Son ankette flaş sonuçlar

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Hititler ne yerdi?

Hititler ne yerdi?

Hititolog ve yemek tarihçisi Tolunay Sandıkçıoğlu, 4 bin yıl öncesinde Hititlerin yemek alışkanlıkları ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Aydınlık'ta çıkan söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz:

 
30 Kasım 2014 Pazar 16:35 
Yorum YapYazdır
 
 
Hititler ne yerdi?

Bu hafta Hitit dünyasının bir kısmı bugüne dek var olan lezzetleri arasında renkli bir yolculuk yaptık. Hititolog ve yemek tarihçisi Tolunay Sandıkçıoğlu ile 4 bin yıl öncesine gittik

Hititler, 4000-4500 yıl önce genelde Orta Anadolu havzasında yaşamışlar, ancak kuzeye ve güneye sıkça saldırılarda bulunmuşlardır. Dolayısıyla iki bölge arasında bir etkileşim olmuş. Anadolu’nun bir krallık olarak ilk büyük yerleşiklerinden... Bu medeniyet hakkında pek çok şeyi bilsek de mutfaklarını yeni araştırmaya başladık. Beslenme biçimlerinden tutun da, neyin nerede nasıl pişirildiğine, günde kaç öğün yenildiğine kadar çok farklı konuları var mutfağın...

MUTFAK ROBOTU HARİÇ HER ŞEY

- Hitit mutfağıyla ilgili kaynaklara nasıl ulaşıldı?

Özellikle Alacaköy, Boğazköy, Kültepe, Kaniş gibi yerleşkelerdeki kazılarda mutfağa özgü kalıntılar bulundu: Buğday saklama kapları, zahire depoları, silolar, pişirme yerleri... Gördük ki yemek pişirdikleri yer, şimdiki gibi modern olmasa da ayrı bir mekân. Ve burada ocaklar var. Anadolu’da biliyorsunuz, sacayağı vardır. İşte o 3 ayaklı ocaklar, onların dışındaki pişirme kapları, testileri, kevgirleri, tencere kapakları, su döktükleri süzgeçlerine kadar bulundu. Modern mutfak robotu dışında, ninelerimizin kullandığı hemen hemen her türlü teçhizat o dönemde de var.

Tabii bire bir yemeklerini yansıtmak çok zor. Sözgelimi o dönemde ismi geçen bir yeşillik belki bizim çok kullandığımız bir yeşilliktir ama onun maydanoz mu, tere mi, roka mı olduğunu bilemeyiz. Eğer spesifik bir resmi ya da çok belirgin bir tanımlaması varsa ayırt edebiliyoruz. Fakat tanrılarına sundukları yemekleri ayrıntılı olarak ritüel metinlerine yazmışlar. Hititler tanrıları insan şeklinde düşünüyor. Dolayısıyla tanrılar yemeli, içmeli, giyinmeli, uyumalı, dinlenmeli ve eğlenmeli. Saraylarda satın alınan her şeyin kaydı tutulmuş. Hatta Maşat Höyük’te ardışık 3 yıla ait bulunan bütün tahılların listeleri bulundu.

- O dönemde Anadolu’da hangi sebzeler, meyveler var?

Örneğin domates, patates, mısır, fasulye yok. Çikolata, kahve gibi şeyler zaten yok. Bazıları akademik camiada çok tartışmalı. Mesela fasulye. Ama bezelye, bakla kesin var. Pırasa, soğan ve köklü sebzeler var, bunları pişiriyorlar. Zaten günümüz beslenme alışkanlığı gibi değil. Sebze çok tercih edilmiyor. Genelde et ağırlıklı... Ve ekmek. Hititlerin Kafkas kökenli oldukları yönünde çalışmalar var. Oranın mutfağı da tahıl ve et ağırlıklı. Belki onların getirdiklerinin Anadolu’da diğer besinlerle birleştiği bir mutfak bu.

200 ÇEŞİT EKMEK

- Ekmek önemli dediniz...

Evet, Hitit mutfağı deyince akla ilk gelen... Günümüzde gündelik hayatta birkaç çeşit ekmekten söz ediyorken, Hitit mutfağında tanımladığımız 180 civarı, tam olarak tanımlanamayanlarla beraber 200’ü geçkin ekmek çeşidi var. Bunların içerikleri de farklı, sadece şekilleri değil. Şekillileri sunularda kullanılıyor. Mesela 12 diş şekilli ekmek var. Daha da ilginci cin şeklinde ekmekler var.

- Cini nasıl tasvir etmişler?

Cini uzun külahlı, elleri sivri bir yaratığa benzer şekilde tasvir etmişler. Bunlar genellikle ritüel ve büyü törenlerinde kullanılıyor. Ama içeriğine gelirsek ballı ekmek, bezelyeli ekmek, gaz çıkaran ekmek dediğimiz baklalı yapıldığını düşündüğümüz ekmek. Yufka var mesela, bugün Anadolu’daki gibi. NINDA.ÉRINMEŠ dediğimiz asker ekmeği ise peksimettir. I. Dünya Savaşı’nda peksimet depoları vardır mesela. Tatlandırarak karpuz çekirdekli ekmek, salatalıklı ekmekler yapıyorlar. Ayçöreği, kruvasan gibi “tatlı ekmek” var. Yıldız ve ay şekilli ekmeklerle samanyolunu resmediyorlar. Ritüel amaçlı olarak gök tanrısından ya da yer altı tanrılarından bir şey istenildiğinde pişiriliyor. Tabii törenler biraz kanlı.

‘TANRIYA EKMEK KIRMAK’

- Et olarak ne yeniyor?

Domuz çok tercih edilmiyor. Genelde büyük ve küçükbaş dediğimiz koyun ve sığır. At konusu tartışmalı. O dönemde stratejik önemi çok büyük ve çok değerli bir hayvan olduğu için yendiği düşünülmüyor. Ama bazı kazılarda at kemiklerinde bıçak izleri çıktı. Bir ara bunların yendiği sonucuna varıldı. Mantıksal olarak doğru görünebilir ama araştırmalar derinleştikçe anlaşıldı ki, bunların çoğu farmakolojik, tıp ya da büyü amaçlı. Köpeğin idrarı ve dışkısıyla köpeğin etini birleştirdim gibi büyü metinleri var. Leopar çok kutsaldır Anadolu’da. Artık nesli de tükendi. Leoparların yanında Tanrıça betimlenmiştir. Ama ilaç için leopar öldürüldüğünü de biliyoruz.

Hititlerde ekmeğin üzerini çizmek, hatta “tanrıya ekmek kırmak” diye bir deyim var. “Fırtına tanrısı için üç ekmek kırdım, üzerine zeytinyağıyla bal döktüm” gibi tabirler var. Oradaki ekmeği kırma hareketini kolaylaştırmak için olduğu yönünde düşünceler var. Bizde de ekmeklerin üzeri çizilir. Hem kolay pişer hem de rahatça bölünür.

HİTİTLERİN FAVORİSİ SAKATAT

- Sakatat tüketiliyor mu ya da balık?

Hititlerde yemeğin en iyi yeridir sakatat. Tanrılara layıktır, herkes yiyemez. Çok değerlidir, daha çok saraylılar tüketir. Balık ise İç Anadolu’ya gelene kadar zaten bozulduğu için pek yok.

- Çatal, kaşık, bıçak var mı?

Elle ve ekmek arasına koyarak yiyorlar. Çatal Ortaçağ’da ortaya çıkıyor. Bıçak ise avlanmada kullanılıyor. Kaşık olarak da hayvan kabukları, çeşitli böcekkabuklarını kullanıyorlar. Toprak kap kacak, gaga ağızlı testiler, süzgeçler, çaydanlıklar, pişirme fırınları, kevgirler var.

- Öğünler nasıl?

Yemek toplu olarak yeniliyor ve bitiriliyor. Genelde 2 öğün var. “NAPTANU GAL” günün ana öğünü, yani öğle saatlerinde yenen yemek. Hititler savaşçı bir kavim. Fiziksel olarak çalıştıkları için, günün en ağır yemeğini öğlen saatlerinde yiyorlar ve bütün gün çalışıyorlar. Zaten 19. yüzyıla kadar Selçuklu’da, Osmanlı’da da genelde hep 2 öğün yeniyor.

BİRAYLA ASKER MAAŞI

- Alkol tüketimi var mı?

Alkol tüketimi şimdiki gibi zevkten ziyade beslenmenin bir parçası. Sümer’deki ve Mısır’daki gibi... Askerlerin maaşlarının birayla verildiğini biliyoruz. Hitit öncesi Mezopotamya’ya dair bir metne göre soylular günde 5, askerler 3, halk da 1 ya da 2 litre bira içme hakkına sahip.

- Bira bugünkü gibi mi?

Hayır. İçinde birayı tatlandırmak için katılan otlar var ve geniş büyük bir kapta içiliyor. Şimdiki gibi bardağı kaldırıp içmek söz konusu değil. Sazlıklardan alınan kamışlarla çekilerek içiliyor ve bazen de ağızlarına çer çöp geldiği için onları çıkartıyorlar. Biraz koyu kıvamlı, bazen tatlandırılan, bazen de içine baharatlar katılan bir içecek.

- Şarap tüketimi nasıl?

Şarap, “GEŠTIN” ya da “wiyana-” demek. Batı dillerinde aynı kökten devam ediyor. Şarap tatlandırılıyor, içine bal katılabiliyor ve sulandırılarak içiliyor. Çünkü bazıları çok yoğun. Farklı çeşitleri var. Armut, elma gibi üzümün de Anadolu’da yetiştiğini kesin olarak biliyoruz. Hatta İvrizkaya kabartmasında da, Bereket Tanrısının karşısındaki Kral Varpalava’nın bir elinde buğday başağı, bir elinde üzüm salkımı vardır. Kutsallık, bereket atfeder. Üzüm ve buğday varsa açlık yoktur. Yoksa savaşmışlardır. Mısır’la savaşların, hepimizin bildiği Kadeş Barışı öncesindeki savaş gibi çatışmaların çoğunun sebebi beslenmeyle ilgili sıkıntılardır.

KABURGA DOLMASININ MUCİDİ HİTİTLİLER

Bir gün televizyonda bir program izliyordum. Elazığ yöresinde bir teyze kaburga dolması tarifi veriyordu. Hitit döneminden tek farkı salça. Domates olmadığı için salça da yok. Hitit metninde de diyor ki “Bir koyun budu alınır, içine parçalanmış et, soğan ve bazı köklü sebzeler ile nar doldurulur, dikilir.” Sonra fırına atılıyor. Nar da var içinde. Nar, daha çok güneye ait bir meyve ama Hititler seferlerden dolayı tanıyor. Bir de narın etin yağını alma gibi bir özelliği var. Bu tarif 4 bin yıl öncesinden... Yufka, NINDA.SIG (mayasız ince ekmek). Ekmeği açmak, sonra taşın üstünde pişirmek gibi bizim geleneklerle benzerlikler var. Kömeç, kömbe gibi; ekmeği koyuyorlar, üzerini kapatıyorlar ve köz yığıyorlar, o közün sıcaklığıyla pişiyor. Bu hâlâ devam ediyor. Kömeç ya da küllü ekmek denir. Üzerine un koyarlar yansın diye. Hititler ise tanrıları yere, insanların arasına çağırmak için etlerin üzerine un koyup yakıyorlar. Özellikle daha çok duman çıktığı için. Tanrılar acıkıyor ve o kokuyla iştahları kabarıp yeryüzüne, insanların arasına iniyor.

HİTİTÇEYİ ÇÖZDÜREN CÜMLE

Hititçenin çözülmesinde en önemli paya sahip cümle: “NINDA-an ezzateni, watarma ekutteni.” Buradan “watar” kelimesi bulunuyor. “Watar”, water (su) olabilir. Sürekli geçiyor olmasından su olduğunu düşünüyorlar. Buradan da “NINDA” bulunuyor. Ekmek Farsçada da “nan”dır. Anlamı “Ekmeği yiyeceksin, suyu ise içeceksin.” Hitit Kralı Hattuşili’nin torununa öğüdüdür bu.

SEKS VE MUTFAKTA HİJYEN

Hijyen çok önemli mesela. Boğazköy’de imparatorluk dönemine ait Tapınak Yönetmeliği tableti bulundu. İstanbul Arkeoloji Müzesi Çiviyazılı Belgeler Arşivi’ndeki bu tabletin son kısmında şöyle bir ifade var: “Günlük ekmekleri hazırlayanlar temiz olmalı. Mutlaka elbiselerini temizlemeli, yıkanmalı, saçı kazınmalı. Ekmek hazırlanan yer ovulmalı, temizlenmeli. Ekmek hazırlanan yere köpek ve domuz sokulmamalı.” Devamında ekmek hazırlayan veya tanrılara sunan insanlar bir gece önceden eşiyle ilişkiye girdiyse mutlaka ve mutlaka yıkanıp gelmeli, deniyor. Yoksa cezası, ölüm! Birinin ilişkiye girip ekmek sunduğunu biliyorsanız ve o kişi arkadaşınızsa, sizin de cezanız ölüm ki, Hititlerde ölüm cezası çok nadir. “Kutsal alana kirli girmemek” resmen tanımlanmış. Köpek ve domuz kirli hayvanlar kategorisinde...

Doç. Dr. Özlem Kumrular - Dr. Mehmet Perinçek

20-FOTO-II

20-FOTO-I

20-FOTO-III

20-FOTO-IV

20-FOTO-IX

20-FOTO-V

20-FOTO-VI

20-FOTO-VII

 
30 Kasım 2014 Pazar 16:35 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Attila Aşut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:35
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:45
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık