Otobüs devrildi, 8 ölü, 11'i ağır 32 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » Haluk Pekşen'den darbecilerle mücadelede önemli uyarılar

Haluk Pekşen'den darbecilerle mücadelede önemli uyarılar

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, TBMM’de yaptığı konuşmada “Bir tek gazeteye ilan verilmemiş olan bir darbe girişimi, darbe kalkışması Türkiye'de bağıra bağıra gelirken bu kürsüde, medyada, meydanlarda ‘Türkiye'de darbe hazırlığı var.’ diyen herkes haklı çıkmıştır ama bu haklılığı sağlayan iktidar partisini de kutlamak lazım. Gerçekten bir siyasi iktidar bir darbe kalkışması için ancak bu kadar destek olabilir, bu kadar kayıtsız kalabilirmiş meğerse.” dedi.

 
10 Ağustos 2016 Çarşamba 11:10 
Yorum YapYazdır
 
 
Haluk Pekşen'den darbecilerle mücadelede önemli uyarılar

 

Pekşen, gerçeklerin görüldüğü, algılandığı gibi olmayabileceğini vurgulayarak savunarak şöyle dedi:

“Burada da, bu kalkışma sonrasında gelişen olaylarda da ne yazık ki olması gereken zemine bir türlü konu oturmayacak gibi gözüküyor. Sokaktaki insanlar, yurttaşlar kafalarında çok ciddi soru işaretleri taşıyorlar. Bugün Türkiye'deki herkesin kafasındaki en önemli soru gelecek kaygısıdır, ‘Yarın ne olacak?’ sorusudur. Bu soruyu cevaplayabilmek için önce şuna bakmak lazım, bir: Cemaatçiyse Silahlı Kuvvetler mensubu değildir, hiç tereddüt etmeyin, FETÖ örgütü üyesiyse Silahlı Kuvvetlerin mensubu değildir. Bir Silahlı Kuvvetlerde temel kural kendi gücünü siyasi iradenin meşru zeminine teslim etmektir. Siyasi iradenin meşru zeminine gücünü teslim etmeyen ne bürokrat devletin bürokratıdır ne yargı devletin yargısıdır ne de asker devletin askeridir. O hâlde bugün bulunduğumuz yere bakmalıyız çünkü nerede bulunduğumuzu bilirsek nereye gideceğimizi de belirleyebiliriz. Bugün bulunduğumuz yer, AKP iktidarıyla, yargılananların yüzde 10,57'sinin mahkûm olduğu bir yargı sistemi içerisindeyiz. Yani, 8,5 milyon insan soruşturuluyor ama yüzde 10,57'si yargılanıyorsa soruşturmalar toplumu baskılamak için, adalet bir bumerang olarak, bir tehdit unsuru olarak kullanılmış demektir. O hâlde, demek ki yargıya bugüne kadar yaptığınız ‘Benden yana olsun.’, ‘Senden yana olsun.’ gibi yaftalamalar veya şekillendirmeler sizin için de sürdürülebilir bir durum değilmiş. Bugün karşı karşıya kaldığınız ağır muhatabiyetin temel gerekçesi de zaten burasıdır. O hâlde, nereye doğru gitmeniz gerektiğini de buradan kestirebiliriz.” diye açıkladı.

 

PEKŞEN konuşmasında şu açıklamaları da yaptı. “Bakınız, o kadar çok yargılama görüntüsü altında toplumu dizayn etmeye, toplumu baskılamaya, ötekileştirmeye kalkıştınız ki. Bunu birçok alanda yaptınız, siyasi alanda yaptınız, terörle mücadelede yaptınız. Burada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ‘terör baskısı’ adı altında, ‘yargılama görüntüsü’ adı altında yapılmış olanlara karşı büyük feveranlar yükseldi ama onları hiçbirimiz duymadık, nasıl olsa terör var dedik, görmeyiverelim dedik, döndük kafamızı bir tarafa doğru. Ama, sorunları görmemek sorunların daha büyümesine neden oluyormuş, bunları gördük. Aynı şeye Silahlı Kuvvetler için ‘Nasıl olsa bunlar darbecidir, geçmişte darbe yapmışlardı, 1960'ta darbe yaptılar, 1970'te yaptılar, 1980'de yaptılar. Boş verin canım, bugün bir de burunları sürtülsün.’ diye sessiz kaldığınızda sıranın size geleceğine hazır olmalıydınız. Bunu yalnızca orada yapmadılar, yargıda yaptılar, bunu bürokraside yaptılar. Bürokraside -işte, burada altını çize çize söyledik- Halk Bankası tarihin en büyük soygunundan geçiyor, bugün de hâlâ öyle ama soyanlar yandaş oldukları için yargı elinizde hâlâ bumerang olarak devam ediyor. TRT, bugünlerde bize, Cumhuriyet Halk Partisine çiçek dağıtan TRT, tarihin en büyük soygunundan geçiyor, hâlâ öyle, hâlâ soruşturmalar tamamlanmadı. Erken kalkanın soyduğu bir kurum olmaktan çıkarmak için ne zaman harekete geçeceksiniz?”

 

“Arkadaşlar, adaletin, yargının bu ülke için kalıcı olabilmesi için en önemli üç ayağı işletmeniz gerekiyor. Bir: Parlamento denetimini kayıtsız şartsız kabul etmeniz ve işletmeniz gerekiyor. İki: Yargı denetimini bumerang olarak çıkarmaktan adaleti sağlayacak denetim hâline getirmeniz gerekiyor. Üç: Devletin bütün kurumlarının içerisinde olan "iç denetim" adını verdiğimiz teftiş kurullarını baskılamaktan vazgeçmeniz ve o kurulları yeniden harekete geçirmeniz gerekiyor. Bu üçünü yaptıktan sonra, gelinecek olan ikinci aşamada yargı üzerinde çok ağır şaibeler var. Bugün, eminim ki, sokakta gerçekten suç işleyip ama yargının bu vahim durumundan kendisine fırsat çıkarıp suçsuzmuş gibi gezen onlarca, binlerce insan vardır. Tam tersine, gerçekten son derece masum olup da ama yargının siyasallaşması, yargının belli bir örgütün kontrolü altına girmesi sonucunda insanları mağdur eden sonuçlar da vardır.”

 

“Şimdi, bakın, size bir örnek anlatayım. Örgüt, bu cemaat örgütü emin olun sizi bir kaşık suda boğar. O kadar hafife almayın bunları. Burası çok ciddi. Bir örnek anlatacağım size. Birkaç gün içerisinde birçok İnternet sitesi çıkacaktır elektronik ortamda. Bu İnternet siteleri dünyanın birçok yerinde olacaktır, sizlerle ilgili çok ciddi iddialar atacaklar ortaya. En önemli iddialardan birisi şu olacaktır: Ahmet, Mehmet, Kemal, Hasan vesaire bir sürü isim sayacaklar ve ‘Bunlar cemaatçi.’ diyecekler. Emin olun, o İnternet sitelerinde bunu diyenler asıl cemaatçidir. Yargının en önemli işlevi doğru adamı yakalamaktır ama siz bu tuzakların hepsine düşeceksiniz ve genelde -hep yaptığınız gibi- yanlış adamları yakalayacaksınız çünkü cemaat bu konuda çok profesyonel ve çok hazırlıklıdır. Sizi bu tuzağa doğru çekmek üzere ve bunu şimdilerde görüyorum. Mesela, Cumhuriyet Halk Partili ailelerin çocuklarına, onların fertlerine "cemaatçi" diye çeşitli operasyonlar yapılıyor. Bu, sizin tarafınızdan ‘Ya, olabilir.’ soru işaretinin yavaş yavaş kafanızda oluşturulması için bir hazırlık sürecidir. Bu tuzağa düştüğünüz anda emin olun delil karartılmasının en büyük tuzağına düşmüşsünüz demektir. Buna düşmeyin. Doğru olan şudur: Sabırlı olun, doğru adamı bulun ve hak ettiği cezayı verin. Bunu veremediğiniz sürece yaptığınız büyük mağduriyet olacaktır. Bir başka şey, Yargıtayda çok ciddi iddialar var, yargının içerisinde hâkimlerin yapmış olduğu eylemlere ilişkin ciddi iddialar var. Yargıtay Başkanlar Kuruluna geçici döneme ilişkin mutlaka bir yasal yetki verin. Yargıtay Başkanlar Kurulu özellikle Ceza Muhakemesi Kanunu'na dayanarak birtakım yasal düzenlemeler yaparak yeniden yargılama olanağını yeniden vermelidir ve toplumda bunlara ilişkin çok ciddi iddialar var. Bir tek örnek vereyim size arkadaşlar: Bazı hazine arazileri cemaatin avukatları tarafından kazandırıcı zaman aşımı konusu yapıldı. Cemaatin hâkimleri karar verdiler, cemaatin Yargıtayı onayladı, çok ciddi hazine arazilerini ellerine geçirdiler. Ege Bölgesi'nde, Akdeniz Bölgesi'nde kıymetleri çok büyük olan hazine arazileri; dönün bakın, doğru olduğunu göreceksiniz. Buna ilişkin yeniden yargılama süreçlerini başlatmanızı tavsiye ederim. Silahlı Kuvvetlerden bu cemaat hikâyesiyle uzaklaştırılmış olan personele geri dönüş hakkını mutlaka ivedilikle vermenizi tavsiye ederim. Yine o pilotlara, Silahlı Kuvvetlerden ayrılmış olan pilotlara, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi sefer görev emri vererek uçuş yapma zorunluluğunu getirmeniz gerekir. Ayın belli günlerinde, yılın belli aylarında onları göreve çağırıp Hava Kuvvetleri uçuş yaptırmayı zorunlu hâle getirmeli ve siz bunu sağlamalısınız. Yine, bu kumpas davalarında mağdur olan çok sayıda Silahlı Kuvvetleri görevlisinin açmış olduğu tazminat davalarını Adalet Bakanlığı bir uzlaşma masası kurarak ivedilikle uzlaşarak çözmelidir.”

 
10 Ağustos 2016 Çarşamba 11:10 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1703 - Rus Çarı I. Petro, Sankt Petersburg şehrini kurdu.(Şehir Rus İç Savaşı sırasında Petrograd, SSCB döneminde de Leningrad olarak adlandırılıyordu)
1907 - San Francisco, California'da veba salgını başgösterdi.
1935 - Hafta tatili Cuma'dan Pazar'a alındı.
1941 - Alman zırhlısı Bismarck, İngiliz donanması tarafından batırıldı.
1944 - Latin harfleri ile ilk Cumhuriyet altını basıldı.
1953 - Paris'te Belçika, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Federal Almanya arasında Avrupa Savunma Birliği Antlaşması imzalandı.
1956 - İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda Türkiye Milli Güreş Takımı, serbestte altı birincilikle dünya şampiyonu oldu.
1958 - Amerikan F-4 Phantom II çok amaçlı avcı-bombardıman uçağı ilk uçuşunu yaptı.
1961 - Anayasa, Kurucu Meclis'te oylamaya katılan 262 üyeden 260'ının oyuyla kabul edildi.
1962 - Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi açıldı.
1964 - Hindistan Başbakanı Cavaharlal Nehru 75 yaşında öldü.
1980 - Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Ankara'da uğradığı bir suikast sonucu vefat etti.
1985 - Papa suikastı davasında Mehmet Ali Ağca, "Ben Hazreti İsa'yım, Tanrı'nın oğluyum" dedi.
1986 - Tütün tekelini kaldıran yasa onaylandı.
1992 - Iğdır ve Ardahan il oldu.
1993 - PKK, 33 silahsız askerimizi pusuya düşürerek öldürdü.
1994 - ABD'de 20 yıldır sürgünde bulunan Sovyet yazar Aleksandr Soljenitsin ülkesine döndü.
1999 - Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'i Kosova'daki vahşetin sorumlusu olmakla ve etnik Arnavutlara karşı soykırım yapmakla suçladı.
2001 - 53 ülke Afrika Birliği'ni kurdu.
2007 - Mehmet Ağar Genel Başkanlığındaki DYP eski Demokrat Parti'nin adını aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:34
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:46
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık