CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Siyaset » Hüseyin Çelik’ten Erdoğan'a “paralel yapı” eleştirisi

Hüseyin Çelik’ten Erdoğan'a “paralel yapı” eleştirisi

AKP'yi "su alan gemiye" benzeten Hüseyin Çelik, Hürriyet'e verdiği röportajın ikinci bölümünde paralel yapı operasyonlarını eleştirdi.

 
11 Şubat 2016 Perşembe 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 
Hüseyin Çelik’ten Erdoğan'a “paralel yapı” eleştirisi

AKP kurucularından eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Ahmet Hakan’a verdiği röportajda Gülen cemaatine yönelik operasyonlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Paralel Yapı operasyonlarına tepki gösteren Çelik “Bir suç delili bulduysanız hukuk çerçevesinde bu insanları yargılayın. Kanuna göre kayyum, hissedar yönetici gibi davranamaz. Allah aşkına böyle mi yapılıyor? Şu andaki görüntü bir gasp görüntüsüdür” dedi. Birçok bürokratın “paralel yapı mensubu olduğu gerekçesiyle” yargılandığını hatırlatan Çelik “Eğer kamuya ait bir şeyin tahsisi suçsa, o zaman kavgalı olmadığımız dönemlerde çeşitli tahsisler yapan Tayyip Bey veya diğer bakanlar ya da bizim yetkili etkili olan bütün arkadaşlarımız da suç işlemiş demektir. Böyle saçmalık olur mu?” diye konuştu.


FOTO:DHA/Arşiv- Hüseyin Çelik, Ahmet Hakan’a “paralel yapı” operasyonlarını değerlendirdi.

Hürriyet’ten Ahmet Hakan’a konuşan Hüseyin Çelik’in röportajının ikinci kısmı bugün yayınlandı. İpek – Koza Holding’e atanan kayyumların uygulamalarını eleştiren Çelik, “Neredeyse tüm şirket yöneticilerinin dahil olduğu 250 kişi işten çıkarılmıştır. Adamların oteline gidip şahsi odalarının kapısını mahkeme kararı olmadan kırıyorlar, gelinin, kızlarının elbiselerine varana kadar her şeyi ortaya dökülüyor. Şimdi birisi çıkıp da bana “Kardeşim bu mahkeme kararı” derse buna gülerim.” diye konuştu.

Hüseyin Çelik’in konuşmasının tamamı şöyle:

HUKUK İÇİNDE KALARAK NE CEZA GEREKİYORSA VERİLMELİDİR

- Paralel’le mücadelede gelinen son noktayı da eleştiriyorsunuz. Neden?

Ben AK Partiliyim. Paralelci falan değilim. Ben mensubiyetlerimi gözümü kırpmadan söyleyebilen bir adamım, buna herkes şahittir. “Paralelci” olsam, avazım çıktığı kadar “Paralelciyim” derim. Paralelcilik, bir camianın yargıda, poliste, mülki idarede devletin hiyerarşik yapısı yerine farklı mecralara uymaksa… Bunu yapanlara hukuk içinde kalarak ne ceza verilmesi gerekiyorsa verilmelidir. Buna en ufak bir itirazım olamaz. Ben 17-25 Aralık’tan sonra televizyona çıkıp, “Her kim ki devletin kendisine verdiği unvanı manivela haline getirerek siyasette taşları yerinden oynatmaya kalkarsa, biz o eli kırarız” dedim. Bugün de aynı görüşteyim. Kim usulsüz dinleme yapmışsa, kim kasetçilik yapmışsa kim kumpas kurmuşsa Allah bin kere belasını versin. Bununla da kalınmasın, yasalar neyi gerektiriyorsa bu yapılsın.

PARALELCİ DEMEK KÜLAH KAPMA YARIŞINA DÖNDÜ

- İyi ama şu anda tam da o eller kırılıyor. Sizin itirazınız neye?

Bugün birine “Paralelci” demek, külah kapma yarışı haline getirilmiş durumda. Bir yerde iki şef varsa ve biri şube müdürü olacaksa… Bunlar birbirlerine “Paralelci” diyorlar. İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı yapan Sadık Altınkaynak var mesela… Pırıl pırıl, şahsiyet abidesi bir insan… Uzaktan yakından bir ilgisi yok Paralel’le… Adamı “Sen Paralelcisin” diye mahkemelerde süründürüyorlar. Öyle mülki idare amirleri terör örgütüne yardım etmekten yargılanıyor ki, duyunca kulağınıza inanamıyorsunuz. Neymiş, onun zamanında bir ilde bir kamu binası bu adamlara ücreti karşılığında tahsis edilmiş. Bu idari bir tasarruf değil mi? İdari bir tasarruf, idari bir soruşturmayı gerektirmez mi? Eğer kamuya ait bir şeyin tahsisi suçsa, o zaman kavgalı olmadığımız dönemlerde çeşitli tahsisler yapan Tayyip Bey veya diğer bakanlar ya da bizim yetkili etkili olan bütün arkadaşlarımız da suç işlemiş demektir. Böyle saçmalık olur mu?

İTİRAZIMIZ ADALETE GÖLGE DÜŞMESİDİR

- Bunları söylediğiniz için “Paralelci” denilecek size.

Demokratik erdem, tıpatıp sizin gibi düşünen, sizin gibi inanan insanlar haksızlığa uğradığı zaman onları savunmayı değil, sizin gibi düşünmeyen insanlar haksızlığa uğradığı zaman onları savunmayı gerektirir. Bir adam fi tarihinde bir okulun yapılmasına destek vermiş veya Türkçe Olimpiyatları’na sponsor olmuş, hemen “Paralelci” ilan ediliyor. Adam vergi rekortmeni oluyor, o adama “Sen belgeni almaya gelme, başka birini gönder” diyorlar. O kadar baskı yapılıyor ki adama, adam gazetelere ilan veriyor, “Bizim bunlarla alakamız yoktur” diye… “Bu yetmez” diyorlar, “Sen bize yakın olan şu vakfa, şu derneğe yardım et” diyorlar. Kimler diyor? Büyük ihtimalle durumdan vazife çıkaran kraldan çok kralcılar. Sizin Yahudi, Rum veya Ermeni bir komşunuz olsa, o da bir haksızlığa uğrasa, hukuk dışı bir muamele ile karşı karşıya kalsa, sizin onu savunmanız için Yahudi, Rum veya Ermeni olmanız mı gerekir? Bizim itirazımız, Adalet ve Kalkınma Partisi, adındaki “adalet”e gölge düşmesidir. Ben geçen hafta Alevi vatandaşlarımızın haklarıyla ilgili bir yazı yazdım. Ben Alevi mi oldum? Varlık Vergisi’ne, 6-7 Eylül rezaletine hep itiraz ve isyan ettik. O zaman gayrimüslim mi olduk?

- Ama Paralelci denilen kişiler Ergenekon’da, Balyoz’da çok zulümler yaptılar.

Kim kime haksızlık yaptıysa Allah onun burnundan fitil fitil getirsin. Ama birisi yanlış yaptı diye bugün siz aynı yanlışı sürdürmek zorunda değilsiniz.

ŞU ANKİ GÖRÜNTÜ BİR GASP GÖRÜNTÜSÜDÜR

-Sizin İpek ailesine yakın olduğunuz yönünde söylentiler var.

Ben 30 yıldır İpek ailesini tanıyorum. Ben bu aileyle 17-25 Aralık’tan sonra dost olmuş değildim ki. Melek İpek’i gördüğüm yerde elini öperim. Çünkü Melek İpek, adı gibi bir kadındır. Bu aile, Paralelcilere parasal destek vermiştir deniliyor. Okul yapmıştır. Amenna! Ama ben ne zaman “Melek Abla, şu yere de okul yaptır” dediysem devlete de bir yığın okul yapıp teslim etmiştir. Unutmayalım: İpek ailesi, AK Parti’ye de çok büyük destek verdi. Ramazanlarda giden paketlerde bu ailenin çok büyük parasal katkısı var. Bayramlarda, belli günlerde gazetelerine verdiğimiz ilanların bu insanlar parasını almadılar. AK Parti’nin bilinen isimlerinden Melek İpek’in oteline gitmemiş veya bir etkinlikte birlikte olmamış çok az insan var.

- Sorun nerede? Bu konuda yargı süreci işlemiyor mu?

Bir suç delili bulduysanız hukuk çerçevesinde bu insanları yargılayın. Kanuna göre kayyum, hissedar yönetici gibi davranamaz. Allah aşkına böyle mi yapılıyor? Şu andaki görüntü bir gasp görüntüsüdür. Neredeyse tüm şirket yöneticilerinin dahil olduğu 250 kişi işten çıkarılmıştır. Adamların oteline gidip şahsi odalarının kapısını mahkeme kararı olmadan kırıyorlar, gelinin, kızlarının elbiselerine varana kadar her şeyi ortaya dökülüyor. Şimdi birisi çıkıp da bana “Kardeşim bu mahkeme kararı” derse buna gülerim.

- Abdullah Gül, Bülent Arınç, Sadullah Ergin, Suat Kılıç, siz… Ortak hareket mi ediyorsunuz? Toplantılar yapıp kararlar mı alıyorsunuz?

Biz AK Partiliyiz. Birilerinin bizi öyle veya böyle görmesi bizim kendimizi AK Parti camiasının dışında görmemiz gibi bir sonuç doğurmaz, doğurmayacak. Biz ayrı parti, ayrı grup, ayrı vakıf değiliz. Zaman zaman bir araya gelip görüşüyoruz ama ben şu anda bakan olan arkadaşlarla da yakından görüşüyorum. Netice olarak aklın yolu birdir. Bazı memleket meseleleriyle ilgili olarak hepsi AK Partili olan arkadaşlarımızla fikrilerimizin örtüştüğü hususlar varsa bunu organize fitne hareketi diye nitelendirmek akla ziyan bir şeydir.

 
11 Şubat 2016 Perşembe 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık