Memur ve memur emeklisi ne kadar zam alacak?

Ana Sayfa » Kültür - Sanat » Fatih Sultan Mehmet'i bir de o sosyalist yazarın gözünden okuyun

Fatih Sultan Mehmet'i bir de o sosyalist yazarın gözünden okuyun

Şenol Çarık Odatv'de yazdı...

 
29 Mayıs 2017 Pazartesi 09:28 
Yorum YapYazdır
 
 
Fatih Sultan Mehmet'i bir de o sosyalist yazarın gözünden okuyun

29 Mayıs 1453… Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin 564. yılı.
Bu önemli tarihsel olayı Türkiye sosyalist-sol hareketinin önde gelen isimlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı 1953 yılında, İstanbul’un fethinin 500. yılında kaleme aldığı “Fetih ve Medeniyet” kitabında ele alır. Kıvılcımlı, adeta ezber bozmuştur!
İstanbul’un fethini; “bir dinin öteki dine karşı zaferi değil, ilerlemenin gerilemeye karşı zaferi” olarak değerlendirmiş ve “her şeyden evvel bir insanlık ve medeniyet hamlesi” demiştir.
‘Günün Meseleleri’ kitap dizisinin ikinci kitabı olarak “Bir Tarih Tezi’nin ışığı altında İstanbul’un Fethi” alt başlığıyla yayımlanan kitap, Kıvılcımlı’nın 1940’lardan beri üzerinde çalıştığı ‘Tarih Tezi’nin ışığında fethe bakışını yansıtmaktadır. (Kıvılcımlı, ‘Tarih Tezi’ni 1965’te ‘Tarih-Devrim-Sosyalizm’ adıyla yayımlayabilmiştir.)



1 Mayıs 1953’de kaleme aldığı ‘Fetih ve Medeniyet’in kapağını Doktor Hikmet kendi çizmiştir; Fatih Sultan Mehmet’i genç bir delikanlı halindeyken gösteren bir resim bulunmaktadır.
Kitabın iç kapağı ile hemen arkasındaki sayfada ‘Avni’ mahlası kullanan Fatih’in yazdığı bazı dizeler yer almaktadır.
Bunlardan birisi şöyledir;

“Cümle ehli âlemin mamûresin arzetseler
Ehli fakrin hissesine mülki istigna düşer.”

Avni
(Bütün el âlemin iler tutar nesi var ortaya konsa
Mülksüzlerin payına düşen mülk: Kâinata metelik vermemektir. 

Fatih Mehmet)”

“TARİH YOLU ÜSTÜNE KABUS GİBİ ÇÖKMÜŞ BİR CESEDİN (BİZENS ENGELİNİN) KALDIRILMASI”

Toplam sekiz bölümden oluşan kitabın ilk bölümünün başlığı “Fetih Bir Memleketin mi? İnsanlığın mı?”. Kıvılcımlı’ya göre; böylesi tarihsel bir devrim belli bir sınıra hapsedilebilecek bir şey değil, tüm dünyanın selamlayacağı, kutlayacağı bir zafer.
İstanbul’un fethini yalnızca büyük öneme sahip bir şehrin alınması, Müslümanlık ve Hıristiyanlık çarpışması olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu vurguluyor ve her şeyden evvel bir insanlık ve medeniyet hamlesi olduğuna dikkat çekiyor.
“Arapça’da ‘Fetih’ sözü güzel bir tesadüfle: ‘Açmak’ manasına gelir. İstanbul’un Fethi de, o zamanki insanlığı bir çıkmazdan kurtarmış, medeniyete yeni ufuklar açmıştır. İstanbul’un Fethi, tarih yolu üstüne kâbus gibi çökmüş bir cesedin (Bizans engelinin) kaldırılması, Bizans çöküntüleriyle tıkanmış medeniyet yollarının, -yalnız Müslümanlara, yalnız Türklere değil–tekmil insanlığa yeniden açılmasıdır. Açılış biraz acıklı mı olmuştur? Mümkün. Fakat o zaman ölüleri böyle kaldırmak adetti.

Demek, İstanbul’un Fethi, yalnız Türklerin değil, bütün dünyanın kutlayabileceği, kutlamakta haklı, -hatta bir dereceye kadar, insan olarak vazifeli sayılabileceği büyük Tarihsel Devrimlerden biridir.”

“FETİH ZORLA MI? GÖNÜLLE Mİ?”

 

Kıvılcımlı, kitabının “Fetih Zorla mı? Gönülle mi?” başlıklı ikinci bölümünde fetih yolunu açan dinamikleri ele alıyor. “İstanbul’un kapıları, dışarıdan genel olarak Türkler ve Müslümanlar, içeridense Hıristiyanlar ve Museviler eliyle açılmıştır” bilgisini aktarıyor.
“…İstanbul yalnız Müslümanın zoru ile değil, aynı zamanda Hıristiyan halkın gönlü ile fethedilmiştir…
…Ezilen Bizans halkı, dini ayrı Osmanlı Türkler’inde adalet ve insani kudret sezmiştir. Bizans rejiminin baskısı, halk için itici rolü oynamış; Osmanlılığın getirdiği yeni düzen, bunalan halkı cazibe kuvveti gibi çekmiştir…”

İlerleyen sayfalarda Bizans’taki tezatlara, toprak meselesi, ‘derebeyleşme’ye değinen Kıvılcımlı, Osmanlı’daki toprak düzenini, ‘dirlik düzeni’ni anlatıyor. ‘Müslüman, Hıristiyan herkesin Bizans’ı neden yıkmak istediğine işaret ettik. Nasıl oldu da, Bizans itici kuvvetinden kaçanlara, Osmanlılık cazibe teşkil etti?’ sorusunun ardından bunu bir maddi, bir de manevi, iki cepheden açıklıyor: “Osmanlılığın, Hıristiyan halk yığınlarına hoş gelmesi, her şeyden evvel Bizans’ta kördüğüm olmuş toprak münasebetlerini kesip atıvermesinden ileri gelir. Osmanlılar, Bizans ilişkilerini yıkmakla kalmazlar. Onun yerine temiz göçebe ruhunu kaybetmemiş yepyeni bir toprak düzeni de kurarlar. Bu yenilik Dirlik Düzeni’dir.”

“FATİH'İN OBJEKTİF ROLÜ, YERLİ KAHRAMANLIK VE MEDENİ KURTARICILIK, TARİHSEL DEVRİMCİLİK”

“Halkla Beraber Medeniyet Kurtarıcılığı” başlıklı dördüncü bölümde; Fatih Mehmet’in II. Fatih olabilmek için ve olmadan önce, halka inmeyi ve Bizans’ta hüküm süren derebeyliğin Osmanlı ülkesindeki sızıntılarını yok etmeyi bildiği tespiti bulunuyor.
Fetihle beraber Osmanlı’nın ikinci defa kurulduğunu söylüyor Kıvılcımlı: 
“İstanbul’un Türklere geçişi, Osmanlılığın gelgeç derebeylikten kurtulup, sürekli bir imparatorluk halinde kuruluşu, bu sosyal ve siyasi şartlar içinde oldu. Bu şartlar altında, Fatih’in objektif rolü, yerli kahramanlık ve medeni kurtarıcılık, Tarihsel devrimcilik sayılır.”

Fethin Batı’da yarattığı sonuçlara da değinen Hikmet Kıvılcımlı, fetihle birlikte Bizans’ın Boğazlar üzerindeki tıkayıcı fonksiyonuna son verilmesinin ardından İstanbul’un dünya ticaret ve medeniyetini merkezi rolüne yeniden katıldığını vurgulamaktadır: “Bir zaman ‘Bütün yollar Roma’ya gider’ deniliyordu. Fatih’ten sonra: ‘Bütün yollar İstanbul’a gider’, olacaktı. Ve öyle oldu…”
“Tarihçilerle politikacıların yanıldıkları noktalar: Bir taraftan coğrafi ekonominin determinizmi, diğer taraftan Osmanlılığın medeniyet tarihindeki öz rolüdür. Bu rol, her şeyden önce: Doğu ile Batı arasındaki geleneksel ticaret yollarını temizleyip muhafaza etmekten ibaretti. Osmanlı kuruluşunun fetihle gerçekleşen bütün sırrı: Bir yanda Kadim Hint ve Uzakdoğu bezirgân yollarını korumak, öte yanda Kara ve Akdenizlerle Tuna boylarını İtalyan ve Cermen tekelinden temizlemekti. O zamanın şartları içinde bu iş, Dünya ticaretinin anahtarlarını emniyet ve asayişe kavuşturmak, bir kelime ile Dünya medeniyetini müdafaa etmekti.”

“BATI MEDENİYETİNİN DOĞUŞU”

Fethin, yalnız kadim büyük medeniyet yollarını açıp, insanlığın eski kazançlarını geliştirmekle kalmadığını aynı zamanda Batı medeniyetinin doğuşunu da sağladığı tezini savunuyor Kıvılcımlı.
İki Rönesans’tan söz ediyor. ‘İlki, Haçlılar seferinde Hıristiyan barbarlar tarafından İstanbul’un birinci açılışı ile gerçekleşti.
İkinci Rönesans; Osmanlıların İstanbul’u fetihleriyle başladı. Ve Osmanlı İmparatorluğu ölçüsünde geniş, tamamen köklü bir tasfiye olduğu için, Bizans’tan kopan tohumlar, birkaç kentle veya bir memleketle sınırlı kalmadı. Hemen, bütün Avrupa’yı kapladı. O sayede, saman alevi gibi gelip geçmedi. Modern Avrupa tarihinin ve Batı medeniyetinin gelişme başlangıcı oldu...’

İstanbul’un fethinin yıldönümünde, bu fethi büyük bir tarihsel devrim olarak değerlendiren, insanlığı çıkmazdan kurtaran, ilerlemenin gerilemeye karşı zaferi olarak gören Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın “Fetih ve Medeniyet” (Derleniş Yayınları) adlı kitabındaki analizlerini ana hatlarıyla aktarmaya çalıştık.
Son sözü yine O’na bırakalım:

“…İstanbul’un fethi, o zamanki dünya ticaretinin en katı dünya düğüm noktasını çözmekle, yeni bir İmparatorluk meydana getirerek olumlu sonucunu verdi. Fethin olumsuz tesirleri ise, Batı’da dünya ticaretine umulmadık ve beklenmedik yollar aranması ve bulunmasını zarurileştirdi. İstanbul’un fethi, Batı ticaretine hem en büyük darbeyi vurdu, hem de en büyük gelişimi verdi. 1453’te İstanbul fethedildi. 1494’te Kolomb Amerika’yı keşfetti. Batı bezirgânlığı Akdeniz hegemonyasını kaybetmeseydi, Okyanusu denemeye kalkmazdı.”

Şenol Çarık

Odatv.com

 
29 Mayıs 2017 Pazartesi 09:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:53
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
21.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04051323253137384042435051556162646569727779
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık