Eğitim Diyanete, kamu malları yandaş vakıflara

Ana Sayfa » Siyaset » Evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur?

Evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur?

Ünlü hukukçu Kocasakal, 16 Nisan’da sandıktan ‘Evet’ çıkarsa ne olacağını başlıktaki sözlerle açıkladı

 
13 Nisan 2017 Perşembe 07:43 
Yorum YapYazdır
 
 
Evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur?

İstanbul Barosu eski Başkanı Doç. Ümit Kocasakal barodaki görevini tamamladığı günden beri ‘Hayır' kampanyası için dolaşıyor. Bugüne kadar 41 ilde halkla buluşan Kocasakal, bu pazar günü oylayacağımız anayasa değişikliği için “Baştan sona bir CIA projesi” diyor… Madde madde sakıncalarını anlatan Kocasakal'a planları arasında siyaset olup olmadığını sordum, “Ona ben karar veremem, her şeyin bir zamanı var” dedi.

TOPLUMSAL VİCDAN DEVREDE

■ Pek çok noktada toplumla buluştunuz. İzlenimleriniz ne?
Elimden geldiğince insanlarımızı aydınlatmaya çalıştım, sadece ben değil, çok sayıda isimsiz kahraman vardı sahada… Tümüne teşekkür ederim. Bu süreçte şunu gördüm ki; ‘Hayır' diyen yurttaş neden ‘Hayır' dediğini biliyor. Buna karşılık ‘Evet' demeyi düşünen yurttaşlarımız değişikliğin içeriğini ve anlamını tam olarak bilmiyor. Daha çok bir parti aidiyeti veya bir kişiye duyulan sevgi ve bağlılık olarak ‘Evet' diyor. Buna rağmen tüm yurtta, bir toplumsal sezgi, bir toplumsal vicdan, bir milli refleks ve şuur devreye girmiş. İnsanlar, ‘Artık bu kadar da olmaz' diyor ve ülkenin tek bir akıla bırakılmasının sakıncalarını görüyor.

ULU ÖNDER'İN DEDİĞİ GİBİ…

■ Anayasa zaten çok zor bir metin, anlaması da anlatması da kolay değil. Siz meseleyi nasıl aktarıyorsunuz? 
Ulu Önder'in dediği gibi şuna inandım: Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir. Doğru anlatabilirseniz anlar ve anladığını da görüyorum. Bu nedenle meseleyi, bilgi ve belgeye dayalı olarak üç başlık altında anlatmaya çalışıyorum: Referandumun anlamı, değişikliğin gerçek amacı ve değişikliğin içeriği ile nelere yol açacağı. Çünkü bu basit bir “sistem değişikliği” değil, rejim değişikliği ve ülkenin güvenliği, devletin geleceği ile ilgili.

‘EVET' ÇIKARSA BÖYLE OLUR

■ ‘Evet' çıkarsa ne olur? 
‘Evet' çıkarsa Türkiye medeni milletlerin yer aldığı süper ligden, Uganda, Mozambik, Katar gibi ülkelerin yer aldığı amatör kümeye düşer ve saatleri öyle 1-2 saat değil, 200 yıl geriye alır.
‘Evet' çıkarsa Türkiye hukuk devleti ve demokratik devlet olmaktan çıkar, bırakın parti devletini, partiyi de tam olarak elinde bulunduran kişi devletine dönüşür. Hiç kimsenin hukuk güvenliği kalmaz, tüm egemenliği elinde bulunduran tek kişi patron, 80 milyon da teba olarak yönetilir.
1923 Cumhuriyeti sonlandırılmış olur. En önemlisi de Türkiye tek bir kişi üzerinden teslim alınabilir, bölünüp parçalanabilir, eyaletlere bölünebilir.
Evet çıkarsa, 17'nci Türk devleti, 1923'te kurulan Türkiye Cumhuriyeti yıkılır. Nitekim artık bunu gizlemiyorlar. Baksanıza, bu değişikliğin mimarlarından olan ve Cumhurbaşkanının danışmanlarından Mehmet Uçum açık açık “Halkın kendi devletini kurması”ndan söz ediyor, Sevr'in amacına ulaşacağını muştuluyor! ‘Evet' çıkması halinde sadece rejimin değişeceğini değil, ayrıca Türk Devleti'nin de yıkılıp yeni bir devletin kurulacağını söylüyor! Başka söze gerek var mı? Daha ne desinler? Ey Türk Milleti, devletini yıktırma, hayır diyerek vatanını koru!

s2ozlem20cm  

BÜTÜN DERDİMİZ TÜRKİYE… Ümit Kocasakal, Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı. Siyasete girip girmeyeceğine ilişkin “Bütün derdimiz Türkiye'dir. Kişisel hırslarım yok. Toplumun talebine bakılır” dedi.

‘HAYIR' ÇIKARSA BÖYLE OLUR

■ Peki ‘Hayır' çıkarsa ne olur? 
‘Hayır' çıkarsa yüksek tansiyon düşer, nabız biraz daha normale döner, ülke biraz nefes alır, herkes anayasal sınırlarına çekilir ve işine bakar. Hiçbir kaos da olmaz, çünkü zaten sınırları belli bir sistemimiz var. Sıkıntı olan yerler örneğin Siyasi Partiler Kanunu değişebilir. Seçmen böylece ülkeye bir sakinleştirici yapmış olur. Ülkenin işsizlik, üretim, terör, pahalılık gibi gerçek gündemine ve sorunlarına odaklanılır. Bu herkesin hayrına olur.

BU BİR HÜKMETME SİSTEMİ

 Bu anayasa değişikliği temelde neyi amaçlıyor sizce? 
Bu teklifle, üniter yapımıza, Türk Milleti'nin varlığına küresel bir tuzak kurulmuş. Bu bir CIA projesidir ve projenin özü, tek kişi üzerinden Türkiye'yi teslim almaktır. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında, Türkiye'nin eyaletlere bölünerek parçalanmasının önü açılacak. Bu teklifle, anayasanın değiştirilemez ilk üç maddesi değiştirilmektedir ki, bu bir rejim değişikliğidir. Esasen bu bir hükümet sistemi değil bir hükmetme sistemidir. Şeklen bir denetim varmış gibi gösterilip, bunun olması fiilen imkansız kılınmaktadır. Egemenlik milletten alınıp, kayıtsız, şartsız, denetimsiz tek bir kişiye devredilmektedir. Kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, hukuk güvenliği ortadan kaldırılmaktadır. Ülke, kararname adı altında esasen “kralname” veya “ferman”larla yönetilecek yapıya götürülmektedir. Ülkenin tüm zenginlikleri, malvarlığı bir kişi veya kişilerin örtülü ödeneği haline gelmektedir. Vesayet odakları kaldırılıyor yalanı altında, 80 milyon üzerinde denetimsiz bir tek adam vesayeti kurulmaktadır.

■ Sosyal haklar nasıl değişebilir? 
Teklife göre, Cumhurbaşkanı sosyal hakları tamamen kendi inisiyatifiyle ve kararnamelerle etkileyebilecek. Bu son derece vahim! Bunlar arasında ailenin korunması ve çocuk hakları, eğitim ve öğrenim hakkı, toprak mülkiyeti, tarım ve hayvancılık, kamulaştırma, özelleştirme, çalışma, sendikal haklar, grev, sağlık ile sanat var…

YARGI ELİYLE DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ YAPILACAK

■ Değişiklik Resmi Gazete'de yayınlandığı an yürürlüğe girecek değil mi? 
İlginç olan, 16 Nisan'da oylanacak metnin kabulü halinde değişiklik 2019 Kasım'ında yürürlüğe girecek. Buna karşın cumhurbaşkanının partili olması ve HSYK ile ilgili düzenleme hemen yürürlüğe girecek. Bu bile asıl niyeti göstermiyor mu? Demek ki cumhurbaşkanının acil ve asıl ihtiyacı bunlar! Değişiklik gerçekleşirse, partili cumhurbaşkanı, kurulun 13 üyesinin altısını atayacak. Geri kalan altıyı da partisinin çoğunlukta olduğu Meclis belirleyecek… Yani bir bölümünü sağ, bir bölümünü sol eliyle belirleyecek. Yargıda ve akabinde yargı eliyle “mıntıka temizliği” yapılacak ve tek adama dikensiz gül bahçesi yaratılacak. Sonrası Lale Devri ve muhteşem yüzyıl!

OY İÇİN DÜŞMANLIKLAR DAHA DA KÖRÜKLENİYOR

 Ülkeye en büyük zarar ayrıştırma politikalarıydı. Bu kırıldı mı?
Üzülerek gördüm ki bu süreçte özellikle siyasi iktidar tarafından oy uğruna düşmanlıklar körüklenmeye çalışılıyor, sunulan seçeneklerden birisine yönelenler düşman, hain ve terörist ilan edilerek düşman iki kutup yaratılıyor. Bu çok yanlış ve tehlikeli! Hepimiz aynı gemideyiz, Türkiye gemisi… Bu gemi batarsa, birlikte batarız, yol alırsa birlikte rahat nefes alırız. Güç ve oy uğruna Türkiye'ye kötülük ve yazık ediyorlar.

■ Korkuyor insanlar. Neden? 
Doğal. Çünkü bu yapıda kurumlar, kurallar, denetim, hukuk güvenliği kalmıyor. Daha şimdiden, bu sistemde yapılanlar herkesi tedirgin eder.

Özlem Gürses/Sözcü

 
13 Nisan 2017 Perşembe 07:43 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık