AKP'lilerden Kılıçdaroğlu'na tekbirli ölüm tehdidi

Ana Sayfa » Medya Kritik » Hurafeci Erdoğan.. Asıl şuna kafa yormalı!

Hurafeci Erdoğan.. Asıl şuna kafa yormalı!

Sözcü yazarı Soner Yalçın, Erdoğan'ın Amerika'nın keşfiyle ilgili sözlerini yorumladı: Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürükleyen Erdoğan asıl buna kafa yormalıdır

 
20 Kasım 2014 Perşembe 11:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Hurafeci Erdoğan.. Asıl şuna kafa yormalı!

Erdoğan, “Amerika kıtasını Kristof Kolomb‘dan önce Müslümanlar buldu” sözünü eleştiren köşe yazarlarına şöyle seslendi: “Çünkü bunlar bir Müslümanın bunu yapabileceğine hala inanmadılar. Bu milletin evlatlarının bunu yapabileceğine hiçbir zaman inanmadılar.”
Erdoğan bilimin diliyle değil hurafeyle konuşuyor; ve bu nedenle gerçekle bağını hep koparıyor.Hakikat şudur:
Yunan ve Latin kültürü çökerken, İslam, 6’ncı yüzyılda Arap yarımadasında olağanüstü bir devrim yaptı. Düşünsel ve bilimsel gelişmelere kaynak oldu. Bu durum, siyasi birliktelik, merkezi otoritenin oluşması, kurumlaşma, ticaretin gelişmesi, kentleşme, ulaşım, silahlanma, teknoloji, sosyal düzenlemeler gibi atılımların yolunu açtı. Edebiyat-sanat bunun dışında değildi.
Müslüman alimler ardı ardına buluşlar gerçekleştirdi. Batı ortaçağını yaşarken Doğu’da erken Rönesans rüzgarları esiyordu.
Müslümanlar, İslam dinamizmiyle kısa zamanda büyük askeri fetihlere çıktı. Roma ve Bizans zulmünden kaçan halklar kurtuluşu, “eşitlik”, “özgürlük”, “kardeşlik”, “adalet” vaat eden İslam’da buldu.
Bu süreç dört asır sürdü.
İktidarı elinde tutan Arapların, “öteki halkları” küçümseyen tavrı, toplumsal sınıfların isteklerine yanıt vermemesi, onları refaha ortak etmemesi, yani zenginliği paylaşmak istememesi sorunlar çıkardı. Bunlara bir de Moğol istilası eklenince, Arap yönetimi, yoksul mazlumları baskı altında tutmak için sertleşti, gericileşti. “Zararlı düşünceyle” yani kuşkuculukla/soru’yla mücadeleye başladı.
Hz. Muhammed’in, “Bilim adamlarının mürekkebi şehitlerin kanından daha kıymetlidir” sözü unutturuldu.
Bilim adamları, kitaplar, kütüphaneler, ilim merkezleri inancı sarsacak kötülüğün kaynağı olarak görülmeye başlandı.

Galipler-mağluplar

13’üncü yüzyıl başında İslam aydınlığı çöktü.
İbn-i Sina, İbn-i Rüşd, Farabi, dogmatizme önderlik eden Eş’ari-Gazali düşüncesine yenildi.
Akli ilimler karşısına nakli ilimler (dinsel bilimler) ile çıkan Eş’arilik kazandı. Onlara göre akıl, hedef alınan mutlak hakikate ulaşmakta yetersizdi; aklın yerini sezgi, gönül almalıydı.
Böylece… İnanç ile aklı uzlaştırmak isteyenlere kafir denmeye başlandı.
Ömer Hayyam gibi düşünürler bile Müslüman olduğunu ispat için, çalışmalarını bırakıp hacca gitti. Gerçeğin peşinden koşan İbn-i Rüşd eve hapsedilip gözetim altında tutuldu.
Sonuçta, Doğu, “aklını” kaybetti; aydınını katletti ve -Samir Amin’in deyişiyle- kuşkuculuğun yerini Hinduculuktan esinlenen çilecilik aldı.
İslam coğrafyası, rasyonel düşünceden kopan, bilgiyi aramayan ve zaten bilginin ne işe yaradığını anlamayan, basit yorumlarla yetinen, kaba biçimsel kalıplara boyun eğen, cahiliye dönemi inançlarını sürdüren hoşgörüsüz gericilerin elinde kaldı.
Düşünceye, bilime düşman dinciler ve onların koruyucu iktidarları yüzünden aydınlanmacı İslam, feodalizm bataklığına saplanıp kaldı.
Batı ise, Müslüman alimlerden öğrendiğini hayata geçirdi; inanç ile bilgi arasına kesin bir ayrım koydu; kuşkuculuğun, çeşitliliğin, açık görüşün ve tartışmanın hoş görüldüğü Rönesans’ı kurdu. Coğrafi keşiflere imza attı.
Kristof Kolomb’un 1498’de Haiti’den yazdığı mektuba göre, Amerika’nın keşfi İbn-i Rüşd’ün kaydettiği bilgiler sayesinde gerçekleşti.
Uluğ Bey‘in hazırladığı dünya haritasının kaşif kaptanlara rehberlik ettiğini bilmeyen mi var?
Gerçek ile hurafeyi karıştırmamak lazım…

Reddederim

Erdoğan köşe yazarlarını eleştirirken “özgüven” eksikliğinden bahsetti. Kendi adıma bunu redderim. Defalarca yazdım…
İslam’ın uygarlığa katkıları görmezlikten gelinerek tarih yazılamaz…
Bağdat, Endülüs, Sicilya, Şam, Semerkand, Horasan, Kahire, Herat gibi İslam’ın bilim merkezleri inkar edilebilir mi? Cahız (776-869), El Kindi (801-866), Razi (865-925), Farabi (870-950), Biruni (973-1051)İbn-i Sina (980-1037), Ömer Hayyam (1048-1131), İbn-i Rüşd (1126-1198), Nasreddin Tusi (1201-1274) ve yüzlerce Müslüman düşün adamı nasıl görmemezlikten gelinebilir?
Rönesans ortalarına kadar Avrupa’da yazılmış bütün aritmetik kitaplarının kaynağı Harezmi’nin (780-850) “Hesab-ı Hindi”si değil mi?
İnsanlık, ondalık kesirler sistemini Gıyaseddin Cemşid‘den (1380-1437) öğrenmedi mi?
Trigonometriyi bütün esaslarıyla Ebu’l Vefa Buzcani (940-998) yeniden kurmadı mı?
Matematikte devrim yaratan “sıfır”ı 976’da Muhammed bin Ahmed keşfetmedi mi?
Modern optiğin ilk tohumlarını İbn-i Heysem (957-1029) atmadı mı?
“Alkool” sözcüğü bile Doğu’dan Batı dillerine geçti. Sadece bir tek sözcük değil dillerine geçen;kimya, cebir, ziraat, botanik, narenç, zafran, suda, kutun, nilüfer, şerap ve yüzlercesi…
Avrupa, katarakt, çiçek ve kızamık hastalığını ilk kez Müslüman alimlerden okudu; cerrahi müdahalelerde uyuşturucu kullanmayı, yüksek ateşi soğuk su banyosuyla düşürmeyi, damardan kan akıtma gibi tedavi yöntemlerini Müslüman tıp adamlarından öğrendi.
Bugün sıklıkla dile getirilen, “insan bedeninin doğal iyileştirici yeteneğini” ilk keşfedenler de Müslüman tıp adamları değil miydi? İçi delik iğneyi 1256’da Al Mahusen‘in bulduğu gerçeği reddedilebilir mi?
Şam’da 1298’de ölen İbn-i Al Nafis, Portekizli Servet’e atfedilen kan dolaşımı sistemini ondan 300 yıl önce keşfetti.
Modern sosyolojinin kuruluş yolunu İbn-i Haldun açmamış mıdır?
Taberi’siz (839-922), Mesudi’siz (ö 956), İbn-i Miskeyf’siz (ö 1030) tarih yazılabilir mi?
Uzatmaya gerek yok…
Soru şudur:
8-12. yüzyıl arasında altın çağını yaşayan İslam aydınlanmasını kimler, neden, nasıl söndürdü?
Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürükleyen Erdoğan’ın asıl buna kafa yorması gerekiyor. Ama nerdeee?
Dünya, Rosetta uzay aracının Philea kuyrukyıldızına inişini konuşuyor; Erdoğan’ın lafına ise gülüyor.
Fark, 21. yüzyılın başında budur.

 
20 Kasım 2014 Perşembe 11:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1691 - II. Ahmet padişah oldu.
1868 - ABD'li mucit Latham C. Sholes, daktilonun patentini aldı.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi Paris'te kuruldu.
1920 - Çerkez Ethem, Yozgat'a girdi.
1939 - Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara'da imzalandı.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası kuruldu.
1954 - Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya'ya yenilerek elendi.
1954 - İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.
1983 - Doğru Yol Partisi (DYP) kuruldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:42
  • Öğlen12:34
  • İkindi16:35
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık