Trabzon'a kim ihanet etti?

Ana Sayfa » Siyaset » Hamzaçebi'den 'ayyas'a softalı yanıt

Hamzaçebi'den 'ayyas'a softalı yanıt

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Türkiye'de ayyaşların yasa çıkardığı bir dönem olmadı ama softaların yasa çıkardığı dönemler var" dedi.

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 18:45 
Yorum YapYazdır
 
 
Hamzaçebi'den 'ayyas'a softalı yanıt

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basıntoplantısında, dünİstanbul'un fethinin 560. yıldönümünü kutladıklarınıanımsattı.

İstanbul'un fethiyle Ortaçağ'ın sona erip, Yeniçağ'ın başladığını, bunun önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Hamzaçebi, Fatih Sultan Mehmet'in, İstanbul'u fethinden sonra Truva'ya gittiğini anlattı. Hamzaçebi, Fatih Sultan Mehmet'in, insanlık tarihinin en uzun süren, en büyük savaşının yapıldığı yerde tarihçilerden bilgi aldığını, Truva savaşının kahramalarını övgüyle andığını, anısı önünde saygıyla eğildiğini ve "Hektor'un intikamını aldık" dediğini söyledi. Hamzaçebi, Fatih Sultan Mehmet'in, bu cümlesiyle Anadolu'da, Osmanlı İmparatorluğu'nun hükümranlık alanında hüküm sürmüş bütün geçmiş imparatorlukların varisi olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, "O topraklarda yaşayan kültürlerin mirasçısı olduğunu ifade eder, hepsini kucaklar, sahiplenir. Fatih Sultan Mehmet'in, 560 yıl önce gösterdiği bu olağanüstü vizyona sahip olan bu tavır, bugün herkese örnek olması gerekirken ondan 560 yıl sonra, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetiminde, hükümette olanlar 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin mirasına sahip çıkamıyorlar. Tam tersine onların Cumhuriyet, Cumhuriyet'in değerleri, demokrasi, demokrasinin ilkeleriyle sorunları var. Bütün açıklamaları, beyanları bu şekildedir. Onlar Fatih'in, Osmanlı İmparatorluğu'nu taşıdığı yeni çağdan geriye gitmek suretiyle, Türkiye'yi ortaçağ karanlığına taşımak istiyorlar. Bugünkü Hükümet'in anlayışı budur" diye konuştu.


"Son durakta inmenin hazırlığını yapıyor"

Hamzaçebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bütün açıklamalarının, zihninin arka planında neyi hedeflediğini ortaya koyduğunu, buna uygun yasalar çıkardığını savundu.
Erdoğan'ın, alkollü içkilerle ilgili yasaya yönelik açıklamalarının, Türkiye'yi nereye götürmek istediğini ortaya koyduğunu ifade eden Hamzaçebi, Erdoğan'ın, "Biz alkollü içki yasağı konusunda dinin emrettiğini yaptık" dediğini söyledi. Hamzaçebi, TBMM'ye ve halka sunulan gerekçenin, gençliğin, toplumun sağlığını korumak olduğunu, içkinin zararlarını önlemeki için yasanın çıkarıldığının söylendiğini vurguladı. Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, bir şeyleri ayağının altına almaya meraklı Sayın Başbakan'ın laikliği de ayakları altına aldığını göstermektedir. Bir insan dindar olabilir, inancı gereği içki içmiyor olabilir. Ama bütün insanları, kendi inancına tabi tutmaya çalışmak, demokratik bir tavır değildir. Bir kişi kendi inancını, onun gereklerini herkese kabul ettirmeyi kendi görevi sayıyorsa, bu insan demokrat değildir, bu insanın demokrasi ile sorunu vardır. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Başbakan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yken bindiği demokrasi tramvayının son durağa yaklaştığını düşünüyor ve son durakta inmenin hazırlıklarını yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti, İslam ile demokrasinin nasıl bir arada olabileceğinin çok iyi bir örneğidir. Sayın Başbakan'ın çabası, İslam ile demokrasinin birarada olduğu güzel örneği ortadan kaldırmaktır, İslam ile demokrasinin nasıl birarada olmayacağının örneklerini göstermektedir.
Başbakan, 'İçeceksen alkollü içkini al, evinde iç' demiştir. Hedefte; alkollü içki sunan, satan lokantaların, işletmelerin, dükkanların kapatılması vardır, alkollü içki üretiminin yasaklanması, bireyin özel hayatına müdahale etme, hayatını biçimlendirme vardır. Sayın Başbakan, toplumu içki içen ve içmeyenler diye yeni bir başlıkta bölmeye soyunmuştur. Yeni bölücülük kavramı budur. Zorbalar yönetimlerini sürdürebilmek içni halkı bölerler, saltanalarını sürdürebilmek için halkı kutuplaştırırırlar. Sayın Başbakan'ın başından beri yaptığı halkı kutuplaştırmaktır, bir kutubun desteğini alarak iktidarını sürdürmeye çalışmaktır. Onun demokrasi ile sorunu vardır."

Hamzaçebi, toplumu bu şekilde bölen, dini referans alan yasalarla toplumu dizayn etmek isteyen bu anlayışın iflas edeceğini, seçimlerde bu anlayışa, milletin gerekli dersi vereceğini söyledi.


"Onun şehircilik ufku..."

İstanbul'da Gezi Park'taki eylemi de değerlendiren Hamzaçebi, masumane bu eyleme dahi tahammül edemeyen antidemokratik bir anlayışın bulunduğunu söyledi.

Erdoğan'a tarihten bir örnek vermek istediğini belirten Hamzaçebi, Osmanlı tarihinin padişahların isimlerini bilmekten ibaret olmadığını kaydetti. Hamzaçebi, İstanbul'da Sultan Ahmet Çeşmesi yapılırken, İstanbul halkı, kalfalar ve ustaların, çeşmenin mimarisine tepki gösterip, Topkapı Sarayı önünde, "Biz bu çeşmeyi istemiyoruz" diye gösteri yaptığını anlattı. Hamzaçebi, padişahın, grubun üzerine korumalarını, askerlerini, yeniçerilerini göndermediğini, grubun iki gün gösteri yaptıdığını anlatarak, şimdi ise gösteriye tahammül edemeyen, biber gazı ve kepçelerle müdahale eden bir iktidarın bulunduğunu ifade etti.

Hamzaçebi, Erdoğan'ın, gökdelenlere karşı olduğunu söylediğini, belediye başkanlarına emsal ölçüleri verdiğini ancak Taksim'de Topçu Kışlası'nı yapmaktan vazgeçmediğini dile getirerek, "Çünkü onun şehircilik ufku, alışveriş merkezleri, rezidans, gökdelenler ile sınırlı. Şehircilik ufkunda mimari bir tarz yok. Başbakan, Firavun tarzıyla 'ben yaptım oldu, talimat verdim bunlar yapılacak' anlayışıyla İstanbul'un şehirciliğini şekillendirmeye çalışıyor" dedi.


"Belgeler varsa açıklasın"

Suriye'ye yönelik bir soru üzerine Hamzaçebi, Erdoğan'ın, Suriye politikasının çöktüğünü, altında kaldığını, ABD Başkanı Barack Obama'dan destek alamadığını, Tunus Cumhurbaşkanı dahil Türkiye'ye Esad'lı bir çözümü önerdiğini söyledi.

Hamzaçebi, Erdoğan'ın, sıkıştığında çözümü ya CHP'yi suçlamakta bulduğunu ya ahirete havale ettiğini ifade etti. Hamzaçebi, TBMM'den,"Suriye bize müdahale ederse, biz Suriye'ye müdahale edeceğiz"diyerek, tezkereyle yetki alındığını anımsatarak, "Terör eyleminin Suriye tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorsanız, aldığınız yetkinin gereğini yapın. CHP olarak müdahaleye karşıyız, Türkiye savaşa girmemeli dedik. 'Savaşmak için değil korkutmak için alıyoruz' dediniz, korkutmak için alıyorsanız karşı taraf sizi niye ciddiye alsın. Başbakan'ın elinde belgeler varsa, açıklasın. CHP'nin o tip ilişkilerde, olaylarda hiçbir zaman yeri yoktur, olamaz. Sözü edilen Suriyeli kişinin, diğer partilerle veya Esad'a ziyarete giden diğer kişilerle de ilgisi olduğu, onları da Esad'a götürdüğü açıktır. Başbakan, gelişigüzel konuşmasın" görüşünü dile getirdi.


"Helal et isterler, ölü eti yerler"

İstanbul'da 3. köprüye verilen Yavuz Sultan Selim ismine ilişkin Aleviler'den gelen tepkinin sorulmasına Hamzaçebi, şöyle karşılık verdi:

"Başbakan, orada kurnazlık yaptı; köprünün adını Sayın Cumhurbaşkanı'na açıklattı, kendisi açıklayabilirdi. Ama gelecek tepkilerin Sayın Cumhurbaşkanı'na gelmesini arzu etmiştir diye düşünüyorum. Tartışma yaratmayacak isimler bulunabilirdi. Niye mutlaka bir padişah ismi? İkinci köprüye İstanbul'u fetheden büyük padişah Fatih Sultan Mehmet'in adını verdik, o ismiyle gurur duyuyoruz. Daha birleştirici isimler bulunabilirdi. Mevlana, Yunus Emre, Mimar Sinan, demokrasi, barış köprüsü diyebiliriz. Ama bu isim ve kavramlar, Sayın Başbakan'ın sözlüğünde yok, terminolojisinde bu kavramlar olmadığı için bu tip birleştirici isimler, kavramlar aklına gelmiyor. Çünkü onun aklında toplumu bölme fikri var.
Bir bardak içki içen, bira içen insanı ayyaş olarak gören Başbakan var. Türkiye Cumhuriyeti'nde, ayyaşların olduğu hiçbir parlamento hatırlamıyorum. Bir bardak bira içene ayyaş gözüyle baktığı için herkesi ayyaş olarak görüyor. Başbakan'a, Ömer Hayyam'ın şiirlerini okumasını tavsiye ediyorum. O iki ayyaşın kim olduğunu hiçbir zaman açıklayamayacaktır ama ne demek istediğini herkes biliyor. Türkiye'de ayyaşların yasa çıkardığı bir dönem olmadı ama softaların yasa çıkardığı dönemler var. Demokrasilerde din referans alarak yasa yapılmaz. Dinimiz içkiyi yasaklamıştır. Ama devlet günah ve haram kavramından hareketle yasa yapmaz. Devlete düşen görev içkinin zararlarını anlatmaktır. İslam dininde domuz eti yemek de yasak ama domuz eti satan kasaplar var, yemek yapan restaurantlar da vardır. İslam'da faizi de yasak ama bankalar faize dayalı bankacılık yapıyorlar. İslam referans alınacaksa, infakı emreder. Bir insanın kazancının kendi ihtiyacının arta kalanını ihtiyaç sahiplerine vermesi gerekir. Sayın Başbakan, bu infakın gereğini yerine getiriyor mu? Bunlar kasaptan helal et isterler ama masada ölü eti yerler."

 
30 Mayıs 2013 Perşembe 18:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Kazım DEMİR
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:19
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:17
  • İkindi14:52
  • Akşam17:09
  • Yatsı18:42
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık