İstanbul'da 2 patlama; 29 kayıp, 166 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » HDP büyük kongresinde neler oldu

HDP büyük kongresinde neler oldu

HDP eş genel başkan seçimlerinde, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, 3. tur oylamada HDP Eş Genel Başkanı seçildiler. Salona Türk bayrağı asılmadı.

 
22 Haziran 2014 Pazar 18:52 
Yorum YapYazdır
 
 
HDP büyük kongresinde neler oldu

HDP 2. Olağanüstü Büyük Kongresi, Ahmet Taner Kışlalı Kapalı spor Salonu'nda başladı. Kongre salonunun içi ve dışı HDP bayraklarıyla süslendi. Kongre salonuna "Demokratik Cumhuriyet, Ortak Vatan, Demokratik Ulus"  yazılı büyük bir pankart asıldı. Uludere, Soma, HES'lerle ilgili pankartlar ve yoğun güvenlik önlemleri göze çaprtı.

 


TÜRK BAYRAĞI ASILMADI

Salona Türk bayrağının asılmaması dikkat çekerken; yapılan anonsta, Türk bayrağı asmanın yasal zorunluluk olduğu belirtildi. Yapılan anons üzerine platforma törenlerde ve makamlarda kullanılan ayaklı bayrak konuldu.

SEÇİME TEK LİSTEYLE GİTTİLERÖte yandan kongrenin divan başkanlığına Gencay Gürsoy seçildi. HDP, eş genel başkan adayları olarak Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın isimlerinin yer aldığı tek listeyle seçime gidildi. Kongreyle Eş Başkanlar Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel görevlerini bırakacak. Parti meclisi, merkez disiplin ve uzlaştırma kurulları seçimlerinin de yapılacağı kongrede, tüzük ve program değişiklikleri de gerçekleştirilecek.

ÖCALAN MEKTUP GÖNDERDİ

İmralı Cezaevi’nden HDP kongresine mesaj gönderen Abdullah Öcalan, "kendilerine dayatılan her türlü milliyetçiliğe ve ayrılıkçılığa Kürt özgürlük hareketinin bütün bileşenleri olarak HDP’yi birlik arayışlarının sonucu olarak gördüklerini" vurguladı. Öcalan, mesajında “HDP ile katılımcı her grubun daralmayacağı aksine daha da büyüyüp kendisini daha fazla ifade etme şansı yakalayacağını" söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından Ankara Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda okunan Öcalan’ın mesajında, "Değerli yoldaşlar, 1970'lerin çıkışına dayalı olarak ortaya çıkan hareketimizin Türkiye devrimci demokratik ve sosyalist hareketlerinden hiçbir dönemde ayrı düşünmedik. Kendimizi hep bu çıkışın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirdik. Her zaman bütünsel olmaya, hareket etmeye özen gösterdik. Çağrı yaptık, adım attık. Bilinen veya az bilinen nedenlerle ayrı düştük. Şimdi koşarcasına birincil stratejik dostlarla yeniden buluşmaya ve hareket etmeye çalışıyoruz." dedi.

Yakın dönemde HDK’nın ve HDP’nin oluşumuna tüm gücüyle katkı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Öcalan, hegemonik sistemin tüm karşı çabalarına rağmen geri adım atmadıklarını söyleyerek, “Bizler; Kürdistan özgürlük hareketinin tüm bileşenleri ise bu yönlü her iki tarafta tüm ayrılıkçı dayatmalara karşı var gücümüzle halklarımızın birlik çabalarıyla yanıt veriyoruz." ifadesini kullandı.

"BU PROJEYLE BDP’YE DAYATILAN DAR BÖLGECİ ANLAYIŞI KIRIYORUZ"“Değerli yoldaşlar; işte bu yakın dönem çabalarımıza tüm halkların hak talepleri ve özgürlükleri için sivil toplumun demokratik birliği için yeni ve sonuç alıcı taktik bir hamle ile zirvesel bir katkı daha sunuyoruz.” diye mesajını sürdüren Öcalan, “BDP’ye dayatılan dar, bölgeci, milliyetçi suçlamayı boşa çıkarmak ve en önemlisi devrimci, demokratik sosyalist güçlerin pratik-politik-birleşik partisi HDP’yi TBMM’de grup kurma imkanına kavuşturduk. Unutmamak gerekir ki 1965'teki TİP hamlesinden sonraki en büyük politik çıkış olacaktır. İşçi ve emekçi hareketinin gelişimine katkı sunacaktır. Türkiye’de artık tutacak dikişi kalmayan baştan itibaren kurumsal faşizm ile malul ulus-devlet aşılırken, alternatif model olarak demokratik Ulus, demokratik cumhuriyet ve ortak vatan paradigmasını her türlü tekçi anlayışlara karşı sahiplenmek yeniden yapılanmaya bu espiri ile gitmek, HDP’yi daha işlevsel ve tarihi kılacaktır.” düşüncesini aktardı.

"MUAZZAM BİR SİNERJİYE YOL AÇACAKTIR"Öcalan, "HDK ve HDP’nin yeniden yapılanmasını tüm grup, hareket ve partilerin ideolojik ve örgütsel yapısını olumsuz etkilemediği gibi tersine kendilerini daha güçlü ifade ve örgütlenmeye hizmet edeceğini" belirterek, şunları ifade etti: “Bir yandan devrimci demokratik ve sosyalist hareketin üst düzeyde azami birlik ve bütünlüğüne yol açarken, diğer yandan her grup hareket ve partinin kendini netleştirmeye sağlam bir bileşen olmaya taşıyacaktır. HDP ortak, pratik politikayı TBMM içinde ve dışında resmi olarak üstlenirken, muazzam bir sinerjiye yol açacaktır. Statüko karşıtı demokratik sosyalist güçlerin 1960'lardan hatta 1920'lerden beri hep komplo ve imhalarla engellenen birliği ve bütünlüğü bu temelde başarı imkanını daha da çoğaltacaktır. En önemlisi de bu yönlü gelişmeyi tarihi ‘demokratik diyalog ve müzakere süreci’nin ayrılmaz bir parçası olarak geliştirmek zorundayız. Bu tarihte bir ilktir, önemle ele alınmalı ve gereği yapılmalıdır. Eğer Türkiye’de sosyalizme ve açık bir demokrasiye gideceksek bu demokratik müzakere süreciyle yakından bağlantılı olacaktır.”

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ'NÜN KONUŞMASIHDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, "Bize Türkiye partisi öğütleyenlerin Türkiye partisi olduğundan kuşku duymadıkları CHP ve MHP'den çok daha etkin bir biçimde bir ülke partisi olduğumuzu, ülke çapında faaliyet gösteren bir parti olduğumuzu göreceksiniz" dedi.
Kürkçü, HDP 2. Olağanüstü Kongresi'nde yaptığı konuşmada, partinin yeni bir döneme girdiğini belirterek şöyle konuştu: "Türkiye'nin geleceğe açılan kapısıyız derken bunu sırf kendimize övgü olsun, memnun olalım diye söylemiyoruz, bilinsin, hatırlatıyoruz. Çatışmasızlığa çok çabuk alıştık, sanki bu ülkede hiç kan akmamış, 40 binden fazla genç insan 30 yılda toprağa verilmemiş gibi olduk ama bilelim ve hatırlayalım. Son 1-1,5 yıldır yoksul emekçilerin oğulları tabutlar içinde köylerine dönmüyorsa, Türkiye'nin batısında meydanlar intikam çığlıkları ile Kürt kanı içmeye yemin eden fanatikler ile dolmuyorsa, tersine taraftar grupları Gezi isyanının itici güçleri arasında yer alabiliyorsa, Soma'daki madenci katliamının arkasından Amed'in, Dersim'in emekçileri on binlerce Kürt Soma'daki ölümler için sokağa çıkabiliyorsa Batman'da Egeli yoksulların hakkı için alanlarda insanlar hareket halinde ise bunlar kendi kendine olmuyor. Bütün bunlar hayatın bu yönde akması için bilinçli bir çabayı sürdüren, umuda yelken açtıkları için hakarete, dışlanmaya, horlanmaya kararlılıkla göğüs gerenlerin eseridir."
Türkiye'de sıkça "buyurgan ve yukarıdan bir şekilde" Türkiye partisi olmaktan bahsedildiğini ifade eden Kürkçü, HDP'nin faaliyetlerinin ekseninde bir tek boyut olmadığını, sorunların tamamı ile ilgilendiklerini söyledi. Kürkçü, "Bize Türkiye partisi öğütleyenlerin Türkiye partisi olduğundan kuşku duymadıkları CHP ve MHP'den çok daha etkin bir biçimde bir ülke partisi olduğumuzu, ülke çapında faaliyet gösteren bir parti olduğumuzu göreceksiniz. Biz, ülke çapında faaliyet göstermeyi ve ülke halklarının her birinin evine ulaşmayı önemsiyoruz. CHP'nin ve MHP'nin Kürdistan'ın kapılarında biten etkinliğine mukabil HDP, 30 Mart seçimlerinde Türkiye'nin her yerinde aday gösterdi, her yerinden oy aldı. Faaliyetin çapından söz edeceksek bugün devlet partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisinden sonra Türkiye'nin en büyük alanında, her ilinde faaliyet gösteren ikinci parti biziz. İktidarın adayı olmamız bu yüzdendir" diye konuştu.
Ezilenlerin gündemi ile hareket ettiklerini anlatan Kürkçü, "Okmeydanı'nda, Sivas'ta, Pazarcık'ta Aleviyiz, Çuvurova'da Hatay'da Arap'ız, Akdeniz'de Ege'de Türkmeniz, Trabzon'da Giresun'da Laz'ız, Kürdistan'da Kürt'üz" dedi.

"O KÜRT, SİZİN BİLDİĞİNİZ KÜRT DEĞİL"Kendilerine "HDP'ye kimsenin ihtiyacı olmadığının" anlatılmaya çalışıldığını dile getiren Kürkçü, şunları söyledi: "Madem bu kadar beyhude bir işle uğraşıyoruz, neden o zaman Sinop, Ordu, Fethiye, Aksaray, Urla, Tekirdağ'da bindirilmiş kıtalarınızı üzerimize yolluyorsunuz? Neden bunca mürekkep, televizyon programını güya bu beyhude girişimi ortadan kaldırmak için harcıyorsunuz? Nedeni çok basit, aslında HDP'nin yükselen güç olduğunu, Türkiye'nin çapraşık, toplumsal ve siyasal meselelerinin üstünden gelmesi için halklarımızın kendi kaderinin ellerine almasının biricik kaldıracı olmaya aday olduğumuzu biliyorsunuz, görüyorsunuz. İşte bütün bu edebiyat bundan. Beyhude korkularınız ile baş başa bırakıyoruz, haklarımızın geleceğine ortaklaşa yürümeye devam ediyoruz."
HDP'nin halkı, halkın HDP'yi değiştirdiğini öne süren Kürkçü, "O Kürt, sizin bildiğiniz Kürt değil. İki duayı ezbere bildiğiniz için sizde bir hikmet görecek ya da onun devlette bir işini hallettiğiniz için sizin partinize oy verecek olan Kürt değil. O artık o yoldan gitmiyor. O artık yüzünü Türkiye'nin, dünyanın, Ortadoğu'nun emekçilerine çeviriyor. Türklere sadece ulusalcılığı, Kürtlere ise sınıf mücadelesini layık görenlere söylüyoruz, Kürtler bugün Ortadoğu'nun yükselen gücü, Ortadoğu'yu devrimci olarak değiştirecek olan en büyük dinamiktir" dedi.
SEBAHAT TUNCEL'İN KONUŞMASIHDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel de çok kritik bir dönemden geçildiğini belirterek, "Türkiye halkları, barış, adalet ve özgürlük istiyor" dedi. Düzen partilerinin sonuna gelindiğini öne süren Tuncel, artık sıranın halkın kendi sözünü söyleyeceği partilerde olduğunu ifade etti. HDP'nin halkın kendi sözünü söyleyebileceği tek parti olduğunu öne süren Tuncel, şöyle konuştu:
"Biz, bu sistemi beğenmiyoruz, bu şiddet üreten, baskı üreten, toplum üzerinde terör estiren, işçisini emekçisini yok sayan, madencileri Soma'da olduğu gibi madene gömen, Kürdistan'da savaşta gençleri ölüme mahkum eden, kadını ikinci konuma mahkum eden, derelerimize Hes'ler yapan bu zihniyeti, bu yönetimi kabul etmiyoruz. O yüzden biz, yönetime adayız. Biz, diyoruz ki Türkiye değişecek, sizlerle, bizlerle, HDP ile değişecek." Türkiye' özgürleştireceğiz, demokratik özerk Kürdistan'ı inşa edeceğiz ve demokratik cumhuriyeti inşa edeceğiz" diyen Tuncel, Türkiye halklarını birlikte özgürleştireceklerini savundu.
Demokratik çözüm sürecini, bütün Türkiye halkları için olmazsa olmaz diye nitelendiren Tuncel, şunları kaydetti: "Şimdi bu özgürlük yürüyüşünü Türkiye halkları ile buluşturma zamanıdır. O yüzden biz buradan hükümete bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Şimdi barış için niye duruyorsunuz? Yeni bir süreç başlatıldı. 2013'te Kürt halkı, Sayın Öcalan'ın başlattığı demokratik çözüm süreci bütün Türkiye halkları için olmazsa olmaz bir süreçtir. Şimdiye kadar diyordunuz ki muhalefet engeldir. Geçenlerde anamuhalefet partisi lideri Diyarbakır'a gitti ve 'Çözüm yasal bir zemine kavuşturulmalı' dedi. İşte önümüzde engel kalmadı. Buradan derhal bu sürecin yasal zemine kavuşturulması ve Türkiye'de Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümü konusunda somut adımların atılması gerekiyor. HDP olarak bunun öncülüğünü yapmaya aday olduğumuz, bunun sorumlusu olduğumuzu her yerde ifade ettik. Bu sürecin kalıcı barışa ulaşması için üzerimize gelen her türlü sorumluluğu yerine getireceğiz ama şuna da izin vermeyeceğiz. Bu süreci sabote eden, bu süreci bozmak isteyenlere, bu süreci geliştirmek yerine Kürdistan'da kalekol yapan, güvenlik barajı yapanlara karşı her zaman mücadele etmeye devam edeceğiz."

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'IN KONUŞMASI

HDP 2. Olağanüstü Kongresi'nde konuşan Selahattin Demirtaş, Halkların Demokratik Partisi olarak hakiki bir Cumhurbaşkanı adayı ile ortaya çıkacaklarını vurgulayarak, "Artık AKP iktidarına karşı gerçek bir alternatifi halklarımızın hizmetine sunma zamanı gelmiştir. Halkımızın çaresizlikten ve sonradan bin pişmanlık olarak AKP ve CHP'ye vermek zorunda kaldığı desteği gerçek adresinde, yani HDP'de birleştirmek için önümüzde hiçbir engel yoktur" dedi.Demirtaş HDP'nin 2. Olağanüstü Kongresi'nde yaptığı konuşmada, trajedilerle dolu bir tarihe sahip olan bu coğrafyada Halkların Demokratik Partisi'nin artık "değişimin, özgür geleceğin, barışın, hakkın ve adaletin gerçek temsilini var edecek tek umut haline geldiğini" belirterek, "Yanı başımızda mezheplerinden dolayı insanların birbirini kestiği, boğazladığı bir coğrafyada bütün farklılıklarımızla birlikte, bir arada durmak, gerçek kardeşliğin ve eşit yurttaşlığın sesi, soluğu olmak bizim için de çok kıymetlidir, çok anlamlıdır. Ancak bu büyük onurun büyük sorumlulukları da vardır elbette. Mademki fabrikada, madende terleyen işçinin sesi olacağız, mademki tarlada kavrulan ırgatın nefesi olacağız o halde en az onlar kadar çok çalışacağız, onlar kadar çok yorulacağız. Zihni örtülüyle değil ama başı örtülüyle el ele olacağız. Gözü açıkla değil ama gönlü açıkla omuz omuza yürüyeceğiz. Çalanla çırpanla değil, paraları sıfırlayanla değil, helal kazanıp helal yiyenle yoldaş olacağız" ifadelerini kullandı.

"BİRLİK OLMAK DIŞINDA ÇIKIŞ YOK"

Kendilerinin hamaldan anlamayanlardan, 700 bin dolarlık saat takanlardan olmayacaklarını vurgulayan Demirtaş, "Bugünkü genel kurulumuz bu güne kadar Türkiye'de yapılan bütün parti kongrelerinden farklı bir ruhla, böylesine farklı bir anlayışla gerçekleşiyor. Irkçılığın ve faşizmin tuzaklarına düşmeden, mezhepçiliğin ve dinciliğin dayattığı hatalara pirim vermeden ortak vatanı özgürlükler cenneti yapmak için daha fazla dayanışma ve bir birimize sahip çıkma zamanıdır. 100 yıl önce bölgemizde sınırları yeniden çizen egemenlerin şimdi bir kez daha kaderimize el atmalarını engellemek istiyorsak birlik olmak dışında çıkış yoktur, kurtuluş yoktur" dedi.

"TEKÇİ KİMLİKLER ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞ Ulus DEVLETLERDEN HAYIR YOK

"Demirtaş, tekçi kimlikler üzerine inşa edilmiş Ulus devletlerden kendilerini bir hayır olmayacağının da altını çizerek, "Bunun en yakın ve en sıcak örneği Rojava başarısıdır. Bütün kimliklerin ve inançların, bütün mezheplerin eşit olduğu, eşit muamele gördüğü ve eşitçe yönetime katılarak egemenliği paylaştığı modeller Ortadoğu ve Türkiye için en gerçekçi modellerdir. İşçinin emeğinin acımasızca sömürülmediği, köylünün üretimden kopmadan insan gibi yaşadığı, Müslüman'ın Müslüman gibi, Yahudi'nin Yahudi gibi özgürce nefes aldığı, kadınların, gençlerin kendi kimlikleriyle yaşamın her alanında var olduğu, çevrenin-doğanın korunduğu bir gelecek istiyorsak işte bunun yolu da birlikte yaşam-birlikte yönetim modellerinin inşasından geçer. Yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle bir hazinenin üstünde yaşadıkları halde Yoksulluğu, açlığı kader gibi nesilden nesle yaşayanların kaderini hep birlikte değiştireceğiz. Bütün bunları yapacak güç bizzat kendi ellerimizdedir" şeklinde konuştu.

"DEVLETİN İKİ ADAYINA KARŞI ÇANKAYA'YA İLK DEFA HALK ÇIKACAK"

Halkların Demokratik Partisi olarak hakiki bir cumhurbaşkanı adayı ile ortaya çıkacaklarını ifade eden Demirtaş şöyle devam etti: "Devletin iki adayına karşı halkın tek adayıyla cumhuriyet tarihinde ilk defa Çankaya'ya halk çıkacak inşallah. Artık AKP iktidarına karşı gerçek bir alternatifi halklarımızın hizmetine sunma zamanı gelmiştir. Halkımızın çaresizlikten ve sonradan bin pişman olarak AKP ve CHP'ye vermek zorunda kaldığı desteği gerçek adresinde, yani HDP'de birleştirmek için önümüzde hiçbir engel yoktur. Bu dönemde yönetim kademelerinde görev alacak her arkadaşımızın işte bu tarihi misyona denk bir ciddiyetle çalışmalara katılacağına yürekten inanıyorum.. Görev talep edip de yönetim kademelerinde yer bulamayan arkadaşlarımıza da ilgilerinden ve duyarlılıklarından dolayı çok teşekkür ediyor, HDP'nin herhangi bir kademesinde bu tarihi yürüyüşe dahil olmak için göreve davet ediyorum."

 
22 Haziran 2014 Pazar 18:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık