Türkiye-Rusya S 400 füze alımında anlaştı

Ana Sayfa » Siyaset » HDP'den 'son' açıklaması

HDP'den 'son' açıklaması

HDP İstanbul Miletvekili Sırrı Süreyya Önder, Çözüm Süreci'ne ilişkin "Bizim açımızdan yolun sonuna geldik, artık bunu toparlama görevi hükümetindir. O da ne şartla olur? Hükümetin bize verdiği sözlere ve mutabakatlara sahip çıkacağını deklare etmesiyle olur" dedi.

 
30 Nisan 2015 Perşembe 14:39 
Yorum YapYazdır
 
 
HDP'den 'son' açıklaması


Önder, HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ile birlikte Çözüm Süreci'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Süreçle ilgili iktidar blokunun ortadan ikiye bölünmüş durumda olduğunu öne süren Önder, şunları söyledi:

"Bir tarafında Cumhurbaşkanı, geri tarafında hükümet, bunlar da kendi içlerinde birçok parçaya bölünmüş durumdalar. Sayın Cumhurbaşkanı 'ortada masa yok, taraf yok, Kürt sorunu yok' dediği zaman sayın Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Akdoğan ya da çözüm kurulunun diğer üyelerden birisi çıksın 'Sayın Cumhurbaşkanı bu mesele öyle değil biz de muhataplarımızla böyle mutabık kalmadık' desin diye bir gün bekledik. Onun yerine bize söylenen 'Bu siyasettir, seçim öncesidir' ve benzeri sığ yaklaşımlardı. Bölünmüş iktidar bloku içerisinden barış çıkarmaya çalışıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı 'ortada masa yok, taraf yok' diyor. Bu kesinlikle doğru değil. En azından bu toplantıyı yaptığımız masa büyüklüğünde bir masa yapıldı İmralı'da. Ortada bir masa var fakat koltukları boş.

Bu yöntem gerek ciddiyet anlamında gerek sayın Cumhurbaşkanı'nın yürüttüğü itibarsızlaştırma anlamında, hükümetin de buna sahip çıkmamasıyla an itibariyle hükmünü yitirmiştir. Sorun çözücü bir mekanizma olma hüviyetini kaybetmiştir. Biz bu üçüncü göz ya da izleme komisyonu, adına ne derseniz deyin, bu isimler üzerinde hükümetle mutabık kalmıştık. Sayın Cumhurbaşkanı bunu o kadar itibarsızlaştırdı ki şimdi hangi bağımsız aydın, akademisyen, siyasetçi, kanaat önderi bu izleme komisyonunda yer almayı kabul edebilir? Sayın Cumhurbaşkanı bunu ihanetle, devletin çökmesiyle eş anlama oturttu."

"Başka bir masa devreye girer"

Hükümetten, "Öcalan'ın bu konudaki ciddiyetine eşdeğer bir ciddiyet sergilemesini" talep ettiklerini ifade eden Önder, "Her sıkıntıda onu itibarsızlaştırmaya çalışırsanız süreç bundan bir adım ileriye gidemez" dedi.

"Masa var, o masada hükümet ile biz birçok mutabakat gerçekleştirdik ve ülke çökmedi, çökmez de. Şimdi siz bu masayı itibarsızlaştırırsanız ya da Cumhurbaşkanının yaptığı gibi tekmelerseniz, devirirseniz, başka bir masa devreye girer, o masa da Genelkurmay Harekat Dairesi'nin, üzerinde bölgenin haritaları işaretli harekat masaları olur" ifadelerini kullanan Önder, "Bunun faturasını ne biz, ne siyasiler, ne devlet, ne halk, kimse ödeyemez. Yol yakından seçim ve oy hesaplarıyla girilen bu dar anlayıştan bir önce çıkılmalıdır" diye konuştu.

"Toplantıyı aynı zamanda Öcalan adına yaptıklarını" belirten Önder, şunları kaydetti:

"Bu gelişmeleri öngörmüştü. Hükümetin bu konudaki yalpalayan tutumu, sürecin nereye evrilebileceği hakkında kendisine belli fikirler vermişti. Böyle bir şey olması durumunda süreçten çekileceğine dair çok önemli uyarılarda bulundu bize. Müzakere heyeti olarak şunu talep ediyoruz; artık Öcalan ile yeniden görüşecekseniz ve biz de gideceksek, Öcalan'ın statüsünün, fonksiyonunun, sizin belirlediğiniz anlamda bir yasal çerçeveye ya da hükümet tarafından kamuoyuna deklare edilmesine ihtiyaç var. Bu olmadan artık sizin oyuncak gibi sorumsuzca, hoyratça, ileri geri gidişlerle bu halkın, bölgenin geleceği üzerinde oynanmasına izin vermeyiz.

Müzakere heyeti olarak uluslararası gözlemcileri, Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu, Uluslararası Af Örgütü, İşkenceyi İzleme Önleme Komitesi başta olmak üzere artık bu meselede devreye girmeleri çağrısını yapıyoruz.

Bizim 'bu topraklar içerisinden bu çözümü bulalım, kendi insanlarımız buna nezaret etsin' önerimiz işe yaramamıştır. Biz artık oraya gidip Öcalan ile sohbetleri ve görüşmeleri tekrarlamak istemiyoruz. Yüzlerce, binlerce kez gideriz ama resmi bir müzakere ciddiyetiyle yürümeyecek bir işe biz kamuoyunu ve kendimizi alet ettirmeyiz. Öcalan da 'bu adımlar atılmazsa benimle yapılan görüşmelerin sohbetten öteye bir bağlayıcılığı olmaz' şeklinde çerçevelemiştir."

"Hala bu mesele toparlanabilir"

Esir alınan askerler ile Lice'de alıkonulan iki uzman çavuşun kurtarılması ve Süleyman Şah Operasyonu'nda yaptıklarını en iyi hükümetin ve Genelkurmay'ın bildiğini ifade eden Önder, "Evet, bunlar bizim görevimiz olmayan, illegal faaliyetler. Biz bunları yaptık" dedi.

Önder, "Hala bu mesele toparlanabilir. Ancak bu anlayışla gidilecek yolun sonuna gelmiş bulunuyoruz. Peki ne yapılacak? Bunun karşıtı savaş ve çatışma değil, olmamalıdır da. Oy kaybını önlemenin yolu barışı ve demokrasiyi terk etmek değil tam tersine ona daha fazla sahip çıkmaktan geçer" değerlendirmesinde bulundu.

Sorular

"Bizim açımızdan yolun sonuna geldik artık bunu toparlama görevi hükümetindir. O da ne şarta olur, hükümet ne yapabilir, bize verdiği sözlere ve mutabakatlara sahip çıkacağını deklare etmesiyle olur" diyen Önder, hükümetin "Evet, böyle bir masa var, bunun tarafları var" demesi gerektiğini kaydetti.

"Biz orada kiminle görüşüyoruz o zaman. Sayın Muhammed Dervişoğlu kimdir, başka devletin görevlileri mi?" diye soran Önder, "Artık görev, hamle hükümetin, Başbakan'ın omuzlarındadır. 'Barışta ısrar ediyoruz' diyorlarsa, izleme heyeti ve bu anlama gelecek bir bağımsız kurul oluştururlar" diye konuştu.

Bir gazetecinin "Siz Cumhurbaşkanı'nın devreden çıkmasını mı istiyorsunuz?" sorusu üzerine Önder, "Herkes yasada çerçevelenmiş görev ve sınırları içinde kalsın. Bizim doğal olarak muhatabımız hesap verebilecek olanlardır" dedi.

Önder, bir başka soru üzerine, seçim anketleriyle birlikte Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki tutumunun değiştiğini öne sürdü.

Çatışmaların olmasını istemediklerini ifade eden Önder, "Yarın kaos olursa bizim yapacağımız tek şey gövdemizi siper etmektir. Bizim son nefesimize kadar göstereceğimiz çaba barıştır. Savaş başlasa Allah korusun, bizim yine yapacağımız budur" diye konuştu.

Gazeteci Ekrem Dumanlı ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın görüşmesinin anımsatılması üzerine Önder, "Ne var bunda? Kendi adıma ben görüştüm. Eleştirilerimiz baki. Biz hükümetle de görüşüyoruz. Buna bir gizem katmanın bir anlamı yok" dedi.

HDP Grup Başkanvekili Baluken de aynı soruya, "Kamuya tamamen açık olarak yapılmış ve ertesi günü basında yer alan bir görüşme. Şimdi bütün bunlar yokmuş gibi gizemli bir görüşme yapılmış gibi gösteriliyor" karşılığını verdi.

"Siirt'te öldürülen korucuyla ilgili bir soru üzerine Önder, "Bu olayla HDP'nin ilişkisi nasıl kurulmuş anlamış değilim. Muhtemelen çıkar çatışması olabilir ama ortada ölü var yakınlarını incitmek istemem" ifadesini kullandı.

Öcalan'ın statüsüyle ilgili talebin ne olduğunun sorulması üzerine Önder, "Görüşmeci ve resmi muhatap olduğu belirlenmeli. Çünkü öyle. Buna mevcut çerçeve yasa bile izin veriyor, çıkarılacak bir kararnameye bakıyor" dedi.

CHP'den yapılan HDP'nin barajı geçmesi temennisine ilişkin açıklamaların anımsatılması üzerine Önder, "Bu en azından 'barajı geçmelerini istemeyiz' diyenler açısında daha saygılı, demokrasiye, demokratlığa yakışır bir yaklaşım" diye konuştu.

 
30 Nisan 2015 Perşembe 14:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık