Riskli bölgeler ve kuşkulu adreslere 24 saat gözaltı

Ana Sayfa » Güncel » Eski Bakan Bayraktar, şüphelileri kaçırdı iddiası

Eski Bakan Bayraktar, şüphelileri kaçırdı iddiası

Erdoğan Bayraktar 17 Aralık sabahı saat 06.30-07.00 arası gözaltına alınacak şüphelileri arayarak “Polis geliyor, şimdi sizi alacak, evden kaçın, bakanlığa gidin” diye haber vermiş.

 
25 Mayıs 2014 Pazar 10:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Eski Bakan Bayraktar, şüphelileri kaçırdı iddiası

 

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, Türkiye’yi sarsan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sabahı soruşturmanın bazı şüphelilerini telefonla arayarak operasyonu haber verdiği; gözaltına alınacak isimlere “Polis sizi almaya geliyor, bakanlığa kaçın” dediği ortaya çıktı. Cumhuriyet'ten Aykut Küçükkaya'nın haberine göre; Bayraktar 17 Aralık sabahı 06.36-06.57 saatleri arasında 3 kişiyle telefonla görüştü. Birisi operasyon kapsamında gözaltına alınan oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, diğerleri ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki üst düzey iki bürokrat. İlk görüşmeyi oğluyla yapan Bayraktar, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Mehmet Ali Kahraman’ı aradı. Bayraktar, Kahraman’a, “Mehmet Ali, İstanbul’da Abdullah’ı (oğlu) almışlar. Seni polis alacak, kaçabiliyorsan kaç” dedi. Bayraktar, polise yakalanmaması için Kahraman’a“Daireye git de biz de müdahale edelim” diye moral de veriyor. Kahraman’ın hemen ardından bu kez Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Danışmanı Sadık Soylu’yu arayan Erdoğan Bayraktar, “Sadık polis biraz sonra gelip seni alacak, evden kaç sen” diyor. Bakanın talimatıyla evden çıkarak polisten kaçan Sadık Soylu’yla bir kez daha telefonla görüşen Bayraktar, “Telefondan seni bulurlar”diyerek Soylu’yu bu kez yanına çağırıyor ve “Birlikte bakanlığa gideriz” diyor. Oğul Bayraktar’dan babasına: Polisler bastı, birini ara Tarih: 17 Aralık 3013, saat 06.36... 17 Aralık soruşturmasının TOKİ ayağında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın emriyle dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar’ın İstanbul’daki evi basılır. Abdullah Oğuz Bayraktar, babasıyla görüşür. Telefon görüşmesi şöyle kaydedilir: Erdoğan Bayraktar: Efendim.
Abdullah Oğuz Bayraktar: Alo baba...
E. Bayraktar: Hı...
A.O. Bayraktar: Baba...
E. Bayraktar: Hı...
A.O.B.: Benim evi polisler bastı.
E.B.: Evi mi.
A.O.B.: Hı...
E.B.: Ne o niye.
A.O.B.: Acil arar mısın birilerini.
E.B: Hı.
A.O.B.: Acil acil. birilerini arar mısın?
E.B.: Neyi arar mıyım?
A.O.B. Acil birilerini arar mısın, birilerini.
E.B.: Tamam. Bakan Bayraktar’dan genel müdürüne: Şimdi senin evi basarlar Tarih: 17 Aralık 2013, saat 06.54... Bakan Bayraktar oğluyla görüşmesinden 19 dakika sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Mehmet Ali Kahraman’ı arar. 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının TOKİ ayağında Bakan Bayraktar’la birlikte en çok dinlemeye takılan isimlerden biri olan bakanlık genel müdürlerinden Mehmet Ali Kahraman Yenimahalle’deki evindedir. Bakan Bayraktar ile Genel Müdür Kahraman arasındaki diyalog tapeye şöyle yansıyor: Mehmet Ali Kahraman: Bakanım buyrun. Erdoğan Bayraktar: Mehmet Ali, seni polis alacak herhalde. Öyle bir durum var. Bu İstanbul’dan çünkü Abdullah’ı almışlar, Hüseyin Sipahi’yi almışlar.
M.A.K.: Öyle mi?
E.B.: He.
M.A.K.: Öyle mi bakanım.
E.B.: He, çünkü orada savcılık talimatı Zafer Çağlayan’ın oğlu, sen, seni de şimdi bi yani yakında gelirler seni basarlar evi.
M.A.K.: Eve mi gelirler bakanım.
E.B.: Eve gelirler, sen daireye git, olmazsa yani dairede git de biz de müdahale edelim.
M.A.K.: Peki konu ne bakanım konu.
E.B.: Ben ne bileyim, bilmiyorum ki bunu savcılık şeyi, savcılık talimatı yani hükümetin haberi yok.
M.A.K.: O zaman doğruymuş gelen şey, o zaman bilgi doğruymuş gelen bilgi.
E.B.: Ne sen bildiğin bi şey var mı senin.
M.A.K.: Yo benim bildiğim yok bakanım hiç bildiğim bi şey yok. Ben size zaten şey yapmıştım biliyorsunuz söylemiştim şey o bilgiyi vermiştim daha önce.
E.B.: Hayır bilgi verdin de böyle bir araştırma var dedin yani... bi şey yok.
M.A.K.: Yok hayır şey demiştim savcılık dosyayı hazırlamış başbakana da bilgi verilecekmiş.
E.B.: He, başbakana bilgi verilmez başbakana bilgi verilse bizim haberimiz olur.
M.A.K.: Evet, siz de ben konuşurum İçişleri Bakanı’yla demiştiniz.
E.B.: İçişleri Bakanı’nın da haberi yok. Ben İçişleri Bakanı’nı şimdi aradım, haberi yok, o da savcıdan şey yapmış, savcıdan gelmiş Abdullah ile şeyi almışlar; Hüseyin Sipahi’yi.
M.A.K.: Trabzonspor falan filan gibi bi şey belki olabilir.
E.B.: Trabzonspor Trabzon Hüseyin Sipahi’yi almışlar. Abdullah’ı almışlar. Bir de İbrahim Hacıosmanoğlu’nu almışlar, şimdi Sadık’ı alacaklar, seni alacaklar.
M.A.K.: Evet.
E.B.: Bir de Zafer Çağlayan’ın oğlu var bu işin içinde o var mı öyle bi şey Zafer...
M.A.K.: Onu ben tanımıyorum bakanım.
E.B.: He.
M.A.K.: Ha polis geldi.
E.K.: He.
M.A.K.: Polis geldi kapının önü.
E.B.: Sen bi bak bakalım bi şey yapabiliyorsan, bir organize edebiliyorsan bi bak da.
M.A.K.: Ne yapayım, kaçayım mı evden.
E.B.: Kaçabilirsen kaç.
M.A.K.: Tamam bakanım... Danışmanına: Yanıma gel Tarih: 17 Aralık 2013, saat 06.57... Bakanlıktaki genel müdürlerinden Kahraman’la görüştükten hemen sonra Bakan Bayraktar bu kez Danışmanı Sadık Soylu’yu arar. Bakan Bayraktar ile Bakan Danışmanı Sadık Soylu arasındaki telefon görüşmesi ise fezlekeye aynen şöyle yansıyacaktır: “Erdoğan Bayraktar’ın ‘Sadık polis biraz sonra gelip seni alacak, evden kaç sen’, ‘Bu bi Trabzonspor ile ilgili herhalde bu Mehmet Ali Kahraman planlama ile ilgili işte İstanbul’dan bizim Abdullah’ı, Hüseyin’i, İbrahim Hacıosmanoğlu’nu aldılar, şimdi de muh... şeyin evindeler senin kapıda da vardır şimdi polis şu anda’, ‘Bak da bi haber ver bana’ dediği tespit edilmiştir.” Bu görüşmeden yaklaşık 10 dakika sonra bu kez saat 07.09’da Sadık Soylu, Bakan Bayraktar’ı arar. Bakan ile bakan danışmanı arasındaki diyalog fezlekede şöyle yer alacaktır: “Sadık Soylu’nun ‘Ben çıktım evden efendim’ dediği, Erdoğan Bayraktar’ın ‘Geldiler mi eve senin polisler’ dediği, Sadık’ın ‘Yok efendim’ dediği, Erdoğan Bayraktar’ın, ‘Sen nereye geçtin’ dediği, Sadık’ın, ‘Ben şu anda taksiye biniyorum efendim, yukarı kafede oturacam bi yerde’ dediği, Erdoğan Bayraktar’ın, ‘Ooo telefondan şey yaparlar seni bulurlar seni’, ‘Yani ben şimdi geçiyorum şeye zaten bakanlığa’, ‘Yani biz gerçeği... daha 8’de gelecek ama ben şimdi çağırırım onu’, ‘gel buraya, burdan geçeriz bakanlığa o zaman’ dediği, Sadık’ın, ‘Anladım efendim’ dediği tespit edilmiştir.” Operasyonu haber verdi, yakalanmalarını engelledi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yüzgeç tarafından 18 Aralık 2013 günü hazırlanan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı tarafından 31 Aralık 2013 tarihinde imzalanarak Adalet Bakanlığı’na gönderilen fezlekede bu 3 isimle yaptığı telefon görüşmeleri için aynen şu suçlama yapılmış:“Soruşturma kapsamında 17.12.2013 günü yapılan operasyon sırasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, bazı şüphelileri arayarak operasyon hakkında bilgi verdiği ve yakalanmasını engellemek amacıyla Bakanlığa gitmelerini söylediği tespit edilmiştir...” Suçluluk telaşı mı? Fezlekeye göre Erdoğan Bayraktar 17 Aralık operasyonu sabahı en az 4 görüşme yapıyor. Biri oğluyla…Oğul Bayraktar’ın telaşı ve babasından istediği yardım dikkat çekiyor. Daha sonra ise Bakan Bayraktar’ın dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’le konuştuğu anlaşılıyor. Bakanla yaptığı görüşmenin ardından ise danışmanı ve genel müdürüyle görüşüyor. 17 Aralık sabahı yapılan bu görüşmelerin ardından şu sorular yanıt bekliyor: . Bakan Bayraktar oğluyla görüştükten sonra neden bakanlığındaki bürokratları aradı? Bakan Bayraktar’ı bu denli telaşa düşüren oğluyla bakanlık bürokratları arasındaki ilişki ne olabilir? . Yarım saatlik telefon trafiği Bakan Bayraktar ve bürokratlarının suçluluk telaşını mı gösteriyor? . Bakan Bayraktar’ın iki önemli bürokratının polisten kaçarak bakanlığa gitmelerini istemesi ‘delilleri mi karartacaklardı?’ şüphesi doğurmuyor mu? . Konuşmaların içeriğinden Bakan Bayraktar’ın Trabzonspor’a yönelik bir operasyon beklentisi içinde olduğu anlaşılıyor. Ancak bugüne kadar böyle bir operasyonun yapılmaması ‘bazı dosyalar sumen altı mı edildi’ sorusunu gündeme getiriyor.
 
25 Mayıs 2014 Pazar 10:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık