KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » Eski komutandan flaş açıklama ve iddialar

Eski komutandan flaş açıklama ve iddialar

Günlükleri Ergenekon kumpasına bahane yapılan Örnek, 15 Temmuz için “Bu bir imam darbesidir” tespiti yaptı. Örnek Paşa, “ABD, 1980’li yıllardan beri Gülen’i kullanıyor. Üst akıl dedikleri CIA” dedi ve ekledi: Her tarafta gelişip yerleştiler. Sağı da solu da bunu bildiği halde görmezden geldi. Gül ve Davutoğlu yargılanırsa şaşırmam...

 
6 Eylül 2016 Salı 10:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Eski komutandan flaş açıklama ve iddialar

Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek, SÖZCܒden Özlem Gürses'e konuştu. 

 

Özden Örnek’ten FETÖ değerlendirmesi

 

Antalya Manavgat'ta, mütevazı bir yazlık evin kapısından girdik. Taze demlenmiş çay, Sevil Örnek'in yaptığı kurabiyeler ve Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek karşıladı bizi. “Darbe Günlükleri” haberleriyle FETÖ'cü yayın organlarının manşetlerine taşınan, sonra Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) attığı imza nedeniyle Balyoz'da yargılanan Oramiral Özden Örnek…

İKTİDAR HIRSI VARDI

– 15 Temmuz gecesinde neredeydiniz?
Evde film seyrediyordum. Oğlum aradı İstanbul'dan “Baba, acayip şeyler oluyor” dedi. Tam o sırada bir iki isim geçti televizyonda, onları görünce dedim ki “Bu darbe ve imamın darbesi.”

– Bilinen, beklenen bir şey miydi FETÖ darbesi? 
Fethullah'ın 1980'li yıllardan beri bir iktidar hırsı var. O zamanlar söylemiş zaten; “Adliye, Harbiye ve Mülkiye.” Bir nevi misyonerlik görevi üstlenmişler, Türkiye'yi İslami bir devlet haline getirmek istiyorlar.

– Bugüne nasıl gelindi? 
2012 Şubat'ındaki MİT krizine kadar, AKP ile ittifak içinde gelindi. 2010 yılındaki 12 Eylül referandumu FETÖ'cü yargı mensuplarının işini kolaylaştırmak için yapılmıştı. Bunun tapesi de var, Sadullah Ergin, Başbakan Erdoğan'ı arıyor, “Bu liste geldi Yargıtay için, bunun büyük çoğunluğu Fethullahçı” diyor. Erdoğan'ın yanıtı şu “Kıblelerimiz aynı”. Bu konuşmayı kaydeden ve sızdıran da FETÖ.

7 ŞUBAT VURGUSU…

– Ama yollar ayrıldı… 
7 Şubat 2012'de Hakan Fidan olayıyla ayrıldı. FETÖ, 7 Şubat hamlesi ile MİT'in yönetim kadrosunu ele geçirmek istedi. Başbakan bunu gördü. O tarihte Başbakan boş bulunsa, ya da ameliyat sırasında narkozlu olsa, Fidan'ı tutuklayacaklardı ve biz bugünkünden çok daha kötü bir noktada olacaktık. İşte 7 Şubat, kopuşun başlangıcıdır.

– TSK niye kendini korumadı, koruyamadı? 
Komutanların bir kısmı korktu, FETÖ'ye mani olmaya çalışan her komutanın başına bir şeyler geldi. Yüksek Askeri Şura'da AKP'nin ilk katıldığı toplantıda biz birçok subay ve astsubayı ihraç ettik. Tümüne şerh koydular. İzah etmeye çalıştık “Bakın, bunlar cemaat mensupları, bunlar başkasından emir alıyorlar!” dedik. İnanmadılar. Attıklarımızın hepsine de AKP belediyelerinde iş verdiler.

2004 YILINDA UYARMIŞTIM

– Gülen müstakil bir adam mı, arkasında “üst akıl” var mı? 
Gülen'in bu işe adanmış ve çok eğitimli bir ekibi olduğunu düşünüyorum. Üst akıl meselesine gelince; CIA kastediliyor bundan. Ben kuvvet komutanıyken, 2004 yılı Ocak ayında bir dosya geldi. Washington'da bir düşünce kuruluşunun tertiplediği seminerin kitapçığı. Konu, “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika.” Bunların arasında Türkiye de var. Seminerin sonuç bildirgesi şu: “Bu ülkelerin tümünde bir rejim değişikliğine ihtiyaç var ve buna başlayalım.” İyi de nasıl olacak bu rejim değişikliği? Seminerde o da konuşulmuş; “Yerel güçleri kullanacağız” demişler. Türkiye'de kullanılacak “yerel güç”ün ne olduğu da açıkça ifade edilmiş “Fethullah Gülen Hareketi.” Bakın, yıl 2004. Her şey bu kadar açık. Ben bu kitapçığı görevdeki her makama bildirdim.

– ABD Gülen hareketini kullandı mı, yoksa bizzat tohumunu ekti, kurdu mu? 
Buna yanıt veremem, ama 1980'lerden beri ABD Yeşil Kuşak Projesi'nin peşinde. Yüzde 100 eminim ki, o seminerde Gülen'in ismi açıkça ifade edildiğine göre, 1980'li yıllarda da ABD yine Gülen'i kullanıyordu.

– Ne kadar farkındaydı yönetimler bunun? 
Bunu söylediğiniz zaman, herkes 28 Şubat'ı hatırlatır. 28 Şubat bir hataydı, ama Fethullah Gülen hareketini destekleyecek bir hata değildi. Gülen asıl 1990'dan 2000'e kadar her tarafta gelişti, yerleşti. Bunu tüm siyasetçiler, sağı da solu da bildiği halde görmezden geldi.

İLK KUMPAS YÜKSEL'E…

– Türkiye bunu daha fazla demokrasiyle çözebilir miydi? 
O kadar önemli bir soru ki bu! TSK'nın içinde diyelim ki 10 bin Fethullahçı var. Bunu öğrendikten sonra temizlemek zor! Yapacağınız iş ne? O rakamı 10 bine getirtmemek. Bir aslan çıktı; Nuh Mete Yüksel, Gülen hareketinin terörle yargılanması gerektiğini söyleyen o iddianameyi yazdı. Ne oldu peki? Yüksel, bir kasetle davayı bırakmak zorunda kaldı, hiçbir siyasetçi de arkasında durmadı. İlk kaset kumpasıdır işte bu. Sonra Baykal, MHP… Hep aynı yöntem. Zaman geçtikçe FETÖ iyice yerleşti. 2006 yılında da AKP hükümetinin yaptığı bir yasa değişikliği ile Gülen, o soruşturmadan beraat etti!

– Bunu niye yaptılar sizce? 
AKP 2001 yılında kuruldu, 2002'de erken seçime gidildi. AKP bu seçime hazırlıksız yakalandı, elinde para yok, kadro yok, bir devlet bürokrasisi yok. Baktılar Gülen'de bunların hepsi var, bu yüzden işbirliği yaptılar, biraz da mecbur kaldılar. Ta o zaman da beri tek sandalyede iki kişi oturuyordu aslında. Ve bu iş ortaklık bozulana kadar devam etti.

– Davutoğlu ya da Gül yargılanırsa şaşırır mısınız? 
Hiç şaşırmam! Ve bence yargılanmaları lazımdır. Bunu böyle yazabilirsiniz.

EVİNİN DUVARI HATIRALARLA DOLU Özden ve Sevil Örnek çiftinin yazlık evinin duvarında, torunları Derin'in minicik patikleri, İzmit'te bir pasta salonunda yapılan nişan törenlerinin siyah beyaz fotoğrafları var.  

FOTO: Mustafa Kızgınyürek/SÖZCÜ – EVİNİN DUVARI HATIRALARLA DOLU
Özden ve Sevil Örnek çiftinin yazlık evinin duvarında, torunları Derin'in minicik patikleri, İzmit'te bir pasta salonunda yapılan nişan törenlerinin siyah beyaz fotoğrafları var.

 

Yazlık evin duvarında Örnek'in Silivri Cezaevi'nden eşi Sevil Hanım'a el yazısıyla yazdığı şu not var: “Bu sensiz geçen son yıldönümümüz gecesi, bir daha ayrı kalmayacağız, kalbim seninle… Özden.”

 

O kumpasta iddia sahibi olanların hepsi tutuklu

Oramiral Özden Örnek, 2011 yılında Balyoz kumpasında cezaevine konuldu. Yaklaşık 3 yıl tutsak kaldı. Darbe iddiasıyla 20 yıl ceza aldı. Haziran 2014'te Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararıyla tahliye oldu ve beraat etti. Örnek, Ergenekon kumpasına bahane yapılan günlükleri için şöyle dedi: “Geçen zaman içerisinde bu olayın Fethullah Gülen müritleri tarafından tezgahlandığına ilişkin daha çok bilgiye ulaştım. Bugün bunu daha emin olarak söyleyebiliyorum; zira bu olayda iddia sahibi olanların hemen hepsi bugün tutuklu. Ben 2001 senesinde okul hatıralarımı yazmaya başlamıştım. Yazılı metinlerin diğer kısımlarında o kadar çok çelişki vardı ki! Özellikle de Alper Görmüş'ün (aranıyor kendisi) “Darbe Günlükleri” dediği kısımlar ile oynandığı çok açıktı. Söylediklerimin ayrıntılarını merak edenlere 2014 yılında yazdığım kitabımı okumalarını öneririm. Zamanında aleyhimde fırtına koparanların hiçbiri kitabım hakkında en ufak bir yorumda bulunmadı veya bulunamadı.”

 

FETÖ'yle kim uğraştıysa başına bir bela geldi, Özkök korundu!

– AKP iktidarının ilk yıllarında Erdoğan'ın “Fethullah Gülen örgütüyle mücadele edilecektir” denilen bir MGK belgesinde imzası yok mu? 
Var. Ben o MGK toplantısında vardım. 2004 yılı Haziran sonuydu. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök o toplantıda şöyle dedi: “Eğer tedbir almazsanız, bunun sonu felaket olur!” Bunların hepsi o kayıtlarda var. O tarihte Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı da Sezer. İmzalardan biri de bana ait. Ve biliyor musunuz benim Balyoz davasına eklenmemin tek nedeni de bu!

– Hatırlıyorum. Taraf Gazetesi kullanıldı bu iş için… 
Evet. O yayından sonra bütün bakanlar TV'lere çıkıp, bu MGK kararını kaale almadıklarını ve hiçbir işlem yapmadıklarını övünerek anlattılar.

– Siz sadece o MGK belgesi yüzünden mi Silivri'ye gönderildiniz? 
Evet. Özkök'ün de imzası vardı ama o korundu. Kendisi çok mantıklı biridir, çoğu yaptığı işlerde takdir ederim onu. Ama bir nedenden siyasiler onu çok tuttu. FETÖ'yle kim uğraştıysa başına bir bela geldi. Ona bir şey olmadı.

ÜMİTLİYİM, BUNLAR DA GEÇER Özlem Gürses'in sorularını yanıtlayan emekli Oramiral Özden Örnek, “Ben her şeye rağmen ümitliyim. Bunların hepsi gelip geçici şeyler, zamanla düzelecek” diye konuştu.  

FOTO: Mustafa Kızgınyürek/SÖZCÜ – ÜMİTLİYİM, BUNLAR DA GEÇER
Özlem Gürses'in sorularını yanıtlayan emekli Oramiral Özden Örnek, “Ben her şeye rağmen ümitliyim. Bunların hepsi gelip geçici şeyler, zamanla düzelecek” diye konuştu.

Dinimize bile sahip çıkamadık

– Bugün yaşananlara baktığınızda size kumpas kuranlar için “beter olsunlar” diye mi düşünüyorsunuz yoksa… 
“Çok yazık oldu bu ülkeye, çok çok yazık oldu” diye düşünüyorum. Türkiye huzur dolu bir ülkeydi, huzursuz bir ülke haline geldi. Bu iş bittiği zaman bunlardan bunun hesabını sormaya karar vermiştim. Kumpas mağdurları olarak biz suç ihbarında bulunduk bu FETÖ'cülerle ilgili, bunların yargılanması lazım diye. Bu dava açılsın biz de müdahil olacağız. Bekliyoruz bunu hâlâ.

– Türkiye'de neden bu çeşit radikal hareketler bu kadar destekçi bulabiliyor? Yoksulluk mudur bunun temeli, Türkiye'nin kendisini yönetme aczi midir? 
O kadar çok şeyi biz, bize bedava verilmiş zannettik ki. Cumhuriyeti, her zaman var zannettik. Cumhuriyet, Cumhuriyet'i korursan var. Laiklik, laikliğe sahip çıkarsan var. Biz dinimize bile sahip çıkmadık! Türkiye'deki Müslümanlık, dünyada başka eşi benzeri olmayan bir Müslümanlıktı. Baksanıza, ne hale geldi… İnsanlar artık TSK'ya, siyasete, yargıya, medyaya hiçbir şeye inanmıyor.

– Ümitli misiniz? 
Ben her şeye rağmen ümitliyim. Bunların hepsi gelip geçici şeyler, zamanla düzelecek.
Ve biliyor musunuz biz bize yeteriz. Huzur içinde bir Türkiye her türlü sorununu çözer. Bu huzurun en büyük aracı da vatansever siyasetçiler ve güçlü bir TSK'dır.

 
6 Eylül 2016 Salı 10:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık