Trabzon'a kim ihanet etti?

Ana Sayfa » Siyaset » Hakim ve savcılar da yargı üzerindeki baskıdan bıktı!

Hakim ve savcılar da yargı üzerindeki baskıdan bıktı!

Kumpas mağduru emekli Albay, CHP’li Dursun Çiçek'ten çarpıcı açıklamalar

 
29 Haziran 2017 Perşembe 07:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Hakim ve savcılar da yargı üzerindeki baskıdan bıktı!

Çiçek, “Adalet Yürüyüşü'nün amacı yargı üzerindeki baskıyı biraz hafifletmektir. Hakim ve savcılar baskıyı iliklerine kadar hissediyor ve kurtulmak istiyor” dedi

Ergenekon'dan 4,5 yıl cezaevinde kalan CHP İstanbul Milletvekili emekli Albay Dursun Çiçek'le yine FETÖ yapılanmasını, yine kumpası, yine kumpas davalarını konuştuk. Hem de Ergenekon'da yeniden yargılamanın başladığı 21 Haziran'ın hemen ertesinde… Hiç unutmam; kendisi cezaevindeyken avukat kızı İrem Çiçek'le yaptığım röportajda, ikimiz de çok duygulanmış hatta karşılıklı ağlamıştık. İtiraf ediyorum; o günlere dair SÖZCÜ için anlattığı bir anekdotta da gözlerim doldu. Utandım, ağlayamadım…

“HERKES HUKUK VE ADALETİN GEREĞİNİ YAPMALI” Nil Soysal'a konuşan Dursun Çiçek, “Hukuksuzluk yapan mutlaka hesabını verecektir. Kimse şu anki konumuna güvenmesin. Herkes hukuk ve adaletin gereğini yapsın” dedi.  

“HERKES HUKUK VE ADALETİN GEREĞİNİ YAPMALI”
Nil Soysal'a konuşan Dursun Çiçek, “Hukuksuzluk yapan mutlaka hesabını verecektir. Kimse şu anki konumuna güvenmesin. Herkes hukuk ve adaletin gereğini yapsın” dedi.

“DEVLET ADİL OLMALI”

– Silivri'nden çıkışınızın üçüncü yılında Türkiye adaleti arıyor. Büyük Adalet Yürüyüşü'nü nasıl yorumluyorsunuz?
2007'den ve sonra kumpas davalarını takip eden 2009'dan itibaren mağdur olan bir cumhuriyet aydını olarak hukuk ve adaletin ekmek, su kadar önemli olduğunu yaşayarak gördük. Vatandaşlarımızın çoğu bunu yaşamadığı için ne demek olduğunu pek anlamıyor ama başına gelenler, geçmişte bizi hedef alıp siyasi iktidarla ve FETÖ'yle beraber hakkımızda karalama yapanlar bugün “Siz haklıymışsınız” diyor. Biz de şimdi bir yandan yürüyoruz, bir yandan da milletimize diyoruz ki; adalet olmadan devlet olmaz. Adalet yoksa eğer o devlet baskıcıdır. O nedenle devlet adil olmalı. Yargı, yürütme ve yasama bağımsız olmalı. Yasama ve yargı üzerinde sarayın baskısı sıfırlanmalı. Türk Milleti, temeli adalet ve hukuk olan bir Türkiye Cumhuriyeti devleti istiyorsa geçmişteki gibi eksikleri giderilmiş bir anayasayla bu iktidardan kurtulunmalı. Çünkü bu iktidarın hukuk ve adalet diye bir niyeti yok. İşte bu Adalet Yürüyüşü'nün esas maksadı da 2019 seçimlerine kadar sarayın yargı üzerindeki baskısını en azından hafifletmek ve savcıların hukuka göre karar vermesi için gerekli olan siyasi ortamı yaratmaktır.

“BERAAT İSTİYORUZ”

– Adliyeyi de sıklıkla ziyaret ediyorsunuz. Orada yürüyüşe nasıl bakılıyor?
Adliyede de inanılmaz bir destek var. Çünkü oradaki tüm hakim ve savcılar da bıkmışlar artık. İliklerine kadar bu baskıyı hissediyorlar ve bundan kurtulmak istiyorlar.
– 21 Haziran'da yeniden başlayan Ergenekon Davası'nda dosyaların ayrılması ve İlker Başbuğ'a Yüce Divan yolunun açılmasını nasıl yorumladınız?
Mahkemenin ayırma kararı ilk adım olarak doğru kabul edilebilir. Çünkü Danıştay ve Cumhuriyet saldırısı gibi ağır suç içeren dosyalar var. Mahkemenin hakkımızdaki ikinci kararı mutlaka beraat olmalıdır. Başbakanlık'tan izin şartı yalnızca Genelkurmay Başkanı için geçerli ve izin için bir süre kısıtlaması yok. Başbakan isterse bu izni uzun süre bekletebilir. Bu durumda masumiyetimizin iadesi ve beraatimiz gecikir.
– İzin çıkmazsa ne olur? 
İzin verilmemesi halinde davada hakkımızda beraat değil düşme kararı verilmiş olur. Bu kadar yıl yapılan haksızlığın karşılığı düşme değil mutlaka beraatle sonuçlanan bir yargı kararı olmalıdır. Beklentimiz İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosyanın görülerek sürecin daha fazla uzamasının önüne geçilmesi ve hakkımızda en kısa sürede beraat kararı vermesidir. 8 yıldır devam eden mağduriyetimizi siyasilerin eline ve inisiyatifine bırakan ve Başbakan'dan izne bağlayan bir kararı Türk Milleti ve vicdanlar da asla kabul edemez. Böyle bir karar FETÖ militanlarının kurguladığı insanlık dışı kumpasın devam etmesi demektir.

“KORKUYORLAR…”

– 15 Temmuz'un yıldönümüne sayılı günler var. Bu bir yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?
15 Temmuz'un arkasından 20 Temmuz, OHAL ve bu anayasa değişikliğiyle birlikte iktidar işlettikleri suçları bildiği için kendisini yargılanmaktan korumakla meşgul. En somut göstergesi de şu: 550 milletvekilinin yarısı olan 276'yı bulduğumuz zaman biz bakanları ve başbakanı yargılıyorduk suçlarından dolayı. Şimdi 50 vekil artırarak kafaları karıştırdı. 600 vekile çıktı. 600'ün yarısı 300 ama AKP Genel Başkanı “400'ü bulun” diyor. Niye? Çünkü yargılanmaktan korkuyor. Yani gece başlarını yastığa koyduklarında yargılandıklarını, Silivri ve Sincan'da cezaevine atıldıklarını görüyorlar. OHAL'i uzatmalarının nedeni de bu. Tek dertleri kendilerini korumak ve işledikleri suçlardan dolayı hesap vermemek.

SÖZCÜ VE YAZARLARININ HAKKINI ÖDEYEMEYİZ

– Kumpasları sürekli yazan SÖZCÜ Gazetesi'ne FETÖ operasyonu yapılacağı hiç aklınıza gelir miydi?
SÖZCÜ gerçekten de bu hukuksuzluk sürecinde hep mağdurların sözcüsü oldu, hak ve hukukunu korudu. Ben hatırlıyorum da, ilivri'de yattığım dönemde açıklamalarımı en az 5-6 kez manşetine taşıdı. Benim açımdan çok daha özel bir durumu var SÖZCÜ'nün. Eşim bankacı… O dönemde Ankara'da çalışıyordu. Silivri'ye gidip gelmek kolay olsun diye İstanbul'a tayinini istemişti ama Ardahan'a sürüldü. SÖZCÜ bunu manşetten duyurunca, on binlerce kişi bankadaki hesabını kapattı. Baktılar ki bu iş pahalıya patlayacak, özür dileyip, eşimin tayinini düzelttiler. SÖZCÜ'nün ve yazarlarının hakkını ödemek mümkün değil. Yandaş medyanın FETÖ'yü övdüğü dönemde bu örgütün kirli çamaşırlarını manşetlerine taşıyan, hukuk ve adalet mücadelesi veren, bizlerin sesi olan SÖZCÜ Gazetesi'ne yönelik bu kumpası yakından takip ediyoruz. Her zaman yanınızdayız. Sonunda bugün nasıl FETÖ'nün medya ayağı yargılanıyorsa, bu 20 Temmuz darbesinin siyasi ayağı ve medya ayağı da yargılanacak. Bunun içinde SÖZCÜ'nün sahibine çamur atmak isteyen havuz medyasının şu anki mensupları da olacak.

SIKIŞTIKÇA BASKI ARTTI

– Gökmen ve Mediha bir ayı aşkın süredir içeride… Cezaevi koşullarını iyi bilen bir isim olarak, bize o koşullardan söz eder misiniz?
 

Cezaevi koşulları kumpas davalarında eğitimli ve devlet süreçlerine hakim insanların girmesiyle iki-üç kat iyileşti. Mesela Silivri'ye gittiğimizde sular akmıyordu. Sıcak su haftada bir gündü. Yemekler perişandı. Bilgisayar yoktu. Bunların hepsini mevzuata dahil ettirerek bir hayli iyileştirdik ama dört duvar arasına entelektüel bir insanı hapsetmek kabul edilebilir bir şey değil. Önümüzdeki hafta Enis Berberoğlu'nu ziyaret edeceğim. Cezaevi deneyimlerimi kendisine aktarıp, tavsiyelerde bulunacağım. Biz tutuklama beklemiyorduk. Anlaşılıyor ki iktidar sıkıştı ve sıkıştıkça da baskıyı artırıyor. Baskı arttıkça, hukuksuzluk artıyor. Bu da aslında kendi sonlarını hızlandırıyor. Çünkü seçimler yaklaşıyor. Adalet Yürüyüşü özellikle anayasa oylamasında parlamenter demokrasiye sahip çıkan “Hayır” grubunun iyice kilitlenmesine neden oldu. Saadet Partisi'nden MHP'li muhaliflere, HDP'den CHP'ye ve STK'lara kadar adalet yolunda Türkiye Cumhuriyeti'ni kurucu ilkeler ışığında ihya etmeyi hep birlikte başaracağız.

Nil Soysal

 
29 Haziran 2017 Perşembe 07:11 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1922 - Edirne'nin kurtuluşu.
1924 - Kazım Özalp Paşa, TBMM Başkanlığı'na seçildi
1925 - Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi. Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi. Kanun kabul edilirken, Rize'de şapka ve diğer inkılaplara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8'i idama mahkûm edildi.
1934 - Mustafa Kemal Atatürk, İsmet Paşa'ya "İnönü" soyadını verdi.
1936 - Almanya ve Japonya, Avrupa kültürünü ve dünya barışını Bolşevik tehditten korumak amacıyla bir anlaşma imzaladılar.
1943 - Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Çan Kay Şek Kahire'de bir araya geldiler; Japonlar teslim olana kadar savaşa devam kararı alındı.
1948 - Öğrenci velilerinin talebiyle, ilkokullara isteğe bağlı din dersi kondu.
1955 - Bir yıl önce büyük bir yangınla hasar gören Kapalıçarşı yeniden açıldı
1958 - Ahmet Adnan Saygun'un bestelediği Yunus Emre Oratoryosu, BM'nin yeni çalışma dönemi dolayısıyla New York'ta seslendirildi. Orkestra ve koroyu şef Leopold Stokowski yönetti.
1967 - ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, Atina'nın önerilerini Ankara'ya getirdi. NATO Genel Sekreteri Brosio da arabuluculuk için Ankara'ya geldi. BM Güvenlik Konseyi, savaştan kaçınılması çağrısı yaptı.
1968 - İstanbul'da Dr. Siyami Ersek ve ekibi, trafik kazasında ölen bir memurun kalbini bir işçiye taktı; hasta 39 saat yaşayabildi.
1969 - Beatles müzik grubundan John Lennon İngiltere'nin Biafra'ya müdahalesi ile Amerika'nın Vietnam politikasına verdiği desteği protesto amacıyla, İngiltere Kraliçesinin verdiği unvanı reddetti.
1973 - Yunanistan'da askeri darbe.
1973 - Yunanistan'daki ayaklanmalar sonunda Başbakan Georgios Papadopulos, cunta tarafından devrildi.
1979 - Abdi İpekçi'nin katlinden sanık Mehmet Ali Ağca, Kartal-Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden kaçtı.
1998 - 55. Hükümet, gensoru ile düşürüldü. Devlet Bakanı Güneş Taner'in bakanlık görevi sona erdi. Başbakan Mesut Yılmaz, istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.
1999 - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen ölüm cezasını onadı.
2000 - Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde deprem meydana geldi.26 kişi hayatını kaybetti.Bakınız;2000 Bakü Depremi
2002 - Uzay mekiği Endeavor uluslararası uzay istasyonuna kenetlenerek bir Amerikalı ve iki Rus astronotu bıraktı.
2007 - Afişleri ve söylemleriyle dikkat çeken Altay kulübünün taraftar topluluğu Yüksel ki Sen Kararsın Ay kuruldu.
2009 - İstanbul Barosu Başkanlığının Danıştay'a yaptığı itirazla katsayı eşitsizliği tekrar geri geldi ve yüzbinlerce İmam Hatip, Meslek lisesi, Teknik lise ve Anadolu teknik liseli öğrencinin önü tıkandı.
2009 - Beşiktaş, Manchester United takımını deplasmanda 1-0 yendi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
13
3
2
8
11
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
13
2
2
9
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:26
  • Güneş07:13
  • Öğlen12:19
  • İkindi14:48
  • Akşam17:04
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık