KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » GENELKURMAY ESKİ BAŞKANI DARBE KOMİSYONUNDA KONUŞTU

GENELKURMAY ESKİ BAŞKANI DARBE KOMİSYONUNDA KONUŞTU

GENELKURMAY ESKİ BAŞKANI DARBE KOMİSYONUNDA KONUŞTU

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 11:20 
Yorum YapYazdır
 
 
GENELKURMAY ESKİ BAŞKANI DARBE KOMİSYONUNDA KONUŞTU

 

Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonuna verdiği ifadede 20 yıldır gizli kalan bir suikast girişimini açıkladı. ‘’Kapıcım beni susturuculu silahla vuracaktı’’ dedi.
 
Büyükanıt Şemdin Sakık’ın Balyoz davasında tanık olması konusunda da ilginç bir yorum yaptı ve ‘’ Tanıklık yapması akla başka soruları da getiriyor: 'Acaba başka kimler gelecek?' Daha hapishanede çok katil var’’ dedi. Tutanaklara göre Büyükanıt, Dolmabahçe görüşmesi, 27 Nisan e-muhtırası, Şemdinli olayı da dahil bir çok konuya değinerek şunları söyledi:

27 NİSAN MUHTIRA DEĞİL: 27 Nisan bildirisi asla muhtıra değildir. Ben yazdım. Başkaları tarafından hazırlanıp bana dikte ettirildiği iddiaları külliyen yalan. Kuvvet komutanlarına ve Jandarma Genel Komutanına bilgi vermedim. Onları bu işe katmak istemedim. Sorumluluğu ben üstlendim. Silahlı Kuvvetlerin, özellikle laiklik konusundaki hassasiyetini toplumla paylaşma ihtiyacını duydum çünkü bazı konular bizi rahatsız etti. Sanki Cumhurbaşkanlığı seçimine mani olmak için yapılmış bir bildiri olarak algılandı. Bu kesinlikle doğru değildir, Cumhurbaşkanı şu olsun, bu olsun, bu olmasın gibi bir düşünceye sahip olmam mümkün değildir. Başbakan Erdoğan'ın, 27 Nisan bildirisinin muhtıra olmadığı yönünde beyanları var. Hükümetin başındaki bir kimse, bir Başbakan 'Bu muhtıra değildir' diyorsa, bu sese kulak vermek lazım. Çünkü muhtıra olup olmadığını en yakından anlayacak olan bizatihi Başbakan'ın kendisidir.

DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ: Cumhurbaşkanı, başkomutandır ama Başbakan amiridir Genelkurmay'ın, Silahlı Kuvvetlerin. İhtiyaç duydukça bir araya gelip görüşürler. Mayıs 2007'de bu görüşme gerçekleşti. Bu 'devlet sırrıdır', 'değildir' diye bir şey söyleyemem, ama hassas konular görüşülmüştür, Yani iki saat süreyle başka ne konuşacağız? Biri asker, biri Başbakan. Tabii ki, başta güvenlik konuları olmak üzere bazı şeyleri görüşmüşüzdür ama bunu başka taraflara çekenler oldu. Beni üzen işe eşimin karıştırılması. Bu beni çileden çıkardı. Hayat arkadaşımı karıştırdılar. Mahkemeye verdik.
(Ama her görüşme için de başbakanlar, 'bu bizimle birlikte mezara gidecek) demiyor sözü üzerine) Bana göre farklı bir şey yok ama o, Başbakan'ın takdirine kalmış. Ben karar veremem. Dolmabahçe görüşmesi başbaşaydı. Ben de not almadım, Başbakan'ın not aldığını görmedim,

SAKIK’IN ŞAHİTLİĞİ RAHATSIZ ETTİ: Şemdin Sakık’ın sorgusuna ben katılmadım. Sakık adi bir katildir, inkar ediyor kendisi. Beni rahatsız eden nedir biliyor musunuz bir Türk vatandaşı olarak? Senelerce terörle mücadele etmiş bir insan olarak onun şahitliğe çağrılmasını yadırgadım. Kardeşi Sırrı Sakık bile onunla irtibatı kesmiş durumda, selamı sabahı yok. Müebbet hapse mahkum olmuş. Bana da çok mektup yazdı. Ben orada yargılanan insanlar için üzülüyorum. Şemdin Sakık'ın oradaki tanıklık yapması akla başka soruları da getiriyor: 'Acaba başka kimler gelecek?' diye. Daha hapishanede çok katil var.

JİTEM YOK : JİTEM diye bir teşkilat görmedim. Bazıları kendilerine olmayan, yasal olarak kurulmamış olan JİTEM ismini takmışlar. Yasal zemine oturmuş JİTEM diye bir teşkilat yok. Genelkurmay 2. Başkanı iken bir bankanın yöneticilerinden biri beni ziyaret etti. 2 kişi gelmiş bankasına 'Biz JİTEM elemanıyız. Şunu yapacaksınız, bunu yapmayacaksınız' gibi birtakım şeyler söylemiş. Yani böyle kendilerine isim takan, karanlık işlere bulaşmış insanlar. Rahmetli Eşref Bitlis Paşa da 'Benim böyle bir teşkilattan haberim yok' dedi.

KAPICIM TERÖRİST ÇIKTI: 4 kere suikasta maruz kaldım. Hepsinde Allah yardım etti. Tümgeneral ve Genel Sekreterken, DHKP-C aşırı sol örgütleri oturduğumuz lojmanın kapıcısı o örgütün üyesi çıktı. Dünyada gördüğüm en terbiyeli insandı. Beni çok severdi. Eşim çocuklarına bakar, eder. Uslu, terbiyeli, sessiz... Kapıcıya el atmışlar, ele geçirmişler. Sonradan Güniz Sokak'ta yani Sayın Demirel'in evinin olduğu yerde bir örgüt yakalandı. Ona el atan örgüt, örgütten susturuculu silah. Ben merdivenden inerken beni vuracak. İki olay da Diyarbakır'da. 30 Ağustos 1996’da bir tanesini canlı bomba yapmışlar, 15 tane Rus yapımı el bombasını beline dolamış. Mekanizma çalışmamış. Allah yardım ediyor, yoksa uçup gitmiştik. 29 Ekim'de havan mermisiyle bir canlı bomba vardı, onu da polis yakaladı. Diğerini 30 Ağustos'ta biz yakaladık Bir plastik kutu içinde 24 kilo C-4 çıkmış. O patlasa zaten ben o 30-40 binden atlayan astronot gibi ben tersine gitmiştim yani.

ŞEMDİNLİ OLAYI : 97 baharında Kuzey Irak'a operasyon yaptık. O tarihte Talabani PKK ile bir olmuş, Barzani'ye saldırıyordu. Barzani neredeyse bavulunu toplamak üzereydi. Büyük çaplı bir operasyon düzenlendi. Ben kolordumla birlikte Kuzey Irak'a girdim. Ali Kaya çok iyi Kürtçe konuşurdu, yanıma verdiler ki tercümanlık yaptı. Bana telefon etmiş filan, yok böyle bir şey. Üstelik de ben 'Ali Kaya'yı tanıyorum' dediğim zaman da Ali Kaya tutuklanmamıştı,

BALYOZ DAVASI: Ben o Balyoz davasında tanıklık da yaptım, 3 gün kendime gelemedim çünkü bana sual soranların yüzde 90'ı ya emrimde çalışmış ya beraber çalışmışım, büyük bölümünü tanıyorum. Bir olayın hukuki boyutu var, bir de insani boyutu. İnsani boyutunu sorduğunuz zaman çok üzüntü verici, hukuki boyutunu dediğiniz zaman da bir yorum yapamıyorum.Hakimlerin elindeki deliller bende yok.

MAKAM ARABASI: Hükümet bana araba falan almadı. Arabayı Genelkurmay ödeneklerinden Milli Savunma Bakanlığı aldı. Almanya'dan alındı, oradaki bizim ikmal ataşeliğimiz vasıtasıyla, sıfır gümrükle geldi Türkiye'ye. Yani burada şimdi o arabanın fiyatı giderseniz bayiye başkadır çünkü o arabalara yüzde 100'den fazla gümrük var. Yani bir şeyin ödülü olarak da verilmedi o araba. Diğer Genelkurmay başkanlarına da aynı, benzer arabalar verildi.

BAŞBUĞ’U ÇOK SEVERİM: Teğmenliğinden beri tanırım, çok yakından tanıdım. Çok sevdiğim, çok yetenekli bir insan. Benim ağzım şuna varmıyor yani bir Genelkurmay Başkanı terör örgütü lideri olamaz. Yani gündüz Genelkurmay Başkanlığı yapacaksınız, gece de terör örgütü liderliği... Bu benim kişisel değerlendirmem.

Gazeteport

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 11:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık