Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Güncel » HSYK üyesi: HSYK yasası darbe gibi

HSYK üyesi: HSYK yasası darbe gibi

HSYK üyesi Bülent Çiçekli, Meclis'ten geçen HSYK düzenlemesinin ciddi sorunlar doğuracağını söyledi. Çiçekçi, "Düzenleme bu haliyle yürürlüğe girerse demokrasiye ve hukuka elveda diyelim" dedi.

 
17 Şubat 2014 Pazartesi 08:26 
Yorum YapYazdır
 
 
HSYK üyesi: HSYK yasası darbe gibi

Ömer Şahin/Radikal

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Cemil çiçek’in Anayasa değişikliğini işaret ettiği, AB’nin kaygı duyduğu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) düzenlemesi kavgalı oturumların ardından TBMM’nden geçti. Cumhurbaşkanı Gül’ün onayını bekleyen düzenlemeye HSYK’dan sert tepki geldi. Cumhurbaşkanı Gül’ün HSYK’ya atadığı 4 isimden birisi olan Prof. Dr. Bülent Çiçekli, “Adalet Bakanı çok özel yetkilerle donatılıyor. HSYK üyeleri bakanın memurları haline geliyor. 12 Eylül dönemi benzetmesi abartılı olmaz. Yasa bu haliyle onaylanır, yürürlüğe girerse hukuk devletine de demokrasiye de elveda” dedi.

Köşk kontenjanından HSYK üyesi olan Prof. Dr. Bülent Çiçekli, Adli Kolluk Yönetmeliği’ne karşı çıkan 13 isim arasındaydı. Çiçekli, bir ay önce yapılan değişiklikle 1’nci Daire üyeliğinden alınmıştı. Değişiklikte bir gün sonra da soruşturma savcılarının görev ve yetkilerinde değişiklik yapılmştı. Çiçekli, gündemdeki HSYK odaklı tartışmalara ilişkin Radikal’e konuştu:

HSYK 'vesayetçi' mi oldu?
Eski kurul anomaliydi, Yüksek Yargı birbirini seçiyordu. Seçimle gelen Hükümet üzerinde “vesayetçi” müdahale ile eleştiriliyordu. Yeni HSYK buna tepki olarak doğmuştu. Arkasında güçlü halk desteği olan, AB normlarına uygun, geniş tabanlı bir yapı oluşturuldu. Yeni HSYK bu haliyle kıymetli inci oldu. Bütün kesimlerin kuruldan beklentileri farklılaştı. büyük ölçüde yürütmeden bağımsız bir yapısı var. Çalışmalarımız kararlarımız Anayasa, kanunlar çerçevesinde. Uzun süre 1’nci Dairede görev yaptım. Aldığımız kararların yüzde 99’u oybirliğiyledir.
Çoğulculuk olmalıydı: Seçim sistemi Anayasa Mahkemesi kararıyla değişti. Çoğulculuktan ziyade çoğunlukçu yapı oluştu. Çoğulculuğu öngören sistem tercih edilmeliydi. Bu elimizde olan bir şey değil

Üyeler birbirini tanıyor muydu?
Üyeler farklı kaynaklardan geliyor. İdari, adli yargıdan gelen, Cumhurbaşkanının atadıkları var… HSYK üyelerinden daha önce tanıdığım kimse yoktu. Cumhurbaşkanımızın atadığı 4 üyeden ikisini aynı fakültede dönem arkadaşı olduğumuz için tanıyorum. Seçildiklerini de atama sonrası öğrendim.

Paralel yapı var mı?
İnsanları kategorize edip, belirli kompartımana koymak, etiketlemek doğru değil. Paralel ya da cemaat gibi ithamlar somut bilgi, belgeye dayanan iddialar değil. Birey olarak insanlığın ferdi olmak, bu ülkede yaşayan bir yurttaş olmak ötesinde başka bir aidiyeti ortaya koymayı çok doğru bulmuyorum. Dünya görüşleri farklı olabilir. Bunu işlerine ne ölçüde yansıtıp yansıtmadıkları önemli. Eğer işlere yansıyorsa bunlar sorgulanmalı. Yanlış uygulama var ise üzerine kesinlikle gidilmeli

İdeolojik karar verildi mi?
Kurul kararlarında Anayasa, kanunlar, verimlilik kriterleri dışında hiçbir düşünce, dayanışma ve önceleme söz konusu olmadı.
Demokrasinin geldiği aşama, hukuk devleti standartları ve Kopenhag kriterleri açısından ciddi manada geriye dönüş olacağı endişesindeyim. Adalet Bakanı, özel yetkili bakan oldu. Kurul ona bağlı genel müdürlük haline geldi. Hakim ve savcı şikayetlerine soruşturma izni verip vermemek bakanın iki dudağı arasında. Hangi üye, hangi dairede çalışacak yetkisi de bakana bırakılıyor. Üçüncü daire soruşturma fonksiyonu sıfırlanıyor. Bu düzenleme bu şekliyle onaylanır ve yürürlüğe girecek olursa kuvvetler ayrılığına, hukuk devletine elveda diyebiliriz
HSYK’nın arkasında milli irade var: Uygulaması yeni, arkasında halk desteği (milli irade) olan 3 yıl önce yapılan Anayasa değişikliğiyle oluşan kurulun yapısını değiştirmeyi gerektirecek objektif, hukuki nedenler yok

Savcıların görevden alınması normal mi?
Geçmişte Erzurum Savcılarının yetkilerinin alınması olayı var (İlhan Cihaner olayı). İktidar referandumu göze alacak kadar ciddi olgu gördü bu olayı. Soruşturma savcılarının, Başsavcıların görevden alınması, değiştirilmesi teamüllerle örtüşmüyor. 1’nci Daire değişikliğinden 1 gün sonra herhangi bir talep ve soruşturma olmaksızın bu değişiklikler yapıldı. Bunun yargı bağımsızlığına müdahale olmadığını söylemek mümkün değil.
12 Eylül benzetmesi abartılı olmaz: Bir facia daha var. Yasa ile beraber HSYK’nın kapısına nerdeyse kilit vuruluyor. Şoförden, genel sekreterine kadar personelin görevlerine son veriliyor. Böyle bir tasarrufun hukuk devletinde izahı yok. Şu an yapılmak istenen ve bazı düzenlemelerin 12 Eylül dönemiyle kıyaslanması abartı olmaz
7 Şubat’tan sonra bakış değişti: HSYK, 3 yıl özverili bir tempoyla çalıştı. Etkin, verimli çalışma ve yargı imajı noktalarında güzel çalışmalar yapıldı. 7 Şubat sürecinden sonra Hükümetin kurula ve yargıya dönük bakışında değişiklik olduğunu gözlemiyoruz.

MİT TIR’larının durdurulması?
Bir Cumhuriyet Savcısı ihbarlarla alakalı soruşturma başlatır, yetkilerini kullanabilir. MİT Kanunu’nun 26’ncı maddesi suç soruşturması başlatıldığında MİT personeli olduğunun tespit sonrası işleyecek süreci gösterir. Suçun ortaya çıkarılması, suç konusu tespitine yönelik muafiyet sağlamamaktadır. Aksi yorum 26’ncı maddenin sağladığı dokunulmazlık zırhı altında bir uyuşturucu kaçakçılığı ortaya çıkmasına engelleyici kalkan olarak kullanılabilir.

Paralel yargı operasyon mu yapıyor?
Böyle bir organizasyon ve operasyon söz konusu ise ne şekilde, nasıl yapıldığına yönelik bilgi ve delillerin ortaya konulması gerekir. Bir savcının önüne gelen dosyada yeterli delil olmadan sırf bir yerlerden talimat alarak soruşturma başlatacağına inanmak istemem. Varsa böyle bir durum bunun somut delillerle ortaya konması halinde kurulun gerekse de suça yönelik durumda diğer mercilerin üzerine düşeni yapacağından endişem yoktur.

Savcılarla ilgili delil sunuldu mu?
Benim bilgimde olan bu hiçbir delile dayalı dosya ve şikayet ulaşmadı.
Üyeliğe atanmam normal: Bu konu Cumhurbaşkanımızın hukukçuları tarafından da incelendi. Atanmamda yasal eksiklik söz konusu değildir. Konunun yeniden gündeme getirilmesini şık bulmuyorum.



17 ARALIK SORUŞTURMA DOSYALARI KAPANACAK MI?

17 -25 Aralık tarihlerinde İstanbul’da ile İzmir’de yapılan soruşturmalarda sisteme girmiş delilerin, bilgi ve belgelerin ortadan kaybolacağını, bunların geçersiz hale getirileceğini düşünmüyorum. Bununla birlikte bu soruşturmaları başlatan, belli noktaya getirmiş savcıların görevden alınarak yerlerine hiçbir aşamasında bulunmamış başka savcıların getirilmesi soruşturmaların sıhhatini, adil olmasını etkileyecektir. Kamuoyu nezdinde de soruşturmalara müdahale yapıldığı algısını pekiştirecektir.

3 Savcı ilave edilmişti. 17 Aralık soruşturmasına “1 savcı yürütmesin, dosyalar kapsamlı” diye 3 savcı ilave edilmişti. Şu an gelinen noktada o soruşturmayı esas olarak yürüten savcı görevden alınmış durumda. Sadece o soruşturmayı sonradan dosyada görevlendirilen, daha önceden de kendisiyle ilgili kınama cezası verilmiş olan bir Savcının yürütmesi bekleniyor.



HSYK KANUNU’NDA NELER DEĞİŞTİ?
Teftiş Kurulu bakana bağlanıyor
Evrensel hukuk ilkeleri uyarınca AB ilerleme raporlarına eleştirilen teftiş kurulunun Adalet Bakanına bağlı olması hususu 12 eylül referandumu sonrası yeniden oluşturulan HSYK ya bağlanmışken, getirilen bu düzenleme ile Teftiş Kurulu yeniden Adalet Bakanına bağlanıyor.
Teftiş Kurulu başkanını, yardımcılarını doğrudan Adalet Bakanı atayacak. Teftiş Kurulu, Bakana karşı sorumlu olacak. Teftiş Kurulu, Bakanın verdiği görevleri yerine getirecek.

HSYK da görev yapan herkesin görevi sona eriyor
Hizmetlisi, şoförü, müfettişi, başmüfettişi, tetkik hakimi, Teftiş Kurulu başkan ve yardımcıları, Genel Sekreter ve yardımcıları dahil herkesin görevi sona eriyor. Adalet Akademisindeki herkesin de görevi sona eriyor. Peki bu kişilerin yerine kim atama yapacak? Tabii ki büyük ölçüde doğrudan ve dolaylı olarak Bakan atama yapacak.

Hakim ve savcılar hakkındaki şikayetlere soruşturma izni verip vermemeye nihai olarak Bakan karar verecek
Hakim ve savcılar hakkındaki şikayetler üzerine HSYK 3. Dairesinin verdiği sadece inceleme ve soruşturma izinleri değil, vermeme kararları da Bakana gidecek ve nihai kararı Bakan verecek. Aslında HSYK 3. Dairesinin yetkisi anlamsızlaşıyor. Çünkü her türlü şikayete ilişkin nihai kararı bakan verecek.

HSYK üyelerine ilişkin soruşturma izni verme yada vermeme yetkisi doğrudan, tek başına Bakana ait bir yetki haline getiriliyor. Disiplin soruşturması Bakan tarafından yapılacak
HSYK üyeleri hakkındaki disipline ilişkin, görev ve kişisel suç iddialarına ilişkin tüm şikayetleri Bakan tek başına karara bağlayacak ve seçimle gelen üyeler hakkında tek başına soruşturma izni verme yada vermeme kararı verebilecek.

HSYK üyelerinin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağını Bakan belirleyecek
Mevcut durumda üyeler Genel Kurulda kendi aralarında yaptıkları seçimle kimin dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağını belirlemekte iken, yeni düzenleme ile bu yetki doğrudan Bakana geçecek. Örneğin Bakan hakim savcıların atama ve yetki işlerine bakan 1. Daireyi istediği gibi belirleyebilecek.

HSYK Genel Kurulunun çıkardığı tüm Genelgeler yürürlükten kaldırılacak
HSYK Kanun teklifi Meclise sunulduğunda Sayın Bakan düzenlemeyi en çok Kurulun aldığı kararlara Yargı yolu açık olmadığı, Kurulun bu haliyle hesap sorulamaz olduğu, Kurulun çıkardığı genelgelerin yargı yoluna götürülemediği için yasaların üzerine çıktığı gerekçesiyle eleştirmiş ve genelge çıkarma yetkisini kendi yetkisine alarak tek başına alacağı karar olması nedeniyle yargı yolu imkanı getirileceğini savunmuştu. Halbuki Meclisten geçen düzenlemenin son haline baktığımızda Genelge düzenleme yetkisi yine HSYK Genel Kuruluna bırakılıyor ve yargı yolu kapalı. Yargı yolu açılmasına ilişkin bir düzenleme getirilebilirdi.

Genel Kurul ve Dairelerin toplantı ve karar yetersayısı değişiyor
Mevcut düzenlemede Daireler asgari 5 kişi ile toplanıp 4 kişi ile karar alabilirken yeni düzenlemede 4 kişi ile toplanıp 3 kişi ile karar alabilecek. Genel Kurulda 12 kişi ile toplanıp 7 kişi ile karar alabilecek.

Adli ve idari Yargıda görev yapan hakim ve savcıların HSYK üyesi olabilmesi için 20 yıl hakim ve savcı olarak görev yapma şartı getiriliyor
Bu şart kanun yürürlüğe girdikten itibaren 5 yıl süreyle uygulanacak. Mevcut düzenlemede 1. sınıf hakim ve savcı olabilmek yeterli. Ülkemizde 40 yaşında Cumhurbaşkanı olunabilir, daha küçük yaşlarda başbakan, bakan, milletvekili vb. olunabilir ancak hakim savcılar Kurul üyesi olamazlar. Hakim savcılarda 20 yıl şartı getirilirken, Cumhurbaşkanı 15 yıllık öğretim görevlisini, avukatı HSYK üyesi yapabilir. Adalet Bakanı müsteşarının 20 yıl hakimlik savcılık yapması gerekmez.

HSYK üyeliği seçiminde ancak 1 aday için oy kullanılabilecek. Anayasa mahkemesinin aykırı bularak iptal ettiği husus yasa ile yeniden düzenleniyor
Yargıtay, Danıştay, Adalet akademisi ve ilk derece hakim ve savcıları HSYK üyeliği seçimlerinde ancak bir aday için oy verebilecek. İlk derece hakim ve savcıları için mevcut düzenleme, Anayasa mahkemesinin verdiği iptal kararı uyarınca her bir hakim savcı, asıl ve yedek üye sayısınca oy kullanabilme imkanı sunuyor.

Yargıtay ve Danıştay’dan Anayasa mahkemesine üye seçilebilmek için teklifte öngörülen 6 yıllık kıdem şartı kaldırılıyor
Üyeler 3 aday için değil ancak tek bir aday için oy kullanabilecek. En çok oyu alan 3 adaydan birini Cumhurbaşkanı AYM üyesi olarak atayacak.

 
17 Şubat 2014 Pazartesi 08:26 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1302 - Osmanlı Beyliği ile Bizans İmparatorluğu arasındaki Koyunhisar Savaşı, Osman Gazi'nin zaferiyle sonuçlandı.
1794 - Fransız Devrimi'nin jakoben önderlerinden Maximilien Robespierre iktidardan düşürüldü ve Fransa Millî Meclisince tutuklandı. Robespierre, 28 Temmuz'da idam edildi.
1914 - Avusturya, Sırbistan'a resmen savaş ilân etti; I. Dünya Savaşı başladı.
1921 - Toronto Üniversitesi'nden biyokimyacı Frederick Banting'in başında bulunduğu araştırmacılar, insülin hormonunu keşfettiklerini açıkladılar.
1926 - Eski İttihatçı ve İzmir Suikasti girişimi sanıklarından Kara Kemal, yakalanmak üzereyken saklandığı tavuk kümesinde intihar etti.
1949 - Dünyanın ilk jet motorlu yolcu uçağı de Havilland Comet, ilk uçuşunu yaptı. İlk ticari uçuşunu ise Mayıs 1952'de yapacaktır.
1953 - İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı sona erdi. Ateşkes anlaşması Panmuncon'da imzalandı.
1957 - Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilâtı kuruldu.
1964 - Amerika Birleşik Devletleri'de siyahlar, Federal Mahkeme'ye başvurma hakkını elde etti.
1971 - Türkiye Ortak Pazar Geçici Ticaret Anlaşması imzalandı.
1972 - Kartal kod adlı avcı uçağıF-15 ilk uçuşunu yaptı.
1976 - Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e, Waldorf Astoria Oteli'nde konuşurken, Kıbrıslı Rum Staviros Skopetrides tarafından suikast girişiminde bulunuldu.
1993 - Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin 1 yıl uzatılmasına karar verildi.
1995 - Pamukova, Sakarya'daki mühimmat bölüğünde yangın çıktı, cephanelik havaya uçtu. 15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.
1996 - Atlanta Olimpiyat Parkı'nda meydana gelen patlamada 2 kişi öldü. Olay yerine koşarak giden TRT kameramanı Melih Uzunyol da kalp krizi geçirerek öldü.
2000 - Suriye'nin yeni devlet başkanı Beşar Esat ülkesindeki siyasi mahkumların geri kalan cezalarını affettiğini açıkladı.
2002 - Ukrayna'da hava gösterisi sırasında bir savaş uçağının (Su-27) düşmesi sonucu izleyicilerden 77 kişi öldü.
2008 - İstanbul Güngören, Güven Mahallesi'deki, Kınalı Caddes] üzerinde bulunan Menderes Çıkmazı'nda saat 22:00 civarında 2 ayrı patlama meydana geldi. Patlamada 18 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi yaralandı.
2008 - Dünya'nın en büyük gruplarından biri olan Metallica 3. kez Türkiye'ye gelerek Ali Sami Yen Stadyumu'nde konser verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:59
  • Güneş05:05
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:40
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık