KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » Gazeteci Bünyamin Aygün serbest bırakıldı

Gazeteci Bünyamin Aygün serbest bırakıldı

MİT'TEN 8 KİŞİLİK EKİP ALDI: Suriye'de kaçırılan ve 40 gündür rehin tutulan Milliyet gazetesi foto muhabiri, Gümüşhane-Trabzon kökenli gazeteci Bünyamin Aygün, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde bulunan Cilvegözü Sınır Kapısı'na geldi. Burada Hatay Vali Yardımcısı Mehmet Eriş tarafından karşılanan Aygün'ün Türk Gazetecilerle karşılaştığı sıradaki ilk cümleleri, "80 milyonluk bir ülkenin vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum. Kaçırılmamda El-Kaide bağlantısı olduğunu düşünüyorum" dedi.

 
5 Ocak 2014 Pazar 23:01 
Yorum YapYazdır
 
 
Gazeteci Bünyamin Aygün serbest bırakıldı

 

İŞTE O ANLAR

 

Son günlerde bölgedeki gruplar arasındaki güç dengesi değişiminden sonra, 40 gün önce görev için gittiği Suriye'de kaçırılan Aygün'ün kurtarılması için MİT devreye girdi. MİT'in Dış Operasyonlar Başkanlığına bağlı 8 kişilik bir tim, bugün sınırdan 20 kilometre içeri geçerek Bünyamin Aygün'ü teslim aldı.

Suriye'de kaçırılan Miliyet gazetesi foto muhabiri Bünyamin Aygün, Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Türkiye 'ye giriş yaptı.


Kaçırıldığı Suriye'den kurtarılan Milliyet gazetesi foto muhabiri Bünyamin Aygün, "Dışişlerinin devreye girmesiyle Özgür Suriye Ordusu özellikle benim tutulduğum evin bodrumunda eve yönelik büyük bir baskı yaptı. Beni onlar kurtardı. Yani beni onlar serbest bırakmadı, Özgür Suriye Ordusu beni tutanları da hatta esir aldı" dedi. 
Aygün, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail casusu olmakla suçlandığını, yaklaşık 20 gününün elleri kelepçeli ve gözleri bağlı halde sorguda geçtiğini belirtti. Kendisini kaçıranların, casus olmadığından emin olduklarında ve gazeteci olduğunu öğrendiklerinde, Türk olduğu için ve Milliyet gazetesinden olduğu için büyük sıkıntı yaşadığını ve sürekli yerinin değiştiğini ifade eden Aygün, ümidini son ana kadar kaybetmemeye çalıştığını söyledi.

"ÖZGÜR SURİYE ORDUSU KURTARDI"

Özgür Suriye Ordusu'nun birkaç gündür Suriye genelinde bir operasyon başlattığını ifade eden Aygün, şöyle konuştu: 
"En son kaldığımız yerde de yaklaşık 3-4 gündür çatışmalar devam ediyordu ve her an bizim oraya da bomba düşecek diye düşünüyordum. Çatışmalar burnumuzun dibindeydi. Ama sağolsunlar Sayın Başbakan'ın talimatıyla Dışişlerinin de devreye girmesiyle, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin de devreye girmesiyle özellikle İHH İnsani Yardım Vakfı'nı, Türkiye Foto Muhabirleri, Gazeteciler Cemiyetini es geçmemek lazım, bunların her attığı adım bana orada biraz daha iyi davranmalarını sağlıyordu. Beni kaçıran El Kaide'ye bağlı Irak Şam İslam Devleti örgütü. Dışişlerinin devreye girmesiyle Özgür Suriye Ordusu özellikle benim tutulduğum evin bodrumunda eve yönelik büyük bir baskı yaptı. Beni onlar kurtardı. Yani beni onlar serbest bırakmadı, Özgür Suriye Ordusu beni tutanları da hatta esir aldı. Özgür Suriye Ordusu'nun Türkiye'de Ehraru'ş Şam diye bilinen birimi, bugün beni kurtardı, onları da esir aldılar."

Bir süre Türklerin olduğu bir yere gittiğini anlatan Aygün, orada iyi günler geçirdiğini aktararak, "Sonra oradan alınınca günde sadece bir parça ekmekle geçirdiğimiz günler, tuvaletsiz, susuz geçirdiğimiz günler de oldu" dedi.

Kendisine psikolojik baskı yapılıp yapılmadığı yönündeki soruyu Aygün, "Yani casuslukla suçlanıyorsunuz. Savaşın olduğu bir ülkedesiniz. Fiziki işkence değil ama çok ağır. Eller kelepçeli, gözler bağlı, zaman zaman eller de bağlı. Dolayısıyla tahmin edin siz" diye yanıtladı. 
Kendisini kaçıranların "kadı" dediği kişinin yaklaşık 20 gün sonra hakkında karar verdiğini dile getiren Aygün, "İnfazla ya kurşuna diziliyor ya da kesiliyor. 'Seni keseceğiz, kesilmek senin için daha onurlu, son sözlerini söyle' dediler. Tabi ki çok zor oldu" ifadelerini kullandı.

 

''20 GÜN, HER GECE BU RÜYAYI GÖRDÜM"

Aygün, Cilvegözü Sınır Kapısı'nın Suriye tarafındaki ara bölgede gazetecilere yaptığı açıklamada, kurtarılmasını bu kadar erken beklemediğini ancak ülkesine ayak basmış olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. 
Destek kuruluşları, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, İHH İnsani Yardım Vakfının destekleri, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlığın sayesinde ülkesinde olduğunu belirten Aygün, şunları söyledi: 
"Gazeteci olarak çok acı ve zor günler yaşadım. Ama, her şeyden önce yaklaşık 80 milyonluk ülke vatandaşıyım. Umudumu hiç kaybetmedim. Dışişleri mutlaka devreye girmiştir, Başbakanlık mutlaka devreye girmiştir ve mutlaka benimle ilgili bir şeyler yapıyorlardır dedim ve sürekli dua ettim. Her şeye rağmen, kendi ülkemde olmak müthiş bir duygu. Bu kadar esaret altında kalıp da şu anda kendi ülkeme ayak basmış olmak, tabi bu kadar erken beklemiyordum. Artık her geçen gün, ne kadar umudunuzu kaybetmeseniz de sürecin uzayacağını düşünüyorsunuz. Ama en olumsuz tarafı, tabi ki aleyhimde verilmiş olan infaz kararı. Çünkü Milliyet gazetesi muhabiri olduğum için Milliyet gazetesinin Müslüman olmadığını, bizim Türkiye olarak İsrail ve ABD'ye çalıştığımızı, benim de casus olduğumu düşünüyorlardı. Sonra sorgulama bitince 20 günden sonra biraz daha rahat oldu benim için. Ama sonuçta ne olursa olsun, elleriniz kelepçeli, gözleriniz bağlı, 3-5 günde bir yeriniz değiştiriliyor. Gecenin 3'ünde, 5'inde, hiç bilmediğiniz bir saatte, hiç bilmediğiniz bir yerde sorguya alınıyorsunuz."

Kendisine işkence yapılıp yapılmadığı yönündeki bir soru üzerine Aygün, işkence yapılmadığını ancak normal bir sorgu yapılmadığını dile getirerek, "Beni kaçıran örgüt, El Kaide bağlantılı bir örgüttü. Tam olarak söylemediler ama Irak Şam İslam Devleti olduğunu biliyorum. Çünkü çeşitli ibareleri vardı" diye konuştu.

En çok İstanbul'u özlediğini bildiren Aygün, şöyle devam etti: "Çok klasik olacak ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak şu durumda benim için müthiş gurur verici bir duygu. Başbakanlığın, Dışişleri Bakanlığının, meslek örgütlerinin, yardım vakıflarının, arkanızda olduğunu bilmeniz müthiş güzel bir duygu. Bu şu an benim için gerçek değil, halen rüya görüyorum. Çünkü alındığım ilk 20 gün, her gece bu rüyayı gördüm."

AYAKKABILARIMI ARKADAŞLAR ALDI

Bu arada ayağında terlikle Türkiye'ye gelen Aygün, gazetecilerin bu konuyla ilgili sorusu üzerine, "Arkadaşlar ayakkabılarımı çok beğendi, o yüzden ayakkabılarımı aldılar, terlikle gönderdiler" dedi.

 
5 Ocak 2014 Pazar 23:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık