Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Siyaset » Hem adalesizliği, hem hakareti savundu

Hem adalesizliği, hem hakareti savundu

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, katıldığı canlı yayında soruları yanıtladı. Arınç; "Ben, kadınların yüksük sesle kahkaha atmasını iffetsizlik olarak görmedim.Bir kadının toplum içinde nasıl davranması gerektiğinin, muhaşeret kuralları içeresinde İngiltere Kraliyet ailesinde ve bütün ülkelerde de olduğunu" söyledi. Arınç TRT'nin taraflı yayın yapması ile ilgili; "Onlar kim Başbakan kim"dedi.

 
6 Ağustos 2014 Çarşamba 10:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Hem adalesizliği, hem hakareti savundu

Bülent Arınç, "Bir açıklamanızda, 'Kadınlar herkesin içinde kahkaha atmayacak', dediniz. Aslında uzunca bir açıklamaydı, bir kısmının cımbızlandığını söylediniz. Bu noktada kadınlara özür borçlu olduğunuzu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, Bursa'daki bayramlaşma sırasında bayrama uygun ve cumhurbaşkanlığı seçimini ilgilendiren bir konuşma yaptığını söyledi. Konuşmasının televizyon kanalları tarafından canlı yayınlandığına işaret eden Arınç, ne dediğinin herkes tarafından anlaşıldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı seçimi üzerinde durduğunu ifade eden Arınç, konuşmasının devamında toplumdaki yozlaşmaya dikkati çektiğini aktardı. Arınç, şöyle devam etti:

"Orada sadece kadınlarımızı hedef alan bir konuşma yapmadım. Garip olan da aslında budur. 1,5 saatlik bir konuşmada ben sadece 'sokakta yüksek sesle kahkaha atmak iffetsizliktir' demiş olsaydım, çok büyük bir hata yapmış olurdum, bundan dolayı utanırdım, bundan dolayı özür dileme ihtiyacını da duyardım. Siz, tekrar o konuşmamı başıyla ve sonuyla verdiğiniz takdirde herkes benim derdimi, meramımı, ne söylemek istediğimi anlayacaktır. Bazı insanlar vardır ki onların anlamak istediği bu değil. Onlar aslında bir siyasi figür olarak beni yıpratmayı ve sadece başı sonu alınmış bir cümleden dolayı beni yaralamayı seçtiler. Hiç de amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü söyledikleri, düşündükleri, benim söylemek istediğim değildi."

YAPMASALARDI KÜSERDİM

Söylediği sözden tekrar vazgeçen, çarkeden bir insan olmadığına işaret eden Arınç, neye mal olursa olsun doğrularının arkasında durduğunu belirtti. Konuşmasının ardından binlerce kişinin, "Bu, çok önemliydi, bunu dile getirdiğiniz için teşekkür ederim" dediğini aktaran Arınç, bazı derneklerin temsilcilerinin ise kendisini eleştirdiğini söyledi. Arınç, "Çok önemli değil. Onlar, şov yapmayı seven birkaç kişidir. Onların nerede, ne zaman, ne yaptıklarını, hangi marjinal düşüncelere sahip olduklarını çok iyi biliriz. İyi ki yaptılar, çünkü onlara yakışan oydu, yapmasalardı küserdim doğrusu, hatırım kalırdı" diye konuştu.

Sözlerini eleştiren kişi sayısını topladığını ve bu rakamın 576 olduğunu dile getiren Arınç, "Toplum, 76 milyonsa ve bunun yarısı kadınlarımızsa bunların içinden 576 kişinin, böyle fotoğrafçı çağırarak, gazeteci çağırarak beni eleştirmiş olması, hatta hakarete yeltenmiş olması, çok önemli değil. Sivrisinek ısırığı bile bundan daha değerlidir" ifadesini kullandı.

"Ben, kadınların yüksük sesle kahkaha atmasını iffetsizlik olarak görmedim. Cümleye baksınlar" diyen Arınç, bir kadının toplum içinde nasıl davranması gerektiğinin, muhaşeret kuralları içeresinde İngiltere Kraliyet ailesinde ve Batının bütün ülkelerinde de olduğunu anlattı.

ARTIK ŞERBETLENDİK

Arınç, "Münevver Hanımın size ve size yönelik tepkilere tepkisi nasıl oldu?" sorusu üzerine "Twitter'da var, Facebook'ta var. Bu sanal dünyadaki sorumsuzluk ve yapılan yorumlardaki edep sınırlarını aşan birtakım şeylere başka meseleler dolayısıyla aşinayız. Artık şerbetlendik, ondan dolayı belki üzülebiliyoruz ama bu dünya böyle bir dünya" dedi.

Ailesinden çok destek aldığını belirten Arınç, bu konularda hassaiyeti olan kurumlardan da olumlu tepkiler geldiğini ifade etti. Kendisini bazı milletvekillerinin şikeyet ettiğine değinen Arınç, "Bu hanımefendileri tanıyoruz. Bunların toplumda karşılığı yoktur, Meclis'te de karşılığı yoktur" diye konuştu.

Tuğçe Kazaz'ı infaz etmeye kalktılar iddiası

"Tuğçe Kazaz gibi hanımefendilerin, bayanların, kadınlarımızın olumlu tepkisi oldu ama mahalle baskısı öyle kötü bir şey ki kadını neredeyse infaz etmeye kalktılar. Bir yazılı açıklama yapmıştı. 'Kim eline tutuşturdu' falan dediler kadıncağıza. Dün akşam bir haber kanalında, 'Kadraj' isimli bir programda yüz yüze bir mülakatını izledim, doğrusu iftihar ettim. Yani kendi düşüncelerini çok rahat şekilde ifade edebilen bir insan. Yine gazetelerde bazı yazarlar destekleyici, bazıları eleştirici yazılar yazdılar. O eleştirilerinde seviyeli olanların başımın üstünde yer var. İyi ki bu meseleyi konuşmuşum, Türkiye'nin gündeminde de bence iyi bir yer tuttu, en çok haber olan konu olarak. Eleştiriler daha ağırlıklı ama Türkiye'de sayıları az ama gürültüsü fazla olan bir kesim bunu temin etmiş olabilir."

Sözünün arkasında olduğunu vurgulayan Arınç, "Çok doğru bir şey söylemişim, çıkan gürültüden biliyorum" dedi.

Erdoğan kim onlar kim!

Bülent Arınç katıldığı bir televizyon programında TRT'nin neden taraflı davrandığını anlattı. TRT'nin eşit değil adaletli davrandığını söyleyen Arınç "onlar kim Başbakan kim" diyerek durumu özetledi.

Bülent Arınç'a TRT’de eşit davrandığınıza inanıyor musunuz sorusunda “eşit değil ama adaletli davranıyoruz” diye yanıt verdi. Bu arada Arınç’ın, Selahattin Demirtaş’ın TRT’deki yasal konuşması sırasında “TRT ekranında olmaktan onur duydum” dedi.

ABDULLAH GÜL GÜÇLÜ BİR SEÇENEKTİR

Abdullah Gül'ün AK Parti'nin başına gelmesi güçlü bir seçenektir. Tanımadığımız bir insan değil, partiyi birlikte kurduk. İlk başbakanımız. Bütün özellikleriyle sevilen bir insan, halkta da karşılığı olan bir insan. Onun olabileceğini söylüyorum. Keşke 20 tane Abdullah Gülümüz olsa onlardan şu da olabilir diyebilsek. Ama o kendi şahsı ve cumhurbaşkanlığındaki başarısı itibariyle en güzel örneklerden birisidir. 

O olmazsa dünyanın sonu değil. Abdullah Gül Bey kadar en az onun kadar çalışabilecek başka başarılı arkadaşlarımız da olabilir. Bu eşitler arasında özellikleriyle kim öne çıkabilir diyorsanız, ben şahsen Abdullah Gül diyorum. Bir başkası başka şey de söyleyebilir. Bunlar istişareler sonucunda belirlenecektir. Bir de Abdullah Gül'ün bu işe talip olması ve ben bu işi yapabilirim demesi lazım. 

Bu seçenek olamdığı sürece Abdullah Gül parti kurmaz. Bizim çizgimizde kimse AK Parti'nin dışına çıkmaz. Abdullah Gül, kesinlikle benim tanıdığım kadarıyla AK Parti'yi zaafiyete uğratacak hiçbir hareketin içinde olmaz.

YAŞ KARARLARI

Arınç, "YAŞ kararları kapsamında Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Servet Yörük'ün emekliye ayrılması kararının, Adana'da durdurulan tırlarla ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna ise şu cevabı verdi:

"Hiç düşünmüyorum. Servet Yörük Paşamız, Jandarma Genel Komutanı, iki yıl içerisinde MGK'da ne kadar tanıyabildiysem, daha sonra da şahsi ilişkilerimiz oldu, karşılıklı ziyaretler yaptık, görüşmeler yaptık, fevkalade vatansever, işini çok iyi yapan, çok başarılı bir komutanımız ama süresi doldu. Belki süresinin uzatılması gündeme gelebilirdi ama bu son zamanlarda uygulanan bir yöntem değil. Büyük bir fevkaladelik olmazsa hiyerarşiyi bozabileceği düşüncesiyle Silahlı Kuvvetler, kendi içerisinde görev uzatmaya sıcak bakmaz. Bilebildiğim kadarıyla, Şura üyesi değilim, Şura'ya da katılmadım ama Servet Yörük paşamız, görev süresini büyük bir başarı ile tamamladığı için emekliye sevk edilmiş olabilir. Yerine gelen şahsı da tanımıyorum. Şura kararlarının hayırlı olmasını dilerim. Türkiye'de eskiden YAŞ toplantıları bir karabasan gibiydi. Önüyle, arkasıyla, tartışmalarıyla. Basın, spekülasyon haberleri ile gündeme getirir, iki taraftan da farklı açıklamalar olur, adeta MGK toplantılarına benzer bir toplantı olurdu. Şura karararında çokca da Silahlı Kuvvetlerle ilişiği kesilecek insanların dosyaları görüşülürdü. 12 Eylül 2010 referandumu ile YAŞ kararları, belli bir noktaya geldi. İlişik kesme, meslekten atma, başka kurallara bağlandı. Şimdi artık hiyerarşi daha rahat bir şekilde ilerliyor. Bu hükümetin meselesi değil öncelikle TSK'nın kendi iç meselesidir. Bugünkü Silahlar Kuvvetler komuta kademesi de Silahlı Kuvvetlerin kendi görevini en iyi şekilde yapması için ve sivil-asker ilişkilerinde en iyi noktaya götürebilmek için büyük bir fedakarlıkla çalışıyor. Gördüğünüz gibi hiçbir tepki olmadan, daha büyüğü açıklanmadı ama eminiz ki alınan kararlar, oybirliği ile ve gönül ferahlığı ile alınmıştır."

 
6 Ağustos 2014 Çarşamba 10:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1302 - Osmanlı Beyliği ile Bizans İmparatorluğu arasındaki Koyunhisar Savaşı, Osman Gazi'nin zaferiyle sonuçlandı.
1794 - Fransız Devrimi'nin jakoben önderlerinden Maximilien Robespierre iktidardan düşürüldü ve Fransa Millî Meclisince tutuklandı. Robespierre, 28 Temmuz'da idam edildi.
1914 - Avusturya, Sırbistan'a resmen savaş ilân etti; I. Dünya Savaşı başladı.
1921 - Toronto Üniversitesi'nden biyokimyacı Frederick Banting'in başında bulunduğu araştırmacılar, insülin hormonunu keşfettiklerini açıkladılar.
1926 - Eski İttihatçı ve İzmir Suikasti girişimi sanıklarından Kara Kemal, yakalanmak üzereyken saklandığı tavuk kümesinde intihar etti.
1949 - Dünyanın ilk jet motorlu yolcu uçağı de Havilland Comet, ilk uçuşunu yaptı. İlk ticari uçuşunu ise Mayıs 1952'de yapacaktır.
1953 - İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı sona erdi. Ateşkes anlaşması Panmuncon'da imzalandı.
1957 - Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilâtı kuruldu.
1964 - Amerika Birleşik Devletleri'de siyahlar, Federal Mahkeme'ye başvurma hakkını elde etti.
1971 - Türkiye Ortak Pazar Geçici Ticaret Anlaşması imzalandı.
1972 - Kartal kod adlı avcı uçağıF-15 ilk uçuşunu yaptı.
1976 - Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e, Waldorf Astoria Oteli'nde konuşurken, Kıbrıslı Rum Staviros Skopetrides tarafından suikast girişiminde bulunuldu.
1993 - Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin 1 yıl uzatılmasına karar verildi.
1995 - Pamukova, Sakarya'daki mühimmat bölüğünde yangın çıktı, cephanelik havaya uçtu. 15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.
1996 - Atlanta Olimpiyat Parkı'nda meydana gelen patlamada 2 kişi öldü. Olay yerine koşarak giden TRT kameramanı Melih Uzunyol da kalp krizi geçirerek öldü.
2000 - Suriye'nin yeni devlet başkanı Beşar Esat ülkesindeki siyasi mahkumların geri kalan cezalarını affettiğini açıkladı.
2002 - Ukrayna'da hava gösterisi sırasında bir savaş uçağının (Su-27) düşmesi sonucu izleyicilerden 77 kişi öldü.
2008 - İstanbul Güngören, Güven Mahallesi'deki, Kınalı Caddes] üzerinde bulunan Menderes Çıkmazı'nda saat 22:00 civarında 2 ayrı patlama meydana geldi. Patlamada 18 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi yaralandı.
2008 - Dünya'nın en büyük gruplarından biri olan Metallica 3. kez Türkiye'ye gelerek Ali Sami Yen Stadyumu'nde konser verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:59
  • Güneş05:05
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:40
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık