Üs bölgesine saldırı, 3 asker şehit

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Google'dan dere bulup HES yapıyorlar!

Google'dan dere bulup HES yapıyorlar!

Bu dava yaşam mücadelesine örnek oldu. Yurttaş Kazım’ olarak bilinen 68 yaşındaki Rizeli Kazım Delal'in köyündeki HES projesine karşı ahırdaki ineğini satarak açtığı davanın duruşması dün Rize İdare Mahkemesi'nde yapıldı.

 
12 Ocak 2013 Cumartesi 15:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Google'dan dere bulup HES yapıyorlar!

Yurttaş Kazım’ olarak bilinen 68 yaşındaki Rizeli Kazım Delal'in köyündeki HES projesine karşı ahırdaki ineğini satarak açtığı davanın duruşması dün Rize İdare Mahkemesi'nde yapıldı. HES mücadelesinin simgelerinden biri olan Yurttaş Kazım'ı duruşma sırasında yalnız bırakmayan yaklaşık 70 kişilik bir grup, duruşmanın ardından yapılan basın açıklamasına da destek verdi. Delal'in avukatlarından Yakup Şekip Okumuşoğlu, HES projelerinin bütüncül değerlendirmeden uzak olduğunun altını çizdiği duruşma sırasında, "Google Earth üzerinden dere tespit edip gelip üzerine HES inşaatına başlanıyor" iddiasında bulundu.

Vatandaş Mustafa'dan Yurttaş Kazım'a destek
Rize İdare Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Kazım Delal ve arkadaşlarının yanı sıra, davanın avukatlığını üstlenen Derelerin Kardeşliği Platformu’nun (DEKAP) gönüllü avukatlarından Remzi Kazmaz ile Yakup Okumuşoğlu da katıldı. Başta DEKAP olmak üzere, Fındıklı Derelerini Koruma Platformu, TEMA Vakfı Rize Temsilciliği, ÖDP Rize il örgütü ve bazı CHP ve İP üyeleri ile TGB Rize örgütü, Güneysu Çevre Platformu, Senoz Vadisi Koruma Platformu, Çay Üreticileri Sendikası, Salarha Deresi Çevre Koruma Derleneği, Fırtına Vadisi Platformu, Hemşin ve Çamlıhemşin Platformları, Vatandaş Mustafa olarak bilenen Mustafa Yıldızdoğan da duruşmada hazır bulundu.

Av. Remzi Kazmaz: 'Bilirkişi raporu hatalarla dolu'
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri savunmalarında projenin içme suyu membasında bulunmadığını öne sürerek davanın reddini talep ederken, Delal'in avukatlarından Remzi Kazmaz, davaya ilişkin bilirkişi incelemesinin sağlıksız hava koşullarında ve bölgenin tam anlamıyla incelenmeden yapıldığını, raporun eksik ve hatalarla dolu olduğunu belirterek; ÇED Olumlu Raporu veren bakanlığın kendi karar ve çalışmalarından, diğer bakanlıkların uygulama ve kararlarından habersiz olduğunu vurgulayarak mahkemeye çeşitli belgeler sundu. Bölgenin içme suyu havzası olduğunu ve vadi üzerinde 12 ayrı HES projesi bulunduğunu kaydeden Kazmaz, Rize Belediyesi ile bölgeden içme suyu temin eden diğer belediyelerin de davaya müdahil veya tanık olarak katılması gerektiğini vurguladı. Kazmaz ayrıca, daha önce kamuoyunda geniş yankı uyandıran ‘rüşvet protokolü’ belgesi ile Bakanlar Kurulu’nun bölgedeki heyelanla ilgili rapor ve kararını da mahkemeye sundu.

'Google'dan dere bulup HES yapıyorlar'
Davanın avukatlarından Yakup Şekip Okumuşoğlu ise savunmasında HES projeleri ile ilgili sınırlı bir alanda çevresel değerlendirme yapıldığını oysa ki Danıştay kararlarında da görüldüğü üzere havzanın bütüncül ekolojik değerlendirilmesinin yapılmasının gerekli olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:


“Hazırlanan HES projeleri ve verilen 'ÇED olumlu' raporları ile bu ülkede artık her şeyin yapılabileceğine kanaat getirdim. Öyle ki aya merdiven, Niagara şelalesine santral, hatta Karadeniz’in ortasından deniz dolgusu ile Romanya’ya yol bile yapabilirler. Ama bu projelerin ne gibi bir çevresel etkileri olacağı derinlemesine incelenmiyor. Sınırlı bir değerlendirme içeriyor. Havza bazında ekosistem değerlendirmesi şart! Google Earth üzerinden dere tespit edip gelip üzerine HES inşaatına başlanıyor. Bu vadide yaşayan, havasını soluyan, ağacını sevenlere sorulmuyor. Vadide yaşayan Kazım Delal’e fikrini soran yok. Ortaçağ döneminde derebeyleri vardı. Şimdi bunların yerini çok uluslu şirketler yani su efendileri aldı.”

Davaya müdahil olan HES firmasının avukatları ile bakanlık yetkililerinin çeşitli savunmaları ve Delal’in avukatları Kazmaz ile Okumuşoğlu’nun mahkemeye sunduğu belgelerle ilgili değerlendirmeleri duruşma sona ererken davayla ilgili kararın önümüzdeki günlerde açıklanacağı öğrenildi.

Yurttaş Kazım HES'ten nasıl kurtulur?

'Bakanlıklar kendi kararlarını görmezden gelmiş'
Duruşmanın ardından yapılan bir basın açıklaması yapan davanın avukatlarından Remzi Kazmaz, davanın HES’lere karşı yapılan mücadele için örnek bir dava olduğunu vurgulayarak; “Burada asıl olan su mücadelesidir. İçme sularına dahi göz koyanlar, buradaki yurttaşların direnişini ve kararlılığını göz ardı etmiş. Ayrıca ilgili bakanlıklar burada kendi aldıkları kararları ve diğer bakanlıkların kararlarını da görmezden gelmiş. Söz konusu bölgede Bakanlar Kurulu’nun heyelan kararı var, çeşitli bakanlıkların raporları var. Bölgede Andon içme suyu projesi var ve ayrıca turizm bölgesi olarak da ilan edilen Andon Ilıcaları da bu bölgede. Bu davanın başından itibaren hukuk anlamında çok ilginç gelişmeler yaşadık” dedi.

Dava sürecinde İdare Mahkemesi heyetinin tamamen değiştirildiğini ve davayı açan başta Kazım Delal olmak üzere diğer yurttaşlara çeşitli baskı ve tekliflerde bulunulduğunu anlatan Avukat Kazmaz, HES projeleri için mutlaka bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini de vurguladı.

Kazım Delal: 'Bu dava bizim için namus meselesi oldu'
Dava sonrasında basın açıklaması yapan Kazım Delal ise öncelikle davanın başından itibaren kendisine destek verenlere teşekkür etti. Bu davanın sadece kendisini ilgilendirmediğini, bütün yaşam mücadelesini ve HES’lere karşı yapılan mücadeleyi ilgilendirdiğini vurgulayan Delal, “Bu dava HES’lere karşı verilen mücadelenin en önemli davalarından biridir. Bu dava artık bizim için namus meselesi olmuştur. Bu vadi yüzbinlerce nüfusun içme suyu ihtiyacını karşılıyor. Derelerimizde zaten su kalmadı, kalanı da tünellere alınarak hayat damarlarımız kesiliyor. Bu sular olmasa bizler buralarda yaşayamayız. Topraklarımız elimizden zorla alınmak isteniyor. Bu projelerle cennetimizi cehenneme çevirmek isteyenlere izin vermeyeceğiz. Eğer buna yatırım ve kalkınma diyorlarsa biz bunu istemiyoruz. Vadilerimizi katletmesinler. O nedenle duyarlı olan herkes bize destek olsun istiyoruz. Artık yetkililer de bu HES’lerden vaz geçsinler, bizi ve derelerimizi öldürmesinler” diye konuştu.

Derebeyliklerine geçit yok
DEKAP Sözcüsü Ömer Şan ise davanın ardından yaptığı açıklamada, Yurttaş Kazım’ın verdiği HES mücadelesinin örnek alınacak bir çaba olduğunu vurgulayarak, “Bu dava aynı zamanda yaşam mücadelesi için Garp Cephesi olmuştur. Kazım Delal ahırındaki ineğini satmış, eşinin biriktirdiği harçlıkları almış yetmemiş bankadan kredi kullanarak açtığı davaların masraflarını karşılamaya çalışmıştır. Yaşam mücadelesi içerisindeki birçok duyarlı yurttaşımız da bu süreçte kendine destek vermiştir. Endemik türlerin ve koruma öncelikli alanların yer aldığı bir bölgede bu projeye izin vermek, katliama göz yummaktır. Yaşam alanlarımızın katledilmesine izin vermeyeceğiz. HES’lere karşı mücadelemiz, bütün bu projeler iptal edilinceye, Su Kullanım Anlaşmaları ve Üretim Lisansları iptal edilinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir. Oluşturmak istedikleri Su Efendilerine, Derebeyliklerine ve HES baronlarına izin vermeyeceğiz” dedi.

Yurttaş Kazım'ın dava sürecinde neler yaşandı?
Yaklaşık 250 bin kişinin ihtiyacını karşılayan içme suyu tesislerinin de bulunduğu Salarha Vadisi- Küçükçayır Köyü’nde yapımı planlanan Ambarlık 1-2 Regülatörü ve HES projesi için dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı, “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” kararı verdi. Bu karar üzerine köyde yaşayan 68 yaşındaki Kazım Delal, kararın iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Delal, dava kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi için mahkemenin talep ettiği 4 bin 500 lira masrafı ise ahırındaki ineğini satarak ödedi. Rize İdare Mahkemesi, bölgede yaptığı bilirkişi incelemesinin ardından Bakanlığın verdiği “ÇED gerekli değildir” kararını iptal etti.

Ancak ilk mahkeme sonuçlanmadan önce, dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı aynı proje için 'ÇED gerekli' kararı verdi. Önceki dava sonuçlanmadan devam eden ÇED sürecinin ardından Bakanlık, firmanın hazırlattığı ÇED raporunu onayladı. Kazım Delal bu kez de bakanlığın verdiği bu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle yeniden dava açtı. Davada yürütmeyi durdurma kararı veren mahkeme, Kazım Delal’den yeniden yapılacak bilirkişi incelemesi için 4 bin 500 lira ödemesini istedi. Delal, paranın bir kısmını eşinin birikimlerinden sağladı, biraz da banka kredisi çekerek bilirkişi harcını yatırdı. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda mahkeme “yürütmenin durdurulması” kararını kaldırdı.

Yusuf Yavuz/Sol

 
12 Ocak 2013 Cumartesi 15:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1693 - İlk kadın dergisi "The Ladies' Mercury" Londra'da yayımlandı.
1878 - Gazeteci ve yazar Ahmet Mithat Efendi "Tercüman-ı Hakikat" adlı günlük gazeteyi çıkarmaya başladı.
1893 - New York borsası çöktü.
1905 - Kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.
1916 - Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.
1917 - Yunanistan, İtilaf Devletleri'ne katıldı.
1923 - Çift kanatlı bir uçağa ilk kez havadayken yakıt ikmali yapıldı.
1938 - Helikopterin patenti Igor Sikorsky tarafından alındı.
1946 - Müttefikler, On iki Adanın Yunanistan'a verilmesini kararlaştırdı.
1950 - Amerika Birleşik Devletleri, Kore Savaşı'na asker yollama kararı aldı.
1950 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi,Birleşmiş Milletler üyelerine Güney Kore'ye yardım çağrısında bulundu.
1954 - Guatemala'da CIA'nın desteklediği darbeyle halkın seçtiği hükümet devrildi.
1954 - Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Moskova yakınlarında Obninsk'de açıldı.
1957 - Louisiana ve Teksas'da meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.
1964 - 20-21 Mayıs darbe girişimi hükümlülerinden Fethi Gürcan idam edildi.
1964 - Kıbrıs Rum hükümeti 15 yaşından büyük Türklerin adaya girişini yasakladı.
1964 - Emekli Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildi. Gürcan, 22 Şubat 1962 de darbe gişimi nedeniyle emekli edilmişti. Benzer bir girişimi Talat Aydemir ile 21 Mayıs'ta tekrarlayınca yargılanmış ve idama mahkum olmuştu.
1967 - Dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi.
1969 - Kocamustafapaşa'da evinin balkonuna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bayrağı asan Hatice Göker gözaltına alındı. 67 yaşındaki Hatice Göker'in Amerika Birleşik Devletleri başkonsolosluğunda çamaşırcı olarak çalıştığı ve Sovyet bayrağını tanımadı
1974 - Richard Nixon, Sovyetler Birliği'ni ziyaret etti.
1976 - Fransız havayollarına ait bir yolcu uçağı Tel Aviv-Atina-Paris seferini yapmakta iken FKÖ militanlarınca kaçırıldı ve Entebbe-Uganda'ya yönlendirildi.
1977 - Fransa, Cibuti Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etti.
1978 - Anayasa Mahkemesi'ne bomba atıldı; Benzin yokluğu nedeniyle uzun kuyruklar oluştu.
1979 - Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.
1979 - Muhammet Ali, boksu bıraktığını açıkladı.
1980 - İtalyan havayollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Ustica, İtalya yakınlarında düştü: 81 kişi öldü.
1980 - Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.
1984 - TBMM, askerlik süresini 18 aya indiren yasa tasarısını kabul etti.
1987 - Gaziantep Üniversitesi 27 Haziran 1987'de kuruldu. Üniversitenin bünyesinde 6 Fakülte, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve 1 konservatuar bulunuyor. Türkiye'de üniversitelerin sayısı 28'e yükseldi.
1987 - Cem Karaca 27 Haziran 1987'de dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın desteğiyle yurda döndü.
1988 - Gare de Lyon-Fransa'da tren kazası: 59 ölü, 55 yaralı.
1991 - Yugoslav Halk Ordusu, Slovenya'ya karşı operasyon başlattı.
1998 - Adana'nın Ceyhan ilçesi merkez üslü depremde 144 kişi öldü.
1999 - -Çeşme Açıkhava Tiyatrosu,otelden anfitiyatro'ya çevrilmiş olarak saat:21:00'da büyük bir törenle açıldı.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan Karadağ cumhurbaşkanı seçildi.
2007 - Tony Blair, Birleşik Krallık başbakanı, görevinden ayrıldı.
M.Ö. - 209 Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Mete Han'ın tahta çıkışı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:22
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık