AB Dışişleri Bakanları: Türkiye istiyorsa kapı açık

Ana Sayfa » Spor » Hami'ye şapka çıkarın!

Hami'ye şapka çıkarın!

Kuzey Ekspres yazarı Adnan Sungur'un yazısı..

 
21 Mart 2014 Cuma 16:46 
Yorum YapYazdır
 
 
Hami'ye şapka çıkarın!

Hami Mandıralı, futbolculuğunda Trabzonspor tarihine damga vuran isimlerin arasında yer aldı. Hatta adını en tepeye yazdırdı. Hala onun attığı gole ve yaptığı asistlere kimse yaklaşamadı. Her transfer sezonu özveriyle hareket etti, hem yönetimin elini rahatlattı.Çok olumlu yanları vardı. Olumsuz sayılabilecek yönleriyle de zaman zaman hedef oldu. Şu bir gerçek ki döneminde öyle önemli bir lider kimliği sergilemedi. Futbolu bıraktı, kendisine bir jübile bile çok görüldü. Sonra milli takımların çeşitli kategorilerinde görev aldı. Ve Ersun Yanal denen Trabzon ekmeği yemiş bir iki yüzlü isim tarafından diğer Trabzonlu teknik adamlarla birlikte kapı önüne konuldu.

Tam 5 yıl işsiz kaldı. Hiçbir kulübü çalıştırmadı. Zaman zaman gelen teklifler onu tatmin etmedi. Ve sezon başında Mustafa Akçay’ın yardımcısı oldu. Takım kötü gidiyordu, Akçay görevi bıraktığında onun da istifa etmesi bekleniyordu. Yapmadı, diğer yardımcılarla birlikte göreve devam etti. Eleştirilmesi gereken bir tutumdu bu… Hele, ‘Ben göreve hazırım’ demesiyle birlikte giden teknik adamın yüreğine hançer saplamış gibi bir tavır sergiledi. Sonra takımı yönetemeyeceği düşünüldü. Çok sayıda teknik adam gündeme geldi. Ancak 17 Aralık operasyonu nedeniyle iktidardan ve onun uzantılarından artık eskisi gibi para koparamayan Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, ‘mecburen’ onunla bir süre yola devam etme kararı verdi.

Hami Mandıralı’nın neler yapacağı merak konusuydu. Kamuoyu bir yandan umutsuz, diğer yandan da icraatlarını yakından izliyordu. Daha ilk maçından itibaren sahaya sürdüğü 11’ler ve değişiklikleri genel anlamda yerinde bulundu. ‘Bunda iş var’ sözleri duyulmaya başlandı. Ancak liderliğini asıl Konyaspor maçında önce Zokora’yı, sonra da Malouda’yı oyundan aldıktan sonra gösterdi. Malouda denen Fransız ukalası, oyundan çıkarken surat yaptı, oyuna girecek genç oyuncu Yusuf’un yüzüne bile bakmadı, soluğu soyunma odasında aldı.

LİDERLİK DERSİ VERİYOR

Daha önce bu isim kulüpte at oynatıyordu. Başkandan ve sözleşmesinden aldığı güçle birlikte herkesi avucunun içinde oynatacağını zannediyordu. Ülkesine 3 günlük izinle gidiyor, 10 gün sonra geliyordu, kimseye telefon açma gereği bile duymadan kampa 6-7 gün gecikmeli katılıyor, kimse sesini çıkaramıyordu. Teknik kadroyu, başkana şikayet ediyor, ne yazık ki hesabı sorulmuyordu. Bu krallığın hep süreceğini sanıyordu.

Ama…

Kazın ayağı hiç de öyle değildi. Ve Hami Mandıralı gibi tecrübesiz, çiçeği burnunda bir teknik adam, Fenerbahçe ile tarihi maça çıkarken, bu ismi yedek soyundurma kararı aldı. Bunu hisseden Fransız yıldız eskisi hemen sakatlık numarasına yattı. Tribüne çıktı. Bu arada milli takım kampından geç dönen Zokora da kadroya dahil edilmemişti. O maç yarıda kaldı. Malouda kaprislerini sürdürdü ve bu kez de Sivasspor karşılaşmasının 18’inin dışındaydı. Takım, en kritik dönemde Sivas’ta farklı galibiyete ulaşırken, Hami Mandıralı da liderliğini ortaya koymanın ve haklılığının keyfini çıkarıyordu.

Geldiğimiz nokta şu ki, son 15 yılda bu kulüpte görev yapan Ahmet Suat Özyazıcı’dan Şenol Güneş’e, Halilhodzic’den Ersun Yanal’a ve  Ziya Doğan’a kadar hiçbir teknik adamda göremediğimiz radikal kararlar alma yeteneğini Hami Mandıralı’da görmenin mutluluğunu yaşadık. Uzun yıllardır konuştuğumuz ama hiçbir teknik adamın uygulamaya koyamadığı, ‘Hiçbir futbolcu kulüpten büyük değildir’ mantığını hayata geçirdiği için ‘Kral’ı tebrik etmek görevimiz!..

Ve bu cesaret ve liderlik gösterisini sürdürüp, bunu bilgi, çalışkanlık, tecrübe, kolektif bir anlayış, dünyayı iyi okuyan entelektüel birikim ile birleştirdiğinde inanıyorum ki sadece Trabzonspor değil, Türkiye’ye çok önemli bir teknik adam kazanacaktır.

Yolun açık olsun Hami Hoca!...

***

BÖYLE TARAFTAR OLMAZ!

Türkiye Futbol Federasyonu tarihi boyunca Trabzonspor’a haksızlık yapmıştır. Medya dayatmaları, iktidar gücünü arkasına alma ve lobilerin etkisiyle birlikte Fenerbahçe başta olmak üzere hep İstanbul kulüplerini koruduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Son şike sürecinde de yine özellikle Başbakan ile ortak hareket ederek, şike suçlusu kulüpleri hala cezalandırmamış, Bordo-Mavililerin şampiyonluğunu ne yazık ki tescil etmemiştir.

Ancak tüm bunlar, Trabzonspor taraftarının tribünleri ataşe verme, sahayı kapattırma, takımını hükmen mağlup ettirme hakkını hiç kimseye vermez. Kendine taraftar diyen kim varsa onlara sesleniyorum;

Taraftarlar, karşılıksız sevmektir.

Kombine bileti indirimli alıp, tribüne çıkıp, her önüne gelene küfretmek taraftarlık değildir mesela…

Milletten para toplayıp, deplasmanlara gidip, maç keyfini yaşarken, gidilen stadın koltuklarını sökmek, sahaya atmak taraftarlık hiç değildir.

Taraftarlık;  ‘TFF’nin verdiği kararları tanımıyorum, Kasımpaşa maçına gideceğiz ve tribünlere gireceğiz’ demek ise hiç değildir. Çünkü bu eylemin karşılığında canınız kadar sevdiğinizi söylediğiniz kulübünüze; TFF’den, Başbakandan, Aziz Yıldırım’dan çok daha büyükbir  zarar vereceğinizi aklınızdan çıkarmayın… Amacınız buysa buyurun gidin stada, Trabzonspor’u yakmaya çalışanların ateşine bir odun da siz atın.

 

TAKIMINIZA SAHİP ÇIKIN

Trabzonspor’u seviyorsanız yapmanız gereken şey,; Maçlara gidemiyorsanız, idmanlara gidip takımı oluşturan tüm futbolculara ve teknik kadroya moral vermek olmalıdır. Maç günü takımı tesislerden binlerce kişilik bir korayla alıp, stada kadar götürmek, sonuç ne olursa olsun, oradan da alıp tesislere kadar coşkuyla götürmektir. Bunu ceza sona erene kadar sürdürmek, futbolcu kadrosunun asla sahipsiz olmadığını kendilerine hissettirmektir.

Taraftarlık; Trabzonspor’un şampiyonluk kupasını vermeyen gerçek suçlulara karşı tavır takınmak, onları demokratik kurallar çerçevesinde protesto etmektir. Ata vuramayıp, palanı dövme asla taraftarlık olamaz!..

Taraftarlık, hiçbir çıkar gözetmeksizin, takımına sahip çıkmaktır, koşulsuz sevmektir. Üzerinden nemalanmamak, onu kullanmamaktır. Eğer bir çıkar temini sonrası, takımı destekliyorsanız, bunun adı asla taraftarlık değildir.

Son bir söz daha: Taraftarsanız, Borissia Dordmund, Barcelona, Liverno, Atletico Bilbao,  St. Pauli ve daha birçok Avrupa ülkesinin kulüp taraftarlarını araştırın. Kulüp ve takımları için neler yaptıklarını öğrenin, sonra da davranışlarınızı onlara göre yeniden şekillendirin.

Aksi takdirde, ‘Uğruna canımızı veririz’ dediğiniz, Trabzonspor’un canını almak için koşullandırıldığınızı düşünmeye başlayacağız!...

 
21 Mart 2014 Cuma 16:46 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:19
  • Güneş05:14
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:05
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık