Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Güncel » Hükümet akillerle 10 saat toplantı yaptı

Hükümet akillerle 10 saat toplantı yaptı

Çözüm sürecini halka anlatmak için kurulan ve son toplantısını 26 Haziran 2013’te dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’la yapan ‘Akil İnsanlar Heyeti’ dün Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldi.

 
20 Ekim 2014 Pazartesi 05:40 
Yorum YapYazdır
 
 
Hükümet akillerle 10 saat toplantı yaptı

Heyete hitap eden Davutoğlu, “Çözüm sürecinin 3 karakterine dikkat çekmek istiyorum. Çözüm süreci millidir, yerlidir, özgündür. Bu toprakların en önemli projesidir” dedi. Toplantı öncesinde yaptığı 56 dakikalık konuşmasında, Akil İnsanlar Heyeti ile onlarca yıldır devam eden ‘önemli meselenin’ yanı sıra ortak vicdanı harekete geçirmeyi hedeflediklerini belirten Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
SİZE MİNNETTARIZ

“Çok yoğun çabalar gösterdiniz. Size minnettarız. 26 Haziran’a kadar olan geçen bölümde, 12 bin kilometrelik mesafe katedildi. Sayısız uçak yolculukları yapıldı. 60 bin vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptınız. Çözüm süreci, bizim için bu toprakların en önemli projesidir. Sadece bu ülkenin projesi değil, burada başarılı olduğunda çevre ülkeler için de ilham kaynağı olacak önemli bir tarihi yol ve yöntem tespit etme meselesidir.


HER YÖNTEMİ DENEDİK

12 yıl içinde biz, ister buna Kürt sorunu deyin, ister terör sorunu deyin, hangi siyasi yaklaşımı benimserseniz benimseyin, bu meseleyi çözüme kavuşturabilmek için her yöntemi denedik. Oslo sürecini denedik. Bir komployla bütün o süreç dumura uğratıldı. Hatırlayacaksınız 2009 yılında Habur’dan girişleri sağlayacak noktaya geldik. Yine son derece gereksiz bazı adımlarla o süreç de akamete uğratıldı. Bütün o tecrübelerden sonra şu sonuca ulaştık: Ne olacaksa bu topraklarda, bu toprakların insanları arasında olacak. Oturacağız, konuşacağız. Konuşulacak, müzakere, istişare edilecek ve hep beraber yerli, milli ve tamamiyle bu toprakların kaderine sahip çıkma hakkına sahip insanlar ve aydınlar, siyasiler arasında olacak. Hep dönüp, hükümetten ve devletten bir şeyler bekleyenler hangi tabuları nasıl yıktığımızı ve nasıl her türlü şeyi tartışarak demokratik ortamda bir netice elde etmeye çalıştığımızı görsünler.

İKNA BORCUMUZ YOK

Kuşatıcılık, kapsayıcılık... Bu özellik de önemli. Çünkü öyle bir noktaya getirilmek isteniyor ki ‘çözüm süreci denilen şey bir örgütle devlet arasındaki müzakerelerden ibarettir.’ Çözüm sürecinin muhatabı milletin ta kendisidir. 70 belediye başkanımızı Ankara’da ağırladım. Bu şeylerden büyük zarar gören önemli bir kısmı Kürt, Arap da var Urfa’dan gelenler arasında, Türkmen de var. Hepsi şunu söylediler: ‘Çözüm süreci alanda öyle kullanıldı ki sanki bütün Kürtleri tek bir parti, tek bir eğilim temsil ediyor gibi.’ Çözüm süreci sadece bir tarafı ikna etmeye dayalı bir süreç değildi. Böyle bir ikna borcumuz da yok onu da ifade etmek isterim. 4 Nisan 2013’te gerçekleşen toplantıda bütün silahlı unsurların Türkiye’yi terk edecekleri ifade edildi. Sizler de o aşk ve şevkle Anadolu’nun her bir yerine gittiniz, ‘Merak etmeyin Türkiye’de yakında silahlı hiçbir unsur olmayacak’ dediniz. Ne oldu haziranda raporu sunduğunuzda dahi çok az unsurun sembolik çekildiğini biz biliyorduk ama hiçbir zaman topluma deklare etmedik ki çözüm süreci zaafa uğramasın diye. Sonra deklere etmek zorunda kaldık. Daha önce planlandığı gibi PKK’nın silahlı unsurlarının ülke dışına çıkması gerçekleşseydi farklı bir ortam olurdu.

MESAJLARI BİLİYORUZ

Bu dönemde Tel Abyad IŞİD’in eline düşerken Sünni Araplar katledilirken HDP benimle ilgili verilen gensoruya destek verici konuşmalar yaptı. Bayırbucak’ta ve Çobanbey’de Türkmenler katledilirken IŞİD tarafından... Rejim katliamını zaten mazur görüyorlar da... IŞİD tarafından katledilirken sessiz kalındı. Biz Kobani’ye de sessiz kalmadık. Tarih, Türkiye’nin Kobani’ye neler yaptıklarını yazacak. Artık çözüm süreci yasal zeminiyle, Bakanlar Kurulu esasıyla, varılan mutabakatlarla büyük bir ivme kazanacak beklentisi içindeyken Kurban Bayramı’nın 3’üncü günü yağmanın, şiddetin, gaspın ve cinayetin her türlüsü yaşandı. O zaman herkes samimiyet testinden geçiyor. Kimse ‘Efendim biz şiddet çağrısı yapmadık, sokağa çıkın dedik’ demesin. Sizinle irtibatlı olanların o gece ne tür mesajlar attıklarını biliyoruz. Hedef sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil, özellikle de sizlerle paylaşmak istiyorum hedef çözüm sürecinin bizzat kendisidir. Demokratikleşme ve çözüm süreci her halükârda devam edecek. Çözüm süreci kesinlikle kamu düzeninin alternatifi değildir. Bunu doğru anlaşılsın diye sürekli söylüyoruz. Bir süreç başarılı olacaksa kamu ve hukuk düzeni içerisinde başarılı olur. ‘Kamu ve hukuk düzenini yok edelim, sonra oturup müzakere edelim’ denirse orada iyi niyet aranmaz. Bütün valilerimize talimatlar verildi, kamu düzeni sağlanacak.”

Gelmediler

İSTANBUL Dolmabahçe’deki buluşmaya heyetten 52 kişi katıldı. Daha önce Akil İnsanlar arasında yer alan Lale Mansur, Erol Ekici, Baskın Oran, Murat Belge, Yılmaz Erdoğan, Şemsi Bayraktar, Kürşat Bumin, Orhan Gencebay ve Yücel Sayman toplantıya gelmedi. Baskın Oran daha önce heyetten ayrıldığını açıklamıştı.
Hükümet Dolmabahçe’deydiHükümet kanadı neredeyse tam kadro toplantıdaydı. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay hazır bulundu.

 

NE DEDİLER

Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Üyesi Celalettin Can, "HDP'nin şu son olaylardaki rolü biraz abartıldı. HDP 'sokağa çıkın' demeden önce olaylar zaten başlamıştı. Dolayısıyla Demirtaş'ın sözlerini abartıp, her şeyin HDP'nin üzerine yıkılmaması gerektiğini söyledik" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Akil İnsanlar Heyeti ile yaptığı ve halen devam eden toplantıdan 2 isim erken ayrıldı. Mazeretleri olan İç Anadolu Bölgesi Komisyonu Üyesi Celalettin Can ve Doğu Ergil gazetecilere açıklamalarda bulundu.
ÖCALAN'IN MESAJLARI DOĞRUDAN AKTARILSIN
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Akil İnsanlar Heyeti ile yaptığı görüşmeyi gazetecilere değerlendiren Can, heyetin Öcalan'ın mesajlarını aracılar üzerinden değil doğrudan doğruya Türkiye toplumuna ve kamuoyuna hiçbir süzgeçten geçirilmeden ifade etmesi noktasında mutabık kaldığını anlattı.
"HÜKÜMET TEPKİYLE KARŞILAMADI"
Can, gazetecilere yaptığı açıklamasına şöyle devam etti:
"Benim görebildiğim kadarıyla hükümet yetkilileri de başta sayın Başbakan olmak üzere, dinlerken tepkiyle karşılanmadı. Hükümet bunu ne kadar yerine getirir... Ama olumlu karşılanıyor bu görüş. Doğrudan doğruya Öcalan'la muhatap olma ve Öcalan'ın Türkiye kamuoyuyla muhatap olması."
Celalettin Can, Akil İnsanlar Heyeti arasından 10 kişilik grubun oluşturulması, hükümetle Öcalan arasında görüşmeyi sağlaması yönündeki söylemler için ise "10 kişilik veya başka bir grubun görüşünden öte, akillerin genel ortak eğilimi bu. İstisnalar vardır ama genel eğilim bu. Hükümet bunu dinledi, tepkiyle karşılamadı. Sanırım bugün veya başka bir zaman sayın Başbakan veya hükümet yetkilileri, bu konuda bir açıklama yapar" ifadelerini kullandı.
"MÜSLİM, TÜRKİYE TOPLUMU İÇİN RİSK OLMADIKLARINI İLETTİ"
Kobani'yle (Ayn el Arap) ilgili konuşulan bir başlık olup olmadığı konusunda ise Can, "Sabah toplantıya giderken, Kobani Kantonu Başkanı Enver Müslim'le konuşarak gittim. Telefonla onun söylediklerini not aldım. Kobani direnişçileri, hükümetten silah istemiyor, insani bir koridor açılmasını istiyorlar. Buradan yiyecek içecek daha değişik araçların girmesi konusunda görüş vardı. Doğrudan doğruya silah istemiyorlar. Ayrıca sınır kapılarında bazı askerlerin ve Mardin valisinin engel olduğunu ve yaralıları içeri sokmak istemediğini, hatta bazı yaralıların da vefat ettiğini, heyetleri kabul etmediğini de bildirdi" diye konuştu.
Müslim'in Türkiye toplumu için risk olmadıklarını ilettiğini aktaran Can, bu görüşleri bir sayfa halinde Başbakan Davutoğlu'na sunduğunu bildirdi. Celalettin Can, Başbakan'ın Kobani ve İmralı konusunda olumsuz bir tepki vermediğini söyleyerek, hükümetin bu konudaki görüşlerini daha sonra açıklayabileceğini dile getirdi.
"OLAYLAR HDP'NİN ÇAĞRISINDAN ÖNCE BAŞLADI"
Can, Başbakan Davutoğlu'nun ve yanındaki yetkililerin talepleri dinlediğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"HDP'nin şu son olaylardaki rolü biraz abartıldı. HDP 'sokağa çıkın' demeden önce olaylar zaten başlamıştı. Dolayısıyla Demirtaş'ın sözlerini abartıp, her şeyin HDP'nin üzerine yıkılmaması gerektiğini söyledik. Kobani konusunda Türkiye halkı duyarlı ve Kobani konusunda daha başka bir siyaset izlemek gerekir. Kışkırtıcı ve tahrik edici dilden kaçınmak gerekir. Bunu yaparken de olan olaylar, ölümler, cam kırmalar çeşitli davranışlar da akiller tarafından eleştirildi."
"BU KADAR NİTELİKLİ TOPLANTIYA İLK KEZ ŞAHİT OLDUM"
Öte yandan Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi üyesi Porf. Dr. Doğu Ergil de, toplantı çıkışında basın mensuplarına açıklamada bulundu. "Bu kadar nitelikli bir toplantıya ilk defa şahit oluyorum" diyen Ergil, "Sadece felsefi çerçeveyi çizmesi değil. Pratiğe yönelik önerilerin de dile getirildiği ve ciddi biçimde hükümet erkanı orada sadece başbakan yok. Bunu sadece asayiş bakış açısıyla görmediklerini anlıyorum. Yeter ki bu pratiğe böyle dökülebilsin" dedi.
"UMUDUM ARTTI"
Ergil, "Akil insanlar denilen heyetin şimdiye kadar çalışmalarında ve öğrendiklerinde çok ciddi bir tecrübe kazandıklarını, doğruyla yanlışı, duygusalla akli olanı ayırabilecekleri olgunluğa geldiğini gördüm. Ve umudum arttı, onu da söyleyeyim" diyerek düşüncelerini dile getirdi.

 
20 Ekim 2014 Pazartesi 05:40 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık