Suriye ve Irak tezkeresi mecliste

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Fırtına Vadisinde Yeşil Yol Protestosu

Fırtına Vadisinde Yeşil Yol Protestosu

KARADENİZ Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını, yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik yolla birbirine bağlayan Yeşil Yol Projesi’ne tepkiler sürüyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) koruma altına alınması gereken 200 ekolojik bölge arasında gösterdiği Çamlıhemşin Fırtına Vadisi’nde yer alan Kavrun Yaylası’nda toplanan Fırtına İnisiyatifi grubu, ’Bak işte yaklaşıyor Fırtına, direniyor Yeşil Yol’a’ pankartı açtı, protesto eylemi gerçekleştirdi.

 
21 Haziran 2015 Pazar 13:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Fırtına Vadisinde Yeşil Yol Protestosu

Kavrun yaylasında Yeşil Yol kapsamında iş makineleri ile sürdürülen yol açma ve genişletme çalışmasına tepkiler artarak devam ediyor. Yaylaların doğal güzelliğini bozacağı gerekçesiyle yol çalışmasına karşı çıkan yöre sakinleri ile kendilerine Fırtına İnisiyatifi adını veren grup, ’Bak işte yaklaşıyor Fırtına, direniyor Yeşil Yol’a’ pankartı ile Yukarı Kavrun Yaylasında toplandı. Grup adına yapılan açıklamada, Karadeniz Bölgesi’nde her yaylanın kendi ulaşım imkanına sahip olduğu, mevcut yolların güzeblleştirilip ulaşım kolaylığı sağlanması gerektiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:



"Yaklaşık 20 yıldır tüm Karadeniz’de ve bu arada Fırtına Vadisi’nde toprak ve maden analizi yapılmaktaydı. Bu bağlamda tespiti yapılan madenlerle Yeşil Yol’ların bir bağlantısı var mıdır? Masumane ve iyi niyetli bir proje olarak gerçekten turizm amaçlanmış ise bu irtifalarda, alışıldık araçların oksijen yetersizliği nedeniyle yakıtlarında sorun yaşadığını biliyor musunuz? Yaşama kucak açan bir doğayı koruyup atalarımızı onurlandıracağımıza, rant düşkünleri arasında yer alırsak torunlarımıza ne anlatacağız? Onlara kötü örnek olmaz mıyız? Tarihin devletlere, hükümetlere, hükümdarlara şimdiye değin öğretmiş olması gereken ders; topluma rağmen, onu yok sayarak hareket edilemeyeceğidir. Karadeniz halkı, Fırtına’nın çocukları ve yaylacılar, bu dersi bir kez daha öğretmeye gönüllü ve kararlıdır. Söz konusu çılgın projelerin tamamına karşı tüm demokratik ve hukuki direniş hakkımızın meşru olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz."

 



HORON OYNANDI, İŞ MAKİNELERİNE TÜRKÜ SÖYLENDİ

Grup basın açıklamasının ardından tulum eşliğinde horon oynadı. Bu sırada hep bir ağızdan Yeşil yol için çalışan iş makinelerine ’Gavurun makinesi, gene aldı dağları’ dizeleri ile tepkiler dile getirildi. Yaylada yaşayanlar Yeşil Yol projesinin yaylaları böleceğini, hayvancılığa zarar vereceğini ve doğal güzelliği yok edeceğini belirterek projenin değiştirilmesini istedi.



YEŞİL YOL NEDİR?


Yeşil Yol Samsun’dan başlayarak Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin’in yaylaları ve turizm merkezlerini yüksek rakımdan birbirine bağlayan yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzunluğunda turizm yolu olarak planlandı. 7 metre genişliğinde gidiş geliş olarak planlanan yolun zemini taş parke döşemeli olacak. Bu yolla birlikte 40 noktada oteller, restoranlar ve kayak tesislerinden oluşan turizm merkezleri oluşturulacak. İki yıldır süren ve 90 milyon lira harcanan yol çalışmasının 2018 yılında tamamlanması planlanıyor.

 

 

İŞTE BİLDİRİ

BASINA VE KAMUOYUNA

Yeşil Yol’lar, Karadeniz Sahili’nde Samsun’dan Artvin’e 2600 kilometre boyunca, 2000-2600 metre irtifada, dağ sırtlarından geçecek şekilde ve 7 metre genişliğinde planlanıyor. Sahilden dikey yollarla gerekli ulaşım yollarına halihazırda sahip olan yaylaların, sahile paralel bağlantı yollarıyla birbirine bağlamayı hedefleyen proje, ihtiyaç değil, bir dayatmadır! Allanıp pullanarak sunulan proje, Karadeniz Sahil Yolu ile başlayan, vadilerine can veren derelerindeki suların aile şirketlerine satılması ile devam eden, talan projelerinden bir başkasıdır. Bizler, bu bölgede, bu doğada kendi yaşam alanlarımızda kendi yaşam döngümüz içinde varlığımızı devam ettirmeye kararlıyız. Soruyoruz, sorgulayacağız:

■ Halihazırda her yayla, dikey yollarla, kuzey güney doğrultusunda kendi ulaşım imkana sahipken ve varolan yollar güzelleştirilip ulaşım kolaylığı sağlanabilecekken Yeşil Yol projesi adı altında yapılması planlanan yollar kime hizmet edecektir? Bu yolların kullanım ömürleri yılda 3 ay gibi kısa bir süre ile sınırlıyken, bunca masrafın başka bir nedeni var mıdır?
■ Yaklaşık 20 yıldır tüm Karadeniz’de ve bu arada Fırtına Vadisi’nde toprak ve maden analizi yapılmaktaydı! Bu bağlamda tespiti yapılan madenlerle Yeşil Yol’ların bir bağlantısı var mıdır?
■ 2000-3000 metre gibi yüksek irtifadan geçmesi planlanan yollar gözlerden uzak yıkım projelerinin alt yapısını oluşturmak için mi planlandı? Hangi amaca hizmet edecek?
■ Masumane ve iyiniyetli bir proje olarak gerçekten Turizm amaçlanmış ise bu irtifalarda, alışıldık araçların oksijen yetersizliği nedeniyle yakıt yakmakta sorun yaşadığını biliyor musunuz?
■ Projeye göre tek bir taşın dahi vadi içinde bırakılmadan önceden belirlenmiş hafriyat alanlarına taşınması, ülkemizdeki işleyişler göz önünde bulundurulursa gerçekten mümkün mü? Türkiye de bir tek örnek gösterebilirmisiniz? Heslerde, daha önce açılan yollarda çıkan hafriyatın yamaçlardan aşağı salındığını sanki bilmiyor muyuz?

 


■ Yaşama kucak açan bir doğayı koruyup atalarımızı onurlandıracağımıza, rant düşkünleri arasında yer alırsak torunlarımıza ne anlatacağız? Onlara kötü örnek olmuş olmaz mıyız?
■ Bu yollar bölge turizmini temelden değiştirecek! Bugün, yerel turizm firmalarının araçlarıyla bölgede günlük turlar organize edenlerin yerini kimler alacak? Yerel taşımacılık şirketleriya da yaylalardaki küçük otel ve pansiyonlar,kurulması hedeflenen büyük otellerle rekabet edemeyerek “büyüyen” “Kaçkar ekonomisinin” altında ezilecek. Yerel halkın gelir kaynaklarını bu şekilde tehlikeye atmakla ne amaçlanıyor? Yol ile birlikte en manzaralı tepeleri büyük otellere mi tahsis edeceksiniz? Meralar kadimden beri halkın iken, hangi alengirli mevzuatları devreye sokacaksınız?
· ■ Kendi doğal akifer yapısı ile binlerce yıldır temiz, sağlıklı, buz gibi su sağlayan su kaynaklarımız, yol çalışmalarıyla geri dönüşsüz biçimde değişmeyecek mi? Sahilden iç kesimlere doğru taş ocakları ile, heslerle, madenlerle başlattığınız kirliliği, 2500 metreden başlayacak kirlilik ile tamamlamış olmayacakmısınız? 2500 metreden sıfır kotuna kadar tüm doğal yaşam alanları hafriyatlarla, çöp poşetleri ile, kurduracağınız otellerin atıkları ile kirlenmeyecek mi? Yeşil dağlarımızı beton dağlara mı çevireceksiniz?
■ Proje kapsamında yapılacak yol istinat duvarları bu bölgede birer bariyer gibi, doğal yaşam alanlarını ikiye bölmeyecek mi? Canlıların geçiş imkanlarını sınırlayarak canlıların su ve besin kaynaklarına erişimini engelleyerek bu canlıların yaşamı üzerinde olumsuz etki yaratmayacak mı?
Dereler, bu bölgeye has sürekli yağmurlar nedeniyle kazıdğınız toprakların yüzey akışı sonucu çamur olup akmasına neden olmayacak mı? Derelerde süren biyolojik çeşitlilik bundan olumsuz etkilenmeyecek mi? Üst kesimlerden başlayarak kot kot coğrafyanın her kesitinde farklı bir ekosistem ve ekosistemler geçişindeki zincir, parçalanmış olmayacak mı?
■ Transit yollar, zaten kendi yolları olan yaylaların mahremiyetini ve güvenliğini ortadan kaldıracağı için toplumsal güvenliği kontrolsüz bir hale sokmayacak mı? Son derece güvenli ve huzurlu olan dağlarımızda inşa edeceğiniz yol sonrası güvenliği nasıl sağlayacaksınız?
■ Coğrafyanın koşullarına göre oluşan yöre kültürü, yolun getireceği kültüre ayak uydurabilecek mi? Bugün, uluslararası anlaşmalarla güvence altında bulunan Doğal SİT ve Milli Park alanlarında plansız, projesiz, üç beş memurun harita üzerine çizdiği çizgi ile yol yapmaya çalışmaktan dolayı hiç mi utanmıyorsunuz?
· ■ Dünya doğa ve kültürel mirasının bir parçası olan, milyonlarca yılda oluşan ve olağanüstü bir peyzaj sunan koskoca Karadeniz dağlarını “karar verdim, olsun” . diyerektraşlamaktan hiç mi gocunmayacakmısınız? Bu dağları yok edecek bu projeye karar veren, çizen, yapanlar olarak İnsanlık tarihine isminiz altın harflerle mi yazılacak sanıyorsunuz?
Buna hakkınız yok bayım! Yıktığınız ve hatta yıkacağınız doğa, benim yaşam alanım. Bana sormadan, bana rağmen bu yolu yapamazsınız!Yaşam alanıma zarar verirsen bana zarar veriyorsun bayım!

Tarihin devletlere, hükümetlere, hükümdarlara şimdiye değin öğretmiş olması gereken ders; topluma rağmen, onu yok sayarak hareket edilemeyeceğidir.
Karadeniz halkı, Fırtına’nın çocukları ve yaylacılar, bu dersi bir kez daha öğretmeye gönüllü vekararlıdır.
Söz konusu çılgın projelerin tamamına karşı tüm demokratik ve hukuki direniş hakkımızın meşru olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz.
Evimizi, ormanlarınımızı, vadilerimizi, derelerimizi, yaylalarımızı kar hırsıyla gözü dönmüş açgözlü canavarlara bırakmayacağız! Bu talan rejimine, bu yağma düzenine eyvallah demeyeceğiz! Son iş makinası, son taş ocağı, son HES inşaatı, son yol çalışması vadilerimizden defolup gidene değin, mücadeleye devam edeceğiz.

 

 
21 Haziran 2015 Pazar 13:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık