Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Siyaset » Fuat Avni'den Erdoğan ve AKP'ye ilişkin çok özel açıklamalar

Fuat Avni'den Erdoğan ve AKP'ye ilişkin çok özel açıklamalar

Hükümete ilişkin attığı tweetler ilgiyle takip edilen ve gerçek kimliği bilinmeyen Fuat Avni hakkında merak edilenleri anlattı.

 
5 Mayıs 2014 Pazartesi 16:48 
Yorum YapYazdır
 
 
Fuat Avni'den Erdoğan ve AKP'ye ilişkin çok özel açıklamalar

Medyaradar'dan Alev Gürsoy Cimin'in Fuat Avni'yle yaptığı röportaj şöyle:

Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen bir isim Fuat Avni.  Sizinle röportaj yapmak da çok enteresan. Çünkü iktidar dâhil herkes sizin kim olduğunuzu merak ediyor. Tabi biz gazeteciler de. Fuat Avni kimdir? Neden ve niçin var oldu? Cevabı en zor sorudan başlamak istedim.


Fuat Avni'nin kim olduğunu müşahhas (şahıs) bir şekilde tanımlayamam. Kimliğimin deşifre olması istediğim bir şey değil. Ne gariptir ki bu güne kadar tahmin edilenlerin hiç biri ben değilim. Henüz isabet ettiren olmadı. Tek korkum Fuat Avni zannettikleri birilerinin benim yüzümden zarar görmesi. Gerek Cemaat tarafını gerekse AKP tarafını en iyi bilenlerden biriyim.

Hükümet içindeki cemaate yapılan haksızlıklara ve tasfiyelere bizzat şahit oldum. Herkes cemaat-AKP birlikteliği var zannederken AKP dar kadrosunun hem cemaat mensuplarına hem de cemaat mensubu diye fişledikleri alakalı alakasız kişilere hakları olan bütün yolları kapatıyorlardı. Devlet kademesinde eskisinden ağır bir partizanlık oluştu. Ayrıca dar bir kadronun kirli işlere bulaştığı yolsuzluk ve hırsızlık yaptıkları sır değildi. Bunlara 17 ve 25 Aralık’ta bu kadronun zulmü ve halkı kandırma gayreti de ilave olunca muhalefetin en etkili olduğu sosyal medyayı kullanmak aklıma geldi ve yazmaya başladım.

Bazıları sizin tek kişi değil bir ekip olduğunuzu iddia ediyor, bu doğru mu? Siz kaç kişisiniz? Tek bir insanın bu kadar bilgiye sahip olması çok da mümkün olmasa gerek?

Hayır, ekip falan değil tek kişiyim. Zaten tweetlerimin işleyiş mantığına, felsefesine ya da içindeki bilgilere bakarsanız tek kişi olduğumu anlarsınız.

“YAKALANMAKTAN ASLA KORKMUYORUM”


Hiçbir gerçek gizli kalmaz ve gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Sahi günün birinde yakalanmaktan korkmuyor musunuz?


Yakalanmaktan asla korkmadım, korkmuyorum. Gizli yazmamın nedeni korkum değil. Yapılanları deşifre etmek gibi bir misyonu kendime ilke edinmemdir. Yakalanırsam; neyse işlediğim suç cezasına razıyım. Ama az da olsa insanların bir kısmına ümit vermek ve karamsarlıklarını dağıtmak vicdanımı rahatlatıyor ve yazmaya değiyor. Bir de hükümetin hukuksuz atmayı düşündüğü birçok adımı deşifre ettiğimden planlarını gerçekleştirmeyi başaramadılar. Onun mutluluğu her şeyi göze almaya değiyor açıkçası.

Seçim sürecinde öyle bir ortaya çıktınız ki bazı kesimlerin neredeyse umudu oldunuz ama seçim sonrası o beklentiyi karşılayamadınız. Popülaritenizin azaldığını düşünüyor musunuz, bu sizi nasıl etkiledi?


Popüler olmak gibi bir derdim ya da kaygım yok. Popülerliğin bana kazandıracağı bir makam ya da maddi olanakta yok. Hatta açık kimliğim bilinmediğinden yönüyle manevi bir katkısı da yok. AKP trollerinin yüzde doksanı fuatavniyi itibarsızlaştırmak için çalışıyor. Hatta benim yanımda teşkilatın “bitirelim moralini bozalım” diye konuşmalarına şahit olunca içten içe gülüyorum.

“ELBETTE TÜRKİYE’DEYİM VE BAŞBAKAN’IN YAKININDAYIM”


Nasıl yani? Türkiye’de mi yaşıyorsunuz, şahit oluyorum derken, yanlarında mısınız? Çok heyecanlı bu söylediğiniz. Mesela ben sizin gerçekte mesleğinizi de acayip merak ediyorum.

Elbette yanlarındayım ve haliyle Türkiye'de yaşıyorum. Mesleğim, kimliğim, kişiliğim hakkında yazamıyorum maalesef deşifre olmama adına.

“NE SUAT KILIǒIM NE DE BAHSİ GEÇEN DİĞER İSİMLERİM”


Suat Kılıç olduğunuz da iddia ediliyor. Buna ne dersiniz?

Başta da dediğim gibi şu ana kadar iddia edilen ya da tahmin edilenlerden biri değilim.

“MENFAATİ İÇİN HER REZALETE BOYUN EĞENLERDEN OLMADIM”


Sizi bu kadar kızdıran Başbakan'ın neyi oldu? Görevden mi alındınız, terfi mi edilmediniz, vs... Sadece yolsuzluklar bu kadar kızdıramaz içeriden bir insanı sanırım. Kaldı ki  onlarca bakan ve vekil mutluyken, bir tek kişi mi doğrucu Davut. Kızmayın lütfen her şeyi merak ediyorum.

11 yıllık icraatlarda günden güne geriye gidilmesi, politika değişikliği, eski gömleğin yeniden giyilmesi, devleti ele geçirme düşüncesi, kendini dünya lideri ve İslam Halifesi sanması. Herkes dürüst bilmesine rağmen en büyük yolsuzluklara bulaşması, aşırı egosu. Türkiye'yi kutuplaştırması, Gezi dâhil haklı her eylemi kendini devirmeye yönelik adım olarak görüp aşırı paronoyaklaşması, kimseye saygısının kalmaması, etrafındakilere en galiz küfürler savurması. Kim demiş içeridekiler mutlu diye. Ben menfaati için her rezalete boyun eğmeyi mutluluk görenlerden değilim… Yetti mi?

“KORKMAK YETMEZ TİTREYECEK”


Yetmez ama evet diyeyim:) ve bir diğer soruya geçeyim. "Korkma titre " yazıyorsunuz sürekli, neden?

Büyük bir zata talebesi “hesap gününden çok korkuyorum” deyince o da talebesine “korkma, titre” demiş. Yani bu durumda korkmak az kalır diye. Ben de BB'nin hem burada hem ötede vereceği hesapları düşünerek korkmanın ona yeterli gelmeyeceğini titremesi gerektiğini yazıyorum.  “Korkma, titre”nin esprisi bu.

“SOSYAL MEDYA İKTİDARIN KABUSU”


Bir de iddia ettiğiniz gibi Başbakan sizden korkuyor mu gerçekten? Klavye arkasındaki bir güçten bir ülke liderinin korkması ilginç ve inanılması güç geliyor insana!

BB klavye arkasındaki her şeyden korkuyor. Müdahale edemediği tek alan bu. Medya yeterince muhalefet yapamıyor. “Twitterin kökünü kazıyacağım” diyen bir adam korkusuzluğundan mı yasaklara sarıldı sizce? On binlerce AKP trolü neden var. Sosyal medya üzerinde bir yıldan fazladır baskın olmaya çalıştılar başaramadılar. Etkin olma gayreti ve yasaklama telaşları korkularının en bariz göstergesidir. Paranoyak olunca her şeyden korkarsınız. Kaddafi, Mübarek, hatta Tunus iktidarını sosyal medya organizasyonu yıktı. Bu korku içlerine düştü. İsteseler de kurtulamazlar.

“ARTIK BU İŞİN DÖNÜŞÜ YOK”

Madem bu kadar yakınındasınız ve iddialarınıza göre onca yanlış var. Peki, hiç konuştunuz mu Başbakan ile bunları. Uyarmak istediniz mi?
BB'yi uyarabilseydiniz, bu kadar yanlış yapan biri olmazdı zaten. Bir tek rahmetli annesine kulak verirdi; onun da ölmesiyle tamamen dengesizleşti. Etrafındaki dalkavuklar hatalarını sevap gibi aktarıp alkışlarken hiç bir adım atamazsınız. BB hata yapmadı sadece günaha da bulaştı artık dönüşü zor zaten.

“BAŞBAKAN’DAN TOKAT DEĞİL, DAYAK BİLE YİYORLAR”


Başbakan Fuat Avni’yi elbette sevmiyordur ama yanındaki deşifre olmayan sizi seviyor mu. Hani kim olduğunu bilmediği sizi? Yakın mısınız?

Sevdiğini sanmıyorum.  Kimi nasıl sevdiğini de bilmiyorum. Herkese bağıran sürekli azarlayan hatta galiz küfürler savuran biri kimi nasıl sever bilen yok. Ne olursa olsun itibarı sarsılmasın diye isimlerini anmamakla beraber bazılarının BB'den dayak yediklerini de biliyorum sadece tokat değil.

“BAŞBAKAN İLE ESKİSİ KADAR GÖRÜŞMÜYORUM, GÖRÜŞÜNCE DE TEDİRGİN OLMUYORUM”


Sayın Başbakan ile diyalogda bulunuyor musunuz ve o anlarda ne hissediyorsunuz, tedirgin oluyor musunuz, sizin Fuat Avni olduğunuzu anlamasından?

17 Aralıktan sonra görüştüğü kişi sayısı iyiden iyiye azaldı. Eskisi kadar görüşmüyorum. Hislerime gelince sonunu düşündüğümden çoğunlukla acıyorum. Yazık etti kendine, memlekete, ailesine. Tedirginlik yaşayacak yaşı çoktan geçtim.

Kapatılan Haramzadeler ve Başçalan hesapları ile bir ilginiz var mıydı?

Sadece onlarla değil hiç bir hesapla ilgim yok. Bir tek Fuatavni İngilizce hesabım vardı onu da uzun zamandır yazamıyorum. yedek hesabım ya da Facebook hesabımda yok.

Seçim öncesi art arda patlayan tapeler son buldu mu yoksa devamı var mı sizce?

Tapeler konusunda bilgim yok. Herkes gibi yayınlayanları gördüm ve paylaştım. Ama tecrübelerime dayanarak söyleyeyim; yılarca süren bir soruşturmanın kayıtları bu kadar olamaz.

“TOPLUMDA AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ VAR”

Ama tapeler ters tepti galiba. İktidar mağdura dönüştü sanki ve halk yine AK Parti'den yana tercihte bulundu. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Hayır, ters tepmedi çoğunluk mağdur da demedi. “Çaldılar ama çalıştılar, biz olsak biz de yapardık, bal tutan parmağını yalar” dediler. Toplumda çok ciddi ahlaki çöküntü var. Bir de millet maalesef ülkeyi ve ülkenin uzun vadede düşeceği kaosu değil, kendi cebini düşündü. Ekonomik krizle korkuttular. Arınç “Biz olmasak 3 ay sonra maaş ödenemez” diye propaganda yaptı.

“ALDIKLARI OY ORANINA ŞAŞIRDIM”

Yazdıklarınız ziyadesiyle ciddiye alınıyordu. Ancak yerel seçim sonuçları çok da söyledikleriniz gibi olmadı. Şaşırdınız mı sonuçlara ya da üzüldünüz mü diye sorayım?
Seçimde yapılacak hileleri defaatle yazdım. Tedbir alacak bir adım atılmadı. Deşifre edince hile yapılmaz derken kediyi trafoya sokacak kadar (!) ileriye giden şeytani adımlar attılar. Her şeye rağmen aldıkları oy oranına şaşırdım. Halkımız ağır ve bedel ödeyerek gerçeği görecek diye düşünüyorum. İnşallah tez zamanda ve en hafif şekilde atlatılır süreç.

“CEMAAT KAYBETMEDİ”

Gülen cemaatinin ağır bedeller ödeyeceğini düşünüyor musunuz peki? Bir de cemaatte bir kan kaybı söz konusu mu?
Cemaatte kan kaybı yok. BB'nin cemaat tabanının dağılmamasından sürekli şikâyetçi olması bunun en büyük göstergesi.

“CEMAATE SEMPATİM VAR AMA…”


Cemaatçi misiniz?
İlkeleri ve duruşları neyse aksine ihtimal vermeyecek şekilde altına imzamı atarım. Çünkü ilkesel anlamda açıkladıklarına kimse hayır diyemez ama icraatları içerisinde yer almadım. Şahsi takılmaktan haz alan bir fıtratım var. Galiba aidiyet bana göre değil.

Fuat Avni Türkiye'de neyi simgeliyor?

Fuat Avni'nin neyi simgelediğini galiba yazdığım günden beri takip eden kitle söylemeli. Maksatlı yazan küfürbaz takipçilerim değil elbet:)

Evliyseniz ve çocuklarınız varsa, onlar biliyor mu sizin Fuat Avni olduğunuzu, yoksa bir tek siz ve Yaradan mı biliyor bu mevzuyu? :)

Bir tek ben ve Yaradan biliyor.

Gazeteci olunca insan, sordukça sorası geliyor. Yarım saat dedim ama 1,5 saatinizi aldım. Peki, medyayı ne bekliyor. Var mı gazetecilerle ilgili de bir durum?
Sadece medyayı değil ülkeyi zorlu bir süreç bekliyor. Ama uzun sürmeyecek bir süreç. Medya üzerindeki baskı günden güne artacak. Yakın zamanda internet medyası da baskılara maruz kalacak.

Dilerim seçim sonuçlarında olduğu gibi medya konusunda da yanılırsınız. Son olarak size Yiğit Bulut’u da soracağım. Aranız nasıldır, nasıl buluyorsunuz eski ‘meslektaşımızı’?

Size bir örnek vereyim Bulut'la ilgili takdir size kalmış. Katıldığı programın reyting oranlarını alıp yüksek çıkınca BB'ye gösteren ve “Efendim sizin icraatlarınızdan bahsettiğim an reyting tavan yapıyor” diyen biriyle Fuatavni'nin arası nasıl olabilir? Yiğit yalakalıkta Nirvana'dır.

Çok enteresan. Başbakan ona güveniyor ama... Belli ki sağlam bir güven  ilişkisi var aralarında.

Neden enteresan olsun ne kadar çok yalakalık o kadar yakın ilişki. Doğru orantılı.

Çok teşekkür ediyorum gizemli ve heyecanlı bir röportajdı kim olduğunu bilmediğim esrarengiz biri ile röportaj yaptım. Sanırım ilerisi için büyük bir deneyim ve hatıra olacak bu. Eklemek istediğiniz son sözleriniz varsa alayım ve vedalaşalım klavyeden.

Ben teşekkür ederim. İlkeli ve karakterli gazetecilik konusunda fakir olan bir ülkede yolunuzu kaybetmeden mesleğinizin hakkını vermeniz  temennisiyle.
Dilerim öyle oluruz. Tabii röportaj sonrası başıma bir hal gelmese:) şaka bir yana hoşçakalın.:) bilmukabele.

 
5 Mayıs 2014 Pazartesi 16:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık