin uzun süre hayatta kalmadığını çocuk yaşlarında hakkın rahmetine kavuştuklarını anlatan Erdoğan, Hazreti peygamberin ehlibeyti amcasının oğlu Hazreti Ali ve kızı Hazreti Fatıma soyundan devam ettiğini hatırlattı. Erdoğan, cahillerin, Hazreti Peygambere oğlu olmadığı için "soyu devam etmemiş, soyu tamamlanmamış" diye hakaret ettiklerini ve Allah'ın Kevser suresini indirdiğini anlattı.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"(Biz sana kevseri verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu sana buğzeden ebterin, yani soyu kesik olanın ta kendisidir) İşte bu ayetin rehberliğinde Hazreti Peygamberin şahsı manevisinde bugün karşı karşıya kaldığımız meseleleri tekrar tekrar düşünmek zorundayız. Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir. Kevser Suresi asabiyetin reddidir. Her gün namazlarımızda okuduğumuz Kevser Suresi soy üstünlüğü iddia edenlere, asalet taslayanlara, kendisini diğerinden üstün görenlere Rabbimizin verdiği kesin ihtardır.
Oğullarıyla övünenler, soylarıyla böbürlenenler, mezarlardaki ölülerini dahi sayacak kadar kafataslarını ölçecek kadar aklını ve izanını kaybedenler aynı şekilde Kevser'i de kaybetmişlerdir. Bizler 780 bin kilometrekare üzerinde tıpkı dünya sathına yayılmış Müslümanlar, müminler gibi en önce Kevser Suresi'ni öğrenen, en önce çocuklarımıza Kevser suresini öğreten onu tekrar tekrar okuyan bir ümmetiz. Soy üstünlüğünü, asabiyeti kesinlikle reddeden bu sure bizim birbirimize nasıl bakmamız gerektiğini gösteren ölçüdür. Kendisini diğerinden üstün gören, kendi ırkını, kendi soyunu, kendi kavmini ve kabilesini diğerinden üstün gören veya üstte gören Kevser'i kaybetmiş, Hazreti Peygambere takdir edersiniz ki yüz çevirmiştir."

 

KILIÇDAROĞLU'NDAN HZ. MUHAMMET PROFİLİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hz. Muhammed haksızlık karşısında susmayı 'dilsiz şeytanlık' olarak görmüş ve açıklamıştır. Adaleti hep yüceltmiştir. Adaletli bir toplumun yaşayabileceğini görmüştür. Adaletli bir toplumda, insan onurunun korunabileceğine inanmıştır" dedi.
Kılıçdaroğlu eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliğine katıldı.
Sözlerine, "Ademoğlunun en hası, insanların en üstünü ve en mükemmeli olan Hz. Muhammed'in kutlu doğumunun 1442. yılını idrak ediyoruz" diye başlayan Kılıçdaroğlu, "Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed'e, ehlibeytine, ashabına ve tüm Müslümanlara selam olsun. Bu vesileyle bu ülkeyi büyük zorluklarla kuran, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Sevgili Peygamberimiz bir yetimdi, öksüzdü. Halktan birisi gibiydi. Kendi işini kendi yapardı. Kibirlenmezdi, büyüklenmezdi, mütevazıydı. Daha gençlik yıllarında insanlık onuru mücadelesi vermeye başladı. Mekke'de zulüm görenlerin, haksızlığa uğrayanların, güçsüz ve çaresizlerin haklarını korumak amacıyla
'Erdemliler anlaşması' adıyla kurulan cemiyette yer aldı. Huzurunda heyecanlanan bir delikanlıya şöyle dedi: 'Arkadaş rahat ol. Ben kral değilim. Kureyş'ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum.' Bu kadar rahat ve bu kadar alçak gönüllüydü. Sevgili Peygamberimiz kimseye yük olmazdı. Aza kanaat ederdi, asla tamah etmezdi. Ona göre gerçek zenginlik, malın çokluğu değil, gönül tokluğuydu."
Hz. Muhammed'in devlet malını çalanların cenaze namazını kıldırmadığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Ganimetten bir hırka yürütenin, savaşta ölse dahi şehit olamayacağını bildirdi. Çünkü O, kul hakkı yemenin vebalinın ne olduğunu çok iyi biliyordu" dedi.
Hz. Muhammed'in, tevhit dininin peygamberi olarak, şirkin açığına da gizlisine de geçit vermediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Allah ile kul arasına girilemeyeceğini, inancın kalpte olduğunu, kalplerde olanı da ancak Allah'ın bileceğini buyurmuştur. Allah ile kul arasına girilemeyeceğini o, her seferinde dile getirmiştir. Kadınları dövenlerin güzel ahlaklı olamayacaklarını açıklamıştır. En sevdiği kişilerin, en ahlaklı insanlar olduğunu belirtmiştir. İnsanların, bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu, kimsenin kimseden üstün olamayacağını bütün kainata duyurmuştur. Hz. Muhammed haksızlık karşısında susmayı 'dilsiz şeytanlık' olarak görmüş ve açıklamıştır. Adaleti hep yüceltmiştir. Adaletli bir toplumun yaşayabileceğini görmüştür. Adaletli bir toplumda, insan onurunun korunabileceğine inanmıştır. 'Sizden öncekiler adaletsiz oldukları için helak oldular. Sıradan insanlara cezayı uygulayıp, ileri gelenlere uygulamazlardı' diyerek adaletsizliğin bir toplumu nasıl yok ettiğini açıklamıştır. İnsan haklarıyla ilgili dünya tarihinde önemli bir yer tutan Veda Hutbesi'nde insanların kanlarının, mallarının ve ırzlarının, yani onurlarının şeref ve haysiyetlerinin güvence altında olduğunu vurgulamıştır. İnsan onuruna o kadar önem vermiştir ki karşılığında dünyayı verseler, bir insanın hoşlanmayacağı bir şeyle incinmesinin doğru olmayacağını ifade etmiştir."
-"Ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşıydı..."-
Kılıçdaroğlu, Hz. Muhammed'in insan haklarında ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı olduğunu da söyledi.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bir gün bir cenaze geçerken ayağa kalkmıştı. Cenazenin gayrimüslim olduğunu söylediler. Bunun üzerine 'insan değil mi-' diye yanındakileri uyarmıştır. Çünkü insan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktı. Hz. Muhammed, Selman-ı Farisi'nin özgürlüğüne kavuşabilmesi için de 300 fidan dikilmesine bizzat yardım etmiştir. Çünkü, O özgürlüğün timsalidir. Bedir Savaşı'nda öldürülen Mekke'li müşriklerin cesetlerini ortada bırakmamıştır. Onların defnine katılarak, düşman da olsa insan onurunun korunmasına özen göstermiştir. Bu güzel gecede, Yunus Emre'deki aşk peygamberini, Mevlana'daki muhabbet, sevgi peygamberini, Ahmet Yesevi'deki hikmet peygamberini, Hacı Bektaş-ı Veli'deki şefkat peygamberini, sevgililer sevgilisi Hz. Muhammedi, O'nun manevi huzurunda, O'nu en derin muhabbetle selamlıyorum."

 
14 Nisan 2013 Pazar 13:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık