Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Hükümetin gözü iş güvencesinde

Hükümetin gözü iş güvencesinde

KESK Trabzon Dönem Sözcüsü Muhammet İkinci, '' AKP iktidarı gözünü işçilerin kıdem tazminatına, kamu emekçilerinin ise sınırlanmış iş güvencesine dikmiş bulunuyor'' dedi, ''Kamu emekçisinin işgüvencesine dokunmak ateşle oynamaktır. İşgüvencimze yönelik saldırılara tüm gücümüzle karşı koyacağımız bilinmelidir'' diye konuştu.

 
22 Aralık 2015 Salı 18:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Hükümetin gözü iş güvencesinde

İşte Trabzon Valiliği önünde yapılan açıklamanın tam metni:

 

Ülkemizin sermayenin çıkarları doğrultusunda sosyal devletin tasfiyesine paralel olarak kamunun dönüştürülmesi sürecinde en büyük ve kapsamlı saldırı ile karşı karşıya bulunmaktayız. Türkiye’de milyonlarca işçi, kamu emekçisi gerçek anlamda bir iş güvencesinden yoksunken, AKP iktidarı gözünü işçilerin kıdem tazminatına, kamu emekçilerinin ise sınırlanmış iş güvencesine dikmiş bulunuyor.

İşgüvencesi ortadan kaldırılarak, kamuda giderek aşındırılan kariyer ve liyakat sisteminden partizanlık, kayırma ve biat sistemine geçilmek isteniyor. Kamu görevlilerinden iradesiz, sorgulamayan, itiraz etmeyen, kayıtsız şartsız biat eden kapıkulları yaratılmak isteniyor.

 



657 sayılı Kanunda yapılması planlanan değişikliklere yıllarca bu yolsuzluk ve hukuksuzluk düzeninden birlikte sorumlu oldukları cemaat (paralel) ile mücadeleyi gerekçe göstererek kamuoyunu ikna etmeye çalışıyorlar. Siz cemaat ile AKP’nin sermaye yandaşlığında ayrılığını gördünüz mü? Göremezsiniz. AKP iktidarı döneminde sermaye, kendilerinin ifadesi ile 4-5 kat büyüdü. Ama biz yoksullaştık. Halkımız yoksullaştı. Çalışma yaşamında kuralsızlık, güvencesizlik arttı. İşgüvencesine yönelik saldırılara paralel ile mücadeleyi gerekçe kılmak kamu çalışanlarının aklıyla alay etmektir.

Bu yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluk, eşitsizlik ve adaletsizlik düzeninin faturası emekçilere çıkarılmak isteniyor. Bu faturanın adı güvencesizliktir, geleceksizliktir. Bu faturanın kalemleri arasında zorunlu rotasyon var, performans sistemi var, norm kadro sistemi var, kıdem tazminatının kaldırılması var, esnek ve kuralsız çalışma var. Özlük ve sosyal haklarda kayıplar var, kamuda emekliliğin giderek imkansız hale getirilmesi var. Bu faturayı ödemeyeceğiz. Kamu emekçilerinin işgüvencesini ortadan kaldırmak milyonlarca insanı geleceksizliğe mahkum etmektir. Buna izin vermeyeceğiz.

Diyor ki hükümet yetkilileri; kamuda verimliliği artırmak zorundayız, çalışan ile çalışmayan ayrılmalıdır.
Biz kimlerin çalıştığını, kimlerin ise çaldığını içinde bulunduğumuz 17-25 Aralık haftasında, kayıtlara cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu olarak geçen soruşturmalardan biliyoruz.
Biz, kamuda verimlilikten ne anladıklarını, yönetici atamalarında ve rotasyon uygulamalarında gösterdikleri partizanlıktan, kayırmacılıktan, yandaşlıktan, keyfiyetten biliyoruz.

Kamuda verimliliği arttırmanın yolu, kamu yatırımlarını arttırmaktan geçmektedir.
Kamuda verimliliği arttırmanın yolu, işçi memur ayrımı gözetmeksizin işgüvencesinin esas olduğu bir çalışma yaşamının tesis edilmesinden geçmektedir.

Kamuda verimliliği arttırmak mı istiyorsunuz, emekçilerin ekonomik, özlük ve sosyal haklarını iyileştirin.
Kamuda verimliliği mi arttırmak mı istiyorsunuz grevli-toplu sözleşmeli sendikal haklarını tanıyın.
Fakat yapamazlar. İktidarın kamuda verimlilikten anladığı kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesidir. Sermayenin karına kar katmasıdır. Sömürünün katmerleşmesidir.

Devlet tüccar mantığıyla bakkal dükkanı gibi yönetilemez. Devlet halktan topladığı vergilerle; başta eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik olmak üzere kamusal hizmetleri parasız, eşit ve ulaşılabilir olarak yurttaşlara sunmakla görevlidir. Bu hizmet yerine getirilirken kar-zarar hesabı yapılamaz, piyasacı bir işletmecilik anlayışı esas alınamaz. Kamu emekçilerinin işgüvencesi nitelikli, eşit, parasız kamusal hizmetlerin temel koşuludur.

KESK olarak iktidarı uyarıyoruz. Kamu emekçisinin işgüvencesine dokunmak ateşle oynamaktır. İşgüvencimze yönelik saldırılara tüm gücümüzle karşı koyacağımız bilinmelidir. Tüm emekçileri ve halkımızı iktidarın emek ve halk karşıtı piyasacı, sömürü politikalarına karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. 

 
22 Aralık 2015 Salı 18:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık